“İzmir Kemalpaşa’da kardeşiyle tartışan iş adamı Olgar E., silahla ateş açarak kavgayı ayırmaya çalışan personeli T.M.’yi yaraladı. Güvenlik kameralarına yansıyan olay sonrası zanlı tutuklandı.”

“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”
“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”

“İzmir Kemalpaşa’da kardeşiyle tartışan iş adamı Olgar E., silahla ateş açarak kavgayı ayırmaya çalışan personeli T.M.’yi yaraladı. Güvenlik kameralarına yansıyan olay sonrası zanlı tutuklandı.”

Roman Tekstil’in kurucu ortaklarından merhum Süleyman Toplusoy’un 10 yaşındaki kızı Selin Toplusoy, iki yıldır sürdürdüğü kanser mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Cenazesi bugün Çekmeköy Mezarlığı’na defnedilecek.

KIRIKKALE / Yahşihan OSB – 28 Kasım 2025
Yahşihan Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir fabrikada hava kazanı üzerinde çalışma yapan iki işçi, tonlarca ağırlığındaki sac levhanın düşmesi sonucu yaşamını yitirdi.
Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde bulunan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) bir fabrikada yaşanan elim bir iş kazasında, hava kazanı üzerinde bakım çalışması gerçekleştiren iki işçi, üzerlerine düşen yaklaşık 3 tonluk dev sac levhanın altında kalarak hayatını kaybetti. Olay, bölgedeki sanayi kuruluşlarından Mach-Tech firmasında meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, Mach-Tech fabrikasında kaynak işlemi yapan 56 yaşındaki Mutlu Atay ve 58 yaşındaki Tekin Omay, hava kazanı üzerindeki mesaileri sırasında korkunç bir durumla karşılaştı. Çalışma esnasında tonlarca ağırlıktaki sac levhanın aniden kayması sonucu iki deneyimli işçi, ağırlığın altında sıkışarak olay yerinde yaşamlarını yitirdi.
Kazanın hemen ardından, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık personelinin yaptığı ilk kontrollerde, Mutlu Atay ve Tekin Omay’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Cumhuriyet Savcılığı, bu trajik olayla ilgili olarak geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
—

BURSA / İnegöl – 28 Kasım 2025
Bursa’nın İnegöl ilçesinde, bir orman ürünleri fabrikasında meydana gelen talihsiz olayda, 33 yaşındaki makine mühendisi Mertcan A., tamir esnasında 600 kilogram ağırlığındaki demir silindirin altında kalarak ağır yaralandı.
Bursa’nın İnegöl ilçesinde bulunan bir orman ürünleri fabrikasında dehşet verici bir iş kazası yaşandı. İnegöl Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren tesiste, 33 yaşındaki makine mühendisi Mertcan A., tamir etmekte olduğu devasa bir demir silindirin altında kalarak ağır şekilde yaralandı.
Olay, öğleden sonra saat 16.00 sularında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, makine mühendisi Mertcan A., fabrika içerisindeki bir makineyi onardığı sırada, yaklaşık 600 kilogram ağırlığındaki demir silindirin henüz belirlenemeyen bir sebeple üzerine düşmesi sonucu feci şekilde yaralandı. Vücudunun çeşitli bölgelerinde ciddi kırıklar oluşan Mertcan A. için derhal sağlık ekiplerine haber verildi.
Olay yerine hızla intikal eden 112 Acil Sağlık ekipleri, ilk müdahaleyi gerçekleştirdikten sonra ağır yaralı mühendisi İnegöl Devlet Hastanesi’ne sevk etti. Mertcan A.’nın hastanede tedavi altına alındığı ve sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Yetkililer, kaza ile ilgili kapsamlı bir inceleme başlattı.
—

