Türk Medyasının Duayeni Uğur Dündar: 82 Yaşında Hâlâ Gündemde

Türk basınının ve televizyonculuğunun duayen ismi İsmail Uğur Dündar, 28 Ağustos 1943 tarihinde İstanbul’un Silivri ilçesine bağlı Akören köyünde dünyaya geldi. 82 yaşına merdiven dayamış olmasına rağmen, gazetecilikten haber programcılığına, yazarlıktan spor yöneticiliğine ve hatta oyunculuğa kadar uzanan çok yönlü kariyeriyle Türkiye’nin nabzını tutmaya devam ediyor. Dündar, meslek hayatına adanmışlığı ve araştırmacı gazetecilik kimliğiyle izleyicilerin ve okurların gönlünde özel bir yer edinmiştir.

Eğitim Hayatı ve Kariyerinin İlk Adımları

Uğur Dündar, orta öğrenimini Karagümrük Ortaokulu’nda tamamladıktan sonra Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Ardından İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nden mezun olarak gazetecilik alanındaki akademik temelini attı. Bu yıllarda Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın da başkanlığını yapan ve 1979’da suikast sonucu hayatını kaybeden Abdi İpekçi gibi önemli isimlerden ders alma fırsatı buldu.

Gazetecilik kariyerine 1970 yılında TRT’nin açtığı sınavı kazanarak televizyon yapımcısı olarak başlayan Dündar, aynı yıl Birleşik Krallık’ta BBC’nin “Televizyonda Yapım-Yönetim” kursuna katılarak uluslararası birikimini artırdı. Türkiye’ye döndükten sonra TRT’de yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak 19 yılı aşkın süreyle görev yaptı ve pek çok başarılı programa imza attı.

Araştırmacı Gazeteciliğin Öncüsü: “Arena” Efsanesi

Uğur Dündar, Türkiye’de araştırmacı televizyon gazeteciliğini başlatan kişi olarak tarihe geçti. Özellikle 1990’lı yıllarda Show TV, Kanal D ve Star TV gibi kanallarda yayımlanan “Arena” programıyla milyonlarca izleyiciye ulaştı ve adeta bir döneme damga vurdu. “Arena”, toplumsal olayları derinlemesine inceleyen, yolsuzlukları ve usulsüzlükleri gözler önüne seren cesur yayınlarıyla hafızalara kazındı ve birçok ödülün sahibi oldu. Dündar, bu programla sadece haberleri aktarmakla kalmamış, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi ve sosyal hayatına yön veren önemli tartışmalara da imza atmıştır.

Çok Yönlü Bir Medya Profesyoneli

Dündar’ın kariyeri sadece televizyonculukla sınırlı kalmadı. 1970’ten itibaren Resmî Gazete’de yazarlığa başlayan Uğur Dündar, daha sonra Hürriyet, Star, Sabah, Milliyet ve Sözcü gibi Türkiye’nin önde gelen gazetelerinde köşe yazarlığı yaparak geniş kitlelere ulaştı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’nde “Televizyon Programcılığı” dersleri vererek bilgi ve deneyimlerini genç nesillere aktardı.

Sinema ve dizi oyunculuğu alanında da deneyimleri bulunan Dündar, 1975 yapımı “İşte Hayat” filminde Hülya Koçyiğit ve Adile Naşit ile birlikte rol alarak “gazeteci Uğur Dündar’ı” canlandırdı. “Olacak O Kadar”, “Yılan Hikâyesi”, “Üvey Baba” gibi yapımlarda da konuk oyuncu olarak yer aldı.

Spor Yöneticiliği ve Güncel Faaliyetleri

Uğur Dündar’ın bir diğer önemli görevi ise spor yöneticiliği oldu. 21 Nisan 2022 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı olarak göreve başlayan Dündar, bu görevini 27 Nisan 2024 tarihine kadar sürdürdü.

