“Müzik ve sinema dünyasının sevilen ismi Kamil Sönmez, beyin kanaması sonucu İstanbul’da 65 yaşında vefat etti. 1998’de Devlet Sanatçısı seçilen Sönmez, Karadeniz türküleriyle tanınıyordu.”

“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”
“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”

“Müzik ve sinema dünyasının sevilen ismi Kamil Sönmez, beyin kanaması sonucu İstanbul’da 65 yaşında vefat etti. 1998’de Devlet Sanatçısı seçilen Sönmez, Karadeniz türküleriyle tanınıyordu.”

“Türk halk müziği sanatçısı merhum Kamil Sönmez’in oğlu Murat Sönmez, 38 yaşında sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybetti. Evli ve bir çocuk babası olan Sönmez’in vefatı sanat dünyasını yasa boğdu.”

“Devlet Tiyatroları sanatçısı ve Bursa Devlet Tiyatrosu’nun ilk kadın müdürü Feyha Çelenk, 80 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçı, hem oyuncu hem de yönetici olarak Türk tiyatrosuna uzun yıllar hizmet etmişti.”

“Cansu Koç, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ndeki eğitimlerinin ardından 1999’da ‘Anadolu Yakası’ albümüyle müzik kariyerine başladı.”

“1968 İstanbul doğumlu Ahmet Koç’un, Sivas İmranlı kökenli olduğu ve İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda 11 yıl süren eğitiminin detayları vurgulandı.”

“İş insanı İnan Kıraç’ın kızı İpek Kıraç’ın açtığı davada istinaf mahkemesi, İnan Kıraç’ın evlendiği tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle evliliğin iptaline karar veren yerel mahkeme hükmünü onadı.”

“Yeşilçam’ın ikonik ismi Tülin Elgin’in, 34 yaşında Ankara’da bir otel odasında son bulan trajik hayatı tüm detaylarıyla inceleniyor. Şöhretin zirvesinden yalnızlığa düşen sanatçının hikayesi sinema severleri duygulandırıyor.”

“Nazlı Çelik ve iş insanı Burak Öztarhan’ın 2008 yılında dünyaya gelen kızları Kayra, annesine olan benzerliğiyle dikkat çekiyor. Çift, 2012 yılında boşanmış olsa da kızları için iletişimlerini sürdürüyor.”

