Çerkezköy’de Evlat Dehşeti: Babasını Öldüren Oğul Tutuklandı

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde, aile içi şiddetin trajik bir sonla noktalandığı kan donduran bir cinayet yaşandı. 44 yaşındaki Sinan Gündoğdu, oğlu Yusuf Gündoğdu (22) tarafından silahla vurularak öldürüldü. Olayın ardından hızla harekete geçen jandarma ekipleri, baba katili oğulu kısa sürede yakalayarak adalete teslim etti.

Dehşet Veren Olayın Detayları

Olay, geçtiğimiz akşam Çerkezköy ilçesi Kızılpınar Namık Kemal Mahallesi’nde, Sarbak Metal Anadolu Lisesi’nin karşısındaki boş arazide bulunan bir barakada meydana geldi. Çevredeki vatandaşlar, barakadan gelen silah sesleri üzerine durumu hemen sağlık ve jandarma ekiplerine bildirdi. Olay yerine intikal eden ekipler, 44 yaşındaki Sinan Gündoğdu’yu kanlar içinde ağır yaralı halde buldu.

Ambulansla hızla Çerkezköy Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Sinan Gündoğdu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Soruşturma Başlatıldı, Katil Belirlendi

Cinayet sonrası Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde cinayette kullanılan silaha rastlanmaması, soruşturmayı derinleştirdi. Yapılan detaylı çalışmalar sonucunda, Sinan Gündoğdu’yu öldüren kişinin oğlu Yusuf Gündoğdu olduğu tespit edildi. Cinayette kullanılan silah da kısa süre sonra boş bir arazide bulunarak delil olarak alındı.

Gözyaşları Arasında Gözaltı ve İfadesi

Olay gecesi babasının kaldırıldığı hastaneye gelerek gözyaşlarına boğulan Yusuf Gündoğdu, kısa sürede gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında, anne, kardeş ve yenge de ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü. Jandarmadaki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Yusuf Gündoğdu, çıkarıldığı mahkemece “kasten adam öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer üç aile bireyi ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı.

Yusuf Gündoğdu’nun jandarmadaki ifadesinde, yaklaşık iki ay önce askerden döndüğünü ve babasının sürekli annesine şiddet uyguladığını belirttiği öğrenildi. Olay günü de babasının annesine şiddet uyguladığı gerekçesiyle çıkan tartışmada sinirlerine hakim olamayarak babasına ateş ettiğini söylediği bildirildi. Bu vahim olay, aile içi şiddetin ne denli acı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Büyükçekmece’de Feci Motosiklet Kazası: İki Genç Hayatını Kaybetti

Büyükçekmece’de dün akşam saatlerinde meydana gelen elim motosiklet kazasında, kontrolünü kaybeden bir motosikletin kaldırıma çıkarak demir dubaya çarpması sonucu iki genç yaşamını yitirdi. Kaza, Türkoba Mahallesi Durgun Sokak’ı yasa boğdu.

Edinilen bilgiye göre, kaza akşam saatlerinde Türkoba Mahallesi Durgun Sokak’ta meydana geldi. 23 yaşındaki Ali Karaca yönetimindeki motosiklet, henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün kontrolünden çıkarak kaldırıma savruldu. Hızla ilerleyen motosiklet, yol kenarında bulunan demir dubaya çarptı.

Çarpmanın şiddetiyle motosiklet sürücüsü Ali Karaca ve arkasında yolcu olarak bulunan 25 yaşındaki Recep Karadeniz, motosikletten fırlayarak yere düştü. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemelerde, Ali Karaca ve Recep Karadeniz’in hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri olay yerinde güvenlik önlemleri alırken, cenazeler detaylı inceleme yapılmak üzere Büyükçekmece Mimar Sinan Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Korkunç kazayla ilgili olarak geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı bildirildi. Olay, bölge halkı arasında büyük üzüntüye neden oldu.