Günümüzde de aktif olarak mesleğini icra etmeye devam eden Uğur Dündar, Mayıs 2012’den bu yana Sözcü Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmakta ve Eylül 2024’ten beri Sözcü Televizyonu’nda “Uğur Dündar ile Arena” programını sunmaktadır. Programlarında kayıp depremzedeler, sığınmacı sorunu, rant iddiaları gibi güncel ve kritik konuları işlemeyi sürdürmektedir.

Özel hayatına dair yakın zamanda basına yansıyan bir babalık davası ise DNA testleri sonucunda biyolojik bağ bulunmadığı ve Yargıtay tarafından kesin olarak reddedildiği haberleriyle gündeme gelmişti.

Yasemin Baradan Dündar ile 1993 yılında evlenen Uğur Dündar’ın Damla, Bora ve Bartu adlarında üç çocuğu bulunmaktadır.

Uğur Dündar, Türk medyasının dürüstlük, cesaret ve araştırmacılık ilkelerini benimseyen, toplumu bilgilendirme ve kamu yararına hizmet etme misyonunu ömür boyu sürdüren nadir isimlerden biri olarak varlığını güçlü bir şekilde devam ettirmektedir. 82 yaşında olmasına rağmen, kaleminden ve ekranından yansıyan enerjisiyle Türkiye’nin gündemini şekillendirmeye devam etmektedir.

A stunning cityscape of Istanbul at sunset featuring the iconic Suleymaniye Mosque and bustling Bosphorus ferry.

İstiklâl Şairi Mehmet Âkif Ersoy: Bir Neslin Ruhu, Bir Milletin Sesinin Mimarı

Türk ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli marşı olan İstiklâl Marşı’nın yazarı, “İstiklal Şairi” ve “Millî Şair” unvanlarıyla anılan Mehmet Âkif Ersoy, sadece bir şair değil, aynı zamanda veteriner hekim, öğretmen, siyasetçi ve vatanperver bir mütefekkirdi. Mehmed Ragîf adıyla dünyaya gelen bu müstesna şahsiyet, yaşadığı dönemin tüm çalkantılarına rağmen sarsılmaz inancıyla bir milletin bağımsızlık ateşini dizelerinde harmanlamıştır.

Doğumu ve Çok Yönlü Kişiliği

Mehmet Âkif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde doğdu. Arnavut kökenli babası İpekli Tahir Efendi’den aldığı güçlü İslami eğitimle yoğrulan Âkif, annesi Emine Şerife Hanım’dan da derin bir kültürel miras devralmıştır. Küçük yaşta başladığı eğitim hayatında Arapça, Farsça ve Fransızcaya olan yatkınlığıyla dikkat çekmiş, rüştiyedeki eğitimi sırasında Türkçe öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi’den etkilendiği bilinmektedir. Babasının vefatının ardından Mekteb-i Mülkiye’den ayrılıp parasız yatılı olarak girdiği Halkalı Baytar Mekteb-i Âli’yi 1893 yılında birincilikle tamamlamıştır.

Veteriner hekim olarak görev yaparken, aynı zamanda şiire olan tutkusunu sürdürmüş ve “Şair” kimliğiyle tanınmıştır. Öğretmenlik de yapan Ersoy, 1906’da Halkalı Baytar Mektebi’nde, 1908’den sonra ise Edebiyat Fakültesi ve Dârülhilâfe Medresesi’nde Osmanlı Edebiyatı hocalığı yapmıştır. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim (daha sonra Sebilü’r-Reşad) dergisinin başyazarlığını üstlenerek yazın dünyasındaki etkisini artırmıştır.

Milli Mücadelenin Kalemi: İstiklâl Marşı

Mehmet Âkif Ersoy’un hayatının en kritik dönüm noktalarından biri, Milli Mücadele yıllarında üstlendiği roldür. I. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Burdur milletvekili olarak görev yapan Âkif, ülkenin içinde bulunduğu zorlu koşullarda Anadolu’yu karış karış gezerek halka ve orduya moral aşılamış, vaazlarıyla milli bilinci uyandırmaya çalışmıştır.

