Stylish storefront with hanging plants and a prominent sign enhances urban charm.

Bursa’da Giyim Mağazası Kundaklama Olayında 3 Şüpheli Tutuklandı: Suç Anı Kamerayla Kaydedildi

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde geçtiğimiz hafta bir giyim mağazasının kundaklanması olayına karışan 5 şüpheliden 3’ü, güvenlik güçlerinin titiz çalışması sonucu yakalanarak tutuklandı. Şüphelilerin, kundaklama anını cep telefonu kamerasıyla kaydettikleri ortaya çıktı.

Olay, 19 Eylül 2025 tarihinde sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Duaçınarı Mahallesi Vişne Caddesi üzerinde bulunan bir giyim mağazasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirsiz şahıs veya şahıslar, yanlarında getirdikleri benzin bidonundaki yanıcı maddeyi mağazanın kapalı kepenkleri ve giriş kısmına döktü. Ardından çakmakla ateşe veren şüpheliler, olay yerinden hızla uzaklaştı.

Kundaklama Anı Kaydedildi

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesi sayesinde alevler büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü ve mağazada daha büyük hasar oluşması engellendi. Ancak olayla ilgili yapılan ilk incelemelerde, şüphelilerin bu korkunç kundaklama anlarını cep telefonu kamerasıyla kaydettikleri belirlendi. Bu durum, olayın planlı ve organize bir suç eylemi olabileceği ihtimalini güçlendirdi.

Kapsamlı Soruşturma ve Tutuklamalar

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olmak ve yönetmek’ suçu kapsamında geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını inceleyerek ve yapılan teknik takipler sonucunda olaya karıştığı belirlenen 5 şüpheliyi gözaltına aldı.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Hakimlik, olaydaki rolleri ve deliller ışığında 5 şüpheliden 3’ünün tutuklanmasına karar verirken, diğer 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olayın ardındaki nedenler ve şüphelilerin kundaklama eylemini neden gerçekleştirdikleri ise soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netlik kazanacak. Polis ve adli makamlar, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için çalışmalarına devam ediyor.

Bursa’da Kanlı Husumet: Kalabalığın Arasında Pompalı Tüfekle Başından Vurdu

Bursa’nın Osmangazi ilçesinde, aralarında daha önceden husumet bulunan iki kişi arasında çıkan tartışma kanlı bitti. Kenan B. isimli şahıs, kalabalığın ortasında Özay Aslin’i pompalı tüfekle başından vurarak ağır yaraladı. Dehşet anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Bursa’da yaşanan bu akıl almaz olay, kentte infial yarattı. Edinilen bilgilere göre, Osmangazi ilçesi Demirtaş Mahallesi’nde Özay Aslin ile Kenan B. arasında uzun süredir devam eden bir husumet bulunuyordu. Geçtiğimiz günlerde çıkan bir tartışma kavgaya dönüşmüş, iddiaya göre Özay Aslin, Kenan B.’yi iki arkadaşıyla birlikte darp etmişti. Bu olay, taraflar arasındaki gerilimi daha da tırmandırmıştı.

Dehşet Anları Kamerada

Husumetli taraflar, Demirtaş Mahallesi’nde bir kez daha karşı karşıya geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çevredeki vatandaşların ve güvenlik kameralarının kayıt altına aldığı anlarda, Kenan B. yanında getirdiği pompalı tüfeği çekerek kalabalık bir grubun içine daldı. Tüfeğini Özay Aslin’e doğrultan saldırgan, talihsiz adamı başından vurdu.

Başına isabet eden saçmalarla kanlar içinde yere yığılan Özay Aslin için olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Özay Aslin, ağır yaralı olarak Bursa Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden alınan son bilgilere göre, Özay Aslin’in hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.

Saldırgan Teslim Oldu

Olayın ardından Kenan B., polis ekiplerine teslim oldu. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirilirken, olayın tüm detaylarıyla aydınlatılması için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Polis, güvenlik kamerası görüntülerini de incelemeye alarak olayı tüm yönleriyle araştırıyor.

Bu kanlı hesaplaşma, kentte güvenlik endişelerini bir kez daha gündeme getirirken, vatandaşlar benzer olayların önüne geçilmesi için daha sıkı önlemler alınmasını talep etti.