“İbrahim Tatlıses, enfeksiyon ve tansiyon sorunu nedeniyle yoğun bakıma alındı. Küs olduğu çocukları Ahmet Tatlıses ve Dilan Çıtak, hastanede babalarını ziyaret ederek dua istedi.”
SON DAKİKA23 Ocak 2019 (Güncelleme: 5 Nisan 2024)
Türk sinema ve tiyatrosunun en değerli taşlarından biri olan, halkın sevgilisi ‘Domates Güzeli’ Ayşen Gruda, 74 yaşında hayata gözlerini yumdu. 22 Ağustos 1944 tarihinde İstanbul Yeşilköy’de bir Osmanlı köşkünde dünyaya gelen sanatçı, yaklaşık bir buçuk yıldır mücadele ettiği pankreas kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle 23 Ocak 2019’da aramızdan ayrıldı.
Kariyerine 1962 yılında Tevfik Bilge’nin turne tiyatrosunda ‘Kongre Eğleniyor’ adlı vodvilde küçük bir hizmetçi rolüyle başlayan Gruda, asıl şöhretini 1977 yılında televizyonda canlandırdığı ‘Domates Güzeli Nahide Şerbet’ karakteriyle yakaladı. Ertem Eğilmez’in kurduğu Arzu Film ekolünün çekirdek kadrosunda yer alan usta oyuncu; ‘Tosun Paşa’, ‘Süt Kardeşler’, ‘Hababam Sınıfı’, ‘Çöpçüler Kralı’ ve ‘Neşeli Günler’ gibi kült yapımlarda Kemal Sunal, Şener Şen, Adile Naşit ve İlyas Salman gibi dev isimlerle başrolü paylaştı.
Sanatçı bir aileden gelen Gruda’nın ablaları Ayten Erman ve kardeşi Ayben Erman da oyunculuk kariyerleriyle Türk sanat tarihine iz bıraktı. 47. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ ödülünü kazanan efsane isim, sadece bir komedyen değil, aynı zamanda Türk toplumunun her kesimini kucaklayan bir halk kahramanı olarak hafızalara kazındı.
SON DAKİKA2 Nisan 2026
Türk televizyon ve tiyatro dünyası, genç bir yeteneğin ani kaybıyla sarsıldı. Son dönemde “Eşref Rüya” dizisindeki performansıyla dikkatleri üzerine çeken 37 yaşındaki başarılı oyuncu Ramazan Tetik, aort damarının yırtılması nedeniyle kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Geçtiğimiz günlerde meslektaşları Demet Özdemir ve Ceren Benderlioğlu’nun sosyal medyadan yaptığı “acil kan bağışı” çağrılarıyla Türkiye’nin seferber olduğu genç sanatçı, 13 saat süren kritik bir ameliyatın ardından yoğun bakımda verdiği savaşı kaybetti.
Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvarı mezunu olan Tetik, sadece oyunculuğuyla değil, örnek mütevazı kişiliğiyle de tanınıyordu. Sanatçı Çiğdem Tunç, genç meslektaşının geçimini sağlamak için kuryelik yaptığını da hatırlatarak, “Tanıdığım en efendi, en sevgi dolu gençlerden biriydi” sözleriyle acısını paylaştı.
Sanat camiasını yasa boğan Ramazan Tetik’in cenazesi, Küçükçekmece Yıldız Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları eşliğinde Eski Çekmeköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.
SON DAKİKA 03.04.2026
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil’in bir süredir kalça kemiği kırığı ve yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarıyla mücadele eden 91 yaşındaki annesi Yurdagül Eken, hayata gözlerini yumdu. Eken için İzmir’in Urla ilçesinde düzenlenen cenaze töreninde gözler Mehmet Ali Erbil’i aradı ancak ünlü sunucu törene katılmadı.
Urla Gasilhanesi’nde gerçekleştirilen törende taziyeleri Erbil’in kız kardeşi Öngül Eken kabul etti. Öngül Eken, ağabeyinin ciddi sağlık problemleri nedeniyle İzmir’e gelemediğini ifade etse de, Erbil’in aynı gün sosyal medyada canlı yayın açması tartışmaları beraberinde getirdi.
Mehmet Ali Erbil, vefat haberini sosyal medya hesabından ‘Canım annemizi 91 yaşında kaybettik’ notuyla duyururken, geçmişte annesiyle ilgili yaptığı ‘Bizi üvey babaya ezdirdiği için annemi sevemedim asla’ şeklindeki çarpıcı açıklamalar yeniden gündeme oturdu.
Cenaze namazının ardından Yurdagül Eken’in naaşı, Zeytinalan Mezarlığı’nda eşi Ömer Önder Eken’in kabri üzerine defnedildi. Törene Erbil’in kızı Sezin ve Yasmin Erbil de katılmazken, aile yakınları ve komşuları merhumeyi son yolculuğunda yalnız bırakmadı.
SON DAKİKA 2026-04-02
31 Mart 1993 tarihi, sinema dünyasının en karanlık günlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Dövüş sanatları efsanesi Bruce Lee’nin kendisi gibi oyuncu olan oğlu Brandon Lee, kariyerinin zirvesine çıkacağı ‘The Crow’ (Ölümsüz Kuzgun) filminin çekimleri sırasında, ihmaller zinciri sonucu henüz 28 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Wilmington, Kuzey Karolina’daki sette gerçekleşen çekimlerde, Lee’nin canlandırdığı Eric Draven karakterinin vurulma sahnesi çekilirken, içinde gerçek barut bulunan ancak mermi çekirdeği olmaması gereken bir silahtan çıkan parça, genç aktörün karın bölgesine isabet etti. Yapılan araştırmalara göre, silahta daha önceki sahnelerden kalan bir mermi çekirdeği parçası (dummy round) sıkışmış ve boş kovanın ateşlenmesiyle bu parça gerçek bir mermi hızıyla fırlayarak trajediyi doğurmuştu. Brandon Lee, hastanede saatlerce süren ameliyatlara rağmen kurtarılamadı. Bu olay sadece bir yıldızın sönmesi değil, aynı zamanda yarım kalan bir aşk hikayesi olarak da tarihe geçti.
Lee, olaydan sadece 17 gün sonra, 17 Nisan 1993’te Meksika’nın Ensenada kentinde nişanlısı Eliza Hutton ile dünya evine girmeye hazırlanıyordu. Bugün, ölümünün 33. yılında Brandon Lee, hem ikonik performansı hem de babası Bruce Lee ile benzerlik gösteren ‘erken veda’ kaderiyle sinemaseverlerin kalbinde yaşamaya devam ediyor.
SON DAKİKA22 Ocak 2008 (Ölüm) / 22 Ocak 2009 (Oscar Adaylığı)
Hollywood tarihinin en sarsıcı trajedilerinden biri, 22 Ocak 2008 tarihinde New York’un SoHo semtinde yaşandı. ‘The Dark Knight’ (Kara Şövalye) filminde sergilediği ‘Joker’ performansı henüz beyaz perdeye yansımadan, 28 yaşındaki yetenekli oyuncu Heath Ledger, dairesinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda Ledger’ın ölüm sebebinin, reçeteli ilaçların yanlışlıkla karıştırılmasından kaynaklanan kazara aşırı doz olduğu açıklandı.
Ledger’ın ölümü, sinema dünyası için acı tesadüflerle dolu bir takvime denk geldi. Aktör, hayatını kaybettiği gün 80. Akademi Ödülleri adaylıklarının açıklandığı sabahı yaşıyordu. Ancak asıl tüyler ürpertici detay, Joker rolüyle kazandığı ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ adaylığının, ölümünden tam bir yıl sonra, yine bir 22 Ocak günü (2009) ilan edilmesi oldu.
Christopher Nolan imzalı filmdeki performansı, Ledger’a ölümünden sonra Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödüllerini getirerek onu sinema tarihinin ölümsüzleri arasına yerleştirdi. Henüz 28 yaşında zirvedeyken aramızdan ayrılan aktör, canlandırdığı Joker karakteriyle oyunculuk sınırlarını yeniden tanımladı.
SON DAKİKA22 Temmuz 2025 (Resmi vefat tarihi), Güncelleme: 31 Mart 2026
Heavy metal müziğin kurucu babası ve Black Sabbath grubunun efsanevi solisti John Michael ‘Ozzy’ Osbourne, 76 yaşında hayatını kaybetti. ‘Karanlığın Prensi’ lakabıyla tanınan sanatçının vefat haberi, ailesi tarafından yapılan resmi açıklamayla duyuruldu. Osbourne, vefatından kısa bir süre önce, 5 Temmuz 2025 tarihinde memleketi Birmingham’daki Villa Park stadyumunda 40 bini aşkın hayranının önünde unutulmaz bir veda konseri vermişti.
20 yıl aradan sonra orijinal Black Sabbath üyeleri Tony Iommi, Geezer Butler ve Bill Ward ile aynı sahneyi paylaşan sanatçı, bu dev konserle kariyerine görkemli bir nokta koymuştu. Uzun yıllardır Parkinson hastalığı ve omurga operasyonlarından kaynaklanan ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden Osbourne’un, ailesinin yanında huzur içinde hayata gözlerini yumduğu belirtildi.
Müzik kariyeri boyunca 100 milyondan fazla albüm satan ve ‘Crazy Train’, ‘Paranoid’, ‘Mama, I’m Coming Home’ gibi marş haline gelmiş eserlere imza atan efsanenin kaybı, sanat camiasında büyük bir boşluk yarattı. Sanatçının mirasını kutlayan ‘Back to the Beginning: Ozzy’s Final Bow’ adlı belgesel ve konser filminin 2026 yılı içerisinde izleyiciyle buluşması bekleniyor.
SON DAKİKA31 Mart 2026
Sanat ve magazin dünyası, yetenekleriyle milyonları peşinden sürükleyen ancak hayatlarının baharında aramızdan ayrılan isimlerin yasını tutmaya devam ediyor. Onedio’nun derlediği ve geniş kitlelerde derin bir hüzün bırakan 26 ünlü ismin hikayesi, dijital dünyada yeniden yankı buluyor. Türkiye’nin rock müziğindeki güçlü sesi Barış Akarsu’nun 28. yaş gününde geçirdiği trajik trafik kazasından, ‘Sihirli Annem’in hayat dolu Eda’sı Defne Joy Foster’ın 35 yaşında gelen ani kaybına kadar pek çok isim, bıraktıkları eserlerle hafızalardaki yerini koruyor. Uluslararası arenada ise ’27’ler Kulübü’nün en hüzünlü üyelerinden Amy Winehouse ve ‘Kara Şövalye’ filmindeki Joker karakteriyle efsaneleşen Heath Ledger gibi yıldızlar, trajik ölümleriyle sanat camiasını yasa boğmuştu.
Kazım Koyuncu’nun 33 yaşında kansere yenik düşmesi ve Paul Walker’ın ‘Hızlı ve Öfkeli’ serisinin zirvesindeyken geçirdiği kaza, hayranları için unutulmaz acılar arasında yer alıyor. Bu özel dosya, sadece kayıpları değil, bu isimlerin kısa ömürlerine sığdırdıkları devasa mirası bir kez daha gözler önüne seriyor.
(Barış Akarsu – 4 Temmuz 2007 trafik kazası, Amy Winehouse – 23 Temmuz 2011 alkol zehirlenmesi, Paul Walker – 30 Kasım 2013 trafik kazası)
SON DAKİKA31 Mart 2026
Sanat dünyası, peş peşe gelen iki büyük kayıpla sarsıldı. ‘Dazed and Confused’ (Genç ve Heyecanlı) filmindeki Clint Bruno karakteri ve ‘Boston Public’ dizisindeki Harry Senate rolüyle hafızalara kazınan Amerikalı oyuncu Nicky Katt, 54 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Karakter oyuncusu olarak Hollywood’da kendine sağlam bir yer edinen Katt’in vefatı, hayranları ve çalışma arkadaşları arasında derin bir üzüntüye yol açtı. Öte yandan, dünya sinemasının gelmiş geçmiş en büyük ikonlarından biri olan Tunus asıllı İtalyan yıldız Claudia Cardinale’den de acı haber geldi. 87 yaşında vefat eden Cardinale; ‘8½’, ‘The Leopard’ (Leopar) ve ‘Once Upon a Time in the West’ (Batıda Kan Var) gibi başyapıtlarla sinema tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı.
1960’ların ve 70’lerin en önemli ekran yüzlerinden biri olan usta sanatçı, Avrupa sinemasının zarafetini ve gücünü temsil ediyordu. Her iki sanatçının kaybı, sinema dünyasında bir devrin kapanışı olarak nitelendiriliyor.
SON DAKİKA 31 Mart 2026
Güney Kore dizi ve sinema dünyası, sevilen aktör Lee Sang Bo’dan gelen acı haberle sarsıldı. Edinilen bilgilere göre, 45 yaşındaki ünlü oyuncu, Gyeonggi eyaletine bağlı Pyeongtaek kentindeki evinde ailesi tarafından hareketsiz halde bulundu. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri ve emniyet güçleri, yapılan ilk incelemede Lee Sang Bo’nun hayatını kaybettiğini belirledi.
Polis ekipleri, olay yerinde yaptıkları ilk teknik incelemede herhangi bir dış müdahale veya cinayet şüphesine rastlanmadığını, ancak kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Oyuncunun ajansı Korea Management Group (KMG), vefat haberini doğrularken, ailenin mahremiyetine saygı gösterilmesi ricasında bulundu.
Kariyerine 2006 yılında ‘Invisible Man Choi Jang-su’ ile başlayan Lee Sang Bo, ‘Miss Monte-Cristo’, ‘Private Lives’ ve son olarak ‘The Elegant Empire’ dizilerindeki performansıyla geniş bir hayran kitlesine ulaşmıştı. 2022 yılında asılsız bir uyuşturucu suçlamasıyla karşı karşıya kalan ve daha sonra bu durumun depresyon ilaçlarından kaynaklandığı ortaya çıkarak aklanan oyuncu, son yıllarda kariyerini yeniden inşa etme sürecindeydi. Hayranları ve meslektaşları, sosyal medya üzerinden taziye mesajları yayınlayarak derin üzüntülerini dile getiriyor.
SON DAKİKA 4 Temmuz 2024
Türk sineması ve dizi dünyası, bir büyük ustasını daha sonsuzluğa uğurladı. 2005-2007 yılları arasında yayınlanan ve Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan ‘Acı Hayat’ dizisinde ‘Celal’ karakterine hayat veren usta oyuncu Murat Soydan, 11 Haziran 2024 tarihinde 84 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Geçirdiği kalp krizi sonucu vefat eden Soydan’ın ölümü, sanat camiasını ve sevenlerini yasa boğdu. Usta oyuncunun vefatı, dizinin diğer ikonik isimlerini de yeniden spot ışıklarının altına taşıdı. Dizinin ‘Nermin’i olarak hafızalara kazınan Selin Demiratar’ın uzun süredir ekranlardan uzak kalması ve oyunculuk kariyerini tamamen noktaladığını açıklaması, sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Demiratar, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada ‘Emekli oldum, set temposu artık yorucu geliyor’ diyerek hayranlarını şaşırtmıştı.
Kenan İmirzalıoğlu (Mehmet Kosovalı), Oğuz Galeli (Ender) ve Ekin Türkmen (Özlem) gibi isimlerin yıllar içerisindeki değişimleri ve güncel yaşamları, usta oyuncu Murat Soydan’a veda niteliğindeki paylaşımlarla birlikte dijital platformlarda yeniden trendlere girdi.
SON DAKİKA17 Ağustos 2024
Türk sineması, tiyatrosu ve ekranların unutulmaz ismi Aydemir Akbaş, 17 Ağustos 2024 tarihinde 88 yaşında aramızdan ayrıldı. Bir süredir kanser tedavisi gören ve geçtiğimiz günlerde durumu ağırlaşarak Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nde yoğun bakıma alınan usta sanatçı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen solunum yetmezliği nedeniyle kurtarılamadı. Kariyerine gazeteci olarak başlayan, ardından tiyatro ve sinema dünyasına damga vuran Akbaş; ‘Keşanlı Ali Destanı’ndan ‘Kolpaçino’ serisine kadar yüzlerce projede yer aldı. Özellikle ‘Sabri Abi’ karakteriyle yeni neslin de büyük sevgisini kazanan sanatçının vefatı, başta yakın dostu İbrahim Tatlıses olmak üzere tüm sanat camiasını ve sevenlerini yasa boğdu.
Sanatçının vefatından önce paylaşılan vasiyetinde, kedilerine iyi bakılmasını istediği ve hayatının film yapılmamasını talep ettiği öğrenildi. Galatasaray Lisesi mezunu olan ve koyu bir Galatasaray taraftarı kimliğiyle bilinen Akbaş, Feriköy Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.
SON DAKİKA30 Mayıs 2024:
Türk sinema ve tiyatrosunun en özgün karakterlerinden biri olan usta sanatçı Ahmet Uğurlu, 71 yaşında yaşama veda etti. Bir süredir omurilik kanseri tedavisi gördüğü bilinen Uğurlu’nun vefat haberi, sanat camiasında derin bir üzüntü yarattı.
Haberi ilk olarak meslektaşı Zafer Algöz ve ünlü komedyen Cem Yılmaz sosyal medya hesaplarından duyurdu. 1952 yılında Konya’da doğan ve Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olan sanatçı, kariyeri boyunca sayısız tiyatro oyunu, film ve dizide rol aldı. Özellikle Derviş Zaim’in yönettiği ‘Tabutta Rövaşata’ filmindeki ‘Mahsun’ karakteriyle sergilediği performans, ona Antalya Altın Portakal, Selanik ve Ankara Film Festivalleri’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödüllerini getirdi.
Kendisi gibi oyuncu olan Mustafa Uğurlu’nun ağabeyi olan sanatçı, son yıllarda ‘Behzat Ç.: Bir Ankara Polisiyesi’ndeki emekli başkomiser Aziz karakteriyle de geniş kitlelerin takdirini toplamıştı. Usta sanatçının naaşı, Üsküdar Şakirin Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Anadolu Hisarı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
SON DAKİKA31 Mart 2026
Aksiyon sinemasının unutulmaz ismi, dövüş sanatları ustası ve internet dünyasının ‘yenilmez’ ikonu Chuck Norris, 86 yaşında hayata gözlerini yumdu. Edinilen bilgilere göre, usta oyuncu Hawaii’nin Kauai adasında tatildeyken aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Ailesi, perşembe sabahı gerçekleşen acı haberi resmi Instagram hesabı üzerinden yaptığı duygu dolu bir paylaşımla doğruladı.
Ailesi tarafından yapılan açıklamada, Norris’in vefatının ‘ani ve beklenmedik bir sağlık sorunu’ nedeniyle gerçekleştiği belirtilirken, usta aktörün son anlarında ailesiyle çevrili ve huzur içinde olduğu vurgulandı. Paylaşımda, ‘Dünya için o bir güç sembolü ve dövüş sanatçısıydı; bizim içinse sadık bir eş, sevgi dolu bir baba ve ailemizin kalbiydi’ ifadelerine yer verildi.
10 Mart 1940 doğumlu olan Carlos Ray ‘Chuck’ Norris, 1972 yılında Bruce Lee ile birlikte rol aldığı ‘The Way of the Dragon’ filmindeki efsanevi Roma Kolezyumu dövüşüyle küresel bir şöhrete kavuşmuştu. 1980’li yıllarda ‘Missing in Action’ ve ‘The Delta Force’ gibi kült aksiyon filmlerine imza atan Norris, 1993-2001 yılları arasında yayınlanan ‘Walker, Texas Ranger’ dizisiyle televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmıştı. Son yıllarda ‘Chuck Norris Facts’ adı altındaki internet mizahıyla genç nesillerin de kahramanı haline gelen efsane aktör, vefatından sadece birkaç gün önce 86. yaş gününü kutladığı bir video paylaşmış ve ‘Yaşlanmıyorum, seviye atlıyorum’ notunu düşmüştü.
SON DAKİKA31 Mart 2026
Televizyon ve sinema dünyasının sevilen simalarından biri olan Kanadalı başarılı oyuncu Carrie Anne Fleming, 51 yaşında yaşamını yitirdi. Variety ve People gibi uluslararası medya kuruluşlarının doğruladığı habere göre Fleming, 26 Şubat 2026 tarihinde Kanada’nın Sidney (Britanya Kolumbiyası) kentinde hayata gözlerini yumdu. ‘Supernatural’ dizisinde Bobby Singer’ın eşi Karen Singer karakteriyle geniş kitlelerce tanınan oyuncunun vefat haberini, dizideki rol arkadaşı ve yakın dostu Jim Beaver duyurdu. Beaver, Fleming için yaptığı duygusal paylaşımda, oyuncuyu ‘hayat dolu bir güç merkezi ve muazzam bir ruh’ olarak nitelendirdi. Kariyerine 1994 yılında ‘Viper’ dizisiyle adım atan Fleming, ‘iZombie’de canlandırdığı Candy Baker karakteriyle de hafızalara kazınmıştı.
‘Masters of Horror’, ‘Smallville’, ‘The L Word’ ve ‘Jennifer’s Body’ gibi pek çok önemli yapımda rol alan sanatçı, sadece oyunculuğuyla değil, karakter oyuncusu olarak sektöre kattığı değerle de anılıyor. Fleming’in meme kanseri komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybettiği bildirilirken, geride kızı Madalyn Rose’u bıraktığı öğrenildi.
SON DAKİKA 27 Mart 2026
Arabesk ve fantezi müziğin usta ismi, besteci ve yorumcu Orhan Esen’den sanat dünyasını yasa boğan haber geldi. Bir dönem efsane sanatçı Müslüm Gürses’in veliahtı olarak gösterilen 61 yaşındaki Esen, Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Demetevler semtindeki evinde aniden fenalaştı.
Geçirdiği kalp krizi sonrası yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan usta sanatçının vefatını, yeğeni ve asistanı Emrah Esen sosyal medya üzerinden duyurdu. 5 Mart 1965 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen ve müzisyen bir ailede yetişen Esen, babası Mustafa Esen’den aldığı ilhamla ud, kanun, bağlama ve piyano gibi pek çok enstrümanda ustalaşmıştı.
1987 yılında çıkardığı ‘Kurban Olayım’ albümüyle profesyonel müzik dünyasına güçlü bir giriş yapan sanatçı, kariyeri boyunca 12 albüme ve 600’den fazla besteye imza attı. Eserleri Adnan Şenses, Cengiz Kurtoğlu ve Seda Sayan gibi dev isimler tarafından seslendirilen Orhan Esen, hem yorumculuğu hem de beyefendi kişiliğiyle müzik camiasında derin izler bıraktı. Sanatçının naaşının Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacağı açıklandı.
SON DAKİKA24 Mart 2026 (Vefat Tarihi: 26 Şubat 2026)
Televizyon dünyasının sevilen simalarından, ‘iZombie’ ve ‘Supernatural’ dizilerindeki performanslarıyla dünya çapında geniş bir hayran kitlesine ulaşan Kanadalı oyuncu Carrie Anne Fleming’den acı haber geldi. Variety ve People gibi prestijli kaynakların doğruladığı bilgilere göre, 51 yaşındaki deneyimli aktris, bir süredir kamuoyundan gizli tuttuğu meme kanseri mücadelesini kaybederek 26 Şubat 2026 tarihinde Sidney, British Columbia’da hayata gözlerini yumdu. Kariyeri boyunca 40’tan fazla projede yer alan Fleming, özellikle ‘Supernatural’ dizisinde Bobby Singer’ın eşi Karen Singer karakteriyle ve ‘iZombie’deki Candy Baker rolüyle hafızalara kazınmıştı.
Fleming’in vefatını, dizideki rol arkadaşı Jim Beaver duygu yüklü bir mesajla duyururken, sanatçının huzur içinde, sevdiklerinin yanında vefat ettiği belirtildi. Ünlü oyuncu, geride kızı Madalyn Rose’u ve onlarca başarılı yapımı miras bıraktı.
SON DAKİKA23 Mart 2024
Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Rober Hatemo, magazin dünyasında sarsıntı yaratacak açıklamalara imza attı. Eski yapımcısı Erol Köse ile olan sancılı geçmişine dair ilk kez bu kadar net konuşan Hatemo, 2004 yılında Alaçatı’da büyük hayallerle satın aldığı arazisinin elinden nasıl kayıp gittiğini anlattı. Hatemo’nun iddiasına göre, o dönem piyasa değeri oldukça yüksek olan ve bugünkü değerinin yaklaşık 100 milyon TL olduğu tahmin edilen taşınmaz, Erol Köse’nin sistemli baskıları ve ‘üstü kapalı tehditleri’ sonucunda kaybedildi. Sanatçı, kariyerinin en parlak döneminde yaşadığı bu finansal darbenin kendisinde derin yaralar açtığını belirtti.
Yaşanan tüm gerilimlere rağmen Hatemo, ‘Yine de Allah günahlarını affetsin, güle güle gitsin’ diyerek dikkat çekici bir veda cümlesi kurdu. Magazin kulislerinde geniş yankı uyandıran bu iddialar, sanatçı-yapımcı ilişkilerindeki karanlık noktaları yeniden tartışmaya açtı.
SON DAKİKA 04 Mart 2024
Türkiye’nin siyasi cinayetler ve toplumsal yaralarla yüzleşme sürecinde sembolleşen iki isim, Zeynep Altıok Akatlı ve Eren Aysan, 2024 yılında hem edebiyat hem de sivil toplum alanındaki hamleleriyle gündeme damga vuruyor.
Sivas Katliamı’nda babalarını kaybeden ancak bu acıyı bir adalet arayışına dönüştüren iki aydın, yeni eserleriyle Cumhuriyet değerlerini ve toplumsal belleği savunmaya devam ediyor. 1968 Ankara doğumlu olan ve CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ile İzmir Milletvekilliği görevlerinde bulunan Zeynep Altıok Akatlı, 2023 yılında seçildiği Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanlığı’ndaki faaliyetlerini sürdürürken, 2024 yılının ilk aylarında yayımlanan ‘İkinci Yüzyılın Eşiğinde İçi Boşaltılan Cumhuriyet ve Laiklik’ adlı eseriyle Türkiye’nin laiklik mücadelesine teorik ve pratik bir perspektif sunuyor. Akademik kariyerine Sivas Katliamı davasındaki dik duruşu nedeniyle son verilen Altıok, bugün Birgün gazetesi ve Sosyal Demokrat Dergi’deki yazılarıyla kamuoyunu aydınlatmaya devam ediyor. Öte yandan, Türk tiyatrosunun ve edebiyatının ödüllü ismi Eren Aysan, dramaturg kimliğinin yanına eklediği güçlü kalemini 2024 yılında raflarda yerini alan ‘Arka Sokakta İsyan’ adlı yeni kitabıyla taçlandırdı. Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü kökenli olan ve Yunus Nadi Roman Ödülü sahibi Aysan, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde toplumsal hafızayı diri tutan yazılar kaleme alıyor. İkilinin ortak paydası olan Toplumsal Bellek Platformu, Türkiye’deki faili meçhul cinayetlerin ve siyasi katliamların unutturulmaması noktasında kritik bir baraj görevi görüyor.
2008 yılından bu yana Metin Altıok Şiir Ödülü’nün koordinasyonunu Kırmızı Kedi Yayınları ile yürüten Altıok ve tiyatro dünyasının enstitüleşmiş isimlerinden Aysan, ‘unutMADIMAKlımda’ projesiyle başlattıkları iş birliğini bugün de farklı platformlarda sürdürerek Türkiye’nin vicdan sesi olmayı sürdürüyorlar.