Samsun Tekkeköy’de Kereste Fabrikası Alevlere Teslim: Ekiplerin Yangınla Mücadelesi Sürüyor

SAMSUN – Samsun’un Tekkeköy ilçesi Örnek Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir kereste fabrikasında çıkan yangın, gökyüzünü kaplayan kara duman ve metrelerce yükselen alevlerle adeta bir kabusa dönüştü. Saat 20.30 sıralarında başlayan yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesine rağmen kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Edinilen bilgilere göre, Tekkeköy ilçesine bağlı Kirazlık Mahallesi’ndeki Örnek Sanayi Sitesi 1028 Sokak’ta bulunan bir kereste fabrikasında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yanıcı ve ahşap malzemelerin bolluğu nedeniyle alevler kısa sürede büyüyerek tüm fabrikayı sardı ve çevredeki vatandaşlarda büyük paniğe yol açtı. Fabrikadan yükselen alevlerin onlarca metre yüksekliğe ulaştığı, gökyüzünün ise yoğun duman bulutlarıyla kaplandığı görüldü. Bazı kaynaklar, yangının dron kamerasıyla da kaydedildiğini belirtti.

Yangın ihbarının ardından bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı tüm ekipler seferber edilirken, söndürme çalışmalarına polis TOMA’ları da etkin bir şekilde destek veriyor. Alevlerin çevredeki diğer fabrika ve iş yerlerine sıçrama ihtimaline karşı geniş güvenlik önlemleri alındı. Yangına müdahalenin yeterli olabilmesi için çevre ilçelerden de takviye itfaiye araçları olay yerine yönlendirildi.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için gösterdiği yoğun çaba sürerken, yangının çıkış nedeni hakkında detaylı inceleme başlatılacağı belirtildi. Olay yerindeki soğutma ve kontrol çalışmalarının gece boyunca devam etmesi bekleniyor.

Türk Medyasının Duayeni Uğur Dündar: 82 Yaşında Hâlâ Gündemde

Türk basınının ve televizyonculuğunun duayen ismi İsmail Uğur Dündar, 28 Ağustos 1943 tarihinde İstanbul’un Silivri ilçesine bağlı Akören köyünde dünyaya geldi. 82 yaşına merdiven dayamış olmasına rağmen, gazetecilikten haber programcılığına, yazarlıktan spor yöneticiliğine ve hatta oyunculuğa kadar uzanan çok yönlü kariyeriyle Türkiye’nin nabzını tutmaya devam ediyor. Dündar, meslek hayatına adanmışlığı ve araştırmacı gazetecilik kimliğiyle izleyicilerin ve okurların gönlünde özel bir yer edinmiştir.

Eğitim Hayatı ve Kariyerinin İlk Adımları

Uğur Dündar, orta öğrenimini Karagümrük Ortaokulu’nda tamamladıktan sonra Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun olarak gazetecilik alanındaki akademik temelini attı. Bu yıllarda Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın da başkanlığını yapan ve 1979’da suikast sonucu hayatını kaybeden Abdi İpekçi gibi önemli isimlerden ders alma fırsatı buldu.

Gazetecilik kariyerine 1970 yılında TRT’nin açtığı sınavı kazanarak televizyon yapımcısı olarak başlayan Dündar, aynı yıl Birleşik Krallık’ta BBC’nin “Televizyonda Yapım-Yönetim” kursuna katılarak uluslararası birikimini artırdı. Türkiye’ye döndükten sonra TRT’de yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak 19 yılı aşkın süreyle görev yaptı ve pek çok başarılı programa imza attı.

Araştırmacı Gazeteciliğin Öncüsü: “Arena” Efsanesi

Uğur Dündar, Türkiye’de araştırmacı televizyon gazeteciliğini başlatan kişi olarak tarihe geçti. Özellikle 1990’lı yıllarda Show TV, Kanal D ve Star TV gibi kanallarda yayımlanan “Arena” programıyla milyonlarca izleyiciye ulaştı ve adeta bir döneme damga vurdu. “Arena”, toplumsal olayları derinlemesine inceleyen, yolsuzlukları ve usulsüzlükleri gözler önüne seren cesur yayınlarıyla hafızalara kazındı ve birçok ödülün sahibi oldu. Dündar, bu programla sadece haberleri aktarmakla kalmamış, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi ve sosyal hayatına yön veren önemli tartışmalara da imza atmıştır.

