İstanbul, Kadıköy Rıhtım İskelesi’nde yürek burkan bir olay yaşandı. İddiaya göre, dördü de engelli olan bir grup arkadaştan biri dengesini kaybederek denize düştü. Arkadaşlarını kurtarmak için suya atlayan diğer üç engelli kişi de boğulma tehlikesi atlattı. Olayda denize düşen dört kişiden biri tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybederken, diğer üçü yaralı olarak kurtarıldı.
Olay, dün sabah saat 10.00 sıralarında Kadıköy Adalar İskelesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, alkollü oldukları iddia edilen, ikisi işitme engelli, ikisi görme engelli dört arkadaş iskelede vakit geçiriyordu. Bu sırada gruptan bir kişi, henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybederek serin sulara düştü.
Can Pazarı Yaşandı, Askerler Yardıma Koştu
Denize düşen arkadaşlarının çaresizliğini gören diğer üç engelli kişi, hiç tereddüt etmeden arkadaşlarını kurtarmak amacıyla peşinden suya atladı. Çevredekilerin fark etmesi üzerine durum hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarın ardından olay yerine kısa sürede itfaiye, acil sağlık, polis, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre, olay yerinde bulunan bazı askerler de denize atlayarak kurtarma çalışmalarına destek verdi. Bir tanık, “Denize düşenleri bir asker arkadaşımız kurtardı. 4 kişi sağır ve dilsizdi. Merak ettikleri için bir tanesi denize düştü, diğerleri de yardım etmek için atladı. Üç kişi sağ olarak kurtarıldı” şeklinde konuştu. Bir diğer tanık ise “Ben bağırınca çevredekiler koştu. Asker bir çocuk atlayarak onları kurtardı. Maalesef bir kişi hayatını kaybetti. Toplamda 4 kişiydiler” dedi.
Bir Ölü, Üç Yaralı
Ekiplerin ve vatandaşların yoğun çabaları sonucunda denize düşen dört kişi sudan çıkarıldı. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Ancak ne yazık ki, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen ağır yaralı olan işitme engelli kişilerden biri kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Diğer üç yaralının ise hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Yaşanan bu acı olayla ilgili olarak yetkililer tarafından geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı bildirildi.
Kars’ın merkeze bağlı Cumhuriyet köyünde, son 10 gün içerisinde 70’e yakın buzağının telef olması, bölgedeki besicileri derin bir endişeye sevk etti. Bu gizemli ölümlerin ardından Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir inceleme başlatılmış, tahlil sonuçları buzağı ölümlerinin sebebinin şap hastalığı olduğunu ortaya koymuştur. Köy, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla karantinaya alındı.
Korkutan Bilançolar ve Başlatılan İnceleme
Cumhuriyet köyünde yaşanan bu dramatik olay, besiciler için büyük bir yıkım anlamına geliyor. Köy muhtarı Akın Salik, ölümlerin hızına dikkat çekerek, “Gerekli bilgilendirmeyi yaptık, hayvanlardan numune alındı. Ölümlerin sebebi belli değildi. Ekipler, tahlil sonuçlarına göre tedaviye başlayacaktı” şeklinde konuşmuştu. Kent merkezine 10 kilometre mesafedeki 900 nüfuslu köyde yaklaşık 1500 büyükbaş hayvan bulunuyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin şap hastalığına karşı aşılama yapmasının ardından buzağı ölümlerinin başlaması dikkat çekici bulundu.
Köylüler, hastalığın buzağıları 15 dakika gibi kısa bir sürede öldürdüğünü, ağızlarından ve burunlarından kan geldiğini belirtmişti. Besiciler, daha önce böyle bir hastalıkla karşılaşmadıklarını ifade ederek büyük şaşkınlık ve çaresizlik yaşamışlardı. Tele olan buzağılar köylüler tarafından el arabalarıyla araziye taşınırken, hastalık belirtisi gösteren hayvanlar ahırlarda ayrı bölümlere alınarak önlem alınmaya çalışılmıştı.
Şap Hastalığı Teşhisi ve Karantina Kararı
Buzağı ölümlerinin artması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri hızla harekete geçerek köyden numuneler aldı ve Erzurum Veteriner Araştırma Enstitüsü’nden uzmanlar köyde incelemelerde bulundu. Yapılan laboratuvar analizleri sonucunda buzağı ölümlerinin “klinik olarak şap hastalığından” kaynaklandığı tespit edildi. Bu teşhisin ardından köyde derhal karantina işlemleri başlatılarak gerekli idari ve fenni tedbirler alındı. Hastalığın tipinin belirlenmesi için ise alınan numuneler Şap Enstitüsü Müdürlüğü’ne gönderildi.
Kars Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Cumhuriyet köyünde 24 Mart 2023 tarihinde SAT-2 suşu içeren şap aşısı ile toplam 1171 adet sığırın aşılandığı bilgisi paylaşıldı. İl genelinde saha taramaları ve aşılama çalışmalarının aralıksız devam ettiği belirtildi.
Besicilerin Büyük Mağduriyeti
Yaşanan bu kayıplar, besicileri ekonomik olarak zor durumda bıraktı. Bazı besiciler, krediyle aldıkları hayvanların telef olması nedeniyle mandıralara borçlu kaldıklarını dile getirdi. Köylüler, tek geçim kaynakları olan buzağıların ölümüyle adeta bir kıyamet yaşadıklarını ifade ederek, hastalığın rüzgar ve hava yoluyla, hatta ithal hayvanlardan bile gelmiş olabileceği yönünde endişelerini dile getirdiler.
Şu an itibarıyla Cumhuriyet köyünde şap hastalığına karşı alınan tedbirler devam etmekte olup, hastalığın tip tayini sonuçları ve ileriye dönük tedavi süreçleri yakından takip edilmektedir. Besiciler, yetkililerden bir an önce bu zorlu süreçte destek bekliyor.
Bursa’nın Mudanya ilçesi Ülkü Mahallesi, yeni bir evin sevincini yasa boğan korkunç bir faciaya sahne oldu. Yeni yaptıkları iki katlı evlerinin kanalizasyon bağlantısını ana gidere yapmak için kazdıkları çukurda meydana gelen toprak kayması sonucu İbrahim Uysal ve Mehmet Uysal adlı iki kardeş göçük altında kalarak hayatlarını kaybetti. Olay yerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kardeşlerin kurtarılamaması, bölge halkını yasa boğdu.
Edinilen bilgilere göre, olay bugün öğleden sonra Mudanya’ya bağlı kırsal Ülkü Mahallesi’nde yaşandı. Kardeşler İbrahim Uysal (35) ve Mehmet Vefa Uysal (50), büyük bir hevesle inşa ettikleri yeni evlerinin kanalizasyon hattını ana sisteme bağlamak amacıyla kazı çalışması yürütüyordu. Bazı kaynaklara göre, bu kazı çalışmasında kepçe de kullanıldığı belirtildi. Ancak, henüz belirlenemeyen bir nedenle kazılan kanalizasyon çukurunun çevresinde toprak kayması meydana geldi ve her iki kardeş de aniden oluşan göçük altında kaldı.
Olayı gören çevredeki vatandaşlar durumu hemen jandarma, sağlık, AFAD ve itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine kısa sürede bölgeye çok sayıda kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, zamanla yarışarak göçük altında kalan kardeşleri kurtarmak için yoğun bir çalışma başlattı.
Dakikalarca süren titiz çalışmaların ardından, İbrahim Uysal ve Mehmet Uysal kardeşler toprak altından çıkarıldı. Ancak sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemede, iki kardeşin de ne yazık ki hayatını kaybettiği belirlendi. Bu acı haber, tüm ekipleri ve olay yerinde bekleyen yakınlarını derin üzüntüye boğdu.
Hayatını kaybeden kardeşlerin cenazeleri, Mudanya Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yaşanan toprak kaymasının, hane sakinlerinin kepçe yardımı ile gerçekleştirdiği çalışmadan kaynaklandığı ve çökme nedeniyle iki vatandaşımızın toprak altında kaldığı tespit edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, “AFAD ile güç birliği içerisinde yürütülen kurtarma çalışmaları sonucunda, kardeş oldukları tespit edilen vatandaşlarımıza ulaşılmış ancak her iki vatandaşımız da ne yazık ki hayatını kaybetmiş ve Mudanya Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiştir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve bölge halkımıza başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bu trajik olay, yeni bir yuva kurma hayaliyle girişilen bir çalışmanın nasıl hüzünlü bir sona ulaştığını gözler önüne serdi. İbrahim ve Mehmet Uysal kardeşlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde, akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Kızılırmak Caddesi üzerinde ikamet eden ve akli dengesi olmadığı iddia edilen 48 yaşındaki Hatice Çankaya, 81 yaşındaki annesi Asiye Çankaya ‘nin yaklaşık bir ay önce vefat ettiğini fark etmeyerek, cansız bedeniyle aynı evde yaşamaya devam etti. Korkunç gerçek, yaşlı kadının yeğeninin eve gelmesiyle ortaya çıktı.