SON DAKİKA 4 Mart 2026
Türk sinemasının fantastik dönemine damga vuran, Türkiye’nin ilk kadın süper kahraman figürlerinden Safiye Yankı (4 Kasım 1950, Bergama – 18 Mart 2013, İstanbul), vefatının yıl dönümünde sinemaseverler tarafından özlemle anılıyor. ‘Yankı Kardeşler’ sirk ailesinin bir ferdi olan Safiye Yankı, akrobatlık yeteneğini Yeşilçam’ın aksiyon dolu setlerine taşıyarak 1972 yapımı ‘Uçan Kız’ filminde Batwoman (Yarasa Kadın) karakterine hayat vermişti. Safiye Yankı, 18 Mart 2013 tarihinde akciğer kanseri nedeniyle 62 yaşında aramızdan ayrılırken, kaderin acı bir cilvesi olarak ağabeyi Metin Yankı ile aynı gün (farklı yıllarda) hayata gözlerini yumdu.
Yankı ailesinin hikayesi, sirk cambazlığından uluslararası sahnelere uzanan dramatik bir dönüşümü barındırıyor. Safiye ve Hamiyet Yankı kardeşler Yeşilçam’da aksiyon rolleriyle tanınırken; ailenin en küçük kızı Semiha Yankı, ağabeyi Metin Yankı’nın 23 yaşında bir trapez gösterisi sırasında düşerek hayatını kaybetmesi üzerine ailesinin yönlendirmesiyle müziğe yöneldi. Bu acı olay, Türk pop müzik tarihinin en ikonik anlarından birine giden yolu açtı.
Semiha Yankı, 1975 yılında İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden ilk isim oldu. Sözleri Hikmet Münir Ebcioğlu’na, bestesi ise Kemal Ebcioğlu’na ait olan ‘Seninle Bir Dakika’ adlı eser, yarışmada 3 puan alarak 19. sırada kalsa da, Türk müzik tarihinde unutulmaz bir klasik haline dönüştü. Bugün Yankı ailesi, hem Safiye Yankı’nın ‘Uçan Kız’ mirasıyla hem de Semiha Yankı’nın Eurovision tarihindeki öncü rolüyle sanat dünyasındaki yerini koruyor.
SEMİHA YANKI – 1975 – KERVAN
Seninle bir dakika
Umutlandırıyor beni
Bir dakika siliyor canım
Yılların özlemini
Hasret tükenmez gibi
Kavuşmak bir dakika
Sevmek bir ömür sürer
Sevişmek bir dakika
Seninle buluşmamız
Bir dakikada geçti
Gözlerim gözlerini canım
Bir dakikada içti
Söz: H.Münir Ebcioğlu / Müzik: Kemal Ebcioğlu
“Safiye Yankı’nın ölüm nedeni (akciğer kanseri) ve ağabeyi Metin Yankı ile aynı gün (18 Mart) vefat etmesi detayı eklendi. Ailenin sirk geçmişi ve ağabeyinin ölümüyle Semiha Yankı’nın müziğe geçişi arasındaki bağ doğrulandı. 1975 Eurovision yarışmasının Stockholm’de yapıldığı ve ‘Seninle Bir Dakika’nın 3 puanla sonuncu olduğu bilgileri netleştirildi.” Kişiler: Safiye Yankı – Semiha Yankı – Hamiyet Yankı – Metin Yankı – İrfan Atasoy – Kemal Ebcioğlu – Hikmet Münir Ebcioğlu – Muammer Yankı – Mualla Yankı
SON DAKİKA 4 Mart 2026
Türkiye’nin Eurovision tarihindeki ilk temsilcisi Semiha Yankı’nın ışıltılı sahne hayatının ardında, derin bir aile trajedisi yatıyor. 15 Ocak 1958 doğumlu olan sanatçı, aslen sirk cambazlığı ve akrobasi ile geçinen ‘Yankı Kardeşler’ grubunun bir üyesiydi. Ancak 16 Mart 1972 akşamı Tepebaşı Cumhuriyet Gazinosu’nda yaşanan o meşum kaza, her şeyi sonsuza dek değiştirdi. Sanatçının ağabeyi Metin Yankı, babası Muammer Bey’in omuzlarında amuda kalktığı sırada, mekanın alçak tavanına çarparak dengesini kaybetti ve yere düştü. Boynu kırılan ve iç kanama geçiren Metin Yankı, 18 Mart’ta henüz 23 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Bu acı kaybın ardından aile akrobasiyi bıraktı ve 14 yaşındaki Semiha, ailenin geçimine katkı sağlamak için mikrofonu eline aldı.
Kariyerinin en büyük dönüm noktası ise 1975 yılında yaşandı. Türkiye’nin ilk kez katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması elemelerinde, Kemal Ebcioğlu’nun bestesi ‘Seninle Bir Dakika’ ile Cici Kızlar’la birinciliği paylaştı. Yapılan kura çekimi sonucu Stockholm’e gitmeye hak kazanan Yankı, yarışmada sonuncu olsa da seslendirdiği eser Türk müzik tarihinin en ikonik parçalarından biri haline geldi. Şimdilerde 68 yaşında olan usta sanatçı, 1976’da Altın Orfe’de kazandığı birincilik ve ‘Seninle Bir Dakika’nın eskimeyen ruhuyla sanat hayatını sürdürüyor. Hayatındaki en büyük motivasyon kaynağı olan kızı Tebessüm Haşhaş ile sakin bir yaşam süren Yankı, zaman zaman nostalji konserlerinde sevenleriyle buluşmaya devam ediyor.
“Haber metni, 1972’deki kaza detaylarıyla (Tepebaşı Cumhuriyet Gazinosu), Ağabeyi Metin Yankı’nın 18 Mart’ta vefat ettiği ve kız kardeşi Safiye’nin de yıllar sonra aynı gün öldüğü bilgisi, Sanatçının güncel yaşı (68) ve kızı Tebessüm ile ilgili bilgiler güncellendi.” Kişiler: Semiha Yankı -Metin Yankı – Muammer Yankı – Mualla Yankı – Safiye Yankı – Hamiyet Yankı – Kemal Ebcioğlu – Tebessüm Haşhaş – Tarık Akan