Samsun’da 15 Yaşındaki Ehliyetsiz Sürücü Kaza Yaptı: Genç Sürücü Yaralandı

Samsun’un İlkadım ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazası, ehliyetsiz ve yaşı küçük sürücülerin trafikte oluşturduğu tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Anadolu Mahallesi Barış Bulvarı üzerinde 15 yaşındaki S.K. yönetimindeki otomobil, kavşakta başka bir araçla çarpıştı. Kazada yaralanan ehliyetsiz genç sürücü, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Edinilen bilgiye göre, olay İlkadım ilçesi Anadolu Mahallesi Barış Bulvarı’nda yaşandı. 15 yaşındaki S.K.’nin kullandığı 55 APV 184 plakalı otomobil, bir kavşakta 55 ANR 760 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle genç sürücü S.K. yaralandı. Olay yerine hızla ulaşan sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. S.K.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Bu kaza, Samsun’da özellikle son yıllarda artış gösteren “yaşı küçük ve ehliyetsiz sürücüler” sorununu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar ve trafik yetkilileri, çocuk yaşta direksiyon başına geçen kişilerin hem kendi can güvenliklerini hem de trafikteki diğer sürücü ve yayaların hayatlarını büyük risk altına soktuğunu belirtiyor. Ailelerin araç anahtarlarını kontrolsüz bırakmaması ve gençlerin ehliyet yaşı altında araç kullanmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuluyor.

Kazayla ilgili olarak polis tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında kazanın detayları, ehliyetsiz sürücünün aracı nasıl temin ettiği ve kaza anındaki hız durumu gibi teknik detaylar inceleniyor.

Samsun’da Dehşet Veren Aile İçi Şiddet: Babasını Darbedip İş Yerini Yakmaya Çalışan Oğul Tutuklandı

Samsun’un İlkadım ilçesinde akıllara durgunluk veren bir aile içi şiddet olayı yaşandı. 33 yaşındaki Ş.A., babası Y.A.’yı hem darbetti hem de tehdit etti, ardından babasının iş yerinin camlarını kırıp benzinle yakmaya kalkıştı. Polis ekiplerinin zamanında müdahalesiyle yakalanan saldırgan oğul, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olay, Samsun’un İlkadım ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 51 yaşındaki Y.A., oğlu Ş.A.’nın kendisini darbedip hakaret ve tehditlerde bulunduğunu belirterek polise başvurdu. Baba Y.A., ayrıca oğlu Ş.A.’nın iş yerinin camlarını kırdığını ve benzinle yakmaya çalıştığını ifade etti.

İhbar üzerine harekete geçen İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği ekipleri, olay yerine intikal etti. Ş.A.’yı, elinde benzin bidonuyla iş yerini ateşe verme girişiminde bulunamadan yakaladı. Gözaltına alınan Ş.A., emniyetteki işlemlerinin ardından Samsun Adliyesi’ne sevk edildi.

Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılan 33 yaşındaki Ş.A., “babaya şiddet uygulama,” “tehdit,” “hakaret” ve “mala zarar verme” gibi suçlamalarla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu olay, aile içi şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne sererken, kamuoyunda derin bir üzüntü ve endişe yarattı. Yetkililer, aile içi şiddetle mücadele konusunda kararlılıklarını sürdüreceklerini vurguladı.

Experience the thrill of speed on a motorcycle journey through lush, winding forest roads.

Kırıkkale’de Motosiklet Tamirhanesinde Korkutan Yangın ve Patlamalar

Kırıkkale’de, Gürler Mahallesi’nde bulunan bir motosiklet tamir dükkanında çıkan yangın, içerideki sprey tüplerinin art arda patlamasıyla büyük paniğe yol açtı. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde yangın kontrol altına alınırken, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması sevindirici bulundu. Mahalle sakinleri patlama sesleriyle kısa süreli bir korku yaşadı.

23 Eylül 2025 Salı günü akşam saatlerinde Kırıkkale’nin Gürler Mahallesi İstiklal Caddesi’nde faaliyet gösteren bir motosiklet tamir atölyesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, iş yerini tamamen sararak çevredekilere korku dolu anlar yaşattı.

Yangına Kırıkkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri ihbar üzerine hızla olay yerine gelerek müdahale etti. Ancak söndürme çalışmaları sırasında dükkan içerisinde bulunan sprey tüplerinin peş peşe patlaması, hem itfaiye erleri hem de çevrede toplanan vatandaşlar arasında büyük paniğe neden oldu. Patlama anları, bazı vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.