Edinilen bilgilere göre, Gülşehir ilçesi Karavezir Mahallesi Kızılırmak Caddesi’nde yaşayan Hatice Çankaya (48) ve annesi Asiye Çankaya (81), komşularının ve yakınlarının zaman zaman ziyaret ettiği bir evde birlikte ikamet ediyordu. Akli dengesi yerinde olmadığı belirtilen Hatice Çankaya’nin, hayatını kaybeden annesi Asiye Çankaya ‘nin ölümünü anlamadığı iddia edildi. Yaklaşık bir ay önce vefat eden Asiye Çankaya ‘nin cansız bedeniyle yaşamaya devam eden Hatice Çankaya’nin, bu süreçte sokaklardan topladığı çöpleri de annesinin üzerine yığdığı belirtildi.
Dehşet verici olay, yaşlı kadının yeğeni A.D.’nin teyzesi ve kuzenini merak ederek eve gelmesiyle gün yüzüne çıktı. Eve girdiğinde yoğun ve ağır bir koku fark eden A.D., aramaları sonucunda teyzesi Asiye Çankaya ‘nin çöpler arasında çürümüş cesediyle karşılaştı. Bu korkunç manzara karşısında büyük bir şok yaşayan yeğen, durumu hemen sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Gülşehir Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla evde detaylı bir adli arama başlatıldı. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, evin bir odasında çöp poşetleri arasında Asiye Çankaya ‘nin çürümüş cesedi bulundu. İlk belirlemelere göre, yaşlı kadının yaklaşık bir ay önce hayatını kaybettiği tespit edildi.
Olay yerindeki incelemelerin ardından Asiye Çankaya ‘nin cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Nevşehir Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırıldı. Annesiyle birlikte yaşayan kızı Hatice Çankaya ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayın ardından belediye ekipleri, adeta bir “çöp eve” dönüşen meskeni boşaltma ve temizleme çalışmalarına başladı.
Akıllara durgunluk veren bu trajik olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. Kamuoyunda derin üzüntü ve şaşkınlık yaratan bu durum, sosyal hizmetlerin ve ruh sağlığı desteklerinin önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
BURSA’nın Gemlik ilçesindeki otobüs terminalinde, bir yolcu kızına bağırdığı gerekçesiyle otobüs şoförüne defalarca yumruk attı. Şiddet anları, başka bir yolcu tarafından cep telefonuyla saniye saniye kaydedilirken, olayla ilgili polis geniş çaplı bir inceleme başlattı.
Olay, Gemlik Otobüs Terminali’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir otobüs şoförü ile yolculardan biri arasında henüz belirlenemeyen bir sebeple sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine, yolcu otobüs şoförünün kızına bağırdığını iddia etti. Bu iddianın ardından yolcu, otobüs şoförüne defalarca yumruk atarak saldırdı.
Şiddet dolu anlar, otobüste bulunan diğer yolcuların gözleri önünde gerçekleşti. Olay anında çevrede bulunan bir başka yolcu, yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde, saldırgan yolcunun öfkeyle şoföre vurduğu ve diğer yolcuların araya girerek saldırganı otobüsten uzaklaştırmaya çalıştığı anlar yer alıyor.
Saldırının ardından otobüs şoförü darp edilirken, olay yerine güvenlik güçleri sevk edildi. Polis ekipleri, saldırgan yolcunun kimliğini tespit etmek ve olayın tüm detaylarını aydınlatmak amacıyla geniş çaplı bir inceleme başlattı.
Toplumda son dönemde artan şiddet olaylarına bir yenisini ekleyen bu hadise, toplu taşıma araçlarındaki güvenlik endişelerini bir kez daha gündeme getirdi. Yetkililerin olayla ilgili soruşturmayı titizlikle sürdürdüğü öğrenildi.
Kayseri’nin Talas ilçesine bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde meydana gelen olayda, sobayı tutuşturmak isteyen engelli bir vatandaşın evinde çıkan yangın paniğe neden oldu. Hızla büyüyen alevler, 3 katlı binanın çatısına da sıçrarken, itfaiye ekiplerinin yaklaşık yarım saat süren yoğun müdahalesiyle kontrol altına alındı. Olayda şans eseri yaralanan olmazken, yangının kesin çıkış nedeni araştırılıyor.
Edinilen bilgiye göre, 18 Ekim 2025 Cuma günü Bahçelievler Mahallesi Gençlik 1 Sokak üzerinde ikamet eden, engelli olduğu öğrenilen bir kişi, evindeki sobayı yakmak istedi. İddiaya göre, sobanın tutuşturulması sırasında sıçrayan alevler veya közler, evdeki halının tutuşmasına neden oldu ve yangın bir anda büyüdü.
Kısa sürede evi saran alevler, bitişiğindeki 3 katlı binanın çatısına da sıçrayarak çevrede büyük endişe yarattı. Olayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine ulaşan güvenlik güçleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak sokağı trafiğe kapattı ve binayı tahliye etti. İtfaiye ekipleri, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık yarım saatlik bir çalışmanın ardından kontrol altına almayı başardı. Yangının söndürülmesiyle birlikte soğutma çalışmaları yapıldı.
Yangında sevindirici olan tek gelişme ise herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmaması oldu. Maddi hasarın oluştuğu yangınla ilgili olarak yetkililer detaylı bir soruşturma başlattı.
AMASYA – Amasya’nın Helvacı Mahallesi Tugay Kavşağı’nda 16 Ekim’de meydana gelen trafik kazasında, yolun karşısına geçmeye çalışan 60 yaşındaki Hüseyin Koçaslan, bir otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Kazanın güvenlik kamerasına yansıdığı ve Koçaslan’ın olay anında alkollü olduğu belirlendi.
Kaza, saat 18.30 sıralarında Tugay Kavşağı’nda gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, E.Ü. yönetimindeki 05 EC 535 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Hüseyin Koçaslan’a çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Koçaslan, ağır yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Koçaslan, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kazanın ardından yapılan incelemelerde, hayatını kaybeden Hüseyin Koçaslan’ın alkollü olduğu tespit edildi. Ayrıca, kaza anının çevredeki bir güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdığı öğrenildi. Görüntülerde, Koçaslan’ın dikkatsizce yolun karşısına geçmeye çalıştığı ve hızla gelen otomobilin çarpmasından kurtulamadığı görülüyor.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. Otomobil sürücüsü E.Ü. gözaltına alınırken, olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Koçaslan’ın cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Kaza, Amasya’da derin üzüntü yaratırken, yetkililer sürücüleri ve yayaları trafik kurallarına uymaları konusunda bir kez daha uyardı.
Tarsus’ta Kan Donduran Dehşet: Ekmek Alan Kuzenlere Silahlı Saldırı: 13 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti, Saldırgan İntihar Etti
17 Ekim 2025 – GÜNDEM
Mersin’in Tarsus ilçesi Sarıveli Mahallesi, bugün sabah saatlerinde yaşanan korkunç bir olaya sahne oldu. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen 59 yaşındaki Yasin Ataş, ekmek almak için ciple yola çıkan kuzenler Emir Ali Aktaş (13) ve Mustafa Aktaş’a (20) av tüfeğiyle ateş açtı. Saldırıda 13 yaşındaki Emir Ali Aktaş olay yerinde hayatını kaybederken, kuzeni Mustafa Aktaş ile yoldan geçen bir kişi ağır yaralandı. Dehşet saçan Yasin Ataş, saldırının ardından kendi aracını ateşe verip aynı tüfekle intihar etti.
Olay, Tarsus ilçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Sarıveli Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen Yasin Ataş (59), elinde av tüfeğiyle sokağa çıktı. Bu sırada 33 BBZ 280 plakalı ciple ekmek almak üzere olan Mustafa Aktaş (20) ve kuzeni Emir Ali Aktaş’a (13) hedef gözetmeksizin ateş açtı.
Av tüfeğinden çıkan saçmaların isabet ettiği küçük Emir Ali Aktaş, olay yerinde yaşamını yitirdi. İlköğretim 7. sınıf öğrencisi olduğu öğrenilen Emir Ali’nin vefatı, mahalle halkını derin bir yasa boğdu. Saldırıda yaralanan kuzeni Mustafa Aktaş (20) ise ağır yaralı olarak Tarsus Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay anında yoldan geçmekte olan Ali Bozan isimli bir başka vatandaş da açılan ateş sonucu yaralanarak hastaneye sevk edildi.
Saldırgan Yasin Ataş, dehşet verici olayın ardından olay yerinde bulunan kendi otomobilini ateşe verdi. Daha sonra, kullandığı av tüfeğiyle intihar etti. Ataş’ın daha önce de tüfekle rastgele ateş ettiği ve psikolojik sorunlarla mücadele ettiği ileri sürüldü. Olaydan kısa bir süre önce Ataş’ın bir kahvede poğaça alarak kahvaltı yaptığı da öğrenildi.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Ekiplerin incelemesi sonucunda Emir Ali Aktaş ve Yasin Ataş’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralılar Mustafa Aktaş ve Ali Bozan’a ilk müdahale olay yerinde yapıldıktan sonra hastaneye kaldırıldı.