SON DAKİKA 4 Mart 2026
15 Ocak 1958 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Semiha Yankı, Türkiye’nin sanat tarihinde hem büyük bir trajedinin hem de unutulmaz bir başarının simgesi olarak yer alıyor. Ünlü ‘Yankı Kardeşler’ sirk grubunun bir üyesi olan Yankı, çocukluğunu trapezler ve ip cambazlarının arasında geçirdi. Ancak 18 Mart 1972’de Tepebaşı Cumhuriyet Gazinosu’nda yaşanan o korkunç kaza, her şeyi değiştirdi. Ağabeyi Metin Yankı, henüz 23 yaşındayken babasının başı üzerinde amuda kalktığı sırada tavana çarparak dengesini kaybetti ve seyircilerin gözü önünde düşerek hayatını kaybetti. Bu travmatik olay sonrası sirk hayatını noktalayan Semiha Yankı, 14 yaşında annesinin de teşvikiyle müziğe sığındı.
Kariyerinin dönüm noktası ise 1975 yılında gerçekleşti. Stockholm’de düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden ilk sanatçı olma unvanını kazandı. Kemal Ebcioğlu imzalı ‘Seninle Bir Dakika’ adlı şarkısı, yarışmada sadece 3 puan alarak sonuncu olsa da, Türk halkının gönlünde bir milli marş niteliği kazandı. Yarışma sürecinde ‘Cici Kızlar’ grubu ile kura çekimine giden ve boş zarfı çekerek elenen rakiplerinin ardından Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanan Yankı, bu başarısıyla adını altın harflerle tarihe yazdı. Günümüzde hala sahne disiplini ve güçlü yorumuyla anılan usta sanatçı, 1980’li yıllarda çıkardığı albümler ve televizyon projeleriyle popülerliğini her daim korumayı başardı.
Kişiler: Semiha Yankı – Metin Yankı – Hamiyet Yankı – İrfan Atasoy – Kemal Ebcioğlu – Ömer Haşhaşlı – Tebessüm Haşhaşlı

