Jamia Mosque Nairobi

Kenya’da Eski Başbakan Raila Odinga’nın Cenaze Töreni Kanlı Arbedeye Dönüştü: Çok Sayıda Ölü ve Yaralı

Raila Odinga’nın naaşı, 16 Ekim 2025 Perşembe günü Hindistan’dan Kenya’ya getirildiğinde, Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda binlerce seveni tarafından karşılandı. Beklenenin çok üzerindeki kalabalık, güvenlik bariyerlerini aşarak uçağa doğru ilerledi ve planlanan resmi karşılama törenini aksattı. Devlet Başkanı William Ruto ve eski Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta gibi üst düzey yetkililerin naaşı teslim alma töreni, artan kargaşa nedeniyle yarıda kesildi. Havalimanı operasyonları, kalabalığın kısıtlı bölgelere girmesi üzerine yaklaşık iki saatliğine durduruldu.

Cenaze korteji, havalimanından sonra halkın Odinga’ya son görevini yerine getirmesi için Kasarani Stadyumu’na yöneldi. Ancak stadyumda toplanan on binlerce kişi, içeri girmeye çalışırken güvenlik güçleriyle çatıştı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı ve havaya uyarı ateşi açtı. Bazı haberlerde gerçek mermi kullanıldığına dair iddialar da yer aldı. Bu müdahale, stadyum kapılarında izdihamlara ve kaosa neden oldu. Yaşanan olaylarda en az 3 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi. NTV Haber’e göre ise ölü sayısı 4’e ulaştı. Kenya basını, çatışmalar nedeniyle stadyumdaki cenaze izleme töreni alanının büyük ölçüde boş kaldığını aktardı.

Raila Odinga, otuz yılı aşkın siyasi kariyeri boyunca beş kez başkanlık için yarışmış, Kenya’nın demokratik reform mücadelesinde önemli bir figür olmuş ve milyonlarca Kenyalı için bir direniş sembolü haline gelmişti. Ölümü, ülkede büyük bir yas ve üzüntü yaratırken, cenaze törenlerindeki bu şiddet olayları, Kenya’nın siyasi ve sosyal yapısındaki derin ayrılıkları ve gerilimleri bir kez daha gözler önüne serdi.

Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Odinga’yı “sıradışı cesarete sahip bir vatansever” olarak nitelendirerek taziye mesajı yayınladı ve ülkede yedi günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu. Ancak, yaşanan şiddet olayları, hükümet üzerinde kalabalık kontrol protokollerini gözden geçirmesi ve aşırı güç kullanımından sorumlu olanların hesap vermesini sağlama konusunda baskı oluşturdu.

Odinga’nın naaşı, ailesinin isteği üzerine Pazar günü, 19 Ekim 2025’te, Batı Kenya’daki Bondo’da bulunan kırsal evinde toprağa verilecek. Resmi cenaze töreni hizmeti için Cuma günü Nairobi’de bir futbol stadyumunda ve Cumartesi günü Kisumu’da halka açık anma törenleri düzenlenecek. Ancak Perşembe günü yaşanan olaylar, bu sürecin de gergin geçebileceği endişesini beraberinde getirdi.

Beykoz’da Feci Kaza: Servis Minibüsü Devrildi, 3 Yaralı

Kaza, saat 03.00 sıralarında TEM Otoyolu’nun Edirne istikameti, Kavacık mevkiindeki Molla Gürani Viyadüğü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 06 BJD 616 plakalı servis minibüsü, seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle arkasına bağlı bulunan römorkun savrulmasıyla kontrolden çıktı. Aracın aniden devrilmesiyle içerisindeki işçiler büyük panik yaşadı.

Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine hızla polis, itfaiye ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Sağlık ekipleri, devrilen minibüsten çıkarılan yaralılara ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Kazada yaralanan 3 kişi, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruyup korumadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Kaza nedeniyle TEM Otoyolu Edirne istikametinde trafik bir süre tek şeritten sağlandı. Devrilen minibüs ve römork, olay yerine gelen çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. Yol temizleme ve kumlama çalışmalarının tamamlanmasının ardından trafik akışı normale döndü. Polis ekipleri kazanın kesin nedenini belirlemek üzere geniş çaplı soruşturma başlattı.