Güney Afrika’nın Paris Büyükelçisi Nkosinathi Emmanuel Mthethwa, Pazar akşamı gizemli koşullar altında trajik bir şekilde vefat etti. Ölümünü çevreleyen ayrıntılar birçok kişiyi şokta ve inanamamada bıraktı.
Güney Afrika’nın Paris Büyükelçisi Nkosinathi Emmanuel Mthwa’nın cesedi, başkent Paris’teki bir binanın önünde bulundu. 58 yaşındaki büyükelçi dünden beri kayıptı ve bir otelin 22. katından atlamış olabileceği yönünde spekülasyonlar vardı. Mthethwa’nın eşi, kendisinden gelen üzücü bir mesajın ardından kayıp ihbarında bulunmuş ve Boulogne Ormanı’nda polis tarafından arama başlatılmıştı. Ceset, Paris’in 17. bölgesinde bulundu ve ölümünün nedenlerine ilişkin soruşturma devam ediyor.
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı, Mthethwa’nın vefatından dolayı derin üzüntü duyduğunu belirterek, Polis Bakanlığı ve Spor, Sanat ve Kültür Bakanlığı gibi kamu hizmetlerine yaptığı önemli katkıları vurguladı. Mthethwa, Aralık 2023’ten bu yana Güney Afrika’nın Paris Büyükelçisi olarak görev yapıyordu.
İlk bilgilere göre Mthwa, büyükelçilik personeli tarafından Paris’teki resmi konutunda tepkisiz halde bulundu. Hemen olay yerine çağrılan acil servis ekipleri, ne yazık ki onu hayata döndüremedi. Yetkililer büyükelçinin ölümüne yol açan koşulları araştırırken kesin ölüm nedeni bilinmiyor.
Güney Afrika siyasetinde deneyimli bir diplomat ve saygın bir isim olan Mthethwa, 2018’den bu yana ülkenin Fransa büyükelçisi olarak görev yapıyordu. Güney Afrika ve Fransa arasındaki ikili ilişkileri geliştirme konusundaki özverisinin yanı sıra ticaret, eğitim ve kültür de dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde iş birliğini geliştirme çabalarıyla tanınıyordu.
Ani ölüm haberi hem diplomatik camiada hem de Güney Afrika halkında şok etkisi yarattı. Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Mthethwa’nın ailesine başsağlığı diledi ve ülkenin dış politika hedeflerine yaptığı katkıları övdü. Ayrıca, hükümetin bu yas döneminde aileye destek ve yardım sağlayacağına dair güvence verdi.
Mthethwa’nın ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken, meslektaşları ve dostları onu tutkusu, zekâsı ve ülkesine hizmet etme konusundaki sarsılmaz bağlılığıyla anıyor. Böylesine seçkin bir diplomatın kaybı, doldurulması zor bir boşluk bıraktı ve mirası önümüzdeki yıllarda hatırlanacak ve onurlandırılacak.
Sakarya’nın Hendek ilçesinde 3 Temmuz 2020 tarihinde 7 işçinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin de yaralandığı havai fişek fabrikası patlaması davasında, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada şok bir gelişme yaşandı. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın “olası kast” değerlendirmesine direndi ve tek tutuklu sanık fabrika sahibi Yaşar Coşkun’un tahliyesine karar verdi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.
Yukarıçalıca mevkiindeki yaklaşık 15 dönüm üzerine kurulu havai fişek fabrikasında meydana gelen patlama, ülkeyi yasa boğmuş, 50 kilometre mesafedeki birçok noktadan duyulan şiddetli patlamalar bölgede büyük yıkıma yol açmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma ve dava süreci, patlamanın nedenleri ve sorumluları üzerinde yoğunlaşmıştı. İlk yargılamada Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, fabrika sahipleri Yaşar Coşkun ve Ali Rıza Ergenç Coşkun’a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 16 yıl 3’er ay, diğer sanıklar Hasan Ali V., Erşan Ö., Asiye A., Aslı D. ve Ahmet Ç.’ye ise çeşitli hapis cezaları vermişti.
Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bu kararı kısmen bozdu. Ali Rıza Ergenç Coşkun hakkındaki cezayı onarken, fabrika sahibi Yaşar Coşkun’a verilen cezanın “olası kastla öldürme ve yaralama” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verdi. Yüksek Mahkeme, diğer sanıkların cezalarını da yetersiz bularak bozmuştu. Bu karar, mağdur aileler ve avukatlar tarafından bir umut ışığı olarak görülmüştü.
