Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan köy tahliyelerinin ardında, yerinden edilmiş insanların sessiz çığlığı yatıyor.

Doğu Türkiye’nin ücra dağlarında, 2015’ten beri haritadan silinen bir zamanlar müreffeh köylerin üzerinde ürkütücü bir sessizlik hakim. Engebeli arazide yolculuğumuz sırasında, parçalanmış ailelerin, terk edilmiş evlerin ve zamana yenik düşmüş anıların yürek burkan gerçekliğini keşfediyoruz.
🚫 Terk Edilen Köyler: Gerçekler, Yasaklar ve Sessiz Tanıklar
Bu köylerden biri de, genç bir çoban olan Alihan’ın bir zamanlar koyunlarıyla yemyeşil tepelerde dolaştığı Kocaköy. Şimdi geriye sadece yıkık taş duvarlar ve bir zamanlar havayı dolduran kahkahalar kaldı. Alihan, buldozerlerin gelip ailesinin evini habersizce yıktığı günü anlatırken, yıllarının ötesinde bir hüznü yansıtıyor.
Hikâyenin derinliklerine indikçe, Kırklar köyünden ayrılmayı reddeden yaşlı bir kadın olan Selma ile tanışıyoruz. Hükümetin onu başka bir yere yerleştirme çabalarına rağmen Selma, dağların gölgesinde geçirdiği gençliğinin anılarına tutunmaya kararlı. Bir zamanlar birbirine sıkı sıkıya bağlı bu topluluğu tanımlayan düğün, doğum ve cenazelerin hikâyelerini paylaşırken, gözleri dökülmemiş gözyaşlarıyla parlıyor.
Kameramızın merceğinden, bir zamanlar canlı köylerin bulunduğu, şimdi moloz ve toza dönüşmüş ıssız manzaraları yakalıyoruz. Yıkılan her taş, insan ruhunun direncinin bir kanıtı, dünyanın bu unutulmuş köşelerinde bir zamanlar yeşeren hayatları hatırlamak için sessiz bir yakarış.
Ancak yürek burkan bunca acı ve yıkımın ortasında, bir umut ışığı da var. Köylülerin kültürlerini ve miraslarını korumak için bir araya gelmelerine tanık olurken, zorluklar karşısında topluluğun gücünü hatırlıyoruz. Kolektif güçleri sayesinde, bu yerinden edilmiş bireyler ortak tarihlerinde teselli buluyor ve trajedinin ardından yeni bir yol açıyorlar.
Güneş dağların üzerinden batarken, bir zamanlar gelişen bir köyün kalıntılarına altın rengi bir ışıltı saçarken, insan ruhunun direncine karşı bir hayranlık ve saygı duygusuyla ayrılıyoruz. Bu unutulmuş köylerin hikâyeleri, varoluşumuzun kırılganlığını ve hafızanın kalıcı gücünü acı bir şekilde hatırlatarak, sonsuza dek kalbimizde yaşayacak. Mücadelelerine tanıklık ederken, miraslarına saygı göstermek ve köyleri zamanın gölgesinde kaybolsa bile seslerinin asla susmamasını sağlamak zorundayız.
****🌫️ Zorunlu Göçün İzleri: Kaybolan Hayatlar, Sessiz Dağlar