SON DAKİKA 23 Şubat 2026
Hollywood’un en köklü oyuncu hanedanlarından Carradine ailesi, büyük bir trajediyle sarsıldı. ‘Revenge of the Nerds’ (Kuzuların İntikamı) serisinin unutulmaz ismi ve Disney klasiği ‘Lizzie McGuire’ın sevilen babası Robert Carradine, 23 Şubat 2026 Pazartesi günü 71 yaşında yaşamını yitirdi. Los Angeles Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemeler sonucunda, usta aktörün yaklaşık 20 yıldır pençesinde olduğu Bipolar Bozukluk nedeniyle yaşamına son verdiği teyit edildi.
Carradine ailesi adına yapılan duygusal açıklamada, Robert’ın yıllardır süregelen zihinsel sağlık mücadelesine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: ‘Bobby, karanlık dünyada etrafındaki herkes için bir ışık kaynağıydı. Onun yaklaşık yirmi yıl süren Bipolar Bozukluk mücadelesini onurlandırmak istiyoruz. Umarız onun bu zorlu yolculuğu, akıl hastalıklarına yönelik önyargıların yıkılmasına ve toplumda bir farkındalık oluşmasına vesile olur.’ Aktörün ağabeyi Keith Carradine da kardeşinin yeteneğini ve nezaketini vurgulayarak, bu hastalığın bir utanç kaynağı olmaması gerektiğini belirtti.
Bu acı kayıp, Carradine ailesindeki ikinci büyük trajediyi akıllara getirdi. Robert Carradine’ın ‘Kill Bill’ serisiyle tanınan ağabeyi David Carradine da 2009 yılında Tayland’da bir otel odasında trajik bir şekilde hayatını kaybetmişti. Hollywood yıldızları ve hayranları yasta; Robert Carradine’ın ekranlardaki kızı Hilary Duff, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda ‘Bobby’nin acı çektiğini öğrenmek beni derinden yaraladı, o her zaman çok sıcak ve sevgi dolu bir arkadaştı’ sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.
“Haber, 23 Şubat 2026 tarihindeki güncel gelişmelere göre; Robert Carradine’ın ölüm nedeni Los Angeles Adli Tıp Kurumu kayıtlarına göre teyit edilmiş, ailesinin zihinsel sağlık farkındalığına yönelik özel mesajları ve Hilary Duff gibi isimlerin taziyeleri metne işlenmiştir.” Kişiler: Robert Carradine – David Carradine – Keith Carradine – John Carradine – Sonia Sorel – Hilary Duff

