Henüz 31 yaşında olmasına rağmen Türkiye’nin en ünlü gitar virtüözlerinden biri olan Yavuz Çetin, önceki akşam Boğaziçi Köprüsü’nden atlayarak intihar etti. 1992 yılında ilk blues grubunu kuran ve müziğiyle tanınan Çetin, ‘mavi ölüm’ün kucağında yaşamına son verirken, bu trajik vedası tüm müzik camiasını yasa boğdu.
Yaklaşık 1.5 yıldır depresyon tedavisi gören ve son olarak bir hafta hastanede yattıktan sonra taburcu olan Çetin, ayrıldığı eşi Didem Çetin’den sonra hayatını düzene sokmakta zorlanıyordu. Son albümünün stüdyo çalışmalarını sürdürdüğü sırada fenalaşıp psikoloğuna giden Çetin, saat 19.00 sıralarında otomobilini Boğaziçi Köprüsü üzerinde bırakarak atladı.
Yavuz Çetin’in 34 KBP 09 plakalı otomobilinde ruhsatı, ehliyeti, 500 dolar, 190 milyon lira ve çeşitli ilaçlar bulundu. Oğlu Yavuzcan’dan (7) başka, geride hiçbir not bırakmaması olayın sırrını daha da derinleştirdi. Sahne aldığı Shaft Blues Rock Bar’a gelmeyince telaşlanan arkadaşları, acı haberi kısa süre sonra aldı.
Ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok duyarlı bir insandı ve Türkiye’nin değerli müzisyenleri arasındaydı. Son kararı da kendisi verdi.
10 yaşından itibaren müziğe gönül veren ve MFÖ gibi önemli gruplarla çalışan, Talkbox performansını Türkiye’de ilk kullanan isimlerden olan Çetin’in ölümü, yakın arkadaşları ve ailesi arasında büyük üzüntüye yol açtı. Arkadaşları, onun maddi sorunları olmadığını belirterek intiharın ardındaki nedenin psikolojik sorunlar olduğuna dikkat çektiler.
Araştırma Notları;
Gitarın ‘Altın Çocuğu’ Yavuz Çetin: Bir Efsanenin Portresi
Türk rock ve blues müziğinin gelmiş geçmiş en büyük virtüözlerinden biri kabul edilen Yavuz Çetin, sadece bir müzisyen değil, bir dönemin ruhunu notalara döken bir dehaydı.
📍 İSTANBUL🕒 15 Ağustos 2024⏱️ 4 Dakika
Türk blues tarihinin unutulmaz ismi Yavuz Çetin, Fender Stratocaster’ı ile özdeşleşmişti.
Samsun’da başlayan ve Boğaziçi Köprüsü’nün serin sularında trajik bir şekilde son bulan 31 yıllık bir hayat… Yavuz Çetin, Türk müzik tarihinin en etkili ve yetenekli gitaristlerinden biri olarak, geride bıraktığı melankolik melodilerle ölümsüzlüğe ulaştı.
Cura ile Başlayan Müzikal Yolculuk
25 Eylül 1970’te Samsun’da doğan Yavuz Çetin’in müziğe olan tutkusu, gazeteci babası Ercan Çetin’in mesleği gereği Türkiye’nin dört bir yanını gezerken filizlendi. Henüz 10 yaşında cura ve bağlama ile tanışan sanatçı, 15 yaşında eline aldığı gitarla asıl kimliğini buldu. Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü’ne girmesine rağmen, sahne tozunu bir kez yuttuktan sonra tüm enerjisini müziğe adamak için eğitimini yarıda bıraktı.
Blue Blues Band ve Bir Dönemin Efsanesi
1990 yılında Batu Mutlugil, Zafer Şanlı ve Kerim Çaplı ile birlikte kurduğu ‘Blue Blues Band’, Türk rock sahnesinde bir dönüm noktası oldu. 1960’lı ve 70’li yılların blues-rock ruhunu sahneye taşıyan grup, hiçbir stüdyo kaydı yayınlamamasına rağmen efsaneleşti. Yavuz Çetin, sadece virtüözlüğüyle değil, ‘Talkbox’ gibi teknikleri Türkiye’de ilk kez kullanan isimlerden biri olarak (Göksel’in ‘Sabır’ şarkısı) stüdyo müzisyenliğinde de zirveye çıktı.
‘İlk’ten ‘Satılık’a Zamansız Veda
1997 yılında çıkardığı ‘İlk’ albümüyle solo kariyerine adım atan sanatçı, 2001 yılında hayatını kaybetmeden kısa bir süre önce ‘Satılık’ albümünün çalışmalarını tamamlamıştı. Ağır depresyonla mücadele ettiği bir dönemde, 15 Ağustos 2001’de hayata veda eden Çetin’in vasiyeti niteliğindeki ‘Satılık’ albümü, ölümünden sonra yayınlanarak Türk rock tarihinin en kült eserleri arasındaki yerini aldı.