Yargıtay’ın bozma kararının ardından, 26 Eylül 2025 tarihinde Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1’i tutuklu 6 sanığın yeniden yargılandığı dava duruşması görüldü. Ferizli Ceza İnfaz Kurumu kampüsündeki duruşma salonunda yapılan yargılamada, mahkeme heyeti kritik bir karara imza attı. Cumhuriyet savcısının Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmayarak sanıkların ilk verilen karardaki suçlardan cezalandırılması yönündeki mütalaasının ardından, mahkeme heyeti de Yargıtay’ın bozma kararına direnme kararı aldı.
Bu kararla birlikte, davada tek tutuklu sanık olan fabrika sahibi Yaşar Coşkun’un, “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak ve mağdurların zararlarının karşılanması için 15 milyon lira güvence bedeli yatırması şartıyla tahliyesine hükmedildi. Böylece 5 yıl önce 7 kişinin hayatını kaybettiği patlama davasında tutuklu sanık kalmadı.
Mahkemenin bu kararı, duruşmayı takip eden mağdur aileler ve avukatları tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Kararın ardından bazı müştekilerin fenalık geçirdiği belirtildi. Duruşmayı izleyen CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent ve Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş gibi siyasetçiler de karara yönelik eleştirilerini dile getirdi. Müşteki avukatları, Yargıtay’ın “olası kast” değerlendirmesine uyulması ve adaletin tecelli etmesi yönündeki taleplerinin karşılanmadığını ifade ettiler.
Hendek’teki patlamanın yaşandığı fabrikada, bilirkişi raporları ve soruşturma süreçleri, yasal sınırların üzerinde patlayıcı malzeme bulundurulduğunu ve üretim ile depolama alanlarında mevzuata aykırılıklar olduğunu ortaya koymuştu. Gerekçeli kararlarda, fabrika sahiplerinin asli kusurlu olduğu vurgulanmıştı. Bu ihmaller zinciri, 7 masum işçinin yaşamına mal olmuş ve 127 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Yaşanan son gelişme, adalet arayışını yeni bir boyuta taşırken, kamuoyunun ve mağdur ailelerinin tepkileri dinmiyor.
28 Eylül 2025 – Gündem ; Erzurum OSB’deki Boya Fabrikasında Büyük Yangın: Kimyasal Depolar Tehdit Altında
Erzurum Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bulunan bir boya üretim tesisinde, henüz belirlenemeyen bir nedenle büyük bir yangın çıktı. 28 Eylül 2025 tarihinde saat 17.00 sıralarında başlayan yangına, çok sayıda itfaiye, AFAD, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin alevleri kontrol altına almak için yoğun mücadelesi devam ediyor.
Dev Alevler Kimyasal Depoları Tehdit Ediyor
Yangın, Erzurum Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir boya firmasına ait üretim tesislerinde meydana geldi. Çevredekilerin ihbarı üzerine hızla olay yerine ulaşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, alevlere müdahalede bulunuyor. Yangının en büyük tehdidi, boya üretiminde kullanılan kimyasal ham maddelerin yer aldığı depolara sıçrama riski olarak belirtiliyor. İtfaiye ekipleri, alevlerin bu depolara ulaşmaması için büyük bir çaba sarf ediyor. AFAD ekipleri de olası bir patlama riskine karşı tesisin çevresinde geniş güvenlik önlemleri almış durumda.
Kapsamlı Müdahale ve Güvenlik Önlemleri
Olay yerine sadece itfaiye değil, aynı zamanda AFAD, polis ve sağlık ekipleri de yönlendirildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alarak OSB giriş çıkışlarını kontrol altına aldı. Tesisin yakınındaki yollar kısa süreliğine trafiğe kapatılırken, bölgedeki işçilerin güvenliği için tahliye çalışmaları yapıldı. Yangının neden çıktığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmazken, yetkililer yangının boyutu ve çıkış nedenini araştırıyor. Bölgedeki işleyişin bir süreliğine durduğu ve yerel halk arasında kısa süreli bir paniğin yaşandığı bildirildi. Ekiplerin koordineli çalışmasıyla yangının büyümesinin önüne geçilmesi ve çevrede oluşabilecek tehlikelerin en aza indirilmesi hedefleniyor.