A serene photograph of a stag grazing in a sunlit forest clearing, showcasing wildlife in nature.

Eskişehir’de 14 Yıllık Kayıp Cinayeti Aydınlandı: Muharrem Kılınç Kardeşi Tarafından Kürekle Öldürülüp Ahıra Gömülmüş

Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde 2011 yılından bu yana kayıp olarak aranan 50 yaşındaki Muharrem Kılınç’ın cansız bedeni, tam 14 yıl sonra kardeşinin ahırının temeline gömülü halde bulundu. Kan donduran detaylar, Kılınç’ın öz kardeşi Ali Kılınç (A.K.) tarafından kafasına kürekle vurularak öldürüldüğünü ve battaniyeye sarılarak toprağa verildiğini ortaya koydu. Olay, köyde büyük şok etkisi yaratırken, Muharrem Kılınç’ın ilkokul arkadaşı “Herkes Muharrem’i Mersin’e gitti orada kayıp biliyordu” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

14 Yıllık Sır Perdesi Aralandı

Muharrem Kılınç, 2011 yılında aniden ortadan kaybolmuş, ailesi tarafından yapılan kayıp başvurularına rağmen tüm aramalardan sonuç alınamamıştı. Köy halkı ve yakınları, Kılınç’ın eşinden ayrıldıktan sonra Mersin’e gittiğini ve orada kaybolduğunu düşünüyordu. Ancak Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT Dedektif Timleri, faili meçhul cinayet ve kayıp dosyalarını yeniden incelemeye alarak bu 14 yıllık sır perdesini aralamak için titiz bir çalışma başlattı. Yaklaşık 1 yıl süren özel soruşturma sonucunda, kayıp Muharrem Kılınç’ın akıbetiyle ilgili şüpheler, kardeşi Ali Kılınç üzerinde yoğunlaştı.

Ahır Temelinden Çıkan Korkunç Gerçek

Jandarma ekipleri, Cumhuriyet savcılığının koordinesinde Yahnikapan Mahallesi’ndeki aile evlerinin yanında bulunan ve kullanılmayan başka bir ev ile ahırın çevresinde aramalar yaptı. Yer altı görüntüleme cihazı ve kadavra arama köpeği kullanılan aramalar neticesinde, ahırın temelinde yaklaşık yarım metre derinlikte battaniyeye sarılı halde Muharrem Kılınç’a ait olduğu değerlendirilen kemiklere ulaşıldı. Yapılan ilk incelemelerde ve otopsi sonucunda, Muharrem Kılınç’ın kafasına aldığı kürek darbesiyle hayatını kaybettiği belirlendi.

Şüpheli Kardeş Gözaltında, Köy Halkı Şaşkın

Olayla ilgili olarak Muharrem Kılınç’ın kardeşi Ali Kılınç (A.K.) gözaltına alındı. Şüphelinin sağlık kontrolünün ardından adli makamlara sevk edildiği ve soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Muharrem Kılınç’ın ilkokul ve askerlik arkadaşı Dursun Sak, yaşananlar karşısında büyük şok yaşadığını belirterek, “Muharrem’le çocukluk arkadaşıydık, askerliğe bile birlikte gittik. Bu olayı duyunca hepimiz şok olduk. Köyümüzde bugüne kadar böyle bir şey hiç yaşanmadı. Herkes kardeşinin böyle bir şey yapacağına inanamıyor” dedi. Sak, Kılınç’ın gençken çok güçlü, sevilen biri olduğunu vurgulayarak, “Çok güçlüydü, gençken güreş yapardık, iki kişi birden yıkamazdı. Herkes severdi. Düğünlerde, bayramlarda hep muhabbetimiz olurdu” ifadelerini kullandı. Yıllardır Kılınç’ın Mersin’e gittikten sonra kaybolduğunu düşündüklerini belirten Dursun Sak, “Biz onu Mersin’de kayboldu sanıyorduk. Eşiyle ayrıldığını duymuştuk. Kimse başına böyle bir şey geldiğini bilmiyordu. A.K. bizim komşumuzdu, böyle bir şey yapacağı aklımızın ucundan bile geçmezdi” sözleriyle köydeki genel kanıyı ve şaşkınlığı dile getirdi.