Patlamaların şiddetine rağmen itfaiye ekipleri yangına kahramanca müdahale etmeye devam etti. Yapılan yoğun çalışmalar sonucunda alevler kontrol altına alındı ve iş yerinde soğutma çalışmaları başlatıldı. Olayda en sevindirici gelişme ise, yangın ve patlamaların etkisiyle ortaya çıkan büyük tehlikeye rağmen herhangi bir yaralanma veya can kaybının yaşanmaması oldu.

Eğlence Mekanından Çıkan 62 Yaşındaki Adam, Aracının Arka Koltuğunda Ölü Bulundu

Antalya’da, bir eğlence mekanından ayrıldıktan sonra kayıplara karışan 62 yaşındaki Mukadder Şen, park halindeki otomobilinin arka koltuğunda ölü bulundu. Şen’in cansız bedeni üzerinde herhangi bir darp veya kesici alet izine rastlanmazken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.

Olay, dün öğleden sonra saat 14.30 sularında Konyaaltı ilçesine bağlı Molla Yusuf Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde meydana geldi. Yol kenarında park halinde bulunan 07 S 5576 plakalı Tofaş marka bir aracın arka koltuğunda hareketsiz yatan bir kişiyi gören vatandaşlar, durumu derhal 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine hızla polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, araçta bulunan kişinin 62 yaşındaki Mukadder Şen olduğu ve hayatını kaybettiği belirlendi.

Olay Yeri İnceleme Ekipleri Delil Topladı

Şen’in cansız bedeninin bulunmasının ardından, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri bölgeye yönlendirildi. Olay yeri inceleme ekipleri, araç üzerinde detaylı parmak izi ve delil çalışması gerçekleştirdi. Araç içerisinde bir bardakta bulunan ve alkol olduğu değerlendirilen sıvı, incelenmek üzere delil torbasına konularak Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Kamera Kayıtları Yeni Detayları Ortaya Çıkardı

Mukadder Şen’in eşi ve oğlu acı haberi alarak olay yerine geldi. Ekipler, Şen’in cansız bedeninin arka koltukta bulunması nedeniyle çevredeki güvenlik kameralarını titizlikle incelemeye aldı. Kamera kayıtlarında, Şen’e ait 07 S 5576 plakalı aracın, olay yerine gece saat 01.00 sularında başka bir kişi tarafından bırakıldığı tespit edildi. Aracın bırakıldığı sırada Mukadder Şen’in arka koltukta hareket halinde olduğu belirlendi.

Şen’in vücudunda herhangi bir darp ya da kesici veya delici alet izine rastlanmadığı ifade edildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Mukadder Şen’in cansız bedeni, Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan detaylı soruşturma sürüyor.

Sonsuzluğun Kısa Şairi: Nilgün Marmara’nın Ardından Kalan Miras

Türk şiirinin derin ve melankolik sesi Nilgün Marmara, kısa süren yaşamına sığdırdığı eşsiz dizeleri ve trajik sonuyla edebiyat dünyasında silinmez bir iz bıraktı. Henüz 29 yaşındayken aramızdan ayrılan Marmara, arkasında bıraktığı şiirler, günlükler ve metinlerle, özellikle genç kuşaklar için bir kült figür haline geldi. Onun şiiri, varoluşsal sancıları, yalnızlığı ve kadınlık deneyimini cesurca irdeleyen bir iç sesin yankısıdır.

Erken Yaşamı ve Şiire Açılan Kapı

Nilgün Marmara, 13 Şubat 1958’de İstanbul, Moda’da, Balkan göçmeni bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Orta ve lise eğitimini Kadıköy Maarif Koleji’nde tamamladı. Üniversite hayatına İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde başlamış olsa da, siyasi atmosfer nedeniyle buradan ayrılarak yeniden sınava girdi ve Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne kabul edildi. Bu süreç, onun edebi yolculuğunun temel taşlarından birini oluşturacaktı. 1985 yılında, hayatı ve şiirine derinden etki eden Sylvia Plath üzerine yazdığı “Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi” başlıklı teziyle mezun oldu.

