Elazığ’ın Abdullahpaşa Mahallesi’nde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma, kısa sürede sopalı kavgaya dönüştü. Olayda 3 kişi yaralanırken, bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Elazığ’da asayişi sarsan bir olay yaşandı. Merkez Abdullahpaşa Mahallesi’nde iki grup arasında başlayan sözlü tartışma, tansiyonun yükselmesiyle birlikte şiddetlendi ve sopaların kullanıldığı büyük bir kavgaya dönüştü. Tartışmanın çıkış nedeni henüz belirlenemezken, olayın büyümesi mahalle sakinlerine korku dolu anlar yaşattı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. Kavga esnasında vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan 3 kişi, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Elazığ’daki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Polis ekipleri, kavganın yaşandığı bölgede geniş güvenlik önlemleri alırken, olaya karışan şahısların yakalanması için kapsamlı bir çalışma başlattı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. Yetkililer, olay hakkında detaylı incelemelerin sürdüğünü ve yeni bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.
Mersin’in Tarsus ilçesi Sucular Mahallesi’nde meydana gelen feci traktör kazasında 60 yaşındaki Ramazan Çolak, aracının altında kalarak hayatını kaybetti. Olay yerine sevk edilen sağlık ve jandarma ekipleri, Çolak’ın cansız bedenine ulaştı.
Tarsus’a bağlı Sucular Mahallesi’nde dün gece saatlerinde yürekleri burkan bir kaza yaşandı. Tarlasında taş toplama işiyle uğraşan 60 yaşındaki Ramazan Çolak, iddialara göre ya traktörünün sepetine taş topladığı sırada aracın hareket etmesiyle denge kaybedip altına düştü ya da kullandığı traktörün direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu aracın altında kaldı.
Edinilen bilgilere göre, Çolak, arazisindeki taşları traktörüne yükledikten sonra eve doğru seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon kontrolünü yitirdi. Kontrolden çıkan traktör devrilerek Ramazan Çolak’ı altına aldı. Kazayı gören vatandaşların durumu ihbar etmesi üzerine olay yerine hızla jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemede, Ramazan Çolak’ın traktörün altında kalarak yaşamını yitirdiği belirlendi. Talihsiz çiftçinin cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından morga kaldırıldı.
Jandarma ekipleri, kaza ile ilgili detaylı soruşturma başlattı. Ramazan Çolak’ın ani vefatı, Sucular Mahallesi’nde ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.
Ankara’nın Polatlı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, hafif ticari aracın balya yüklü bir kamyona arkadan çarpması sonucu iki genç kadın hayatını kaybederken, araç sürücüsü ağır yaralandı. Kaza ile ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
Ankara-Eskişehir yolu Polatlı istikametinde dün akşam saatlerinde yürekleri dağlayan bir trafik kazası yaşandı. Edinilen bilgiye göre, hafif ticari bir araç, önünde seyreden İ.Y. yönetimindeki balya yüklü kamyona arkadan çarptı. Kazanın şiddetiyle hafif ticari araç kamyonun altına girdi.
Feci kazada, hafif ticari araçta bulunan Aleyna K. (20) ve Havva Nur D. (19) olay yerinde yaşamını yitirdi. Her iki genç kadının da askeriyenin kantininde çalıştıkları öğrenildi. Aracın henüz kimliği belirlenemeyen sürücüsü ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralı sürücüye ilk müdahaleyi olay yerinde yaparak Polatlı Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Hayatını kaybeden genç kadınların cansız bedenleri de olay yeri incelemesinin ardından hastane morguna götürüldü.
Kaza sonrası balya yüklü kamyonun sürücüsü İ.Y. gözaltına alındı. Olayla ilgili olarak kapsamlı bir soruşturma başlatıldığı bildirildi. Yetkililer, kazanın nedenini belirlemek üzere çalışmalarını sürdürüyor.
Bursa’da Setbaşı Dörtçelik İlkokulu’nda yaşanan akıl almaz olayda, 2. sınıf öğrencisi Poyraz A.’nın parmağı kapıya sıkışarak koptu. İddialara göre, öğretmenin duruma kayıtsız kalması ve ambulans çağırmaması velileri isyan ettirdi. Küçük çocuğun parmağı başarılı bir operasyonla yerine dikilirken, aile ihmal gerekçesiyle öğretmenden şikayetçi oldu.