İstiklâl Savaşı’nın en çetin günlerinde, Maarif Vekaleti (Eğitim Bakanlığı) tarafından milli bir marş yazılması için şiir yarışması düzenlenmiştir. Ancak Âkif, ödül konulması nedeniyle yarışmaya katılmayı reddetmiştir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarları ve ödül şartının kaldırılacağı taahhüdü üzerine, Âkif büyük bir iman ve ilhamla İstiklâl Marşı’nı yazmıştır. Şiir, 12 Mart 1921’de TBMM tarafından milli marş olarak kabul edilmiş, Âkif ise kazandığı 500 liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklara meslek öğreten Darü’l-Mesai Vakfı’na bağışlayarak örnek bir duruş sergilemiştir. Oğlu Emin Ersoy’un ifadesiyle, babasının kendilerine bıraktığı en büyük miras “muhteşem bir isim ve gurur” olmuştur.

Eserleri ve Fikir Dünyası

Namık Kemal, Muallim Naci ve Cemaleddin Efganî gibi isimlerden etkilenen Mehmet Âkif, sanatını toplumun hizmetine sunan, “toplum için sanat” anlayışını benimsemiş bir şairdir. Başyapıtı olan “Safahat” adlı yedi kitaptan oluşan şiir külliyatı, yaşadığı dönemin toplumsal ve siyasi meselelerine ayna tutar. “Çanakkale Destanı,” “Bülbül,” “Süleymaniye Kürsüsünde,” “Hakkın Sesleri,” “Fatih Kürsüsünde,” “Hatıralar,” “Âsım” ve “Gölgeler” Safahat’ı oluşturan önemli eserleridir. Mehmet Âkif, şiirlerinde insan, millet, vatan ve bayrak sevgisini işlemiş, millî ve manevî değerlerin yücelmesini amaçlamıştır.

Hatırası ve Günümüzdeki Yeri

Mehmet Âkif Ersoy, 27 Aralık 1936’da İstanbul’da vefat etmiş ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilmiştir. Türkiye’de her yıl 12 Mart, resmî olarak “İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü” olarak kutlanmaktadır. Onun mirası, aradan geçen onca yıla rağmen canlılığını korumakta ve çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Örneğin, 2011 yılı T.C. Başbakanlığı tarafından “Mehmet Akif Ersoy Yılı” ilan edilmiş, İstanbul Beykoz’da 2018 yılında Mehmet Akif Ersoy Şiir Müzesi kurulmuş ve İstiklal Marşı’nın kabulünün 100. yılı olan 2021’de, Mehmet Âkif Ersoy’un İstanbul’da yaşadığı ev Hatıra Evi olarak ziyarete açılmıştır.

Mehmet Âkif Ersoy; Mehmet Emin Ersoy, Suat Argon, Tahir Ersoy, İbrahim Naim Ersoy, Cemile Doğrul ve Feride Akçor adında altı çocuk babasıydı. O, hem bir aile reisi hem de tüm milletin “İstiklal Şairi” olarak, ruhu, eserleri ve kişiliğiyle bütünlük arz eden, vatanı ve milleti için her türlü fedakarlığı göze almış, sağlam karakterli bir dava adamı olarak daima hatırlanacaktır. Onun “Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem; gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem” dizeleri, sarsılmaz duruşunun ve adanmışlığının bir simgesi olarak nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir.

A warm vintage morning setup with coffee, newspaper, and smartphone on wooden table.