SON DAKİKA 28 Şubat 2026
Kült dizi ‘The Wire’da canlandırdığı Polis Memuru Bobby Brown karakteriyle tanınan usta oyuncu Bobby J. Brown, 62 yaşında hayata gözlerini yumdu. 24 Şubat 2026 Salı gecesi Maryland, Chaptico’daki mülkünde bulunan ahırda bir araca takviye (jump-start) yapmaya çalışan Brown, aniden yükselen alevlerin arasında kaldı. Maryland Eyaleti İtfaiye Şefi ve Tıbbi Tetkik Ofisi tarafından yapılan açıklamada, aktörün ölüm nedeninin duman zehirlenmesi ve yaygın termal yaralanmalar olduğu bildirildi.
Olay gecesi saat 22:00 sularında başlayan yangında, Brown’ın bir aile üyesinden yangın söndürücü getirmesini istediği ancak alevlerin saniyeler içinde tüm yapıyı sardığı öğrenildi. Aktörün eşi Arlene’in, kocasını kurtarmaya çalışırken ellerinde ciddi yanıklar oluştuğu ve hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Brown’ın menajeri Albert Bramante, ‘Bobby sadece derinliği olan bir aktör değil, aynı zamanda harika bir insandı. Mesleğine olan tutkusu ve boks ringinden gelen disipliniyle her zaman örnek bir profesyoneldi’ açıklamasında bulundu.
Oyunculuk kariyerinden önce boks dünyasında fırtınalar estiren Brown, beş kez Altın Eldiven şampiyonu olmuş ve profesyonel arenada 73-13’lük bir rekor kırmıştı. ‘The Wire’ın yanı sıra ‘Law & Order: SVU’, ‘We Own This City’ ve ‘The Corner’ gibi yapımlarda rol alan aktörün vefatı, dizi kadrosunun son yıllarda verdiği James Ransone, Isiah Whitlock Jr., Lance Reddick ve Michael K. Williams gibi acı kayıpların ardından tüm sanat camiasını yasa boğdu.
“Haberdeki trajik olayın 24 Şubat 2026’da Maryland’de gerçekleştiği, yangının bir araca takviye yapma girişimi sırasında çıktığı ve aktörün eşinin de kurtarma girişimi sırasında yaralandığı bilgileri güncel raporlarla teyit edildi. Kişiler: Bobby J. BrownArlene – Reina Samara Brown – Bobby Brown II – Albert Bramante – James Ransone – Lance Reddick – Michael K. Williams – Isiah Whitlock Jr.

SON DAKİKA 25 Şubat 2026
Türkiye’nin ‘Bayan Kahkaha’ olarak tanıdığı ünlü sunucu Saba Tümer, Uzman Psikolog Gökhan Çınar’ın YouTube platformunda büyük ilgi gören ‘Katarsis’ programına konuk oldu. Samimi açıklamalarıyla dikkat çeken Tümer, kariyerinin en karanlık dönemini ve özel hayatındaki büyük kırılmaları izleyicilerle paylaştı.
İşsiz kaldığı süreci ‘Pilli bebek gibi duvara tosladım’ sözleriyle tarif eden ünlü sunucu, bu dibe vuruşun ardından bir Zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden doğduğunu ifade etti. 23 yaşındayken annesini ani bir kalp krizi sonucu kaybetmesinin hayatındaki en büyük kırılma noktası olduğunu belirten Tümer, ‘O gece içimdeki çocuk sustu. Güçlü görünmek adına yasımı erteledim’ diyerek yıllardır sakladığı derin acısını dile getirdi.
Babasıyla olan ilişkisini ‘Vardı ama yoktu’ şeklinde tanımlayan sunucu, sevgisine rağmen babalık sorumluluğu alamayan bir figürle büyümenin güven duygusunu zedelediğini vurguladı. Yaşadığı büyük hayal kırıklıkları ve ihanetler karşısında tavrını net bir şekilde ortaya koyan Tümer, kendisini yarı yolda bırakanlara karşı sert ifadeler kullanarak gündeme oturdu. Kahkahalarının arkasında bir kalkan olduğunu itiraf eden ünlü isim, ‘Acım belli olmasın diye daha çok güldüm’ diyerek hayat felsefesini özetledi.
“Haber, Saba Tümer’in Gökhan Çınar’ın Katarsis programındaki gerçek ifadelerine dayanarak modern bir dille yeniden kurgulanmıştır. ‘Bayan Kahkaha’ lakabı ve programın popülaritesi bağlam olarak eklenmiştir. Tarih, kullanıcı talebi doğrultusunda 2026 olarak güncel tutulmuştur.”

SON DAKİKA 29.12.2022
Anadolu’nun en içli ve en çok dinlenen eserlerinden biri olan ‘İki Keklik’ türküsü, ardında bir savaşın ve dinmeyen bir evlat acısının dramatik izlerini taşıyor. Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Güre Köyü’nde başlayan bu gerçek hayat hikayesi, köyün tanınmış simalarından Kahveci Mehmet Şevket Efendi ve zarif eşi Şöhret Hanım’ın oğlu Zekeriya’nın vatan borcu için yola çıkmasıyla şekillenir.
Varlıklı bir aileden gelen Şöhret Hanım’ın, zeytin bahçelerine dahi ‘cam topuklu’ ayakkabılarıyla gidecek kadar özenli ve bakımlı olduğu anlatılırken, bu mutluluk tablosu Zekeriya’nın Sarıkamış’a, Enver Paşa komutasındaki birliğine gitmesiyle hüzne dönüşür. 1914 yılının dondurucu kışında, binlerce Mehmetçik gibi karla ve fırtınayla mücadele eden Zekeriya, askerlerin geçişi için yol açma görevi sırasında karla kaplı bir kuyuyu fark edemeyerek içine düşer ve şehit olur.
Acı haber Güre’ye ulaştığında, oğlunun yolunu gözleyen Şöhret Hanım’ın feryadı ovadaki kekliklerin ötüşüne karışır. 1950 yılında usta derlemeci Muzaffer Sarısözen tarafından Mustafa Sarı’dan alınarak TRT repertuvarına kazandırılan bu eser, o günden beri bir annenin dinmeyen sızısını nesilden nesile aktarmaya devam ediyor.
((( Şöhret Hanım’ın yerel anlatılardaki karakteristik özellikleri (cam topuklu ayakkabı vb.) metne derinlik katmak için korundu.”)))