Bursa’nın Yıldırım ilçesine bağlı Setbaşı Mahallesi’nde bulunan Setbaşı Dörtçelik İlkokulu’nda meydana gelen olay, eğitim camiasında infial yarattı. Edinilen bilgilere göre, 2. sınıf öğrencisi Poyraz A., teneffüs sırasında sınıf kapısına sıkışan eli nedeniyle parmağını kaybetti. Yaşanan korkunç kazanın ardından iddialar, olayın vahametini daha da artırdı.
Dehşet Anları ve İhmal İddiası
Olay, öğretmeni tarafından kapıda durması istenen minik Poyraz’ın, teneffüs esnasında kapının aniden kapanmasıyla parmağını kaybetmesiyle yaşandı. Poyraz’ın büyük acı içinde kıvranmasına ve arkadaşlarının yardım çığlıklarına rağmen, iddiaya göre sınıf öğretmeni Ü.Ö.K. duruma gereken ciddiyeti göstermedi ve dersine devam etti. Hatta küçük çocuğun bir ders boyunca kanlar içinde sınıfta bekletildiği öne sürüldü.
Aile Kendi İmkanlarıyla Hastaneye Yetiştirdi
Durumun ciddiyetini fark eden diğer öğrenciler, velilerine haber verdi. Olay yerine gelen anne Gamze T., oğlunun parmağının sadece bir peçeteyle sarılı olduğunu görünce büyük bir şok yaşadı. Okula sağlık ekibi ve ambulans çağrılmamasına tepki gösteren anne, yaralı oğlunu kendi imkanlarıyla Bursa Şehir Hastanesi’ne götürdü. Hastanede yapılan ilk müdahalenin ardından, Poyraz’ın kopan parmağı ise arkadaşları tarafından okul koridorunda bulunarak buz kutusu içinde hastaneye ulaştırıldı. Minik Poyraz, Uludağ Üniversitesi’ne sevk edilerek başarılı bir mikrocerrahi operasyonla parmağı yerine dikildi.
Hukuki Süreç Başlatıldı ve Velilerden Tepki
Yaşanan bu ihmal zinciri karşısında gözyaşlarına boğulan anne Gamze T., “Çocuğumun parmağının sadece peçete ile sarılı olduğunu gördüm. Kendi imkanlarımla hastaneye götürdüm. Okula sağlık ekibi ve ambulans çağrılmaması akıl alacak gibi değil” diyerek tepkisini dile getirdi. Aile, ihmalkar davrandığını öne sürdükleri öğretmen Ü.Ö.K. hakkında şikayetçi olurken, polis olayla ilgili geniş çaplı bir tahkikat başlattı.
Okuldaki diğer veliler de yaşanan bu olaya büyük tepki göstererek, okul idarecileri ve öğretmenlerden daha fazla duyarlılık ve sorumluluk beklediklerini ifade ettiler. Olayın tüm detaylarıyla aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi bekleniyor.
Gaziantep-Kilis Karayolu’nun 3. kilometresinde dün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken, 3 kişi de ağır yaralandı. İki otomobilin karıştığı kaza, bölgede büyük üzüntüye neden oldu.
Edinilen bilgiye göre, M.Ç. idaresindeki 02 ABR 728 plakalı otomobil ile Y.S. yönetimindeki 27 ALC 576 plakalı otomobil, Gaziantep-Kilis karayolunun üçüncü kilometresinde henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle her iki otomobil de takla atarak savruldu.
Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda jandarma, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalede, bir kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Ağır yaralanan 3 kişi ise ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden kişinin cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından morga götürüldü.
Kazayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı. Yetkililer, trafik güvenliği konusunda sürücüleri dikkatli olmaları yönünde uyarırken, kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
Arsenal altyapısından yetişen ve son olarak Chichester City forması giyen 21 yaşındaki genç futbolcu Billy Vigar, geçtiğimiz hafta sonu oynanan bir maçta talihsiz bir kaza sonucu ağır beyin hasarı yaşayarak hayatını kaybetti. Vigar’ın ani vefatı, tüm futbol camiasını derin bir üzüntüye boğdu.
Korkunç Kaza ve Ardından Gelen Trajedi
Olay, Cumartesi günü Chichester City’nin Wingate & Finchley ile oynadığı Isthmian Ligi Premier Division karşılaşmasının ilk yarısında meydana geldi. Billy Vigar, topu oyunda tutmaya çalışırken saha kenarındaki beton duvara çarptı. Çarpmanın etkisiyle başına aldığı ağır darbe sonrası yerde kalan genç futbolcuya, sağlık ekipleri sahada anında müdahale etti. Ağır beyin travması geçiren Vigar, hemen yapay komaya alındı ve hayati riski nedeniyle Salı günü ameliyata alındı. Ancak tüm tıbbi çabalara rağmen, genç oyuncu 25 Eylül Perşembe sabahı yaşam mücadelesini kaybetti.
Ailesinden Duygusal Açıklama ve Futbol Camiasından Taziye
Vigar’ın ölümü üzerine ailesi tarafından yapılan açıklamada, “Billy, geçen Cumartesi ciddi bir beyin hasarı geçirdi. Salı günü ameliyat olsa da yaralanma çok ağırdı ve 25 Eylül sabahı hayatını kaybetti. Onu, en sevdiği oyunu oynarken kaybetmiş olmamız ailemiz için tarifsiz bir acı.” ifadelerine yer verildi.
Billy Vigar’ın yetiştiği kulüp Arsenal de resmi internet sitesinden bir mesaj yayımlayarak derin üzüntülerini dile getirdi. Chichester City Kulübü ise hafta sonu oynanacak Lewes maçını ertelediğini duyurarak, “Billy Vigar’ın vefatını büyük bir üzüntüyle teyit etmek zorundayız. Huzur içinde yat Billy, kulübümüzün kalbinde sonsuza dek yaşayacaksın.” açıklamasını yaptı.
Parlak Kariyerin Erken Sonu
Futbol kariyerine 14 yaşında Arsenal altyapısında başlayan Billy Vigar, U18 ve Premier Lig 2 takımlarında düzenli olarak forma giydi. 2022 yılında Arsenal ile profesyonel sözleşme imzalayan yetenekli oyuncu, geçtiğimiz yaz Chichester City’ye transfer olmuştu. Henüz 21 yaşında hayata veda eden Vigar’ın ölümü, hem Arsenal camiasında hem de İngiltere futbol kamuoyunda derin bir yas havası oluşturdu.
Futbol Sahalarında Güvenlik Tartışması
Bu trajik olay, futbol sahalarındaki güvenlik önlemleri ve özellikle saha kenarlarındaki yapıların potansiyel tehlikeleri konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Isthmian Ligi Premier Division, bu hafta sonu oynanacak tüm maçlardan önce bir dakikalık saygı duruşunda bulunulacağını ve tüm oyuncuların siyah kol bandı takacağını duyurdu. Futbol dünyası, genç yeteneğini kaybetmenin acısıyla sarsılırken, Billy Vigar’ın adı kariyerine dokunduğu tüm kulüplerin hafızasında yaşamaya devam edecek.
Ankara’nın Polatlı ilçesinde, pazar yerinde yaşanan “tezgah yeri” tartışması kanlı bir kavgaya dönüştü. İki pazarcı esnafı arasında çıkan olayda, bir kişi pompalı tüfekle vurularak ağır yaralandı. Şüpheli kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
Olay, dün akşam saatlerinde Polatlı Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Perpa Pazar Yeri’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, pazarcı esnafları K.H. ile Mustafa Y. arasında tezgahlarının yan yana kurulması sebebiyle sözlü bir tartışma başladı. Tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel bir arbedeye dönüştü.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, K.H. tartışmanın hararetiyle aracından aldığı pompalı tüfekle Mustafa Y.’ye doğru ateş açtı. Açılan ateş sonucu Mustafa Y. vücudunun çeşitli yerlerinden isabet alarak ağır şekilde yaralandı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı Mustafa Y., hemen Polatlı Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Mustafa Y.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.
Olayın ardından hızla harekete geçen polis ekipleri, saldırıyı gerçekleştiren K.H.’yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Şüphelinin emniyetteki sorgusunun sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Pazar yerinde yaşanan bu menfur olay, esnaflar ve bölge sakinleri arasında büyük üzüntü ve endişeye neden oldu.
İzmir’in Gaziemir ilçesinde sebze yüklü bir kamyonetin bariyerlere çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle gerçekleşen kazada, araçta sıkışan yaralılar itfaiye ve vatandaşların ortak çabasıyla kurtarılarak hastaneye sevk edildi.
İzmir’in Gaziemir ilçesi, Çeşme-İzmir Otoyolu Gaziemir yol ayrımında sabah saatlerinde meydana gelen trafik kazasıyla sarsıldı. Sürücüsünün henüz kimliği belirlenemeyen 16 AIY 537 plakalı sebze yüklü kamyonet, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu demir bariyerlere çarptı. Kazanın şiddetiyle kamyonette bulunan sürücü ile birlikte M.O. ve M.G. isimli iki yolcu araç içinde sıkıştı.
Olay yerine ulaşan ilk bilgilere göre, otoyoldan geçen diğer sürücüler ve vatandaşlar, kazayı fark eder etmez yaralılara yardım etmek için seferber oldu. Vatandaşların ilk müdahalesinin ardından bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, uzun uğraşlar sonucunda kamyonette sıkışan 3 kişiyi bulundukları yerden çıkarmayı başardı.
Sağlık ekipleri hemen devreye girdi. 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan ilk müdahalelerin ardından yaralılar, ambulanslarla Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan sürücünün sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Kaza sonrası olay yerinde de üzücü görüntüler vardı. Sebze yüklü kamyonetin kasasından yola saçılan sebzeler, otoyolun bir bölümünü kapladı. Kaza nedeniyle Çeşme-İzmir Otoyolu’nda trafik akışı bir süre kontrollü olarak sağlandı, ekiplerin titiz çalışmalarıyla yol temizlenerek normale döndürüldü. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Karaman – Piri Reis Mahallesi’nde bulunan üç katlı bir apartmanın en üst katındaki dairede çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin zamanında ve etkin müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alındı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Edinilen bilgiye göre, Piri Reis Mahallesi 1350. Sokak üzerinde yer alan apartmanın son katındaki bir dairede, yatak odasında bulunan bir yatağın henüz belirlenemeyen bir sebeple tutuşması sonucu yangın başladı. Daireden yükselen dumanları fark eden apartman sakinleri, durumu derhal 112 Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine kısa sürede itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemleri alarak bina sakinlerini ve diğer vatandaşları yangın bölgesinden uzaklaştırdı. Karaman İtfaiye Müdürlüğü ekipleri ise hızla yangına müdahale etti.
İtfaiyenin profesyonel ve hızlı çalışması sayesinde alevler, yatak odasıyla sınırlı kalarak dairenin diğer bölümlerine ve apartmanın geneline sıçramadan söndürüldü. Yangın kontrol altına alındıktan sonra, yanmış yataklar itfaiye görevlileri tarafından daire dışına çıkarılarak soğutma çalışmaları yapıldı.
Olayla ilgili olarak yangının çıkış sebebi henüz netlik kazanmazken, yetkililer tarafından geniş çaplı bir araştırma başlatıldığı öğrenildi. Yangının erken fark edilmesi ve itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi, olası büyük bir felaketin önüne geçti.
Türk televizyon tarihinin unutulmaz isimlerinden, “Evet-Hayır Yarışması” ile geniş kitlelerin sevgisini kazanan duayen sunucu Erkan Yolaç, 89 yaşında yaşamını yitirdi. Uzun süredir tedavi gördüğü hastanede 16 Mayıs 2024 Perşembe akşamı çoklu organ yetmezliği sebebiyle hayata gözlerini yuman Yolaç, geride milyonlarca insanın hafızasına kazınmış renkli anılar bıraktı.
Bir Efsanenin Vedası
Acıbadem Taksim Hastanesi’nden yapılan açıklamada, solunum sıkıntısı nedeniyle hastaneye başvuran değerli televizyoncu Erkan Yolaç’ın tedavisinin multidisipliner bir yaklaşımla sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, uzun süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi altında olan Yolaç’ın, 16 Mayıs 2024 akşamı saat 21.00’de çoklu organ yetmezliği nedeniyle vefat ettiği ifade edildi. Yolaç’ın vefat haberini eşi Asuman Yolaç da ailesi adına yaptığı açıklamayla doğruladı. Sanat ve medya dünyasından birçok ismin yanı sıra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajla Erkan Yolaç’a rahmet diledi ve ailesine başsağlığı dileklerini iletti.