Olay yerindeki vatandaşlar, saldırgan Yasin Ataş’ın cenazesinin, küçük Emir Ali Aktaş’ın cenazesiyle aynı cenaze aracına konulmasına tepki gösterdi. Yöre sakinlerinin bu tepkisi üzerine, önce çocuğun cenazesi morga götürüldü. Yaklaşık bir saat yerde kalan failin cenazesi ise daha sonra gelen ikinci bir araçla otopsi için adli tıp kurumuna gönderildi.
Düzce’de yürekleri yakan bir trafik kazası meydana geldi. Otobüs durağında bekleyen vatandaşlara hafif ticari aracın çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybederken, 1 çocuk ağır yaralandı. Kaza anı güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Düzce’nin Sancaklar mevkiinde D-655 Batı Karadeniz Bağlantı Yolu üzerinde, bugün öğle saatlerinde meydana gelen trafik kazası, büyük üzüntüye neden oldu. Edinilen bilgilere göre, Akçakoca istikametinden Düzce yönüne seyir halinde olan Enes Y. idaresindeki 81 AEM 093 plakalı hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.
Kontrolden çıkan araç, yol kenarındaki otobüs durağında bekleyen 43 yaşındaki Sema S. ile 12 yaşındaki T.A.’ya çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan araç, daha sonra bir evin bahçe duvarına çarparak durabildi.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, ağır yaralanan Sema S. ve T.A.’ya ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra ambulanslarla Düzce Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen 43 yaşındaki Sema S. kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yaralı çocuk T.A.’nın tedavisi ise sürüyor.
Kaza anı, çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde, aracın durağa hızla yaklaşarak bekleyenlere çarptığı dehşet verici anlar açıkça görülüyor.
Yetkililer, kazayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Trafik akışı, kaza nedeniyle tek şeritten sağlanırken, olay yerindeki incelemelerin ve aracın kaldırılmasının ardından normale döndü. Bu trajik olay, Düzce’de bir kez daha trafik güvenliğinin önemini acı bir şekilde hatırlattı.
Siirt’in Kurtalan ilçesinde, Bahçelievler Mahallesi’nde meydana gelen olayda, amca çocukları arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü ve iki kişi yaralandı. Olay, 17 Ekim 2025 tarihinde yaşandı.
Siirt’te Amca Çocukları Arasında Kavga: 2 Yaralı Hastaneye Kaldırıldı
SİİRT – Siirt’in Kurtalan ilçesinde amca çocukları arasında çıkan tartışma, kısa sürede şiddetli bir kavgaya evrildi. Bahçelievler Mahallesi’nde henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan olayda iki kişi yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ve polis ekiplerince yaralılar hızla hastaneye kaldırıldı.
Edinilen bilgilere göre, bugün Kurtalan ilçesinin Bahçelievler Mahallesi’nde amca çocukları arasında sözlü bir tartışma çıktı. Nedeni henüz aydınlatılamayan bu tartışma, kısa süre içinde fiziksel bir kavgaya dönüştü. Çevredekilerin olayı fark etmesi üzerine durum hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri, kavgada yaralanan iki kişiye ilk müdahaleyi yaptı. Yaralılar, ambulanslarla Kurtalan Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Hastane kaynaklarından alınan bilgilere göre, yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Polis ekipleri, olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alarak kavgaya karışan diğer şahısların tespiti ve olayın çıkış nedeninin belirlenmesi için detaylı bir inceleme başlattı.
Siirt genelinde zaman zaman benzer akraba kavgaları yaşanmaktadır. Yakın zamanda Eruh ilçesinde amca çocukları arasında çıkan silahlı kavgada bir kişi hayatını kaybederken, bir kişi de ağır yaralanmıştı. Yine Baykan ilçesinde aralarında husumet bulunan iki aile arasında çıkan bıçaklı kavgada dört kişi yaralanmış, Siirt merkezde de silahlı aile kavgasında üç kişi yaralanmıştı. Bu tür olaylar, bölgedeki aile içi şiddet ve anlaşmazlıkların ciddiyetini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtti.
Adana’nın Kozan ilçesinde, bir telefon dükkanına giren bir kişiyi takip eden motosikletli saldırgan, içeride E.H. isimli şahsı ayağından vurarak yaraladı. Olayın ardından panik içinde kaçan saldırgan, kullandığı silahı ve kaskını olay yerinde düşürdü. Polis, kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
Kozan’da Dehşet Anları: Motosikletli Saldırgan Takip Ettiği Şahsı Vurdu
ADANA – Adana’nın Kozan ilçesi Tufanpaşa Mahallesi Üstün Sokak üzerinde bulunan bir telefon dükkanında yaşanan silahlı saldırı, bölge sakinlerini dehşete düşürdü. Motosikletli bir şüpheli, dükkana giren E.H. adlı kişiyi takip ederek içeride ayağından vurarak yaraladı.
Görgü tanıklarının ifadelerine ve güvenlik kamerası görüntülerine göre olay, Tufanpaşa Mahallesi Üstün Sokak’ta bir telefon dükkanında gerçekleşti. İddiaya göre, motosikletle olay yerine gelen bir şahıs, dükkana giriş yapan E.H.’yi hedef aldı. Saldırgan, E.H.’nin ayağına bir el ateş ettikten sonra motosikletine binerek hızla olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı.
Ancak saldırganın paniği, kaçış anında beklenmedik bir duruma yol açtı. Şüpheli, olayda kullandığı tabancayı ve başındaki kaskı düşürerek izini kaybettirmeye çalıştı. Çevredeki esnafın ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Yaralı E.H.’ye olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri, olay yerinde detaylı incelemelerde bulunarak delil topladı. Düşürülen silah ve kask incelenmek üzere emniyete götürüldü. Güvenlik güçleri, kaçan şüphelinin kimliğini tespit etmek ve yakalamak için geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olay anının güvenlik kameralarına yansıdığı belirtildi.
Adana Emniyet Müdürlüğü, olayın alacak verecek meselesi kaynaklı olabileceği ihtimali üzerinde dururken, şüphelinin yakalanması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Halk arasında infial yaratan bu tür olayların aydınlatılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması bekleniyor.
Düzce’de Meydana Gelen Trafik Kazasında Elektrikli Araç Kaldırıma Çıkarken Devrildi, Sürücü Sıkıştığı Araçtan Güçlükle Kurtarıldı.
DÜZCE – 17 Ekim 2025 – Düzce’de bugün öğleden sonra yaşanan trafik kazasında, bir elektrikli araç kaldırıma çıkmaya çalışırken devrildi. Kaza sonucunda araç içinde sıkışan sürücü İsmail E. yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.
Kaza, D-100 karayolu üzerindeki Öztürkler Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Olimpiyat Kavşağı istikametinden Düzce yönüne seyir halinde olan İsmail E. idaresindeki elektrikli araç, kaldırıma çıkmak istediği sırada köşe kısmına çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç kontrolden çıkarak yan yattı ve devrildi.
Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine hızla 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekipleri yönlendirildi. Elektrikli aracın sürücü kabininde sıkışan İsmail E.’yi kurtarmak için itfaiye ekipleri yoğun bir çalışma başlattı. Uzun uğraşlar sonucunda sıkıştığı yerden çıkarılan yaralı sürücü, sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapıldıktan sonra ambulansla hastaneye sevk edildi.
Kaza nedeniyle D-100 karayolunun Öztürkler Kavşağı mevkisinde trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Devrilen aracın olay yerinden kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü. Kazayla ilgili olarak yetkililer tarafından detaylı bir inceleme başlatıldığı bildirildi. Bu olay, elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte yaşanabilecek kaza türleri ve güvenlik önlemleri konularını bir kez daha gündeme getirdi. Yetkililer, sürücülerin trafik kurallarına uyması ve dikkatli olması konusunda uyarılarda bulundu.
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde, 64 yaşındaki Hüseyin Önal, dün öğle saatlerinde yürüyüş yapmak için evinden ayrıldıktan sonra bir daha geri dönmedi. Ailesinin endişeli bekleyişi sürerken, jandarma ve AFAD ekipleri bölgede geniş çaplı bir arama kurtarma çalışması başlattı.
Vezirköprü’ye bağlı Çaltu Mahallesi’nde ikamet eden Hüseyin Önal, 16 Ekim Perşembe günü saat 14.00 sıralarında rutin yürüyüşünü yapmak üzere evinden çıktı. Ancak akşam olmasına rağmen eve dönmemesi üzerine ailesi büyük bir panik yaşadı. Önal’a telefonla da ulaşılamayınca durum derhal güvenlik güçlerine bildirildi.