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşanan korkunç olayda, Sapancaspor’un eski başkanlarından iş insanı Fatih Balkaya, boş sandığı tabancasını başına dayayarak ateşlemesi sonucu yaşamını yitirdi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesine bağlı Derbent Mahallesi’nde meydana gelen trajik olayda, Sapancaspor Kulübü’nün 2016-2018 yılları arasında başkanlığını yapmış olan tanınmış iş insanı Fatih Balkaya, silahla kendini vurdu. İddialara göre, Balkaya bir arkadaşının evinde bulunduğu sırada, boş olduğunu düşündüğü tabancasını başına dayayarak ateşledi. Ancak talihsiz bir şekilde tabancanın dolu olduğu anlaşıldı ve Balkaya başından vurularak ağır yaralandı.
Olayın hemen ardından ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı Fatih Balkaya’ya olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından, Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorların tüm çabalarına rağmen entübe edilen Balkaya, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşam savaşını kaybetti.
Fatih Balkaya’nın vefat haberi spor ve iş dünyasında büyük üzüntüye yol açtı. Eski başkanı olduğu Sapancaspor Kulübü, sosyal medya hesabı üzerinden bir taziye mesajı yayımladı. Mesajda, “Kulübümüzün eski başkanlarından Fatih Balkaya vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Olayla ilgili olarak Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından geniş çaplı bir inceleme ve soruşturma başlatıldığı bildirildi. Balkaya’nın silahı neden ateşlediği ve olayın tüm detayları yapılan soruşturma sonucunda netlik kazanacak. Yaşanan bu olay, bireysel silahlanma ve silah güvenliği konularını bir kez daha gündeme getirdi.
Türk iş dünyasının önde gelen isimlerinden, sanayici İnan Kıraç (d. 4 Şubat 1937, Eskişehir), uzun yıllar Koç Holding bünyesinde üst düzey yöneticilik görevlerinde bulunarak ülkenin ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlamış bir duayen olarak tanınıyor. Son dönemde ise özel hayatındaki gelişmeler ve devam eden hukuki süreçlerle gündemde kalmaya devam ediyor.
İnan Kıraç, 1948 yılında Eskişehir’deki Gazi İlkokulu’nu tamamladıktan sonra eğitimine İstanbul’da prestijli Galatasaray Lisesi’nde devam etti. Lise öğreniminin ardından Londra’da City College of Business’ta yükseköğrenim gördü. İş hayatına Kemer Barajı şantiyesinde tercümanlık yaparak başlayan Kıraç, bu ilk deneyimleriyle profesyonel yaşama adım attı.
İş hayatındaki dönüm noktası, 1961 yılında ağabeyi Can Kıraç’ın yönlendirmesiyle Koç Holding’in şirketlerinden Ormak AŞ’de çalışmaya başlaması oldu. Bu tarihten itibaren Koç Grubu içinde hızla yükselen Kıraç, 1966’da Otoyol AŞ Genel Müdürü görevine getirildi. 1970 yılında Türkiye’de üretilen Fiat otomobillerinin pazarlama ve dağıtım şirketi Tofaş Oto Ticaret’in genel müdürü oldu. İlerleyen yıllarda holdingin otomotiv firmalarında üst düzey yöneticilikler üstlendi; önce Koç Holding’in Tofaş’tan sorumlu Başkan Yardımcılığı’na, ardından Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanlığı’na atandı. 1998 yılında Koç Holding Yürütme Kurulu Başkanı (CEO) olarak emekli olana dek Türk otomotiv sektörünün gelişimine önemli ölçüde yön verdi.
İnan Kıraç, iş dünyasındaki başarılarının yanı sıra eğitime ve kültüre verdiği destekle de biliniyor. 1981 yılında Galatasaray Eğitim Vakfı’nı kuran Kıraç, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) da kurucuları arasında yer aldı. 2003 yılında eşi Suna Kıraç ve kızı İpek Kıraç ile birlikte Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nı kurdu. Bu vakıf bünyesinde 2005’te Pera Müzesi ve 2007’de İstanbul Araştırmaları Enstitüsü gibi önemli kültür-sanat kurumları hayata geçirildi. Ayrıca, TEGV’in Antalya’da Suna-İnan Kıraç Eğitim Parkı ve Eskişehir’de Ali Numan Kıraç Etkinlik Merkezi gibi projelerinin kuruluşunu üstlendi.
Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun (TOGG) beş ortağından biri olan İnan Kıraç, 2021 yılında projeden sağlık sorunları sebebiyle çekildi. Kıraç’ın bu ayrılığı kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sağlık sorunlarının yanı sıra, Kıraç’ın elektrikli otomobillerin Türkiye için henüz erken olduğu yönündeki görüşleri de ayrılık kararında etkili oldu. Kıraç, o dönemde yaptığı açıklamalarda, bataryaların ağırlığı ve şarj altyapısının yetersizliği gibi nedenlerle Türkiye’nin elektrikli araçlar için hazır olmadığını, hibrit araçlarla başlanmasının daha doğru olacağını savunmuştu.
İnan Kıraç, Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç ile evliydi ve çiftin İpek Kıraç adında bir kızları bulunmaktadır. Suna Kıraç’ın vefatının ardından, 2024 yılının Aralık ayında eski Koç Holding çalışanı Emine Alangoya ile evlendi. Ancak bu evlilik, kızı İpek Kıraç tarafından “babasının akli melekelerinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle mahkemeye taşındı.
2025 yılında görülen dava sonucunda İstanbul Anadolu 18. Aile Mahkemesi tarafından önemli kararlar alındı. Adli Tıp Kurumu’nun yaptığı incelemeler neticesinde İnan Kıraç’ın fiili ehliyetinin yerinde olmadığına ve kendisine vasi atanması gerektiğine hükmedildi. Mahkeme, İnan Kıraç’ın evlilik tarihinde hukuki ve fiili ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle Emine Alangoya ile olan evliliğinin iptaline karar verdi. Kıraç’ın mal varlığına da tedbir konulurken, avukat Atakan Yılmaz ve avukat Mert Öztekin geçici vasi olarak atandı. Ayrıca, Mayıs 2025’te İnan Kıraç’ın hastaneden kimliği belirsiz kişilerce çıkarıldığı iddiaları da gündeme gelmiş, ancak daha sonra vasilerine teslim edildiği öğrenilmişti.
İnan Kıraç’ın yaşamı, Türk sanayisine ve toplumsal hayata yaptığı katkılarla dolu, ancak son yıllarda yaşadığı özel hayatındaki bu çalkantılı dönem, kamuoyunun da yakından takip ettiği bir süreç olarak öne çıkıyor.
” Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere denize açıldığı teknesi, parçalanmış ve yarı batık halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın (43) ”