SON DAKİKA 16.02.2026
Sinema tarihinin en yetenekli ve çok yönlü aktörlerinden biri olarak kabul edilen Oscar ödüllü Robert Duvall, 95 yaşında hayata gözlerini yumdu. Acı haberi sosyal medya hesabı üzerinden duyuran eşi Luciana Duvall, usta oyuncunun Virginia, Middleburg’daki çiftlik evinde, sevdiklerinin yanında huzur içinde vefat ettiğini belirtti. Luciana Duvall paylaşımında, “Bob, evinde sevgi ve konfor içinde hayata veda etti. Onun tutkusu oyunculuk ve yarattığı karakterlere duyduğu derin sevgiydi” ifadelerini kullandı.
Kariyerine 1950’li yıllarda New York’ta Dustin Hoffman ve Gene Hackman ile sınıf arkadaşı olduğu Neighborhood Playhouse’da başlayan Duvall, beyaz perdedeki ilk büyük çıkışını 1962 yapımı ‘To Kill a Mockingbird’ (Bülbülü Öldürmek) filmindeki gizemli Boo Radley karakteriyle yapmıştı. Ancak onu dünya çapında bir efsane haline getiren, Francis Ford Coppola’nın ‘The Godfather’ (Baba) serisindeki soğukkanlı aile danışmanı Tom Hagen rolü oldu.
1979 yapımı ‘Apocalypse Now’ filmindeki Yarbay Kilgore rolüyle “Sabahları napalm kokusuna bayılırım” repliğini sinema tarihine kazıyan Duvall, 1983 yılında ‘Tender Mercies’ filmindeki alkolik bir country şarkıcısı performansı ile ‘En İyi Erkek Oyuncu’ dalında Oscar heykelciğini kucaklamıştı. Toplamda 7 kez Akademi Ödülü’ne aday gösterilen sanatçı; ‘The Great Santini’, ‘The Apostle’ ve ‘The Judge’ gibi yapımlardaki performanslarıyla oyunculuk dersi vermişti. Sinema dünyası, sadece bir aktörü değil, aynı zamanda yönetmen ve yapımcı kimliğiyle de sektöre yön veren bir duayeni kaybetmenin yasını tutuyor.

İSTANBUL / Şişli – 27 Ocak 2026
“Hasretinle Yandı Gönlüm” gibi unutulmaz eserlere imza atan Türk halk müziği sanatçısı Seha Okuş, 98 yaşında vefat etmesinin ardından Zincirlikuyu Camisi’nde kılınan cenaze namazıyla ebediyete uğurlandı.
Türk halk müziğinin değerli isimlerinden Seha Okuş, 98 yaşında hayata gözlerini yummasının ardından İstanbul’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Sanatçının cenaze namazı, 27 Ocak 2026 Salı günü öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Camisi’nde kılındı. Okuş’u bu acı gününde sevenleri, öğrencileri ve sanat camiasından çok sayıda kişi yalnız bırakmadı.
Cenaze törenine katılanlar arasında Okuş’un yeğenleri, ünlü sanatçı Müjdat Gezen ve Fikret Okuş da yer aldı. Fikret Okuş, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Seha Okuş için yapılan yoğun paylaşımların teyzesine tebessüm ettirdiğine inandığını belirterek, “Bu veda anında bizi yalnız bırakmadığınız için, Seha teyzemin tüm sevenlerine çok teşekkür ediyorum.” ifadeleriyle duygularını dile getirdi. Sanat hayatında “Hasretinle Yandı Gönlüm”, “Burçak Tarlası” ve “Seher Vakti Bülbül Ağlar” gibi klasikleşmiş eserleri seslendiren Okuş, ayrıca “Dönüş”, “Mahpus”, “Toprak Ana”, “Açlık” ve “Kuma” gibi filmlerin müziklerine de sesiyle hayat vermişti. İstanbul Belediye Konservatuvarı ve İstanbul Radyosu’nda 35 yıl boyunca görev yapan sanatçı, Münir Nurettin Selçuk, Şefik Gümeriç, Emin Ongan, Halil Bedi Yönetken, Nevzat Atlığ ve Mefharet Yıldırım gibi usta isimlerden dersler almıştı.
Uzun süredir çeşitli rahatsızlıklarla mücadele eden ve son günlerini yoğun bakımda geçiren Seha Okuş’un vefat haberi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin sosyal medya hesapları üzerinden duyurulmuştu. Türk halk müziğine kattığı eşsiz değerler ve yetiştirdiği nesillerle hafızalarda yer edinen Okuş, geride bıraktığı zengin repertuvarı ve güçlü yorumuyla sanat dünyasında daima anılmaya devam edecek.
—

TÜRKİYE – 16 Ocak 2026
Uzun süredir karaciğer yetmezliği tedavisi gören ünlü oyuncu Ufuk Özkan için uygun donör arayışları devam ederken, kardeşi Umut Özkan’ın yapılan donör testinin olumsuz sonuçlandığı açıklandı.
Uzun süredir karaciğer yetmezliği sebebiyle tedavi gören ve uygun donör bekleyen ünlü oyuncu Ufuk Özkan’ın durumuyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Özkan’ın kardeşi Umut Özkan, yaptığı son açıklamada, ağabeyi için umutla beklenen karaciğer donör testinin maalesef olumsuz sonuçlandığını duyurdu. Bu haber, hem sanat camiasında hem de sevenleri arasında üzüntüye neden oldu.
Geniş Aile, Oflu Hoca, Emret Komutanım, Cenazemize Hoş geldiniz, Aile Terbiyesi ve Adalet gibi sevilen yapımlardaki rolleriyle hafızalara kazınan 50 yaşındaki Ufuk Özkan, rahatsızlığının ağırlaşması üzerine 12 Ocak tarihinde hastaneye kaldırılmıştı. Kardeşi Umut Özkan, kamuoyuna yaptığı duyuruda, kendisinin donör olma ihtimalini araştırmak üzere yapılan testlerin sonuçlarının olumsuz çıktığını belirtti. Umut Özkan, ayrıca kan vermek isteyen duyarlı vatandaşlara teşekkür ederken, şu an için herhangi bir kan ihtiyacı bulunmadığını ve ilerleyen süreçte donör bulunması durumunda gönüllülerle bizzat iletişime geçeceğini ifade etti.
Açıklamasında ‘Umudumuzu ve inancımızı asla kaybetmiyoruz’ ifadelerine yer veren Umut Özkan, ağabeyi Ufuk Özkan’ın da tüm sevenlerine ve destekçilerine içten teşekkürlerini ilettiğini belirtti. Ünlü oyuncu için uygun bir karaciğer donörü bulma arayışları devam ederken, Özkan ailesi bu zorlu süreçte moral ve motivasyonlarını yüksek tutmaya çalışıyor.
—