Özgün Ses ve Derin Etkileşimler

Marmara’nın şiiri, kendine özgü bir melankoli, içe dönüklük ve yer yer sürrealist unsurlarla dikkat çeker. Varoluşsal sorgulamalar, yabancılaşma hissi ve toplumsal baskılara karşı kadının duruşu, dizelerinde sıkça işlediği temalar arasındadır. Şairin edebi kişiliğinde Sylvia Plath’ın etkisi yadsınamaz; tıpkı Plath gibi, o da hayatı “bir başka dünyanın bekleme odası” olarak görmekteydi. Bu derin etkileşim, onun eserlerine benzersiz bir yoğunluk katmıştır. Marmara’nın feminist bir bakış açısıyla kadın hakları ve cinsiyet eşitliği konularında da eserler verdiği belirtilmiştir.

Kısa iş hayatı boyunca farklı pozisyonlarda bulunsa da, asıl kendini ait hissettiği yer edebiyat ve dost sohbetleriydi. 1982’de evlendiği Kağan Önal ile eşinin işi nedeniyle 16 ay Libya’da yaşadı. Libya’nın çöl atmosferinin psikolojisini olumsuz etkilediği ifade edilir. İstanbul’a döndükten sonra Kızıltoprak’taki evleri, dönemin önemli şairlerinin, aralarında Ece Ayhan, Cemal Süreya, Edip Cansever ve İlhan Berk gibi isimlerin de bulunduğu bir buluşma noktası haline geldi. Bu dostluk ortamları, onun şiir dünyasını besleyen önemli kaynaklardan biriydi.

Posthumous Miras ve Spekülasyonların Sonu

Nilgün Marmara, 13 Ekim 1987’de, 29 yaşındayken yaşadığı evin penceresinden atlayarak hayatına son verdi. Manik-depresif bozukluk tanısı konulmuş olmasına rağmen tedavi görmeyi reddettiği belirtilir. Erken ve trajik ölümü, ardında büyük bir boşluk ve pek çok spekülasyon bıraktı. İntiharı sonrasında Ece Ayhan’ın “Meçhul Öğrenci Anıtı” şiirindeki dizeleriyle ona seslenmesi de edebi çevrelerde yankı uyandırdı.

Hayattayken hiçbir kitabı yayımlanmayan Nilgün Marmara’nın eserleri, vefatının ardından okuyucuyla buluştu. En bilinen şiir derlemesi “Daktiloya Çekilmiş Şiirler” 1988’de, deneme ve düz yazılarından oluşan “Metinler” ise 1990’da yayımlandı. Onun iç dünyasını gözler önüne seren “Kırmızı Kahverengi Defter” adlı günlüğü 1993’te, notlarından oluşan “Defterler” (2016) ve “Kağıtlar” (2017) ise daha sonra okuyucuya sunuldu. Özellikle “Defterler”in yayımlanmasıyla birlikte, şairin hayatı ve ölümü etrafında dönen yanlış anlaşılmaların ve spekülasyonların önemli ölçüde sona erdiği, okuyuculara daha gerçekçi bir Nilgün Marmara portresi sunduğu ifade edilmektedir.

Edebiyatımızdaki Sonsuz Yankı

Nilgün Marmara, 80 kuşağı Türk şiirinin en özgün ve çarpıcı isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun şiiri, sadece kişisel acıların bir yansıması olmakla kalmayıp, aynı zamanda varoluşun evrensel sancılarına dokunan, zamanının ötesinde bir derinliğe sahiptir. Edebiyat araştırmalarında, şairin hayatıyla şiirinin sıkça iç içe ele alındığı, intiharının şiirlerinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulanmaktadır. Kısa yaşamına rağmen bıraktığı güçlü edebi mirasla Nilgün Marmara, Türk şiirinde “dünyayla yaralı” bir ruhun, zamana meydan okuyan sesidir ve gelecek nesillere ilham vermeye devam etmektedir.

Bismil’de Yürek Burkan Kaza: 2 Yaşındaki Meryem Şen Hayatını Kaybetti

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde meydana gelen trajik bir olayda, 2 yaşındaki Meryem Şen, manevra yapan bir kamyonetin altında kalarak yaşamını yitirdi. Kırsal Topraklı (Hillanê) Mahallesi’nde yaşanan kaza, tüm yurdu yasa boğdu.

Edinilen bilgilere göre olay, dün akşam saatlerinde Bismil’e bağlı Topraklı Mahallesi’nde meydana geldi. Köye seyyar satıcılık yapmak için gelen ve sürücüsünün kimliği ile plakası henüz öğrenilemeyen bir kamyonet, mahalle içinde manevra yaptığı sırada yolda bulunan Meryem Şen’e çarptı. Kamyonetin altında kalan talihsiz çocuk ağır yaralandı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Yakınları tarafından hemen Bismil Devlet Hastanesi’ne kaldırılan minik Meryem, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Meryem Şen’in vefat haberi, ailesini ve tüm mahalleyi derin bir üzüntüye boğdu.