Çok Yönlü Bir Medya Profesyoneli

Dündar’ın kariyeri sadece televizyonculukla sınırlı kalmadı. 1970’ten itibaren Resmî Gazete’de yazarlığa başlayan Uğur Dündar, daha sonra Hürriyet, Star, Sabah, Milliyet ve Sözcü gibi Türkiye’nin önde gelen gazetelerinde köşe yazarlığı yaparak geniş kitlelere ulaştı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nde “Televizyon Programcılığı” dersleri vererek bilgi ve deneyimlerini genç nesillere aktardı.

Sinema ve dizi oyunculuğu alanında da deneyimleri bulunan Dündar, 1975 yapımı “İşte Hayat” filminde Hülya Koçyiğit ve Adile Naşit ile birlikte rol alarak “gazeteci Uğur Dündar’ı” canlandırdı. “Olacak O Kadar”, “Yılan Hikâyesi”, “Üvey Baba” gibi yapımlarda da konuk oyuncu olarak yer aldı.

Spor Yöneticiliği ve Güncel Faaliyetleri

Uğur Dündar’ın bir diğer önemli görevi ise spor yöneticiliği oldu. 21 Nisan 2022 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı olarak göreve başlayan Dündar, bu görevini 27 Nisan 2024 tarihine kadar sürdürdü.

Günümüzde de aktif olarak mesleğini icra etmeye devam eden Uğur Dündar, Mayıs 2012’den bu yana Sözcü Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmakta ve Eylül 2024’ten beri Sözcü Televizyonu’nda “Uğur Dündar ile Arena” programını sunmaktadır. Programlarında kayıp depremzedeler, sığınmacı sorunu, rant iddiaları gibi güncel ve kritik konuları işlemeyi sürdürmektedir.

Özel hayatına dair yakın zamanda basına yansıyan bir babalık davası ise DNA testleri sonucunda biyolojik bağ bulunmadığı ve Yargıtay tarafından kesin olarak reddedildiği haberleriyle gündeme gelmişti.

Yasemin Baradan Dündar ile 1993 yılında evlenen Uğur Dündar’ın Damla, Bora ve Bartu adlarında üç çocuğu bulunmaktadır.

Uğur Dündar, Türk medyasının dürüstlük, cesaret ve araştırmacılık ilkelerini benimseyen, toplumu bilgilendirme ve kamu yararına hizmet etme misyonunu ömür boyu sürdüren nadir isimlerden biri olarak varlığını güçlü bir şekilde devam ettirmektedir. 82 yaşında olmasına rağmen, kaleminden ve ekranından yansıyan enerjisiyle Türkiye’nin gündemini şekillendirmeye devam etmektedir.

Charming historic stone building in Bursa, Türkiye showcasing traditional architecture.

Bursa’da Hafriyat Kamyonu Devrildi: Sürücü Hafif Yaralı

Bursa’nın İnegöl ilçesinden gelen kaza haberi endişe yarattı. İnegöl Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda, Naim A. (54) idaresindeki 16 KHJ 84 plakalı hafriyat yüklü kamyon devrildi. Edinilen bilgiye göre, kamyon sürücüsü Naim A., yük boşaltmak için dorsesini kaldırdığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole yuvarlandı. Ters dönen kamyonun sürücüsü kazada hafif şekilde yaralandı. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücüye ilk müdahale olay yerinde yapıldıktan sonra İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan sürücünün hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.

Adanalı İnşaat İşçilerinden Yüksek Katlarda Halay Şöleni

Adana’dan ise iç ısıtan ve gülümseten görüntüler geldi. Kentin Sarıçam ilçesi Osmangazi Mahallesi’nde bulunan bir inşaatın 10. katında çalışan işçiler, otomobilden yükselen müzik sesiyle kendilerini bir anda halayın ritmine kaptırdı. Yüksek katlarda, metrelerce yükseklikte olmalarına aldırış etmeyen işçilerden biri elindeki kerpetenle dans etmeye başlarken, diğer arkadaşları da kısa sürede ona katılarak neşeli bir halay oluşturdu. O anlar bir cep telefonu kamerasıyla anbean kaydedildi. Halayın ardından işçiler, mesailerine kaldıkları yerden devam etti. Bu anlar, günün yorgunluğunu atan ve dayanışmanın güzel bir örneğini sergileyen işçilerin keyifli anlarına sahne oldu.