İhbar üzerine harekete geçen Samsun İl Jandarma Komutanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, bölgeye sevk edildi. Ekipler, yaşlı adamı bulmak için Çaltu Mahallesi ve çevresinde kapsamlı bir arama kurtarma faaliyeti başlattı. Hava kararmasına rağmen çalışmalar aralıksız sürdürülürken, bölgenin engebeli arazi yapısı ve ormanlık alanlar ekiplerin işini zorlaştırıyor.
Hüseyin Önal’ın yakınları, kayıp babalarından gelecek iyi bir haber için umutla beklediklerini ifade ettiler. Aile, Hüseyin Önal’ı gören veya nerede olduğu hakkında bilgi sahibi olan vatandaşların en yakın güvenlik birimlerine (jandarma veya polis) haber vermelerini rica etti. 64 yaşındaki Önal’ın sağlık durumunun iyi olduğu ve daha önce bu şekilde kaybolma vakası yaşanmadığı belirtildi.
Jandarma ve AFAD ekiplerinin yanı sıra mahalle sakinleri ve gönüllüler de arama çalışmalarına destek veriyor. Bölgede her taşın altına bakılırken, drone ve arama köpeklerinin de çalışmalara dahil edildiği öğrenildi. Hüseyin Önal’ın kayboluşunun üzerinden 24 saati aşkın süre geçmesine rağmen henüz somut bir ize rastlanmadı. Yetkililer, çalışmaların titizlikle devam edeceğini bildirdi.
Karaman – Akşam saatlerinde Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde seyir halinde olan bir otomobilin motor kısmında aniden çıkan yangın, çevredeki vatandaşların hızlı ve cesur müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alındı. Olayda can kaybı yaşanmazken, araçta maddi hasar meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, H.Ç. yönetimindeki 25 ET 425 plakalı otomobil, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden geçerken motor kısmından alevler yükselmeye başladı. Durumu fark eden sürücü H.Ç., paniklememek adına aracını hemen yol kenarına çekerek 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi.
Yangının başlamasıyla birlikte çevredeki vatandaşlar anında duruma müdahale etti. Yangın tüpleriyle alevlere ilk müdahaleyi yapan duyarlı vatandaşlar, yangının aracın tamamını sarmasını ve daha büyük bir faciaya dönüşmesini engelledi. İhbar üzerine kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ve polis ekipleri, soğutma çalışmalarını tamamladı.
Yapılan ilk incelemelere göre, yangının benzin kaçağı sonucu çıkmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Motor kısmı tamamen yanan otomobilde önemli ölçüde maddi hasar oluşurken, olayın şokuyla birlikte çevrede kısa süreli bir hareketlilik yaşandı. Şans eseri yaralanan kimsenin olmaması, tek teselliyi oluşturdu. Yetkililer, olayla ilgili detaylı inceleme başlattıklarını bildirdi.
Nairobi, Kenya – Kenya’nın eski Başbakanı ve ülkenin saygın muhalefet lideri Raila Odinga’nın vefatının ardından düzenlenen cenaze törenleri, başkent Nairobi’de büyük bir kaosa ve trajik olaylara sahne oldu. Hintistan’da tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında hayatını kaybeden “Baba” lakaplı Odinga için düzenlenen halka açık anma etkinliklerinde çıkan arbede sonucu en az 3, bazı kaynaklara göre ise 4 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi de yaralandı.
Havalimanında Başlayan Karmaşa
Raila Odinga’nın naaşı, 16 Ekim 2025 Perşembe günü Hindistan’dan Kenya’ya getirildiğinde, Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda binlerce seveni tarafından karşılandı. Beklenenin çok üzerindeki kalabalık, güvenlik bariyerlerini aşarak uçağa doğru ilerledi ve planlanan resmi karşılama törenini aksattı. Devlet Başkanı William Ruto ve eski Devlet Başkanı Uhuru Kenyatta gibi üst düzey yetkililerin naaşı teslim alma töreni, artan kargaşa nedeniyle yarıda kesildi. Havalimanı operasyonları, kalabalığın kısıtlı bölgelere girmesi üzerine yaklaşık iki saatliğine durduruldu.
Kasarani Stadyumu’nda Kanlı Olaylar
Cenaze korteji, havalimanından sonra halkın Odinga’ya son görevini yerine getirmesi için Kasarani Stadyumu’na yöneldi. Ancak stadyumda toplanan on binlerce kişi, içeri girmeye çalışırken güvenlik güçleriyle çatıştı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı ve havaya uyarı ateşi açtı. Bazı haberlerde gerçek mermi kullanıldığına dair iddialar da yer aldı. Bu müdahale, stadyum kapılarında izdihamlara ve kaosa neden oldu. Yaşanan olaylarda en az 3 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi. NTV Haber’e göre ise ölü sayısı 4’e ulaştı. Kenya basını, çatışmalar nedeniyle stadyumdaki cenaze izleme töreni alanının büyük ölçüde boş kaldığını aktardı.
Ulusal Yas ve Gerilimli Siyasi Atmosfer
Raila Odinga, otuz yılı aşkın siyasi kariyeri boyunca beş kez başkanlık için yarışmış, Kenya’nın demokratik reform mücadelesinde önemli bir figür olmuş ve milyonlarca Kenyalı için bir direniş sembolü haline gelmişti. Ölümü, ülkede büyük bir yas ve üzüntü yaratırken, cenaze törenlerindeki bu şiddet olayları, Kenya’nın siyasi ve sosyal yapısındaki derin ayrılıkları ve gerilimleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Odinga’yı “sıradışı cesarete sahip bir vatansever” olarak nitelendirerek taziye mesajı yayınladı ve ülkede yedi günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu. Ancak, yaşanan şiddet olayları, hükümet üzerinde kalabalık kontrol protokollerini gözden geçirmesi ve aşırı güç kullanımından sorumlu olanların hesap vermesini sağlama konusunda baskı oluşturdu.
Odinga’nın naaşı, ailesinin isteği üzerine Pazar günü, 19 Ekim 2025’te, Batı Kenya’daki Bondo’da bulunan kırsal evinde toprağa verilecek. Resmi cenaze töreni hizmeti için Cuma günü Nairobi’de bir futbol stadyumunda ve Cumartesi günü Kisumu’da halka açık anma törenleri düzenlenecek. Ancak Perşembe günü yaşanan olaylar, bu sürecin de gergin geçebileceği endişesini beraberinde getirdi.
Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı kırsal Yahnikapan Mahallesi’nde 2011 yılından bu yana kayıp olarak aranan 50 yaşındaki Muharrem Kılınç’ın cansız bedeni, tam 14 yıl sonra kardeşinin ahırının temeline gömülü halde bulundu. Kan donduran detaylar, Kılınç’ın öz kardeşi Ali Kılınç (A.K.) tarafından kafasına kürekle vurularak öldürüldüğünü ve battaniyeye sarılarak toprağa verildiğini ortaya koydu. Olay, köyde büyük şok etkisi yaratırken, Muharrem Kılınç’ın ilkokul arkadaşı “Herkes Muharrem’i Mersin’e gitti orada kayıp biliyordu” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.
14 Yıllık Sır Perdesi Aralandı
Muharrem Kılınç, 2011 yılında aniden ortadan kaybolmuş, ailesi tarafından yapılan kayıp başvurularına rağmen tüm aramalardan sonuç alınamamıştı. Köy halkı ve yakınları, Kılınç’ın eşinden ayrıldıktan sonra Mersin’e gittiğini ve orada kaybolduğunu düşünüyordu. Ancak Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT Dedektif Timleri, faili meçhul cinayet ve kayıp dosyalarını yeniden incelemeye alarak bu 14 yıllık sır perdesini aralamak için titiz bir çalışma başlattı. Yaklaşık 1 yıl süren özel soruşturma sonucunda, kayıp Muharrem Kılınç’ın akıbetiyle ilgili şüpheler, kardeşi Ali Kılınç üzerinde yoğunlaştı.
Ahır Temelinden Çıkan Korkunç Gerçek
Jandarma ekipleri, Cumhuriyet savcılığının koordinesinde Yahnikapan Mahallesi’ndeki aile evlerinin yanında bulunan ve kullanılmayan başka bir ev ile ahırın çevresinde aramalar yaptı. Yer altı görüntüleme cihazı ve kadavra arama köpeği kullanılan aramalar neticesinde, ahırın temelinde yaklaşık yarım metre derinlikte battaniyeye sarılı halde Muharrem Kılınç’a ait olduğu değerlendirilen kemiklere ulaşıldı. Yapılan ilk incelemelerde ve otopsi sonucunda, Muharrem Kılınç’ın kafasına aldığı kürek darbesiyle hayatını kaybettiği belirlendi.