Eskişehir’de 14 yıl boyunca sır perdesini koruyan bu cinayet, jandarma ekiplerinin kararlı çalışmasıyla aydınlatılırken, olayın detayları kamuoyunda derin üzüntü ve şaşkınlık yaratmaya devam ediyor.

Two children playfully running through an alley in Cizre, Türkiye, capturing joy and friendship.

2015’in Unutulan Köyleri: Sessiz Tanıklar

Doğu Türkiye’nin ücra dağlarında, 2015’ten beri haritadan silinen bir zamanlar müreffeh köylerin üzerinde ürkütücü bir sessizlik hakim. Engebeli arazide yolculuğumuz sırasında, parçalanmış ailelerin, terk edilmiş evlerin ve zamana yenik düşmüş anıların yürek burkan gerçekliğini keşfediyoruz.

Bu köylerden biri de, genç bir çoban olan Alihan’ın bir zamanlar koyunlarıyla yemyeşil tepelerde dolaştığı Kocaköy. Şimdi geriye sadece yıkık taş duvarlar ve bir zamanlar havayı dolduran kahkahalar kaldı. Alihan, buldozerlerin gelip ailesinin evini habersizce yıktığı günü anlatırken, yıllarının ötesinde bir hüznü yansıtıyor.

Hikâyenin derinliklerine indikçe, Kırklar köyünden ayrılmayı reddeden yaşlı bir kadın olan Selma ile tanışıyoruz. Hükümetin onu başka bir yere yerleştirme çabalarına rağmen Selma, dağların gölgesinde geçirdiği gençliğinin anılarına tutunmaya kararlı. Bir zamanlar birbirine sıkı sıkıya bağlı bu topluluğu tanımlayan düğün, doğum ve cenazelerin hikâyelerini paylaşırken, gözleri dökülmemiş gözyaşlarıyla parlıyor.

Kameramızın merceğinden, bir zamanlar canlı köylerin bulunduğu, şimdi moloz ve toza dönüşmüş ıssız manzaraları yakalıyoruz. Yıkılan her taş, insan ruhunun direncinin bir kanıtı, dünyanın bu unutulmuş köşelerinde bir zamanlar yeşeren hayatları hatırlamak için sessiz bir yakarış.

Ancak yürek burkan bunca acı ve yıkımın ortasında, bir umut ışığı da var. Köylülerin kültürlerini ve miraslarını korumak için bir araya gelmelerine tanık olurken, zorluklar karşısında topluluğun gücünü hatırlıyoruz. Kolektif güçleri sayesinde, bu yerinden edilmiş bireyler ortak tarihlerinde teselli buluyor ve trajedinin ardından yeni bir yol açıyorlar.

Güneş dağların üzerinden batarken, bir zamanlar gelişen bir köyün kalıntılarına altın rengi bir ışıltı saçarken, insan ruhunun direncine karşı bir hayranlık ve saygı duygusuyla ayrılıyoruz. Bu unutulmuş köylerin hikâyeleri, varoluşumuzun kırılganlığını ve hafızanın kalıcı gücünü acı bir şekilde hatırlatarak, sonsuza dek kalbimizde yaşayacak. Mücadelelerine tanıklık ederken, miraslarına saygı göstermek ve köyleri zamanın gölgesinde kaybolsa bile seslerinin asla susmamasını sağlamak zorundayız.

2015 yılında, Türkiye’nin güneydoğu bölgesi, özellikle Şırnak ve Hakkâri illeri ile Diyarbakır’ın Silvan çevresinde bir dizi toplu köy tahliyesi yaşandı. Bir zamanlar derin tarihi köklere sahip, canlı yerleşim yerleri olan bu köyler, boş sokaklarda yalnızca geçmişin yankılarının kaldığı ıssız ve ürkütücü bir hale geldi.