Karapınar Yolu Üzerinde Trafik Kazası: İki Yaralı Hastaneye Kaldırıldı

Konya’nın Karapınar ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında iki kişi yaralanarak hastaneye sevk edildi. Kaza, Konya-Karapınar kara yolu Merdivenli mevkii yakınlarında, bir otomobilin akaryakıt istasyonundan çıkış yapan tıra çarpması sonucu meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre olay, Konya istikametinden Karapınar yönüne seyir halinde olan A.O.K. idaresindeki 33 AKA 847 plakalı tırın, bir akaryakıt istasyonundan yola çıktığı sırada gerçekleşti. Aynı yönde ilerleyen A.E. yönetimindeki 06 FUT 39 plakalı otomobil, tırla çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan otomobil, refüje çıkarak durabildi.

Kazada, otomobil sürücüsü A.E. ile araçta yolcu olarak bulunan bir kişi yaralandı. Olay yerine ihbar üzerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralılara olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. İlk müdahalelerin ardından yaralılar, ambulanslarla Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Batman’da Trafik Kazası: Bir Yaralı

Batman’da bugün öğle saatlerinde yeni sanayi kavşağında iki aracın çarpışması sonucu bir trafik kazası meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, çarpışmanın şiddetiyle araçlarda maddi hasar oluşurken, bir kişi yaralandı. Olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı şahıs, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili detaylı inceleme başlatıldı.

Düzce Yasta: 5. Sınıf Öğrencisi Muhammed Ali Günaydın Hayatını Kaybetti

Düzce’nin Bahçeşehir Bölgesi Çamlıevler Mahallesi’nden yürek yakan bir haber geldi. Ailesi tarafından evde baygın halde bulunan 5. sınıf öğrencisi Muhammed Ali Günaydın, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Düzce Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan talihsiz çocuk, doktorların yoğun çabasına rağmen yaşama tutunamadı. Polis incelemesinde, Muhammed Ali’nin bir hafta önce kutlanan doğum günü için alınan büyük boyutlu süs balonunu başına geçirdiği ve balonu çıkaramayınca nefessiz kalarak hayatını kaybettiği belirlendi. Bu trajik olayla ilgili savcılık tarafından soruşturma başlatılırken, Düzce Milli Eğitim Müdürlüğü taziye mesajı yayımladı.

Bursa’da Benzin İstasyonunda Film Gibi Anlar: Araç Kendiliğinden Hareket Etti

Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki bir benzin istasyonunda ise şaşırtıcı anlar yaşandı. Beşevler Mahallesi’nde bulunan akaryakıt istasyonuna yakıt almak için gelen bir otomobilin sürücüsü, ödeme yapmak üzere araçtan indi. Bu sırada, benzin pompası takılıyken otomobil kendiliğinden hareket etmeye başladı. Panik yaşayan istasyon görevlisi (pompacı), benzin tabancasını bırakıp aracı durdurmak için tabancanın borusuna asılarak film sahnelerini aratmayan bir çaba gösterdi. Şans eseri olayda herhangi bir yaralanma meydana gelmezken, o anlar iş yerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

A woman peacefully emerging from calm ocean waters at sunset, creating a serene atmosphere.

gül onat 71 yaş pankreas kanseriyle mücadelesini sürdürüyor

Türk televizyonunun sevilen yüzlerinden, “Sihirli Annem” dizisindeki Perihan Peri rolüyle geniş kitlelerin sevgisini kazanan 71 yaşındaki usta oyuncu Gül Onat, pankreas kanseriyle mücadelesini sürdürüyor. Ekranlardan uzak kalma sebebini geçtiğimiz dönemde açıklayan sanatçı, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımında sevenlerinden dualarını eksik etmemelerini istedi.

Gül Onat’tan Duygulandıran Paylaşım: “Bir Tedavi Günü Daha… Dualarınızı Eksik Etmeyin”

Uzun yıllar boyunca tiyatro sahnelerinde ve televizyon ekranlarında bıraktığı izlerle hafızalara kazınan Gül Onat, özellikle “Sihirli Annem” dizisinde canlandırdığı Perihan Peri karakteriyle gönüllerde taht kurmuştu. Hayranlarının “Hayatımda en sevdiğim set” sözleriyle anlattığı bu projeden sonra ekranlardan uzak kalan usta oyuncunun, bu ayrılığın ardında ciddi bir sağlık sorunu olduğu ortaya çıkmıştı. Onat, bir süredir pankreas kanseriyle mücadele ediyor.