Şüpheli Kardeş Gözaltında, Köy Halkı Şaşkın
Olayla ilgili olarak Muharrem Kılınç’ın kardeşi Ali Kılınç (A.K.) gözaltına alındı. Şüphelinin sağlık kontrolünün ardından adli makamlara sevk edildiği ve soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Muharrem Kılınç’ın ilkokul ve askerlik arkadaşı Dursun Sak, yaşananlar karşısında büyük şok yaşadığını belirterek, “Muharrem’le çocukluk arkadaşıydık, askerliğe bile birlikte gittik. Bu olayı duyunca hepimiz şok olduk. Köyümüzde bugüne kadar böyle bir şey hiç yaşanmadı. Herkes kardeşinin böyle bir şey yapacağına inanamıyor” dedi. Sak, Kılınç’ın gençken çok güçlü, sevilen biri olduğunu vurgulayarak, “Çok güçlüydü, gençken güreş yapardık, iki kişi birden yıkamazdı. Herkes severdi. Düğünlerde, bayramlarda hep muhabbetimiz olurdu” ifadelerini kullandı. Yıllardır Kılınç’ın Mersin’e gittikten sonra kaybolduğunu düşündüklerini belirten Dursun Sak, “Biz onu Mersin’de kayboldu sanıyorduk. Eşiyle ayrıldığını duymuştuk. Kimse başına böyle bir şey geldiğini bilmiyordu. A.K. bizim komşumuzdu, böyle bir şey yapacağı aklımızın ucundan bile geçmezdi” sözleriyle köydeki genel kanıyı ve şaşkınlığı dile getirdi.
Eskişehir’de 14 yıl boyunca sır perdesini koruyan bu cinayet, jandarma ekiplerinin kararlı çalışmasıyla aydınlatılırken, olayın detayları kamuoyunda derin üzüntü ve şaşkınlık yaratmaya devam ediyor.
Şırnak’ın Silopi ilçesinde Irak uyruklu 26 yaşındaki hamile J.M.B.B. isimli kadın, eşi tarafından vahşice bıçaklandı. Dicle Mahallesi’ndeki bir iş yerinde meydana gelen olayda, genç kadın altı yerinden aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanırken, karnındaki bebeği tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından şüpheli koca kaçarken, polis geniş çaplı bir yakalama çalışması başlattı.
Edinilen bilgilere göre, korkunç olay bugün öğleden sonra Silopi’nin Dicle Mahallesi’nde bir iş yerinde yaşandı. Irak uyruklu J.M.B.B. (26), henüz belirlenemeyen bir nedenle eşi tarafından bıçaklı saldırıya uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden altı bıçak darbesi alan talihsiz kadın, kanlar içinde yere yığıldı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı J.M.B.B., Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan kontrollerde, genç kadının hayati tehlikesinin devam ettiği ve yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Ancak en acı haber, J.M.B.B.’nin karnındaki bebeğin saldırı sonucu hayatını kaybettiğinin tespit edilmesi oldu.
Olayın şüphelisi olan koca ise saldırının ardından olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi. Polis ekipleri, zanlıyı yakalamak için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Olayla ilgili detaylı soruşturma sürerken, bu vahşi saldırı bölge halkında büyük üzüntü ve tepkiye yol açtı. Kadına yönelik şiddetin bir kez daha dehşet verici boyutlara ulaştığını gösteren bu olay, toplumda infial yarattı.
Eskişehir, Odunpazarı ilçesinde bir markette yaşanan dehşet verici olay, güvenlik kamerası görüntülerinin sosyal medyada hızla yayılmasıyla Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Birlikte alışverişe geldiği 5 yaşındaki oğlunu defalarca tekmeleyerek darp eden baba C.E., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada küçük çocuk koruma altına alındı.
Odunpazarı ilçesine bağlı Emek Mahallesi Ziya Gökalp Caddesi’ndeki bir markette meydana gelen olayda, baba C.E., 5 yaşındaki oğluyla alışveriş yaparken vicdansızca bir şiddet uyguladı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, alışveriş sırasında çocuğun babasının sırtına vurması üzerine C.E.’nin öfkelenerek oğluna tekme attığı görüldü. Küçük çocuğun yere düşmesine rağmen babanın şiddeti durmadı ve defalarca tekmelemeye devam etti.
Market çalışanları olaya müdahale etmeye çalışsa da, baba C.E. çocuğunu alarak alışverişini tamamladıktan sonra marketten ayrıldı. O anların güvenlik kameralarına saniye saniye yansıması ve görüntülerin sosyal medyada geniş yankı bulmasıyla kamuoyunda büyük bir infial oluştu.
Görüntülerin hızla yayılmasının ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili re’sen soruşturma başlattı. Savcılık talimatıyla şiddet uygulayan baba C.E. hakkında gözaltı kararı verildi. Polis ekiplerince yakalanan C.E., sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.
Soruşturma kapsamında en sevindirici gelişme ise 5 yaşındaki mağdur çocuğun derhal koruma altına alınması oldu. Çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, yasal süreçlerin titizlikle yürütüldüğü ve olayın tüm detaylarıyla aydınlatılacağı belirtildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Eskişehir’in Yaşamkent Mahallesi’nde meydana gelen olayda, park halindeki bir zift tankeri henüz belirlenemeyen bir nedenle alev aldı. Çevrede kısa süreli paniğe yol açan yangın, itfaiye ekiplerinin zamanında ve etkin müdahalesi sayesinde büyümeden kontrol altına alındı. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bildirildi.
Bugün öğle saatlerinde Yaşamkent Mahallesi 1560’ncı Sokak üzerinde meydana gelen olayda, 55 BCC 80 plakalı zift tankeri bilinmeyen bir sebeple aniden alev aldı. Tankerden yükselen dumanları ve alevleri gören çevredeki vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine kısa sürede polis ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, yanan tankere hızla müdahale etti. Yoğun çabalar sonucunda, zift tankerinde çıkan yangın kısa sürede söndürüldü ve olası bir faciaya mahal vermeden kontrol altına alındı. Yangının çevredeki diğer araçlara veya binalara sıçramadan söndürülmesi büyük bir tehlikenin önüne geçti.
Yangın tamamen söndürüldükten sonra ekipler tarafından soğutma çalışmaları başlatıldı. İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmaması sevindirici bulundu.
Yangının çıkış nedeni hakkında henüz net bir bilgi bulunmazken, yetkililer tarafından olayla ilgili detaylı bir inceleme başlatıldığı öğrenildi. Polis ekipleri de olay yerinde güvenlik önlemleri alarak soruşturmayı sürdürüyor.
Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bir ilkokul müdürü, üç çocuğunu okula götürmek üzere aracına bindiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Bacaklarından vurulan müdür hastaneye kaldırılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Dehşet anları çocuklarının gözleri önünde yaşandı.
Olay, bugün sabah saatlerinde Merkezefendi ilçesi Yenişafak Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 48 yaşındaki ilkokul müdürü Feyzi Özmen, evinden çıkarak üç çocuğuyla birlikte park halindeki otomobiline binmek istedi. Tam bu sırada, okulda kantin çalışanı olduğu belirtilen 17 yaşındaki K.K. tarafından tabancayla hedef alındı. Saldırgan, Feyzi Özmen’ne bacaklarından üç el ateş ettikten sonra hızla olay yerinden uzaklaştı.
Çocuklarının korku dolu çığlıkları arasında bacaklarından yaralanan okul müdürü Feyzi Özmen, acıyla yere yığıldı. Silah seslerini duyan çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı müdür Feyzi Özmen, ilk müdahalesinin ardından Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamalarda, müdürün sağlık durumunun iyi olduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.
Polis ekipleri, saldırının ardından kaçan zanlı K.K.’yı yakalamak için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Olayla ilgili edinilen ilk bilgilere göre, saldırının arkasında geçmişe dayalı bir kantin sözleşmesi anlaşmazlığı yatıyor. Saldırgan K.K.’nin babasının, daha önce okul kantini sözleşmesi nedeniyle müdür Feyzi Özmen’i tehdit ettiği ve bu nedenle hakkında yasal işlem yapıldığı öğrenildi. Bazı kaynaklar, saldırganın olayın yaşandığı anları bir arkadaşına cep telefonuyla kaydettirdiğini de belirtti.
Olayla ilgili soruşturma devam ederken, yetkililer saldırgan K.K.’nın yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
İstanbul Beykoz’da yürek burkan bir olay yaşandı. Çubuklu’da bulunan bir sitede dün saat 20.00 sıralarında, 38 yaşındaki Aysel Karakoç, bir süre önce ayrıldığı eski sevgilisi Fethi Ş. (35) tarafından kendi evinde beş yerinden bıçaklanarak vahşice öldürüldü. Fethi Ş.’nin genç kadının evine barışma bahanesiyle geldiği öğrenilirken, olay sonrası polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalandı.
Edinilen bilgiye göre, Beykoz’da ikamet eden Aysel Karakoç ile eski sevgilisi Fethi Ş. arasında bir süredir sorunlar yaşandığı ve çiftin ayrılık kararı aldığı belirtildi. Ancak iddialara göre, Fethi Ş., bu ayrılığı kabullenmeyerek Aysel Karakoç ile barışmak istedi. Olay günü, Fethi Ş. barışma niyetiyle Aysel Karakoç’un evine gitti.