  • En dikkat çekici vakalardan biri, Türk hükümetinin PKK’ya (Kürdistan İşçi Partisi) yönelik askeri operasyonları nedeniyle Başağaç, Güneyce, Kayaboyun, Koçbeyi ve Güneyçam gibi köylerin zorla boşaltıldığı Şırnak’ta yaşandı. Tartışmalı bir “yakıp yıkma” politikası kapsamında, köylülere evlerini terk etmeleri emredildi ve ardından PKK militanlarının bölgeye sığınmasını önlemek için evler yıkıldı.
  • Hakkari’de Ağaçdibi, Akkuş, Bayköy, Boybeyi, Demirtaş ve Doğanyurt gibi köylerde de benzer sahneler yaşandı. Çoğunluğu Kürt çiftçiler ve çobanlardan oluşan bölge sakinleri, Türk yetkililer ile PKK arasındaki çatışmanın çapraz ateşine yakalandı. Birçok aile, evlerini, çiftliklerini ve hayvanlarını geride bırakarak şiddetten kaçtı ve ne zaman veya geri dönüp dönmeyeceklerinden emin olamadılar.

Bu köylerin boşaltılması, atalarının topraklarını terk etmek ve bilmedikleri yerlerde yeni bir başlangıç ​​yapmak zorunda kalan bölge sakinleri üzerinde derin bir etki yarattı. Evlerini ve geçim kaynaklarını kaybetmeleri, kendilerini yerinden edilmiş ve mülksüzleştirilmiş hissetmelerine, ihanete uğramış ve adaletsizliğe uğramış hissetmelerine neden oldu.

Bu olayları çevreleyen tarihsel ve politik bağlamı anlamak için yerel halk, uzmanlar ve yetkililerle görüştük. Zorunlu göç konusunda uzmanlaşmış bir kültür antropoloğu olan Dr. Ayşe Gül Altınay’a göre, zorunlu tahliyeler Türk hükümetinin PKK isyanını bastırmak için kullandığı bir taktikti, ancak aynı zamanda sıradan insanların yaşamları üzerinde uzun süreli etkileri de oldu.

  • İsminin açıklanmasını istemeyen Silvanlı bir köylü, köyünden tahliye edilme deneyimini şöyle anlattı: “Evimizden, toprağımızdan, anılarımızdan koparıldık. Bu, beni bugün bile hala rahatsız eden yürek parçalayıcı bir deneyimdi.”
  • Terk edilmiş köylerde dolaşırken, bir zamanlar gelişen bir topluluğun kalıntılarını gördük: yıkık duvarları olan terk edilmiş evler, toprağı geri kazanan yabani otlarla kaplı tarlalar ve rüzgarda enkaz gibi dağılmış anılar. Sessiz sokaklar ve boş binalar, çatışma ve yerinden edilmenin insani bedelinin çarpıcı bir hatırlatıcısıydı.
  • Bu belgesel tarzı blog yazısıyla, 2015 yılında Türkiye’nin unutulmuş köylerine ışık tutmayı, evlerini terk etmek zorunda kalan insanların hikayelerini onurlandırmayı ve bu trajik olaylardan etkilenenlerin yaşadığı devam eden mücadelelere dikkat çekmeyi amaçlıyoruz. Hikayelerini paylaşarak, hayatları kontrolleri dışındaki güçler tarafından geri dönülmez bir şekilde değişenlere karşı empati ve anlayış geliştirebileceğimizi umuyoruz.

Şırnak, Başağaç, Güneyce, Kayaboyun, Koçbeyi, Güneyçam gibi köylerin adı, boşaltılmış köyler arasında geçiyor.

Hakkari’de boşaltılan köyler arasında Ağaçdibi, Akkuş, Baykoy, Boybeyi, Demirtaş, Doğanyurt gibi isimler bulunuyor.

Diyarbakır, Silvan çevresinde yapılan araştırmalarda da bazı köylerin yerinden edildiği, hatta kayıt dışı bırakıldığı belirtiliyor.

Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Zankirek (Karaçavuş) köyü, askerlerin “köyü boşaltın” telkininde bulunduğu köyler arasında anılıyor.

Son yıllarda Türkiye’de terkedilmiş köylerin sayısıerek artmaktadır. köyler genellikle bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle boşaltılmak zorunda kalmaktadırlar.2015 yılında terkedilmiş köylerin isimlerinin rapor edildiği belgesel ise bu durumu gözler önüne sermektedir.

