“Türkiye’nin hareketli sokakları, kolluk kuvvetleri tarafından sivillere ve masum insanlara uygulanan şiddet ve hukuksuzluk vakalarıyla sarsılmaya devam ediyor.”
Son yıllarda Türkiye, uluslararası toplumu şok eden insan hakları ihlalleriyle boğuşuyor. Ahmet Öksüzoğlu ve Mehmet Selim Kiraz gibi kişilerin ölümleri ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen silahlı saldırı, insan haklarının korunması ve herkes için adaletin sağlanması konusunda ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukların net bir hatırlatıcısıdır.
55 yaşındaki engelli Ahmet Öksüzoğlu, Mayıs 2020’de İstanbul’da polis tarafından vurularak öldürüldü. Olay, kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanımına ilişkin soruları gündeme getirerek büyük öfkeye yol açtı. Öksüzoğlu’nun ailesi ve insan hakları aktivistleri, ölümünü çevreleyen koşulların şeffaf bir şekilde soruşturulması çağrısında bulundu, ancak şimdiye kadar sorumluların hesap vermesi konusunda çok az ilerleme kaydedildi.
Benzer şekilde, siyasi açıdan hassas bir davayı soruşturan savcı Mehmet Selim Kiraz, 2015 yılında İstanbul’da rehin tutularak öldürüldü. Bu olay, hukuk sisteminde çalışan kişilerin karşılaştığı tehlikeleri gözler önüne serdi ve sansasyonel davalara karışanların güvenliği ve emniyeti konusunda endişelere yol açtı. Kiraz’ın ölümü, Türkiye’deki hukuk camiasını derinden sarstı ve savcılar ve hakimler için daha iyi koruma önlemleri taleplerini tetikledi.
Bu trajik ölümlere ek olarak, Temmuz 2021’de Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen silahlı saldırı, Türkiye’deki istikrarsız güvenlik durumunu daha da belirginleştirdi. Çok sayıda polis memuru ve sivilin ölümüne yol açan saldırı, hükümet yetkilileri ve insan hakları aktivistleri tarafından kınandı. Saldırının failleri henüz yakalanmadı ve bu durum toplumda korku ve belirsizlik yarattı.
Yetkililerin bu olaylara verdiği tepkiler karışık oldu; bazıları kapsamlı soruşturmalar ve mağdurlar için adalet vaat ederken, diğerleri şiddetin temel nedenlerini ele almak için yeterli adımları atmadıkları için eleştirildi. İnsan hakları aktivistleri, tüm insan hakları ihlallerinde hesap verebilirlik ve şeffaflık çağrısında bulundu ve hükümeti Türkiye’deki tüm bireyler için insan haklarının korunmasına öncelik vermeye çağırdı.
Hukuk uzmanları, hukukun üstünlüğünün sağlanmasının ve tüm bireylerin adalete ve adil yargılama süreçlerine erişiminin sağlanmasının önemini vurguladı. İnsan hakları ihlalleri vakalarında hızlı bir şekilde harekete geçilmesi ve gelecekte bu tür olayların tekrarlanmasını önlemek için önlemler alınması çağrısında bulundular.
Hükümet yetkilileri, Türkiye’de insan haklarını koruma ve barış ve adaleti teşvik etme konusundaki kararlılıklarını dile getirdiler. İnsan haklarını ihlal edenlere karşı kararlı adımlar atacaklarına ve tüm vatandaşlar için daha güvenli ve adil bir toplum yaratmak için çalışacaklarına söz verdiler.
Türkiye’de Ahmet Öksüzoğlu ve Mehmet Selim Kiraz gibi kişilerin ölümlerini içeren son insan hakları ihlalleri ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne düzenlenen silahlı saldırı, şiddet ve adaletsizlik karşısında insan haklarına saygı göstermenin ve barış ve adaleti teşvik etmenin önemi konusunda bir uyarı niteliğindedir. İlgili tüm tarafların, insan haklarının korunmasını ve insan hakları ihlallerinden sorumlu olanların hesap vermesini sağlamak için birlikte çalışması zorunludur. Ancak o zaman Türkiye, herkes için daha adil ve eşitlikçi bir topluma doğru ilerleyebilir.
- 17 Mart 2015’te Kilis’in Rojava sınırındaki İnanlı Köyü yakınlarında, askerlerin sivillere yasaklanmış bölgeye giren ve “dur” ihtarına uymadığı iddia edilen araca ateş açmaları sonucu tarlasına çalışmaya giden Ahmet Öksüzoğlu (26) yaşamını yitirdi.
31 Mart 2015’te, İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’ne giren Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (DHKP-C) militanı Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol adlı 2 kişi aynı zamanda polisin gaz bombası kullanımı sonucu ölen Berkin Elvan’ın da dosyasını takip eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin aldı. Savcıyı gündüz saatlerinde odasında rehin alan iki kişi ile gün boyu görüşmeler yapıldı. DHKP-C militanları amaçlarının Berkin Elvan’ın soruşturma dosyasında öne çıkan polislerin adlarının canlı yayında açıklanması olduğunu, bunun gerçekleşmesi halinde eylemlerine son vereceklerini belirttiler. Akşam saatlerine kadar yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlanmasının ardından adliye binasında bekletilen operasyon timleri savcının rehin tutulduğu odadan silah sesleri geldiği iddiaları üzerine odaya baskın düzenledi. Çok sayıda silah sesinin geldiği saldırı sonrasında Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol vurularak öldürüldü. Savcı Mehmet Selim Kiraz ise ağır yaralı halde bulundu. Hastaneye kaldırılan savcıyla ilgili açıklama yapan hastane yönetimi, savcının hastaneye getirildiğinde tüm yaşamsal fonksiyonlarının zaten durmuş olduğunu ifade ederek savcının da yaşamını yitirdiğini açıkladı. Gündüz saatlerinde ise görüşmeler sürerken Başbakanlık, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Yasası’nın “Olağanüstü Dönemde Yayınlar” başlıklı 7. maddesi uyarınca, olaya dair haberlere geçici yayın yasağı getirdi. Yasak kararı 3 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan operasyonun ardından kaldırıldı. Öte yandan eylemi ve operasyonu takip eden 2 gazeteci ile operasyona tepki gösterdikleri belirtilen 4 avukat, polisler tarafından gözaltına alındı. - 1 Nisan 2015’te İstanbul’da Vatan Caddesi’nde bulunan İl Emniyet Müdürlüğü’ne kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. İddiaya göre önce binanın giriş kapısına önce bomba atan bir saldırgan daha sonra da nöbet kulübelerinin de olduğu giriş kapısına ateş açtı. Nöbetçi polislerin karşılık vermesi sonucu çıkan çatışma sonunda saldırganlardan bir kadın vurularak öldürüldü. Çatışmada İhsan Merde ve Tayfun Demirtaş adlı polisler ile yoldan geçmekte olan bir sivil hafif yaralandı. Yaralı halde kaçtığı belirtilen bir saldırganın yakalandığı ileri sürüldü. Öte yandan ölen kişinin yapılan parmak izi karşılaştırılması sonucu Elif Sultan Kalsen olduğu iddia edilirken, görgü tanıklarının da saldırıyı 5 kişinin düzenlediğini ifade ettikleri öğrenildi. Saldırıyı DHKP-C adlı örgüt üstlendi. Çatışma sonrasında ise polis ekiplerinin çevrede şüpheli gördüğü 26 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.