2015 yılında, Türkiye’nin güneydoğu bölgesi, özellikle Şırnak ve Hakkâri illeri ile Diyarbakır’ın Silvan çevresinde bir dizi toplu köy tahliyesi yaşandı. Bir zamanlar derin tarihi köklere sahip, canlı yerleşim yerleri olan bu köyler, boş sokaklarda yalnızca geçmişin yankılarının kaldığı ıssız ve ürkütücü bir hale geldi.
- En dikkat çekici vakalardan biri, Türk hükümetinin PKK’ya (Kürdistan İşçi Partisi) yönelik askeri operasyonları nedeniyle Başağaç, Güneyce, Kayaboyun, Koçbeyi ve Güneyçam gibi köylerin zorla boşaltıldığı Şırnak’ta yaşandı. Tartışmalı bir “yakıp yıkma” politikası kapsamında, köylülere evlerini terk etmeleri emredildi ve ardından PKK militanlarının bölgeye sığınmasını önlemek için evler yıkıldı.
- Hakkari’de Ağaçdibi, Akkuş, Bayköy, Boybeyi, Demirtaş ve Doğanyurt gibi köylerde de benzer sahneler yaşandı. Çoğunluğu Kürt çiftçiler ve çobanlardan oluşan bölge sakinleri, Türk yetkililer ile PKK arasındaki çatışmanın çapraz ateşine yakalandı. Birçok aile, evlerini, çiftliklerini ve hayvanlarını geride bırakarak şiddetten kaçtı ve ne zaman veya geri dönüp dönmeyeceklerinden emin olamadılar.
🕊️ Köyler Susturuldu… Ama Hikâyeleri Hâlâ Anlatılıyor
Bu köylerin boşaltılması, atalarının topraklarını terk etmek ve bilmedikleri yerlerde yeni bir başlangıç yapmak zorunda kalan bölge sakinleri üzerinde derin bir etki yarattı. Evlerini ve geçim kaynaklarını kaybetmeleri, kendilerini yerinden edilmiş ve mülksüzleştirilmiş hissetmelerine, ihanete uğramış ve adaletsizliğe uğramış hissetmelerine neden oldu.
Bu olayları çevreleyen tarihsel ve politik bağlamı anlamak için yerel halk, uzmanlar ve yetkililerle görüştük. Zorunlu göç konusunda uzmanlaşmış bir kültür antropoloğu olan Dr. Ayşe Gül Altınay’a göre, zorunlu tahliyeler Türk hükümetinin PKK isyanını bastırmak için kullandığı bir taktikti, ancak aynı zamanda sıradan insanların yaşamları üzerinde uzun süreli etkileri de oldu.
- İsminin açıklanmasını istemeyen Silvanlı bir köylü, köyünden tahliye edilme deneyimini şöyle anlattı: “Evimizden, toprağımızdan, anılarımızdan koparıldık. Bu, beni bugün bile hala rahatsız eden yürek parçalayıcı bir deneyimdi.”
- Terk edilmiş köylerde dolaşırken, bir zamanlar gelişen bir topluluğun kalıntılarını gördük: yıkık duvarları olan terk edilmiş evler, toprağı geri kazanan yabani otlarla kaplı tarlalar ve rüzgarda enkaz gibi dağılmış anılar. Sessiz sokaklar ve boş binalar, çatışma ve yerinden edilmenin insani bedelinin çarpıcı bir hatırlatıcısıydı.
- Bu belgesel tarzı blog yazısıyla, 2015 yılında Türkiye’nin unutulmuş köylerine ışık tutmayı, evlerini terk etmek zorunda kalan insanların hikayelerini onurlandırmayı ve bu trajik olaylardan etkilenenlerin yaşadığı devam eden mücadelelere dikkat çekmeyi amaçlıyoruz. Hikayelerini paylaşarak, hayatları kontrolleri dışındaki güçler tarafından geri dönülmez bir şekilde değişenlere karşı empati ve anlayış geliştirebileceğimizi umuyoruz.
Not –
Şırnak, Başağaç, Güneyce, Kayaboyun, Koçbeyi, Güneyçam gibi köylerin adı, boşaltılmış köyler arasında geçiyor.
Hakkari’de boşaltılan köyler arasında Ağaçdibi, Akkuş, Baykoy, Boybeyi, Demirtaş, Doğanyurt gibi isimler bulunuyor.
Diyarbakır, Silvan çevresinde yapılan araştırmalarda da bazı köylerin yerinden edildiği, hatta kayıt dışı bırakıldığı belirtiliyor.
Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Zankirek (Karaçavuş) köyü, askerlerin “köyü boşaltın” telkininde bulunduğu köyler arasında anılıyor.
****🏚️ Unutulmuş Köylerin Ardındaki Gerçek | 2015’ten Bugüne Sessizlik

Son yıllarda Türkiye’de terkedilmiş köylerin sayısıerek artmaktadır. köyler genellikle bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle boşaltılmak zorunda kalmaktadırlar.2015 yılında terkedilmiş köylerin isimlerinin rapor edildiği belgesel ise bu durumu gözler önüne sermektedir.
Şırnak, Hakkari, Diyarbakır gibi bölgelerde bulunan terkedilmiş köyler arasında pek çok köyün adı geçmektedir. Bu köyler arasında Başağaç, Güneyce, Kayaboyun, Koçbeyi, Güneyçam, Ağaçdibi, Akkuş, Baykoy, Boybeyi, Demirtaş, Doğanyurt gibi birçok köy bulunmaktadır. Bu köyler genellikle çatışmaların etkisiyle terkedilmiş ve köylerde yaşayan halk zorla yerlerinden edilmiştir.
- Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yapılan araştırmalar ise bazı köylerin kayıt dışı bırakıldığını göstermektedir. Bu köyler genellikle güvenlik gerekçesiyle boşaltılmakta ve halkı yerinden edilmektedir. Bu durum ise belgeselde detaylı bir şekilde ele alınmaktadır.
- Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Zankirek (Karaçavuş) köyü ise askerlerin talimatıyla boşaltılan köyler arasında yer almaktadır. Askerlerin köy halkına “köyü boşaltın” talimatı vermesi, köylülerin zorla göç etmelerine neden olmuştur.
- Bu belgesel, terkedilmiş köylerin insan hayatı üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Köylerin terkedilmesi sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda köy halkının tarihi, kültürel ve sosyal bağlarını da koparmaktadır. Bu belgesel, izleyicilere bu gerçeği göstererek toplumun bilinçlenmesine katkı sağlamaktadır.
- 2015 yılında terkedilmiş köylerin isimlerinin rapor edildiği bu belgesel, izleyicileri sıkmadan, ilgi çekici bir şekilde konuyu ele almaktadır. Terkedilmiş köylerin dramını ve halkın yaşadığı zorlukları anlatan bu belgesel, toplumda duyarlılık oluşturarak bu konudaki farkındalığın artmasına yardımcı olmaktadır
- Adana’da Park Halindeki Otomobil Alevlere Teslim Oldu: İtfaiye Hızla Müdahale Etti
- Tutuklu Erden Timur’un Şirketi APA NEF’in Levent’teki Binasına Silahlı Saldırı Düzenlendi
- Çorum’da Engelli Adam Evinde Ölü Bulundu: Soruşturma Başlatıldı
- Kayseri OSB’de Mobilya Fabrikası Yangını: Bir Saatlik Müdahale Sonrası Kontrol Altına Alındı
- Çorum’da Balkona Yorgun Mermi İsabet Etti: Facianın Eşiğinden Dönüldü