Şırnak, Hakkari, Diyarbakır gibi bölgelerde bulunan terkedilmiş köyler arasında pek çok köyün adı geçmektedir. Bu köyler arasında Başağaç, Güneyce, Kayaboyun, Koçbeyi, Güneyçam, Ağaçdibi, Akkuş, Baykoy, Boybeyi, Demirtaş, Doğanyurt gibi birçok köy bulunmaktadır. Bu köyler genellikle çatışmaların etkisiyle terkedilmiş ve köylerde yaşayan halk zorla yerlerinden edilmiştir.

  • Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yapılan araştırmalar ise bazı köylerin kayıt dışı bırakıldığını göstermektedir. Bu köyler genellikle güvenlik gerekçesiyle boşaltılmakta ve halkı yerinden edilmektedir. Bu durum ise belgeselde detaylı bir şekilde ele alınmaktadır.
  • Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Zankirek (Karaçavuş) köyü ise askerlerin talimatıyla boşaltılan köyler arasında yer almaktadır. Askerlerin köy halkına “köyü boşaltın” talimatı vermesi, köylülerin zorla göç etmelerine neden olmuştur.
  • Bu belgesel, terkedilmiş köylerin insan hayatı üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Köylerin terkedilmesi sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda köy halkının tarihi, kültürel ve sosyal bağlarını da koparmaktadır. Bu belgesel, izleyicilere bu gerçeği göstererek toplumun bilinçlenmesine katkı sağlamaktadır.
  • 2015 yılında terkedilmiş köylerin isimlerinin rapor edildiği bu belgesel, izleyicileri sıkmadan, ilgi çekici bir şekilde konuyu ele almaktadır. Terkedilmiş köylerin dramını ve halkın yaşadığı zorlukları anlatan bu belgesel, toplumda duyarlılık oluşturarak bu konudaki farkındalığın artmasına yardımcı olmaktadır
Peaceful river flowing through a vibrant green forest in summer.

Burhaniye’de Korkutan Kaza: Otomobil Dere Yatağına Uçtu, Sürücü Şans Eseri Yara Almadan Kurtuldu

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, direksiyon hakimiyetini kaybeden bir otomobil sürücüsü, aracıyla birlikte dere yatağına devrildi. Kırsal Şahinler Mahallesi Hisarköy kara yolunda yaşanan olayda, sürücü Ü.Ü. şans eseri kazayı yara almadan atlattı.

Edinilen bilgilere göre olay, bugün öğleden sonra Kırsal Şahinler Mahallesi Hisarköy yolu üzerinde, özellikle de Hisarköy yolu üzerindeki bir köprü geçişinde meydana geldi. Ü.Ü. idaresindeki 34 EL 2748 plakalı otomobil, seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıktı. Kontrolden çıkan araç, köprü bariyerlerini aşarak yaklaşık birkaç metre yükseklikten dere yatağına düştü.

Kazayı gören çevredeki vatandaşlar durumu hemen sağlık ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine hızla intikal eden ekipler, ilk incelemelerinde büyük bir tehlike atlatan sürücü Ü.Ü.’nün kendi imkanlarıyla araçtan çıktığını ve kazadan yara almadan kurtulduğunu tespit etti. Araçta herhangi bir sıkışma ya da başka bir yaralının olmadığı da belirlendi.

Olay yerinde sağlık ekipleri tarafından genel sağlık kontrolünden geçirilen Ü.Ü.’nün durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazanın ardından bölgede kısa süreli bir trafik yoğunluğu yaşanırken, devrilen otomobilin dere yatağından çıkarılması için çalışmalara başlandı.

Yetkililer, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere detaylı bir inceleme başlattı. Öte yandan, olayı gören bazı mahalle sakinleri, köprü üzerindeki mevcut bariyerlerin yetersiz olduğunu belirterek, benzer kazaların önüne geçilmesi için yolda güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini dile getirdi. Bu çağrı, bölgedeki yol güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Kızıltepe’de Tır ile Otomobil Çarpıştı: Bir Kişi Yaralandı

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bugün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, bir tır ile otomobilin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı. Kaza yerine sevk edilen sağlık ve polis ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı.