Evde başlayan konuşma kısa sürede tartışmaya dönüştü. Tartışmanın şiddetlenmesiyle birlikte Fethi Ş., yanında getirdiği bıçağı çekerek Aysel Karakoç’a saldırdı. Genç kadın, eski sevgilisinin vahşi saldırısı sonucu vücudunun beş farklı yerinden aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Aysel Karakoç, olay yerinde hayatını kaybetti.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Beykoz’daki Paşabahçe Devlet Hastanesine kaldırıldı. Sağlık ekipleri, Aysel Karakoç’un yaşamını yitirdiğini belirlerken, polis ekipleri cinayetin faili Fethi Ş.’yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı.
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen üzücü bir iş kazasında, asansör kurulumu yapan bir işçi, dengesini kaybederek asansör boşluğuna düştü. Ağır yaralanan işçi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.
Kaza, Battalgazi ilçesine bağlı Tandoğan Mahallesi’nde bir binada asansör montaj çalışmaları sırasında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, asansör kurulumu gerçekleştiren R.K. isimli işçi, henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybederek metrelerce yüksekten asansör boşluğuna düştü.
Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, düştüğü yerden kurtarma operasyonu başlattı. Zorlu çalışmaların ardından boşluktan çıkarılan R.K., sağlık ekiplerine teslim edildi.
Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ağır yaralı işçi R.K., ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yetkililer, R.K.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu bildirdi.
Yaşanan bu üzücü kaza, asansör kurulumu gibi riskli mesleklerde iş sağlığı ve güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Asansör montaj işleri, yüksekte çalışma riskini barındırması nedeniyle düşmelerin en sık yaşandığı alanlardan biri olarak öne çıkmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanları, bu tür çalışmalarda paraşüt tipi emniyet kemeri, baret ve iş ayakkabısı gibi kişisel koruyucu donanımların eksiksiz kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır. Ayrıca, asansör boşluklarına düşmeleri önlemek amacıyla gerekli korkuluk ve aydınlatma tedbirlerinin alınması da büyük önem arz etmektedir.
Olayla ilgili olarak polis ekipleri tarafından detaylı bir inceleme başlatıldı. Kazanın kesin nedenini belirlemek amacıyla soruşturma sürdürülüyor. Bu tür iş kazalarının önlenmesi için işverenlerin ve çalışanların iş güvenliği talimatlarına titizlikle uyması gerektiği bir kez daha hatırlandı.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşanan yürek burkan bir olayda, merdivenden düşerek ağır yaralanan 9 yaşındaki Ali E., kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Olay, Mevlana Mahallesi’nde büyük üzüntüye neden oldu.
Edinilen bilgiye göre, Kocaeli’nin Gebze ilçesi Mevlana Mahallesi 875/1 Sokak’ta meydana gelen talihsiz olayda, 9 yaşındaki Ali E. adlı çocuk, sokakta oynadığı sırada merdivenlerden düştü. Düşmenin etkisiyle ağır yaralanan küçük Ali için çevredeki vatandaşlar hemen 112 Acil Sağlık ekiplerine haber verdi.
İhbar üzerine olay yerine hızla ulaşan sağlık ekipleri, ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralı çocuğu Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak, doktorların hastanede gerçekleştirdiği tüm yaşam müdahalelerine rağmen, Ali E. ne yazık ki kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.
Küçük Ali’nin ölümü, ailesini ve tüm Gebze ilçesini derin bir yasa boğdu. Olayla ilgili olarak güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldı.
İstanbul, Sultangazi – Sultangazi’nin Gazi Mahallesi’nde bulunan 3 katlı bir kafede çıkan yangın, büyük paniğe neden oldu. Gece saat 01.00 sıralarında başlayan yangın, kısa sürede kafenin çatısını tamamen sardı ve çevredeki vatandaşlara korku dolu anlar yaşattı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, kafe kullanılamaz hale geldi ve yanındaki bir binada da kısmi hasar meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre yangın, Gazi Mahallesi 1419 Sokak’ta yer alan 3 katlı kafede henüz belirlenemeyen bir nedenle başladı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyerek kafenin çatısını tamamen kapladı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine ulaşan polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemleri alarak vatandaşları olay yerinden uzaklaştırdı. İtfaiye ekipleri ise yangına dört bir yandan müdahale ederek alevleri kontrol altına almak için yoğun çaba sarf etti. Yaklaşık bir saat süren titiz çalışmanın ardından yangın tamamen söndürüldü.
Yangının ardından kafenin çatısı tamamen küle dönerken, iş yerinde büyük çaplı maddi hasar oluştu. Ayrıca, alevlerin sıçraması sonucu kafenin bitişiğindeki bir bina da yangından kısmen zarar gördü. Neyse ki yangında herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması derin bir nefes aldırdı.
Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir oto tamirhanesinde dün akşam saatlerinde çıkan yangın, büyük paniğe yol açtı. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yaklaşık yarım saat içinde kontrol altına alınan yangında, can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, iş yerindeki araçlarda ciddi maddi hasar meydana geldi.
Olay, Yenimahalle ilçesi İnönü Mahallesi Yıldırımlar Sanayi Sitesi’nde faaliyet gösteren bir oto tamir dükkanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan alevler kısa sürede iş yerini sararak çevredeki vatandaşlar arasında endişe yarattı.
Yangını fark eden vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri, alevlere müdahale etmek için yoğun çaba harcadı. Ekiplerin yaklaşık yarım saat süren titiz çalışmasının ardından yangın kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü.
Sevindirici haber ise, yangın sırasında herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmamasıydı. Ancak tamirhane içinde bulunan birçok araçta ve iş yerinin kendisinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Tamir için iş yerinde bulunan otomobillerin kullanılamaz hale geldiği belirtildi.
TEKİRDAĞ’ın Çerkezköy ilçesinde bulunan 4 katlı bir apartmanın otoparkında meydana gelen şiddetli patlama, çevrede büyük paniğe yol açtı. Akşam saatlerinde park halindeki bir otomobilde yaşanan patlamanın ardından çıkan yangın, yoğun dumanla birlikte tüm apartmanı sararken, mahsur kalan 9 kişi itfaiye merdiveniyle kurtarıldı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması sevindirici bir gelişme oldu.
Olay, saat 18.00 sıralarında İstasyon Mahallesi Tunç Sokak üzerinde, 4 katlı bir apartmanın otoparkında meydana geldi. Park halinde bulunan bir otomobilde henüz belirlenemeyen bir nedenle büyük bir gürültüyle patlama yaşandı. Patlamanın şiddetiyle çıkan yangın, kısa sürede otomobili ve çevresindeki iki aracı daha etkisi altına aldı. Araçlar kullanılamaz hale gelirken, alevlerden yayılan yoğun duman apartmanı hızla kapladı.
Apartmanda Mahsur Kalanlar İçin Zamanla Yarış
Yangından yükselen dumanların binayı tamamen sarmasıyla birlikte, apartmanda yaşayanlar büyük panik yaşadı. Olay anında binada bulunan 53 kişiden 44’ü kendi imkanlarıyla güvenli bir şekilde dışarı çıkmayı başardı. Ancak yoğun duman nedeniyle evlerinde mahsur kalan 9 kişi için durum kritikti.
İhbar üzerine olay yerine hızla polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, bir yandan alevlere müdahale ederken, diğer yandan duman altında kalan dairelerdeki vatandaşları kurtarmak için yoğun çaba sarf etti. İtfaiye merdiveniyle dairelerine ulaşılan 9 kişi, başarılı bir operasyonla tahliye edildi.
Yetkililerden İnceleme ve Açıklama
Yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık bir saat süren müdahalesiyle tamamen kontrol altına alındı ve soğutma çalışmaları başlatıldı. Olay yerine gelerek incelemelerde bulunan Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay ve İlçe Emniyet Müdürü Cengiz Vatanel, ekiplerden bilgi aldı.
Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, yaptığı açıklamada, yangında hiçbir vatandaşın zarar görmediğini vurguladı. Günlü, “Otoparkta bir araçta başlayan yangın, lastiklere sirayet ediyor. Lastiklerin yanmasıyla yoğun bir duman sarıyor apartmanı. Yangın sırasında apartmanımızda 20 dairede 53 vatandaşımız vardı ve hepsi sağ salim tahliye edildi. Şu anda dumanın tahliyesiyle ilgili itfaiye ekiplerimiz çalışıyor. Şu anda hastanede tedavi altında olan herhangi bir vatandaşımız yok. Vatandaşlarımızın konaklamaları ve diğer ihtiyaçlarıyla ilgili bütün talepleri karşılanacak. Bu anlamda henüz bize gelen bir talep yok ama olursa da karşılarız” dedi.
Olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Patlamanın kesin nedeni ve yangının çıkış sebebi araştırılıyor. Apartman sakinleri ise yaşadıkları büyük korkunun ardından güvenli bölgelere alındı.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi rektörü, değerli akademisyen ve yazar Prof. Dr. Handan İnci Elçi, 61 yaşında hayata gözlerini yumdu. Üniversite yönetimi yayımladığı mesajda “Derin bir üzüntü içindeyiz” ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Elçi, kurumun 138 yıllık tarihindeki ilk kadın rektörü olarak tarihe geçti. Türk edebiyatı ve akademik camiası, bu ani vefatla büyük bir kayıp yaşadı.
Handan İnci Elçi, 1964 yılında dünyaya geldi. Lisans eğitimini 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Aynı üniversitede Prof. Dr. Zeynep Kerman danışmanlığında yüksek lisans ve doktora derecelerini alarak akademik kariyerine sağlam bir temel attı.
Akademik mesaisine 1993 yılından itibaren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde devam eden Elçi, 2012 yılında profesör unvanını elde etti. Özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine yaptığı titiz ve kapsamlı araştırmalarla tanınıyordu. Tanpınar’ın daha önce yayımlanmamış mektuplarını, günlüklerini ve notlarını gün yüzüne çıkararak edebiyat dünyasına önemli katkılarda bulundu.
2017 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde kurulan Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nin kurucu başkanı oldu. Ahmed Midhat Efendi, Beşir Fuad, Oğuz Atay ve Tomris Uyar gibi Türk edebiyatının pek çok önemli ismi hakkında ilmî araştırmalar yürüttü ve 15’ten fazla kitaba imza attı. Edebî yorumlarını salt edebiyat alanıyla sınırlamayan Prof. Dr. Elçi, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi disiplinlerden de beslenen disiplinlerarası bir yaklaşım benimsedi.
Bilimsel kariyerinin yanı sıra kültürel faaliyetlerde de etkin rol üstlenen Elçi, edebiyata ve akademik hayata yaptığı katkılar dolayısıyla 2021’de Necip Fazıl Kısakürek Saygı Ödülü’ne layık görüldü.
15 Mayıs 2018’de MSGSÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Handan İnci Elçi, 18 Ocak 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne rektör olarak atandı. Bu atamayla Elçi, üniversitenin 138 yıllık köklü tarihinde “ilk kadın rektör” unvanını kazandı.
Bir süredir beynindeki tümör nedeniyle kemoterapi tedavisi gören Prof. Dr. Handan İnci Elçi’nin sağlık durumu son günlerde aniden kötüleşti. Dün hayatını kaybetti. Cenazesi, ikindi namazından sonra Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Handan İnci Elçi’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesine, öğrencilerine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.” ifadelerine yer verdi.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yayımladığı taziye mesajında, “Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Handan İnci Elçi’nin vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayım. Merhumeye Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve yükseköğretim camiamıza başsağlığı diliyorum.” dedi.
Prof. Dr. Handan İnci Elçi’nin vefatı, akademik ve kültür sanat dünyasında büyük bir boşluk bırakırken, geride bıraktığı eserleri ve bilimsel mirasıyla daima hatırlanacaktır.
****
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yasta: Rektör Prof. Dr. Handan İnci Elçi Hayatını Kaybetti**
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) rektörü, değerli akademisyen ve yazar Prof. Dr. Handan İnci Elçi, 61 yaşında hayata gözlerini yumdu. Üniversite yönetimi yayımladığı mesajda “Derin bir üzüntü içindeyiz” ifadelerine yer verirken, Prof. Dr. Elçi kurumun 138 yıllık tarihindeki ilk kadın rektörü olarak tarihe geçmişti. Türk edebiyatı ve akademik camiası, bu ani vefatla büyük bir kayıp yaşadı.
Edebiyat Dünyasına Adanmış Bir Ömür
1964 yılında dünyaya gelen Handan İnci Elçi, lisans eğitimini 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Aynı üniversitede Prof. Dr. Zeynep Kerman danışmanlığında yüksek lisans ve doktora derecelerini alarak akademik kariyerine sağlam bir temel attı. Akademik mesaisine 1993 yılından itibaren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde devam eden Elçi, 2012 yılında profesör unvanını elde etti.
Prof. Dr. Handan İnci Elçi, özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine yaptığı titiz ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınıyordu. Tanpınar’ın daha önce yayımlanmamış mektuplarını, günlüklerini ve notlarını gün yüzüne çıkararak edebiyat dünyasına önemli katkılarda bulundu. 2017 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde kurulan Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi’nin kurucu başkanı olarak bu alandaki çalışmaların kurumsallaşmasını sağladı. Ahmed Midhat Efendi, Beşir Fuad, Oğuz Atay ve Tomris Uyar gibi Türk edebiyatının pek çok önemli ismi hakkında ilmî araştırmalar yürüttü ve 15’ten fazla kitaba imza attı. Edebî yorumlarını salt edebiyat alanıyla sınırlamayan Prof. Dr. Elçi, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi disiplinlerden de beslenen disiplinlerarası bir yaklaşım benimsemişti. Bilimsel kariyerinin yanı sıra kültürel faaliyetlerde de etkin rol üstlenen Elçi, edebiyata ve akademik hayata yaptığı katkılar dolayısıyla 2021’de Necip Fazıl Kısakürek Saygı Ödülü’ne layık görüldü.
MSGSÜ’nün İlk Kadın Rektörü
15 Mayıs 2018’de MSGSÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Handan İnci Elçi, 18 Ocak 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne rektör olarak atandı. Bu atamayla Elçi, üniversitenin 138 yıllık köklü tarihinde “ilk kadın rektör” unvanını kazandı.
Derin Üzüntü ve Başsağlığı Mesajları
Bir süredir beynindeki tümör nedeniyle kemoterapi tedavisi gören Prof. Dr. Handan İnci Elçi’nin sağlık durumunun son günlerde aniden kötüleştiği ve dün hayatını kaybettiği öğrenildi. Elçi’nin cenazesi, dün ikindi namazından sonra Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Handan İnci Elçi’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesine, öğrencilerine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.” ifadelerine yer verdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yayımladığı taziye mesajında, “Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Handan İnci Elçi’nin vefatını derin bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayım. Merhumeye Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve yükseköğretim camiamıza başsağlığı diliyorum.” dedi.
Prof. Dr. Handan İnci Elçi’nin vefatı, akademik ve kültür sanat dünyasında büyük bir boşluk bırakırken, geride bıraktığı eserleri ve bilimsel mirasıyla daima hatırlanacaktır.
Türk müziğinin sevilen sesi ve sahne şovlarının renkli ismi Fatih Ürek, bu sabah evinde geçirdiği kalp krizi sonrası acilen hastaneye kaldırıldı ve yoğun bakıma alındı. 59 yaşındaki sanatçının kalbinin durduğu, sağlık ekiplerinin başarılı müdahalesiyle hayata döndürüldüğü ve durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre, Fatih Ürek, 15 Ekim 2025 Çarşamba sabahı İstanbul’daki evinde aniden rahatsızlandı. Yakınlarının durumu fark etmesi üzerine hızla olay yerine gelen sağlık ekipleri, Ürek’in kalbinin durduğunu tespit etti. Yaklaşık 20 dakika süren kalp masajı (CPR) müdahalesi sonucunda sanatçının kalbi yeniden çalıştırıldı ve acil olarak özel bir hastaneye sevk edildi.
Hastaneden yapılan ilk resmi açıklamada, Fatih Ürek’in hastaneye ulaştığında bilincinin kapalı olduğu ancak ritim ve tansiyonunun mevcut olduğu belirtildi. Yapılan detaylı değerlendirmede, sanatçının iki yıl önce takılan bir stentinde tromboz (pıhtı) oluştuğu tespit edildi. Acil olarak gerçekleştirilen anjiyoplasti işlemiyle tıkalı damar tamamen açıldı. Hastane yetkilileri, Fatih Ürek’in şu anda yoğun bakımda uyutulduğunu ve oksijen seviyesi, organ perfüzyonu ve hipoksik hasar oluşup oluşmadığının yakından takip edildiğini bildirdi. Sanatçı için önümüzdeki 6 saatin kritik olduğu vurgulanırken, klinik durumunun stabilizasyon kazanana kadar gelişmelerin izleneceği ifade edildi.
Fatih Ürek’in ani rahatsızlığı, sanat camiasında ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu. Ürek, 3 Nisan 1966 tarihinde Erzurum’da doğmuş, çocukluk ve gençlik yıllarını Bursa’da geçirmiştir. Tiyatro ile başlayan sanat yolculuğuna, 1989 yılında İstanbul’a taşınarak müzik kariyeriyle devam etmiştir. “Yaktı Yaktı”, “Sus”, “Hadi Hadi” ve “Hayde” gibi hit şarkılarıyla geniş kitlelerce tanınan Fatih Ürek, kendine özgü sahne performansları ve sunuculuk kimliğiyle de Türk televizyon ve müzik dünyasında önemli bir yer edinmiştir.