71 yaşındaki deneyimli oyuncu, tedavi sürecine dair zaman zaman sosyal medya üzerinden paylaşımlar yaparak sevenlerini bilgilendiriyor. Son olarak hastane ortamından bir kare paylaşan Gül Onat, duygusal bir notla takipçilerinden destek istedi. Onat paylaşımında, “Bir tedavi günü daha… Dualarınızı eksik etmeyin dostlar” ifadelerini kullandı. Bu çağrıya, takipçilerinden binlerce “geçmiş olsun” ve “acil şifalar” mesajı yağdı.

Zorlu Mücadelede Umut Veren Haberler

Pankreas kanseri teşhisi konulmasının ardından kemoterapi ve cerrahi operasyonlarla süreci yönetmeye başlayan Gül Onat, yaşadığı zorlukları daha önce samimi açıklamalarla dile getirmişti. Katıldığı bir programda, 45 dakika sürmesi beklenen ameliyatının tam 8 saat sürdüğünü belirten Onat, “Allah can düşmanıma vermesin, çok zor bir süreçti. Ne zaman öleceğim acaba diyorum” sözleriyle mücadelesinin ağırlığını gözler önüne sermişti.

Ancak usta oyuncudan geçtiğimiz haftalarda umut veren bir haber de gelmişti. Onat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iki önemli tıbbi işlemi geride bıraktığını ve bu işlemlerin sonuçlarının “temiz” çıktığını duyurmuştu. Bu sevindirici gelişmeyi “Şükür hepsi temiz çıktı. Şimdi zehirterapiye devam…” sözleriyle sevenleriyle paylaşan sanatçı, takipçilerini sağlık durumu hakkında bilgilendirmeye devam edeceğini belirtmişti.

Gül Onat’ın pankreas kanseriyle olan cesur mücadelesi, hem sanat camiasından hem de hayranlarından büyük takdir ve destek görüyor. Sevenleri, “Perihan Peri”lerinin bir an önce sağlığına kavuşması için dualarını eksik etmiyor.

A hand holds a lensball capturing an inverted historic building in Istanbul, creating a dreamy effect.

Türk Futbolunun Acı Günü: İmparator Fatih Terim’in Annesi Nuriye Terim Son Yolculuğuna Uğurlandı

Türk futbolunun efsanevi ismi Fatih Terim’in annesi Nuriye Terim, 25 Kasım 2022 tarihinde, 91 yaşında hayata gözlerini yumdu. 1931 yılında Adana’da dünyaya gelen Nuriye Terim’in vefatı, spor ve siyaset dünyasında derin üzüntüye neden oldu.

Bir süredir rahatsızlıkları nedeniyle evde bakım hizmeti alan Nuriye Terim, son olarak 12 Ekim 2022’de hastaneye kaldırılmış ve 43 gün sonra yaşam mücadelesini kaybetmişti.

Adana’da Duygusal Veda

Nuriye Terim için 26 Kasım 2022 Cumartesi günü memleketi Adana’da, Asri Mezarlığı Camisi’nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Yoğun bir katılımın olduğu törende Fatih Terim ve ailesi taziyeleri kabul etti. Nuriye Terim’in naaşı, kılınan cenaze namazının ardından Adana Asri Mezarlığı’ndaki aile kabristanında, 2019 yılında 95 yaşında vefat eden eşi Talat Terim’in yanında toprağa verildi.