Kaza, edinilen bilgilere göre, Kızıltepe-Akdoğan yolu üzerindeki çevre yolunda gerçekleşti. Plakaları henüz belirlenemeyen tır ile bir otomobilin karıştığı çarpışmada, ilk belirlemelere göre 1 kişi yaralanarak olay yerinde mahsur kaldı.

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine kısa sürede olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralıya olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne sevk etti. Yaralının sağlık durumuna ilişkin henüz detaylı bilgi verilmezken, hastanedeki tedavisi sürüyor.

Kaza nedeniyle trafik akışında kısa süreli aksaklıklar yaşanırken, polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrollü bir şekilde sağladı. Kazaya karışan araçların çekici yardımıyla olay yerinden kaldırılmasının ardından trafik normale döndü.

Kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldığı bildirildi. Yetkililer, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere çalışmalarını sürdürüyor.

baby, newborn, little, child, sleep, cute, dream, moon, night, dark

Silopi’de Hamile Kadına Dehşet: Eşi Tarafından Bıçaklanan Kadın Ağır Yaralı, Karnındaki Bebeği Hayatını Kaybetti

Şırnak’ın Silopi ilçesinde Irak uyruklu 26 yaşındaki hamile J.M.B.B. isimli kadın, eşi tarafından vahşice bıçaklandı. Dicle Mahallesi’ndeki bir iş yerinde meydana gelen olayda, genç kadın altı yerinden aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanırken, karnındaki bebeği tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından şüpheli koca kaçarken, polis geniş çaplı bir yakalama çalışması başlattı.

Edinilen bilgilere göre, korkunç olay bugün öğleden sonra Silopi’nin Dicle Mahallesi’nde bir iş yerinde yaşandı. Irak uyruklu J.M.B.B. (26), henüz belirlenemeyen bir nedenle eşi tarafından bıçaklı saldırıya uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden altı bıçak darbesi alan talihsiz kadın, kanlar içinde yere yığıldı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı J.M.B.B., Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan kontrollerde, genç kadının hayati tehlikesinin devam ettiği ve yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Ancak en acı haber, J.M.B.B.’nin karnındaki bebeğin saldırı sonucu hayatını kaybettiğinin tespit edilmesi oldu.

Olayın şüphelisi olan koca ise saldırının ardından olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi. Polis ekipleri, zanlıyı yakalamak için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Olayla ilgili detaylı soruşturma sürerken, bu vahşi saldırı bölge halkında büyük üzüntü ve tepkiye yol açtı. Kadına yönelik şiddetin bir kez daha dehşet verici boyutlara ulaştığını gösteren bu olay, toplumda infial yarattı.

Eskişehir’de Markette Akılalmaz Şiddet: 5 Yaşındaki Oğlunu Tekmeleyen Baba Gözaltına Alındı,

Eskişehir, Odunpazarı ilçesinde bir markette yaşanan dehşet verici olay, güvenlik kamerası görüntülerinin sosyal medyada hızla yayılmasıyla Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Birlikte alışverişe geldiği 5 yaşındaki oğlunu defalarca tekmeleyerek darp eden baba C.E., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada küçük çocuk koruma altına alındı.

Odunpazarı ilçesine bağlı Emek Mahallesi Ziya Gökalp Caddesi’ndeki bir markette meydana gelen olayda, baba C.E., 5 yaşındaki oğluyla alışveriş yaparken vicdansızca bir şiddet uyguladı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, alışveriş sırasında çocuğun babasının sırtına vurması üzerine C.E.’nin öfkelenerek oğluna tekme attığı görüldü. Küçük çocuğun yere düşmesine rağmen babanın şiddeti durmadı ve defalarca tekmelemeye devam etti.

Market çalışanları olaya müdahale etmeye çalışsa da, baba C.E. çocuğunu alarak alışverişini tamamladıktan sonra marketten ayrıldı. O anların güvenlik kameralarına saniye saniye yansıması ve görüntülerin sosyal medyada geniş yankı bulmasıyla kamuoyunda büyük bir infial oluştu.

