A pregnant woman stands gracefully on a dock by a tranquil lake, surrounded by nature.

Huddersfield’da Kan Donduran Cinayet: Mülteci Genci Sokak Ortasında Bıçaklayan Alfie Franco Suçlu Bulundu

İngiltere’nin Huddersfield kentinde, 20 yaşındaki Alfie Franco’nun, hamile kız arkadaşına yanlışlıkla dokunduğu iddia edilen 16 yaşındaki Suriyeli mülteci Ahmad Mamdouh Al Ibrahim’i sokak ortasında vahşice bıçaklayarak öldürdüğü cinayet davası, tüm ülkenin nefesini tutarak izlediği bir sürecin ardından sonuçlandı. Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen davada, jüri Alfie Franco’yu cinayetten suçlu buldu. Olayın güvenlik kameralarına yansıyan ve ülkeyi derinden sarsan görüntüleri, toplumda derin bir şok ve infial yarattı.

Dehşet Veren Anlar ve Olayın Detayları

Trajik olay, 3 Nisan’da (2024) Huddersfield’ın Ramsden Caddesi’nde meydana geldi. Savcılık tarafından mahkemeye sunulan bilgilere göre, uyuşturucu etkisi altında olduğu belirtilen Alfie Franco (20), hamile kız arkadaşının mülteci genç Ahmad Al Ibrahim (16) ile “en fazla hafif bir temasta bulunmasını” bahane etti. Suriye’deki savaştan kaçarak İngiltere’ye sığınan ve Huddersfield’a yalnızca birkaç hafta önce taşınmış olan Ahmad Al Ibrahim’in, Franco tarafından geri çağrıldığı ve Franco’nun cebinden sustalı bir bıçak çıkararak gizlice açtığı belirtildi. Ahmad’ın silahsız olduğu ve herhangi bir şiddet eğilimi göstermediği vurgulanırken, Franco bıçağı sol elinde tutarak ileri atılmış ve bıçağı doğrudan gencin boynuna saplamıştır. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bıçaklama anının sansürlenmesine rağmen, Ahmad’ın boğazını tutarak sendelediği ve Franco’nun olay yerinden panik içinde kaçtığı anlar tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Yapılan otopsi raporunda, gencin şah damarı, soluk borusu ve gırtlağının kesilmesi sonucu kısa sürede kan kaybından hayatını kaybettiği tespit edildi.

Hukuki Süreç ve Şok Edici İtiraflar

Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen dava boyunca, Franco cinayeti reddetmişti. Ancak savcılık, Franco’nun esrar, kokain ve ketamin karışımı bir maddenin etkisi altında agresifleştiğini ve bu acımasız saldırıyı planlı bir şekilde gerçekleştirdiğini savundu. Duruşmada sunulan kanıtlar arasında, Franco’nun evinde geniş bir bıçak koleksiyonu bulunduğu ve cep telefonunda cinayet silahıyla çekilmiş videoların yer aldığı ortaya çıktı. Daha da dehşet verici olanı ise, Franco’nun saldırıdan bir gün önce arkadaşlarına bıçaklama yapmayı planladığını söylediği ve bıçağı “korunma amacıyla” taşıdığını iddia etmesiydi. Savcı Richard Wright, Franco’nun Ahmad’ın kız arkadaşına dokunmasını sadece bir bahane olarak kullandığını belirterek, “Ahmad’ın hiçbir şansı yoktu. Alfie Franco ona ikinci kez bile bakmadı” ifadelerini kullandı. Sorgusunda cinayeti itiraf eden Franco, “Onu ben öldürdüm. Keşke yapmasaydım ama artık geri alamam” diyerek suçunu kabul etti. Jüri, sunulan sarsıcı kanıtlar ve görüntüler ışığında sadece üç saatlik bir değerlendirmenin ardından Alfie Franco’yu cinayetten suçlu buldu. Ayrıca, Franco kamuya açık alanda bıçak taşımaktan da suçlu bulundu.

Toplumsal Yankılar ve Adalet Arayışı

Bu vahşi cinayet, İngiltere’de bıçaklı suçlar, uyuşturucu kullanımı ve mültecilerin topluma entegrasyonu konularında geniş çaplı tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle olayın görüntülerinin kamuoyuna yansıması, vicdanları derinden sarsarken, adaletin tecelli etmesi yönünde güçlü bir beklenti oluşturdu. Mülteci toplulukları, olayı endişeyle takip ederek, yetkililere mültecilerin güvenliğine yönelik daha fazla önlem alınması çağrısında bulundu. Ahmad Al Ibrahim’in ailesi ve sevenleri için Alfie Franco’nun cinayetten suçlu bulunmasıyla bir nebze olsun adalet sağlanmış oldu. Ancak bu trajik olay, genç yaşta hayatını kaybeden bir mülteci gencin hikayesi olarak İngiltere toplumunda uzun süre hafızalardan silinmeyecek derin bir iz bıraktı. Alfie Franco’nun alacağı ceza, önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir