Türkiye’nin pitoresk kırsalında yer alan sakin Yalova ilçesinde yaşanan trajik bir olay, bir topluluğu şok ve yas içinde bıraktı. Genellikle ev sahibi olma ve yeni başlangıçlar hayallerini satmakla görevli bir emlakçı, hararetli bir tartışmanın ölümcül bir sonuca varmasıyla kendini bir kabusun ortasında buldu.
Raporlara göre, emlakçı bir mülk satışı konusunda çıkan anlaşmazlık sırasında bir adamı vurarak, geride yaslı bir aile ve sakin ilçede huzursuzluk duygusu bıraktı. Olayın arkasındaki koşullar henüz netlik kazanmamış olsa da kesin olan bir şey var: Bir hayat kaybedildi ve bir topluluk, anlamsız bir şiddetin sonuçlarıyla boğuşuyor.
11 Ocak 2023 – Yalova – Altınova ilçesinde meydana gelen olayda, yaşanan tartışma sonucu emlakçı 38 yaş Hakan B., kahvehanede buluştuğu 76 yaş Şükrü Ekşi’yi başından vurarak öldürdü. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ekşi, maalesef kurtarılamadı.
Bu trajediyi düşünürken, bu tür olayların daha geniş kapsamlı etkilerini göz önünde bulundurmak önemlidir. Genellikle mülk turları ve pazarlıklarla ilişkilendirilen emlak sektörü, genellikle şiddet veya saldırganlıkla bağlantılı değildir. Ancak bu vakanın da gösterdiği gibi, gerilimler her ortamda hızla tırmanabilir ve yıkıcı sonuçlara yol açabilir.
Görünüşte rutin bir tartışmayı ölümcül bir çatışmaya dönüştüren ne olabilir? Bir yanlış anlama mı, ego çatışması mı, yoksa bir anlık öfkeyle taşan köklü bir kızgınlık mıydı? Etkili faktörlerin tam boyutunu asla bilemeyebiliriz, ancak bir şey açık: Toplumumuzda etkili çatışma çözümü ve barışçıl iletişim ihtiyacı hiç bu kadar acil olmamıştı.
Anlaşmazlıkların hızla anlaşmazlığa ve ölüme dönüşebildiği bir dünyada, başkalarıyla etkileşimlerimizde açık diyaloğa, empatiye ve anlayışa öncelik vermemiz çok önemli. Yalova’daki bu trajik olay, hayatın kırılganlığını ve sözlerin ve eylemlerin kaderimizi şekillendirme gücünü dokunaklı bir şekilde hatırlatıyor.
Bir anlık öfkeyle kısalan bir hayatın yasını tutarken, toplumlarımızda saygı, hoşgörü ve şefkat kültürünü de beslemeye kendimizi adamalıyız. Dinleyerek, ortak zemin arayarak ve anlaşmazlıklara iyi niyetle yaklaşarak herkes için daha güvenli ve daha uyumlu bir toplum inşa edebiliriz.
Yalova’da hayatını kaybeden adamın anısının, barış ve birlik için bir miting çağrısı olmasını, her nefesin kıymetini ve farklılıkları nezaket ve anlayışla çözmenin değerini hatırlatmasını dileriz. Hep birlikte, anlaşmazlık yerine diyaloğu, nefret yerine sevgiyi benimseyerek onun mirasını onurlandırmaya çalışalım.