Cenaze törenine, Fatih Terim’in kızları Buse Terim Bahçekapılı ve Merve Terim Çetin’in yanı sıra, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve TFF Yönetim Kurulu üyeleri, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Adana Valisi Süleyman Elban, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar gibi siyaset ve devlet erkanından önemli isimler katıldı. Spor camiasından da Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Adana Demirspor Teknik Direktörü Vincenzo Montella ve Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Emre Belözoğlu gibi birçok teknik adam, kulüp yöneticisi ve spor insanı Fatih Terim’i bu acı gününde yalnız bırakmadı.

Spor ve Siyaset Dünyasından Taziye Mesajları

Nuriye Terim’in vefat haberinin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Galatasaray Spor Kulübü, Adana Demirspor ve Ankaragücü başta olmak üzere birçok kulüp ve kurumdan taziye mesajları yayımlandı. TFF yayımladığı mesajda, “A Milli Takımımızda 3 dönem Teknik Direktörlük ve Türkiye Futbol Direktörlüğü görevlerini başarıyla gerçekleştirmiş Sayın Fatih Terim’in annesi Nuriye Terim’in vefat ettiğini derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Merhume Nuriye Terim’e Allah’tan rahmet; Sayın Fatih Terim, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verdi. Galatasaray Kulübü ise mesajında, “Efsanemiz Fatih Terim’in kıymetli annesi Nuriye Terim’in hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Merhume Nuriye Terim’e Allah’tan rahmet; kederli Terim Ailesi’nin tüm mensuplarına, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz” dedi.

Nuriye Terim, geride bıraktığı hatıraları ve yetiştirdiği Türk sporunun önemli isimlerinden Fatih Terim ile anılmaya devam edecek.

Laguna Beach police vehicle patrols the street at night, showcasing law enforcement presence.

Kütahya’da Görev Başında Acı Kayıp- Uzman Çavuş Yücel Yeşil Şehit Düştü

Kütahya’nın Aslanapa ilçesinde, yol kontrol devriyesi görevi yapan Jandarma Uzman Çavuş Yücel Yeşil (26), kontrolden çıkan bir otomobilin çarpması sonucu şehit oldu. Acı haber, tüm yurdu yasa boğarken, şehidin iki gün sonra doğum yapacak olan hamile eşi ve ailesi büyük bir üzüntüye boğuldu.

Olay, Kütahya-Gediz karayolunun 40. kilometresindeki Göynükören kavşağı yakınlarında meydana geldi. Çavdarhisar İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Uzman Çavuş Yücel Yeşil, uygulama yaptığı sırada Abdullah D. (43) yönetimindeki 43 ABU 899 plakalı otomobilin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle karşı şeride geçerek çarptığı aracın altında kaldı. Çarpmanın etkisiyle şarampole yuvarlanan otomobilde bulunan sürücü Abdullah D. ile eşi Rukiye D. ve çocukları Rüveyda D. ile İsmail D. yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, jandarma ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Uzman Çavuş Yeşil’in olay yerinde şehit olduğu belirlendi. Yaralılar ise ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayı yara almadan atlatan otomobil sürücüsü Abdullah D., gözaltına alınarak işlemleri için emniyete götürüldü.

Şehit Uzman Çavuş Yücel Yeşil’in henüz 26 yaşında olduğu ve bir çocuk babası olduğu öğrenildi. En acı detay ise, şehidin eşinin ikinci çocuğuna hamile olduğu ve iki veya üç gün sonra doğum yapmasının beklendiği haberi oldu. Bu yürek burkan bilgi, şehadet haberini duyan herkesi derinden etkiledi.

Milletvekilleri ve bakanlardan da taziye mesajları yayımlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Milli Savunma Bakanlığı, Uzman Çavuş Yücel Yeşil için başsağlığı mesajları yayımlayarak acılı aileye ve Türk milletine başsağlığı dileklerini iletti.