“Evet-Hayır” İle Bir Neslin Hafızasına Kazındı
Erkan Yolaç, özellikle 1985 yılından itibaren TRT ekranlarında pazar günleri yayımlanan “Stüdyo Pazar” programı bünyesinde sunduğu “Evet-Hayır Yarışması” ile tüm Türkiye tarafından tanındı. Yarışmanın formatı oldukça basitti ancak izleyiciyi ekrana kilitlemeyi başarıyordu: Yarışmacılar, Yolaç’ın art arda yönelttiği sorulara iki dakika boyunca “evet” veya “hayır” kelimelerini kullanmadan, hatta başlarını dahi sallamadan yanıt vermeye çalışırdı. BBC’de yayınlanan bu yarışma formatını Türkiye’ye uyarlayan Yolaç, ilk kez 1962 yılında Caddebostan Gazinosu’nda sahneleyerek büyük ilgi gördü ve 1985’te bu şovunu televizyon ekranlarına taşıdı. “Duydunuz zilin sesini, yarışma başladı!” anonsuyla hafızalara kazınan bu yarışma, hem çocukların hem de yetişkinlerin severek izlediği bir fenomene dönüştü.
Erkan Yolaç’ın Hayat Yolculuğu ve Kariyeri
24 Şubat 1935’te Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Alpullu Şeker Fabrikası’nın revirinde dünyaya gelen Erkan Yolaç, altı yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Ortaöğrenimini Saint-Joseph Fransız Lisesi’nde başladıktan sonra Kenan Evren Anadolu Lisesi’nde devam etti. Babasının işi nedeniyle 1951’de Karabük’e taşınınca eğitimine Kastamonu Lisesi’nde yatılı öğrenci olarak devam etti. İlk sunuculuk deneyimini, edebiyat öğretmeni Rauf Mutluay’ın teşvikiyle belediye anonsları yaparak Kastamonu’da yaşayan Yolaç, anonslarının beğenilmesi üzerine Belediye Başkanı Osman Zeki Oktay’ın isteğiyle belediyenin tüm anonslarını üstlendi.
1959’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nden iç mimar olarak mezun olan Yolaç, medya dünyasına ilk adımını 1960 yılında Ankara Radyosu’nda sunduğu bayram özel eğlence programıyla attı. Kariyeri boyunca Huysuz Virjin (Seyfi Dursunoğlu), Orhan Boran ve Leyla Sayar gibi dönemin ünlü isimleriyle gazinolarda çalıştı. Sunuculuğun yanı sıra 1964 yılında “Meyhaneci”, “Yılların Ardından” ve “Muhteşem Serseri” gibi filmlerde rol aldı. 1970 Türkiye Güzeli Asuman Tuğberk ile 1976 yılında evlenen Yolaç’ın bir kızı ve bir oğlu oldu. TRT’deki başarısının ardından 1996’dan itibaren TGRT televizyonunda “Erkan Yolaç Show” adlı eğlence programıyla ekranlarda yer almaya devam etti.
Sağlık Sorunları ve Direnişi
Uzun süredir çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele eden Erkan Yolaç, 2018 yılında torununun doğumu için gittiği ABD’de zatürre teşhisiyle yoğun bakıma alınmış ve uzun bir tedavi süreci geçirmişti. O dönem “öbür dünyaya gidip döndüğünü” ifade eden Yolaç, 2022 yılında da bağırsak enfeksiyonuna bağlı zehirlenme ve ardından geçirdiği COVID-19 nedeniyle hastanede tedavi görmüştü. Tüm bu sağlık mücadelelerine rağmen hayat enerjisi ve neşesinden ödün vermeyen Yolaç, son olarak çoklu organ yetmezliği nedeniyle aramızdan ayrıldı.
Erkan Yolaç’ın cenazesi, 19 Mayıs 2024 Pazar günü Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Zekeriyaköy Mezarlığı’na defnedildi. Sevenleri ve meslektaşları, “Evet-Hayır” yarışmasıyla Türk televizyonculuğuna damga vuran bu usta isme son görevlerini yerine getirmek üzere bir araya geldi. Erkan Yolaç, Türk televizyonculuğuna kattığı eşsiz enerji ve “Evet-Hayır” yarışmasıyla her zaman hatırlanacak bir değer olarak kalacaktır.