Nazilli’de Yürek Burkan Olay: 310 Kiloluk Adam Hayatını Kaybetti, Cenazesi Pencereden Alındı

Denizli’de tüp mide ameliyatı geçiren ve 310 kilogram ağırlığında olan Barış Yıldırım (49), taburcu edildikten kısa süre sonra Aydın’ın Nazilli ilçesindeki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Yatağa bağımlı yaşayan Yıldırım’ın vefatı sevenlerini yasa boğdu. Ancak üzücü olayın ardından yaşanan bir diğer durum, cenazenin evden çıkarılması esnasında yaşandı. Yıldırım’ın aşırı kilosu nedeniyle apartman merdivenlerinden indirilemeyen cenazesi, eşya taşıma asansörüyle evin penceresinden çıkarılmak zorunda kalındı. Nazilli Devlet Hastanesi morguna götürülen Yıldırım’ın cenazesi, ikindi namazını müteakip Eğriboyun Mezarlığı’nda toprağa verildi. Bu zorlu vedalaşma, ailenin ve bölge halkının hafızasında derin izler bıraktı.

A stunning cityscape of Istanbul at sunset featuring the iconic Suleymaniye Mosque and bustling Bosphorus ferry.

İstiklâl Şairi Mehmet Âkif Ersoy: Bir Neslin Ruhu, Bir Milletin Sesinin Mimarı

Türk ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli marşı olan İstiklâl Marşı’nın yazarı, “İstiklal Şairi” ve “Millî Şair” unvanlarıyla anılan Mehmet Âkif Ersoy, sadece bir şair değil, aynı zamanda veteriner hekim, öğretmen, siyasetçi ve vatanperver bir mütefekkirdi. Mehmed Ragîf adıyla dünyaya gelen bu müstesna şahsiyet, yaşadığı dönemin tüm çalkantılarına rağmen sarsılmaz inancıyla bir milletin bağımsızlık ateşini dizelerinde harmanlamıştır.

Doğumu ve Çok Yönlü Kişiliği

Mehmet Âkif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde doğdu. Arnavut kökenli babası İpekli Tahir Efendi’den aldığı güçlü İslami eğitimle yoğrulan Âkif, annesi Emine Şerife Hanım’dan da derin bir kültürel miras devralmıştır. Küçük yaşta başladığı eğitim hayatında Arapça, Farsça ve Fransızcaya olan yatkınlığıyla dikkat çekmiş, rüştiyedeki eğitimi sırasında Türkçe öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi’den etkilendiği bilinmektedir. Babasının vefatının ardından Mekteb-i Mülkiye’den ayrılıp parasız yatılı olarak girdiği Halkalı Baytar Mekteb-i Âli’yi 1893 yılında birincilikle tamamlamıştır.

Veteriner hekim olarak görev yaparken, aynı zamanda şiire olan tutkusunu sürdürmüş ve “Şair” kimliğiyle tanınmıştır. Öğretmenlik de yapan Ersoy, 1906’da Halkalı Baytar Mektebi’nde, 1908’den sonra ise Edebiyat Fakültesi ve Dârülhilâfe Medresesi’nde Osmanlı Edebiyatı hocalığı yapmıştır. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim (daha sonra Sebilü’r-Reşad) dergisinin başyazarlığını üstlenerek yazın dünyasındaki etkisini artırmıştır.

Milli Mücadelenin Kalemi: İstiklâl Marşı

Mehmet Âkif Ersoy’un hayatının en kritik dönüm noktalarından biri, Milli Mücadele yıllarında üstlendiği roldür. I. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Burdur milletvekili olarak görev yapan Âkif, ülkenin içinde bulunduğu zorlu koşullarda Anadolu’yu karış karış gezerek halka ve orduya moral aşılamış, vaazlarıyla milli bilinci uyandırmaya çalışmıştır.