İSTANBUL – 2 Ağustos 2008
Müzisyenlikten yapımcılığa, oyunculuktan milletvekilliğine uzanan çok yönlü bir kariyerin sahibi Osman Yağmurdereli’nin hayatı ve geride bıraktığı kültürel miras.
6 Şubat 1953 tarihinde Trabzon’da dünyaya gelen Osman Gazi Yağmurdereli, aslen Gümüşhane’nin Yağmurdere köyündendir. Demokrat Parti ve Adalet Partisi’nin kurucuları arasında yer alan, aynı zamanda 12. Dönem Trabzon Milletvekili Zeki Yağmurdereli’nin oğlu olan Osman Yağmurdereli’nin annesi Selma, abisi Faik Levent ve ablası Nesime Yasemen’di. İlkokul eğitimine Trabzon Kurtuluş İlkokulu’nda başlayıp üçüncü sınıfa kadar burada okuyan Yağmurdereli, babasının milletvekilliği görevi nedeniyle taşındıkları Ankara’da Kavaklıdere İlkokulu’nu tamamladı. Orta ve lise öğrenimini Namık Kemal Lisesi ile Yenişehir Koleji’nde sürdürdükten sonra, 1973 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü’nden mezun oldu ve bir süre öğretmenlik yaptı.
Sanat kariyerine 1975 yılında şarkıcılıkla adım atan Osman Yağmurdereli, Ankara gazinolarındaki kısa süreli deneyimlerinin ardından şarkıcı arkadaşı Faruk Tınaz’ın ısrarıyla İstanbul’a yerleşti. Şişli’de bir apartman dairesini türkücü Kâmil Sönmez, Faruk Tınaz ve daha sonra katılan Asım Ekren ile paylaştı. “Nişan Yüzüğü” ve “Sarışın” adlı iki albüm çıkaran sanatçı, özellikle Kıbrıs şarkısı “Bir bir biri birilerine” ve “Eller eller” ile geniş kitlelerce tanındı. Şarkıcılığın yanı sıra oyunculuk yeteneğiyle de adından söz ettiren Yağmurdereli, TRT’nin dönemine damga vuran dizilerinden “İz Peşinde”de canlandırdığı “Komiser Esat” karakteriyle büyük bir çıkış yakaladı. 1988 yılında “Yağmur Ajans” adıyla kendi film yapım şirketini kuran Yağmurdereli, Kerime Nadir’in “Samanyolu” eserini diziye uyarlayarak TRT’ye sattı. “Kınalı Kar”, “Marziye”, “Yılan Hikâyesi” ve “Bizim Mahalle” gibi yüksek prodüksiyonlu ve uzun soluklu birçok diziye imza attı. 2006 yılında Uğur Arslan’ın şiirinden senaryolaştırılan ve Hilal Saral yönetmenliğinde çekilen “Karagümrük Yanıyor” dizisinin de yapımcılığını üstlenen Yağmurdereli, bu projede Uğur Arslan, Sinem Öztufan, Özlem Yılmaz, Mesut Akusta ve Kâmil Sönmez gibi isimlerle çalıştı. Siyasi hayatında Anavatan Partisi’ne ve Özal ailesine yakınlığıyla bilinen Yağmurdereli, 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan seçimlerde AK Parti’den İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı olarak 23. dönem AK Parti İstanbul milletvekili sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Ayrıca bir dönem Trabzonspor yöneticiliği de yaptı.
Özel hayatında da dikkat çeken Osman Yağmurdereli, 1986 yılında Turgut Özal ve Semra Özal çifti tarafından tanıştırıldığı, dönemin Ulaştırma Bakanı Veysel Atasoy’un kız kardeşi ve İş Bankası müdürü Esin Atasoy ile 1987 yılında dünya evine girdi. Bu evlilikten bir oğlu oldu. Türk sanat ve siyaset dünyasının bu değerli ismi, 2 Ağustos 2008 tarihinde İstanbul’da, 55 yaşındayken kanser nedeniyle hayata veda etti. Cenazesi, Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi. “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görülen Yağmurdereli, yapımcılık alanındaki başarılarını 5 yıl üst üste “Altın Kelebek En İyi Yapımcı Ödülü”nü kazanarak taçlandırdı. Kariyeri boyunca genç yeteneklere de destek veren Yağmurdereli, “Küçük Gelin” olarak tanınan Çağla Şimşek’i tesadüfen keşfederek 2007 yılında yapımcılığını üstlendiği “Elveda Derken” dizisinde “Naz” karakteriyle oyunculuk hayatına başlamasına vesile oldu. Çağla Şimşek, bu keşfediliş hikayesini Bugün gazetesindeki bir röportajında detaylandırmıştır.
—

İSTANBUL / Büyükçekmece – 14 Ocak 2026
Büyükçekmece Albatros Sahili’nde sosyal medya canlı yayını yapan Sinan Can Sakızlı ve eşi, denize atlayan bir kadını son anda kurtararak kahramanlık örneği gösterdi.
İstanbul Büyükçekmece’de Albatros Sahili’nde dün gece yaşanan olayda, sanal medya yayıncısı Sinan Can Sakızlı, canlı yayın yaptığı sırada denize atlayan bir kadını eşiyle birlikte kurtardı. Saat 01.00 sularında gerçekleşen ve intihar girişimi olduğu anlaşılan bu dramatik anlar, hem canlı yayın hem de çevredeki güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.
Olayı fark eden Sinan Can Sakızlı ve eşi, soğuk havaya rağmen hızla denize yönelerek bilinci kapalı haldeki kadını sudan çıkarmak için mücadele etti. Yaklaşık 15-20 dakikalık yoğun çabanın ardından kadını kıyıya ulaştıran çift, hemen 112 Acil Sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine kısa sürede ulaşan sağlık görevlileri, ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hayati tehlikesi bulunan kadını ambulansla hastaneye sevk etti.
Kurtarma operasyonunun ardından açıklamalarda bulunan Sinan Can Sakızlı, eşinin denizde birini fark etmesiyle olayın başladığını ve ‘vatandaşlık görevi’ni yerine getirdiğini belirtti. Canlı yayının çevredeki vatandaşları yardıma çağırmak için bir fırsat olduğunu ifade eden Sakızlı, kadının şokta olduğu bilgisini aldıklarını ve sağlık durumu hakkında bilgi beklediklerini aktardı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, kahraman çiftin bu özverili davranışı takdirle karşılandı.
—

KANADA – 30 Aralık 2025
Ünlü Kanadalı oyuncu Claire Brosseau, çocukluğundan beri mücadele ettiği ruh sağlığı sorunları nedeniyle tıbbi destekli ölüme erişim hakkı için Kanada hükümetine karşı hukuki süreç başlattı.
Kanadalı tanınmış aktris Claire Brosseau, uzun yıllardır süregelen ciddi ruh sağlığı problemleri sebebiyle Kanada’nın Tıbbi Destekli Ölüm (MAID) programı aracılığıyla yaşamına son verme talebinde bulundu. Brosseau, bu hakkın kendisine tanınması için Kanada hükümetine karşı yasal bir dava açtığını duyurdu.
New York Times’a verdiği röportajda ve Substack hesabında yayımladığı açık mektupta, 48 yaşındaki Montreal doğumlu Brosseau, çocukluk yaşlarından itibaren manik depresyon, anksiyete bozukluğu, madde bağımlılığı ve kronik intihar düşüncesi gibi pek çok ruhsal rahatsızlıkla mücadele ettiğini belirtti. ABD genelinde farklı psikiyatrist ve danışmanlardan tedavi aldığını ve çok sayıda intihar girişiminde bulunduğunu ifade eden Brosseau, mevcut yasal düzenlemelerin yalnızca akıl sağlığı sorunları olan bireylerin bu haktan yararlanmasına izin vermemesi nedeniyle hükümete dava açtığını kaydetti.
Brosseau’nun hukuki mücadelesi devam ederken, uzmanlar aktrisin 2027 yılında tıbbi destekli ölüm hakkından yararlanma potansiyeli olduğunu öngörüyor. Dava süreci, Kanada’daki tıbbi destekli ölüm yasalarının ruh sağlığı sorunları yaşayan bireyler için gelecekteki kapsamını belirlemede önemli bir emsal teşkil edebilir.
—