Görüntülerin hızla yayılmasının ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili re’sen soruşturma başlattı. Savcılık talimatıyla şiddet uygulayan baba C.E. hakkında gözaltı kararı verildi. Polis ekiplerince yakalanan C.E., sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

Soruşturma kapsamında en sevindirici gelişme ise 5 yaşındaki mağdur çocuğun derhal koruma altına alınması oldu. Çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, yasal süreçlerin titizlikle yürütüldüğü ve olayın tüm detaylarıyla aydınlatılacağı belirtildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

aracar, mountain, stratovolcano, andes, salt flat, the andes, nature, argentina, lake, water, reflection

Eskişehir’de Zift Tankeri Yangını Hızlı Müdahaleyle Kontrol Altına Alındı

Eskişehir’in Yaşamkent Mahallesi’nde meydana gelen olayda, park halindeki bir zift tankeri henüz belirlenemeyen bir nedenle alev aldı. Çevrede kısa süreli paniğe yol açan yangın, itfaiye ekiplerinin zamanında ve etkin müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alındı. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bildirildi.

Bugün öğle saatlerinde Yaşamkent Mahallesi 1560’ncı Sokak üzerinde meydana gelen olayda, 55 BCC 80 plakalı zift tankeri bilinmeyen bir sebeple aniden alev aldı. Tankerden yükselen dumanları ve alevleri gören çevredeki vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

İhbar üzerine olay yerine kısa sürede polis ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, yanan tankere hızla müdahale etti. Yoğun çabalar sonucunda, zift tankerinde çıkan yangın kısa sürede söndürüldü ve olası bir faciaya mahal vermeden kontrol altına alındı. Yangının çevredeki diğer araçlara veya binalara sıçramadan söndürülmesi büyük bir tehlikenin önüne geçti.

Yangın tamamen söndürüldükten sonra ekipler tarafından soğutma çalışmaları başlatıldı. İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmaması sevindirici bulundu.

Yangının çıkış nedeni hakkında henüz net bir bilgi bulunmazken, yetkililer tarafından olayla ilgili detaylı bir inceleme başlatıldığı öğrenildi. Polis ekipleri de olay yerinde güvenlik önlemleri alarak soruşturmayı sürdürüyor.

Motivational chalkboard with 'Success - go get it' written in chalk.

Denizli’de Okul Müdürüne Çocuklarının Gözleri Önünde Silahlı Saldırı!

Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bir ilkokul müdürü, üç çocuğunu okula götürmek üzere aracına bindiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Bacaklarından vurulan müdür hastaneye kaldırılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Dehşet anları çocuklarının gözleri önünde yaşandı.

Olay, bugün sabah saatlerinde Merkezefendi ilçesi Yenişafak Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 48 yaşındaki ilkokul müdürü Feyzi Özmen, evinden çıkarak üç çocuğuyla birlikte park halindeki otomobiline binmek istedi. Tam bu sırada, okulda kantin çalışanı olduğu belirtilen 17 yaşındaki K.K. tarafından tabancayla hedef alındı. Saldırgan, Feyzi Özmen’ne bacaklarından üç el ateş ettikten sonra hızla olay yerinden uzaklaştı.

Çocuklarının korku dolu çığlıkları arasında bacaklarından yaralanan okul müdürü Feyzi Özmen, acıyla yere yığıldı. Silah seslerini duyan çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı müdür Feyzi Özmen, ilk müdahalesinin ardından Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamalarda, müdürün sağlık durumunun iyi olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.

Polis ekipleri, saldırının ardından kaçan zanlı K.K.’yı yakalamak için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Olayla ilgili edinilen ilk bilgilere göre, saldırının arkasında geçmişe dayalı bir kantin sözleşmesi anlaşmazlığı yatıyor. Saldırgan K.K.’nin babasının, daha önce okul kantini sözleşmesi nedeniyle müdür Feyzi Özmen’i tehdit ettiği ve bu nedenle hakkında yasal işlem yapıldığı öğrenildi. Bazı kaynaklar, saldırganın olayın yaşandığı anları bir arkadaşına cep telefonuyla kaydettirdiğini de belirtti.

Olayla ilgili soruşturma devam ederken, yetkililer saldırgan K.K.’nın yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.