İstiklâl Savaşı’nın en çetin günlerinde, Maarif Vekaleti (Eğitim Bakanlığı) tarafından milli bir marş yazılması için şiir yarışması düzenlenmiştir. Ancak Âkif, ödül konulması nedeniyle yarışmaya katılmayı reddetmiştir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarları ve ödül şartının kaldırılacağı taahhüdü üzerine, Âkif büyük bir iman ve ilhamla İstiklâl Marşı’nı yazmıştır. Şiir, 12 Mart 1921’de TBMM tarafından milli marş olarak kabul edilmiş, Âkif ise kazandığı 500 liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklara meslek öğreten Darü’l-Mesai Vakfı’na bağışlayarak örnek bir duruş sergilemiştir. Oğlu Emin Ersoy’un ifadesiyle, babasının kendilerine bıraktığı en büyük miras “muhteşem bir isim ve gurur” olmuştur.

Eserleri ve Fikir Dünyası

Namık Kemal, Muallim Naci ve Cemaleddin Efganî gibi isimlerden etkilenen Mehmet Âkif, sanatını toplumun hizmetine sunan, “toplum için sanat” anlayışını benimsemiş bir şairdir. Başyapıtı olan “Safahat” adlı yedi kitaptan oluşan şiir külliyatı, yaşadığı dönemin toplumsal ve siyasi meselelerine ayna tutar. “Çanakkale Destanı,” “Bülbül,” “Süleymaniye Kürsüsünde,” “Hakkın Sesleri,” “Fatih Kürsüsünde,” “Hatıralar,” “Âsım” ve “Gölgeler” Safahat’ı oluşturan önemli eserleridir. Mehmet Âkif, şiirlerinde insan, millet, vatan ve bayrak sevgisini işlemiş, millî ve manevî değerlerin yücelmesini amaçlamıştır.

Hatırası ve Günümüzdeki Yeri

Mehmet Âkif Ersoy, 27 Aralık 1936’da İstanbul’da vefat etmiş ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilmiştir. Türkiye’de her yıl 12 Mart, resmî olarak “İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü” olarak kutlanmaktadır. Onun mirası, aradan geçen onca yıla rağmen canlılığını korumakta ve çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Örneğin, 2011 yılı T.C. Başbakanlığı tarafından “Mehmet Akif Ersoy Yılı” ilan edilmiş, İstanbul Beykoz’da 2018 yılında Mehmet Akif Ersoy Şiir Müzesi kurulmuş ve İstiklal Marşı’nın kabulünün 100. yılı olan 2021’de, Mehmet Âkif Ersoy’un İstanbul’da yaşadığı ev Hatıra Evi olarak ziyarete açılmıştır.

Mehmet Âkif Ersoy; Mehmet Emin Ersoy, Suat Argon, Tahir Ersoy, İbrahim Naim Ersoy, Cemile Doğrul ve Feride Akçor adında altı çocuk babasıydı. O, hem bir aile reisi hem de tüm milletin “İstiklal Şairi” olarak, ruhu, eserleri ve kişiliğiyle bütünlük arz eden, vatanı ve milleti için her türlü fedakarlığı göze almış, sağlam karakterli bir dava adamı olarak daima hatırlanacaktır. Onun “Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem; gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem” dizeleri, sarsılmaz duruşunun ve adanmışlığının bir simgesi olarak nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir.

Gaziosmanpaşa’da Cinsel İstismar İddiası: Komşu Hakkında 12 Yıl Hapis Talebiyle Dava Açıldı

İstanbul Gaziosmanpaşa’da yaşanan ve kamuoyunun dikkatini çeken bir cinsel istismar davasında yeni gelişmeler yaşandı. 19 yaşındaki Zelal D., geçtiğimiz yıl komşusu Emin U. tarafından apartman boşluğunda cinsel istismara uğradığını iddia ederek şikayetçi oldu. Savcılık, yürütülen soruşturma sonucunda şüpheli Emin U. hakkında “zincirleme şekilde cinsel istismar” suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis talebiyle dava açtı.