Şehit Uzman Çavuş Yücel Yeşil için Kütahya Jandarma Komutanlığı’nda bir uğurlama töreni düzenlendi. Törene Kütahya Vali Yardımcıları, Milletvekilleri, Belediye Başkanı ve çok sayıda askeri ve mülki erkan katıldı. Türk bayrağına sarılı naaşı, dualar eşliğinde memleketi Manisa’nın Kula ilçesine defnedilmek üzere gönderildi. Şehit Uzman Çavuş Yeşil, 14 Eylül Pazar günü (yarın) Manisa’da toprağa verilecek.

Denizli Acıpayam’da Feci Zincirleme Kaza: 1 Ölü, 4 Yaralı!**

Denizli’nin Acıpayam ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen zincirleme trafik kazası, Denizli-Antalya karayolunu kana buladı. Kumafşarı Mahallesi yakınlarında yaşanan feci kazada, bir kişi hayatını kaybederken, dört kişi de yaralandı. Yetkililer, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

Edinilen bilgiye göre kaza, 11 Eylül 2025 Çarşamba akşamı saat 18.30 sıralarında Denizli-Antalya karayolu Acıpayam ilçesi Kumafşarı Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Burdur’un Gölhisar ilçesine iş görüşmesine giden V.K. isimli esnafın kullandığı 20 SP 034 plakalı hafif ticari araç, dönüş yolunda henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıktı. Kontrolden çıkan araç, karşı şeride geçerek orta refüje çarptı ve bir ağaca çarparak durabildi.

Bu sırada, Denizli yönünden Antalya istikametine seyir halinde olan 20 KK 719 plakalı bir kamyonet, kazayı fark ederek yavaşladı ve yardım etmek amacıyla durmak istedi. Ancak aynı yönde seyreden 34 FU 940 plakalı Tofaş marka otomobil, aniden önünde duran kamyonete arkadan çarptı.

Çarpmanın şiddetiyle hurdaya dönen otomobilde bulunan 58 yaşındaki Keziban Özdöl, olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazaya karışan araçlarda bulunan toplam 4 kişi ise yaralandı. Yaralılar, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden çıkarıldı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından yaralılar, ambulanslarla Acıpayam Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Kaza nedeniyle Denizli-Antalya karayolunda trafik kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılmasının ardından yol yeniden ulaşıma açıldı. Jandarma ekipleri, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere geniş çaplı soruşturma başlattı. Hayatını kaybeden Keziban Özdöl’ün cenazesinin, bugün (12 Eylül 2025 Cuma) öğle namazını müteakip Burdur’un Tefenni ilçesine bağlı Beyköy’de toprağa verileceği belirtildi.

Manavgat’ta Şehir İçi Minibüsünde Fenalaşan Yolcu Hayatını Kaybetti – Kalp Krizi Şüpheleri Artıyor

Edinilen bilgiye göre olay, Manavgat Devlet Hastanesi önündeki duraktan şehir merkezi istikametine giden şehir içi minibüsünde meydana geldi. Minibüse binen Aytekin Yıldız (50), Hastane Caddesi üzerindeki Yapay Şelale mevkiine gelindiğinde aniden rahatsızlandı.

Durumu fark eden minibüs şoförü, aracı hemen durdurarak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. Olay yerine hızla ulaşan sağlık ekipleri, fenalaşan Aytekin Yıldız’a ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Yapılan ilk yardımın ardından Yıldız, ambulansla yakındaki özel bir hastaneye kaldırıldı.

Ancak hastanede yapılan tüm çabalara rağmen Aytekin Yıldız yaşam mücadelesini kaybetti. Yıldız’ın kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından netlik kazanacak olsa da, ilk belirlemelere göre kalp krizi geçirdiği üzerinde duruluyor.