Minik Meryem’in cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından gözyaşları arasında Topraklı (Hillanê) Köyü’nde toprağa verildi. Olayın ardından jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan kamyonet sürücüsü, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Kazayla ilgili detaylı soruşturma ise devam ediyor.

Siirt’te Feci Kaza: Anne ve Oğlu Aracın Altında Kalarak Yaralandı

SİİRT – Siirt-Kurtalan karayolunun Afetevleri Mahallesi mevkiinde meydana gelen korkunç trafik kazasında, yolun karşısına geçmeye çalışan bir anne ve oğlu, hızla gelen bir otomobilin çarpması sonucu yaralandı. Olay yerine hızla sevk edilen sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı.

Kaza, Siirt-Kurtalan kara yolu üzerindeki Afetevleri Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 43 yaşındaki Gülsen Eker ve 11 yaşındaki oğlu Muhammed Talha Eker, yolun karşısına geçmeye çalışırken, sürücüsünün kimliği ve plakası henüz öğrenilemeyen bir otomobilin çarpmasıyla yere yığıldı. Çarpmanın etkisiyle savrulan anne ve oğul, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapıldı.

Yaralı anne ve oğlu, sağlık ekiplerince yapılan ilk yardımın ardından ambulanslarla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan Gülsen Eker ve Muhammed Talha Eker’in sağlık durumlarına ilişkin detaylı bilgi verilmezken, yetkililer kazayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlattı. Görgü tanıkları, otomobilin süratli olduğunu belirtirken, kaza yerinde güvenlik önlemleri alındı.

Bu tür kazaların önlenmesi için sürücülerin daha dikkatli olması ve yaya geçitlerinin kullanımının önemine bir kez daha vurgu yapıldı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Close-up of hands gently holding a delicate pink flower symbolizing care and nature.

25 Yıllık Sır Perdesi Aralandı: Bebek Gülüzar Cinayetinin Zanlısı Ablası Çıktı

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 2000 yılında işlenen ve yıllardır aydınlatılamayan 2 aylık Gülüzar bebeğin cinayet dosyası, 25 yıl sonra Nazilli’de düzenlenen operasyonla çözüldü. Olayın şüphelisi olarak yakalanan kişinin, bebeğin ablası D.İ. (38) olduğu ve cinayeti itiraf ettiği öğrenildi.

Adeta bir polisiye roman senaryosunu andıran olay, Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 2000 yılında meydana geldi. Henüz 2 aylık olan Gülüzar bebek, evinde ölü bulunmuş ve bu trajik ölüm o dönemde sır perdesini aralayamamıştı. Dosya, 25 yıl boyunca faili meçhul olarak kalmış, ancak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yeniden açılan detaylı soruşturma sayesinde umut ışığı doğdu.

Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri, yaklaşık iki ay süren titiz ve gizli bir araştırma yürüttü. Bu sıkı çalışmalar sonucunda, 11 Ekim 2000 tarihinde işlenen cinayetin şüphelisinin, o dönemde 13 yaşında olan D.İ. olduğu tespit edildi. Zanlı D.İ., Aydın’ın Nazilli ilçesinde düzenlenen başarılı bir operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki sorgusunda D.İ., 25 yıl önce işlediği korkunç cinayeti itiraf etti. İfadesinde, annesinin kendisini sürekli azarlamasından ve bebeğe bakma sorumluluğunu kendisine bırakmasından dolayı duyduğu öfkeyle hareket ettiğini belirtti. Bebek ağlamaya başlayınca, annesine olan kızgınlığı nedeniyle 2 aylık kardeşi Gülüzar’ı yastıkla boğarak öldürdüğünü kabul etti.

Gözaltına alınan D.İ., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Bu olay, adaletin er ya da geç tecelli edeceği inancını bir kez daha pekiştirirken, yıllar sonra aydınlatılan cinayet, kamuoyunda derin yankı uyandırdı. Soğuk bir dosyanın 25 yıl sonra gün yüzüne çıkması, cinayet masası dedektiflerinin azim ve kararlılığının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.