Dehşet Verici İddialar

Olay, geçtiğimiz yıl meydana geldi. Zelal D.’nin ifadesine göre, komşusu Emin U. önce kendisini dudağından öptü. Ardından apartman boşluğunda genç kızı sıkıştırarak özel bölgelerine dokunmaya başladı. Zelal D., savcılığa verdiği ifadede, zanlının kendisini apartman boşluğunda çamaşırlarını sıyırarak vücuduna temas ettiğini belirtti. Genç kız, yaşadığı korkuyu, “Cinsel organını açmaya çalışırken gördüm, çok korktum” sözleriyle dile getirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, mağdur Zelal D.’nin beyanının güvenilir olduğu vurgulanırken, Emin U.’nun ifadesinin ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kaydedildi.

Adli Kontrol Şartıyla Serbest Bırakıldı

Şikayetin ardından gözaltına alınan 34 yaşındaki Emin U., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak savcılık, toplanan deliller ve mağdurun ifadesi doğrultusunda Emin U. hakkında zincirleme şekilde cinsel istismar suçundan dava açtı. Şüpheli için 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Davanın önümüzdeki günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanması bekleniyor. Yaşanan bu olay, apartman içi güvenlik ve komşuluk ilişkilerindeki hassasiyet konularını bir kez daha gündeme getirdi.

A warm vintage morning setup with coffee, newspaper, and smartphone on wooden table.

Karapınar Yolu Üzerinde Trafik Kazası: İki Yaralı Hastaneye Kaldırıldı

Konya’nın Karapınar ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında iki kişi yaralanarak hastaneye sevk edildi. Kaza, Konya-Karapınar kara yolu Merdivenli mevkii yakınlarında, bir otomobilin akaryakıt istasyonundan çıkış yapan tıra çarpması sonucu meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre olay, Konya istikametinden Karapınar yönüne seyir halinde olan A.O.K. idaresindeki 33 AKA 847 plakalı tırın, bir akaryakıt istasyonundan yola çıktığı sırada gerçekleşti. Aynı yönde ilerleyen A.E. yönetimindeki 06 FUT 39 plakalı otomobil, tırla çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan otomobil, refüje çıkarak durabildi.

Kazada, otomobil sürücüsü A.E. ile araçta yolcu olarak bulunan bir kişi yaralandı. Olay yerine ihbar üzerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralılara olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. İlk müdahalelerin ardından yaralılar, ambulanslarla Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Batman’da Trafik Kazası: Bir Yaralı

Batman’da bugün öğle saatlerinde yeni sanayi kavşağında iki aracın çarpışması sonucu bir trafik kazası meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, çarpışmanın şiddetiyle araçlarda maddi hasar oluşurken, bir kişi yaralandı. Olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı şahıs, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili detaylı inceleme başlatıldı.

Düzce Yasta: 5. Sınıf Öğrencisi Muhammed Ali Günaydın Hayatını Kaybetti

Düzce’nin Bahçeşehir Bölgesi Çamlıevler Mahallesi’nden yürek yakan bir haber geldi. Ailesi tarafından evde baygın halde bulunan 5. sınıf öğrencisi Muhammed Ali Günaydın, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Düzce Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan talihsiz çocuk, doktorların yoğun çabasına rağmen yaşama tutunamadı. Polis incelemesinde, Muhammed Ali’nin bir hafta önce kutlanan doğum günü için alınan büyük boyutlu süs balonunu başına geçirdiği ve balonu çıkaramayınca nefessiz kalarak hayatını kaybettiği belirlendi. Bu trajik olayla ilgili savcılık tarafından soruşturma başlatılırken, Düzce Milli Eğitim Müdürlüğü taziye mesajı yayımladı.