Son dönemde Türkiye genelinde şehir içi toplu taşıma araçlarında benzer olayların yaşanması, vatandaşların sağlık kontrolleri ve ani rahatsızlıklara karşı bilinçlenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yolcuların veya sürücülerin araç içerisinde yaşadığı sağlık sorunları, hem kendi hayatlarını hem de diğer yolcuların güvenliğini tehdit edebiliyor. Daha önce Gaziantep’te direksiyon başında kalp krizi geçiren bir otobüs şoförü hayatını kaybetmiş, araçtaki bir yolcunun hızlı müdahalesiyle büyük bir facianın önüne geçilmişti. Yine Marmaris’te de benzer bir şekilde minibüs şoförü Sinan Sayın, direksiyon başında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Mardin’de ise 18 yaşındaki bir gencin şehir içi minibüsünde fenalaşıp hastanede hayatını kaybetmesi kentte üzüntü yaratmıştı.

Manavgat’ta yaşanan bu üzücü olay, toplu taşıma kullanan vatandaşların ve araç görevlilerinin acil durumlar karşısında daha dikkatli ve hazırlıklı olmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.

Tokat’ta Korkunç Kaza – 10 Günlük Yaşam Mücadelesi Acı Bitti

Tokat’ın Niksar ilçesinde 2 Eylül Salı günü meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan genç sürücü Hüseyin Cengiz, tedavi gördüğü hastanede 10 günlük yaşam mücadelesini kaybederek sevenlerini yasa boğdu.

Kaza, Niksar ilçe merkezinde, Ünye Caddesi Kaya Paşa Mahallesi’nde gerçekleşti. İddiaya göre, Hüseyin Cengiz’in kullandığı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki beton elektrik direğine çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç hurdaya dönerken, sürücü Hüseyin Cengiz ile birlikte araçta bulunan toplam iki kişi yaralandı.

Kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılardan durumu ağır olan Hüseyin Cengiz, acil olarak Ankara’ya sevk edilerek yoğun bakıma alındı. Ancak genç sürücü, doktorların tüm çabalarına rağmen 10 gündür süren hayat mücadelesini cuma günü itibarıyla kaybetti.

Bu elim olay, trafik güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne sererken, genç yaşta hayatını kaybeden Hüseyin Cengiz’in ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşadı. Kazayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Samandağ’da Bahçe Yangını Paniği: Seralar Son Anda Kurtarıldı

Hatay’ın Samandağ ilçesi, Tekebaşı Mahallesi’nde meydana gelen bahçe yangını, itfaiye ekiplerinin hızlı ve etkili müdahalesi sayesinde çevredeki seralara sıçramadan kontrol altına alındı. Olay, bölgede kısa süreli paniğe neden olsa da, büyük bir felaketin önüne geçildi.

8 Eylül 2025 tarihinde öğle saatlerinde Samandağ’ın Tekebaşı Mahallesi’nde henüz belirlenemeyen bir nedenle bir bahçede yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, rüzgarın da etkisiyle hızla yayılma eğilimi gösterdi. Yangının çevrede bulunan tarım alanlarına ve özellikle de bölge ekonomisi için büyük önem taşıyan seralara sıçrama riski, vatandaşlar arasında endişe yarattı.

Alevlerin fark edilmesi üzerine durum hemen yetkililere bildirildi. İhbarın ardından olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Samandağ İtfaiye Amirliği ekipleri, zamanla yarışarak yangın bölgesine ulaştı ve alevlere karşı yoğun bir mücadele başlattı. Ekiplerin özverili çalışmaları sayesinde yangın, kritik bir noktada, yani seralara ulaşmadan kuşatıldı. Uzun uğraşlar sonucunda alevler tamamen kontrol altına alındı ve soğutma çalışmaları yapıldı.

Yangında bahçede maddi hasar meydana geldiği belirtilirken, itfaiye ekiplerinin hızlı reaksiyonu sayesinde çok daha büyük zararların önüne geçildiği vurgulandı. Bu olay, özellikle yaz aylarında ve kuru havalarda artan yangın riskine karşı vatandaşların ve yetkililerin ne kadar dikkatli olması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, benzer olayların yaşanmaması için anız yakma ve diğer yangına sebebiyet verebilecek faaliyetlerden kaçınılması konusunda uyarılarda bulundu.