Bursa’da Benzin İstasyonunda Film Gibi Anlar: Araç Kendiliğinden Hareket Etti

Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki bir benzin istasyonunda ise şaşırtıcı anlar yaşandı. Beşevler Mahallesi’nde bulunan akaryakıt istasyonuna yakıt almak için gelen bir otomobilin sürücüsü, ödeme yapmak üzere araçtan indi. Bu sırada, benzin pompası takılıyken otomobil kendiliğinden hareket etmeye başladı. Panik yaşayan istasyon görevlisi (pompacı), benzin tabancasını bırakıp aracı durdurmak için tabancanın borusuna asılarak film sahnelerini aratmayan bir çaba gösterdi. Şans eseri olayda herhangi bir yaralanma meydana gelmezken, o anlar iş yerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

Konya’nın Karapınar ilçesinde meydana gelen trafik kazasında iki kişi yaralandı

Karapınar Yolu Üzerinde Trafik Kazası: İki Yaralı Hastaneye Kaldırıldı

Konya’nın Karapınar ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında iki kişi yaralanarak hastaneye sevk edildi. Kaza, Konya-Karapınar kara yolu Merdivenli mevkii yakınlarında, bir otomobilin akaryakıt istasyonundan çıkış yapan tıra çarpması sonucu meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre olay, Konya istikametinden Karapınar yönüne seyir halinde olan A.O.K. idaresindeki 33 AKA 847 plakalı tırın, bir akaryakıt istasyonundan yola çıktığı sırada gerçekleşti. Aynı yönde ilerleyen A.E. yönetimindeki 06 FUT 39 plakalı otomobil, tırla çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan otomobil, refüje çıkarak durabildi.

Kazada, otomobil sürücüsü A.E. ile araçta yolcu olarak bulunan bir kişi yaralandı. Olay yerine ihbar üzerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralılara olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. İlk müdahalelerin ardından yaralılar, ambulanslarla Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

apple, thorn, gold, paint, fiction, macro, fruit, adam, eve, forbidden, sin, paradise, hell, beautiful, idea, studio, passion, photography, protection, god, religion, human, male, woman, life, mythology, sin, sin, sin, sin, sin

Sakarya’da Meydana Gelen Feci Kazada Hayatını Kaybeden İş İnsanı Murat Korkmaz ve Eşi İçin Zonguldak’ta Cenaze Töreni Düzenlendi

Korkunç Kaza Kuzey Marmara Otoyolu’nda Yaşandı

Feci kaza, dün Kuzey Marmara Otoyolu’nun Hendek mevkiinde İstanbul istikametine seyir halindeyken meydana geldi. Tuna T. idaresindeki 34 KJC 217 plakalı otomobil, aynı yönde ilerleyen Mustafa B. yönetimindeki 67 DC 930 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan otomobillerden biri bariyerlere çarparak adeta hurdaya döndü. Kazada araç sürücüleri Tuna T. ve Mustafa B. ile Mustafa B.’nin kullandığı araçta yolcu olarak bulunan iş insanı Murat Korkmaz, eşi Havva Korkmaz ve yeğenleri Umut Korkmaz yaralandı.

Tüm Müdahalelere Rağmen Kurtarılamadılar

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak ağır yaralanan iş insanı Murat Korkmaz ve eşi Havva Korkmaz, doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Bu acı haber, Korkmaz ailesini ve tüm Zonguldak’ı yasa boğdu.

Kalça Ameliyatı İçin İstanbul’a Gidiyorlardı

Edinilen bilgiye göre, iş insanı Murat Korkmaz’ın kalça ameliyatı olmak üzere ailesiyle birlikte İstanbul’daki bir hastaneye gitmek için yola çıktığı öğrenildi. Bu talihsiz yolculuk, çiftin hayatına mal oldu.

Gözyaşları Arasında Son Yolculuk

Murat ve Havva Korkmaz çiftinin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından memleketleri Zonguldak’a getirildi. Uzun Mehmet Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına, Korkmaz ailesinin yakınları, iş dünyasından dostları, sevenleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan namazın ardından dualar eşliğinde omuzlanan cenazeler, defnedilmek üzere Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Ahatlar köyüne gönderildi. Çiftin vefatı, Zonguldak’ta büyük bir üzüntü yaratırken, cenaze töreninde sevenleri gözyaşlarına hakim olamadı.