Tüm Türkiye, sevilen sanatçı Fatih Ürek’ten gelecek iyi haberleri beklerken, ailesi ve yakın dostları hastaneden ayrılmıyor. Sanat camiasından birçok isim, sosyal medya üzerinden geçmiş olsun dileklerini ileterek Ürek’e destek mesajları yağdırdı. Ürek’in sevenleri de sanatçının bir an önce sağlığına kavuşması için dua ediyor.
İstanbul, Tuzla – İstanbul’un tersaneler bölgesi Tuzla, bugün öğle saatlerinde acı bir haberle sarsıldı. Bakım ve tadilat çalışmaları süren bir geminin makine dairesinde meydana gelen şiddetli patlamada bir işçi hayatını kaybederken, üç işçi de yaralandı. Olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
Edinilen bilgiye göre, patlama Tuzla’da bulunan bir tersanede, tadilatı yapılan geminin makine dairesinde çalışma yapıldığı sırada yaşandı. Patlamanın nedeni henüz kesin olarak belirlenemese de, ilk incelemeler gaz sıkışması ihtimali üzerinde durulduğunu gösteriyor. Patlamanın etkisiyle gemide büyük hasar oluşurken, olay yerinde çalışan işçiler panik yaşadı.
İhbar üzerine hızla bölgeye ulaşan sağlık ekipleri, yaralı işçilere ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırdı. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin detaylı bilgi henüz verilmezken, tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Maalesef, patlama sonucu bir işçinin tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği bildirildi.
Olayın ardından bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, olası bir yangına karşı soğutma çalışmalarını sürdürdü. Polis ve olay yeri inceleme ekipleri ise patlamanın kesin nedenini belirlemek üzere geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak yetkililer olayla ilgili tahkikatın titizlikle yürütüldüğünü belirtti.
Tuzla tersaneler bölgesi, geçmişte de benzer iş kazalarıyla gündeme gelmişti. Bu son facia, tersanelerde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin bir kez daha ne kadar kritik olduğunu acı bir şekilde ortaya koydu. Hayatını kaybeden işçiye Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
**Çanakkale’nin Esenler Mahallesi’nde, 14 Ekim 2025 akşamı, emekli astsubay Gökhan Yılmazbaş (45) ile sağlık astsubayı Celal B. (41) arasında husumet nedeniyle tartışma çıkmıştır. Tartışma sırasında Celal B., yanında bulundurduğu tabancayla Yılmazbaş’ı sırtından vurarak ağır yaralamıştır. Yılmazbaş, olay yerinde hayatını kaybetmiş; Celal B., suç aletiyle birlikte olay yerinde yakalanarak gözaltına alınmıştır Habertürk.
Olayın ardından Yılmazbaş, Çanakkale Belediyesi önünde düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlanmıştır….
Çanakkale’nin Bahçelievler Mahallesi’nde akıl almaz bir komşu kavgası kanlı bitti. Çocukları arasında yaşanan eski bir kavga nedeniyle aralarında husumet bulunan bir sağlık astsubayı ile emekli astsubay arasında çıkan tartışma, bu kez ölümle sonuçlandı. Sırtından vurulan emekli astsubay G.Y. olay yerinde hayatını kaybederken, cinayet şüphelisi sağlık astsubayı C.B. gözaltına alındı.
Olay, dün akşam saatlerinde Bahçelievler 10. Etap’ta bulunan bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Çanakkale’deki bir hastanede sağlık astsubayı olarak görev yapan C.B. ile aynı apartmanda ikamet eden emekli astsubay G.Y. arasında daha önce çocuklarının karıştığı bir kavga nedeniyle husumet bulunuyordu.
Dün akşam saatlerinde apartman bahçesinde karşılaşan ikili arasında yeniden tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavga esnasında sağlık astsubayı C.B., yanında bulunan tabancayla emekli astsubay G.Y.’ye ateş etti. Sırtından isabet alan G.Y., kanlar içinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, G.Y.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Olayın ardından şüpheli C.B., suç aleti tabancayla birlikte polis ekiplerince olay yerinde yakalanarak gözaltına alındı. Çanakkale Emniyet Müdürlüğü olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Yaşanan bu acı olay, mahalle sakinleri arasında büyük üzüntü ve şaşkınlık yaratırken, komşuluk ilişkilerinin geldiği nokta hakkında endişeleri de beraberinde getirdi.
İstanbul, [Current Date] – İstanbul’un toplu taşıma damarlarından biri olan M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nda yaşanan bir intihar girişimi, hattaki seferleri durdurarak büyük aksaklıklara yol açtı. Gülsuyu İstasyonu’nda meydana gelen olayda, bir vatandaşın raylara atlaması sonucu metro seferleri uzun süre yapılamadı, yüzlerce yolcu mağduriyet yaşadı ve bazı yolcular çareyi raylar üzerinde yürüyerek istasyonlara ulaşmakta buldu.
Olay, M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Metro Hattı’nın Gülsuyu İstasyonu’nda yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bir yolcu henüz belirlenemeyen bir nedenle raylara atlama girişiminde bulundu. Bu üzücü olay üzerine güvenlik ve sağlık ekipleri hızla olay yerine sevk edildi.
İntihar girişimi nedeniyle M4 metro hattındaki seferler çift yönlü olarak durduruldu. Metro İstanbul’dan yapılan resmi açıklamada, “M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Metro Hattı Gülsuyu istasyonunda bir yolcunun intihar girişiminde bulunması nedeniyle seferler gecikmeli olarak yapılmaktadır” ifadelerine yer verildi. Seferlerin durmasıyla birlikte özellikle akşam saatlerinde iş çıkışı yoğunluğu yaşayan istasyonlarda kalabalıklar oluştu.
Yaşanan aksaklıklar, metroda mahsur kalan yolcular için zor anlara neden oldu. Seferlerin durması üzerine bazı yolcular, istasyonlar arasında duran vagonlardan inerek raylar üzerinde yürümek zorunda kaldı. Cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, vatandaşların tehlikeli bir şekilde raylar üzerinde ilerleyerek en yakın duraklara ulaşmaya çalıştığı görüldü. Bu durum, yolcular arasında büyük tepkiye ve mağduriyete yol açtı. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, birçok yolcu gecikmeler ve yaşanan zorluklar nedeniyle şikayetlerini dile getirdi.
Olay yerindeki incelemelerin tamamlanması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından, metro seferleri bir süre gecikmeli olarak normale döndü. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek adına metrolarda alınan önlemlerin gözden geçirildiğini ve kamuoyuna gerekli bilgilendirmelerin yapılacağını belirtti. Bu tür olaylar, hem toplu taşıma hizmetlerinde aksaklıklara yol açması hem de vatandaşların can güvenliğini tehlikeye atması açısından büyük önem taşımaktadır.
BOLU – Bolu’nun Beşkavaklar Mahallesi’nde bugün öğle saatlerinde akıllara durgunluk veren bir aile içi şiddet olayı yaşandı. Ufuk Ü. isimli şahıs, aralarında husumet bulunduğu öğrenilen annesi M.A. ve kız kardeşi B.Ü.’ye saldırarak darbetti. Olay anları, apartman sakinleri tarafından cep telefonu kameralarıyla saniye saniye kaydedilirken, şüphelinin polis tarafından gözaltına alındığı bildirildi.
Edinilen bilgiye göre olay, Beşkavaklar Mahallesi Ender Sokak üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, aynı apartmanda farklı dairelerde oturan Ufuk Ü. ile annesi M.A. ve kız kardeşi B.Ü. arasında daha önceden var olan husumet nedeniyle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel şiddete dönüştü. Ufuk Ü., annesi ve kız kardeşine saldırmaya başladı.
Şiddet anları, apartman sakinleri tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Görüntülerde, ağabeyinin saldırısına uğrayan genç kızın komşulardan “Yardım edin!” çığlıkları duyulduğu ve bu çığlıkların apartmanı inlettiği belirtildi.
Olayı gören apartman sakinleri durumu hemen polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine hızla olay yerine gelen polis ekipleri, ailesine şiddet uygulayan Ufuk Ü.’yü gözaltına aldı.
Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı ve Ufuk Ü. hakkındaki adli işlemlerin devam ettiği öğrenildi. Bu dehşet verici aile içi şiddet olayı, mahalle sakinleri arasında büyük şaşkınlık ve üzüntü yaratırken, olayın detayları kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Siirt’in Kurtalan ilçesine bağlı Çayırlı-Seerta köyü yolunda meydana gelen trafik kazasında, bir hafif ticari araç ile traktör çarpıştı. Kazada 2 kişi yaralanırken, yaralılar olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Edinilen bilgilere göre, bugün öğleden sonra Kurtalan ilçesi Çayırlı-Seerta köyü yolunda seyir halinde olan hafif ticari araç ile bir traktörün karıştığı kaza, sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldi. Çarpışmanın etkisiyle her iki araçta da maddi hasar oluşurken, olay yerine gelen vatandaşların ihbarı üzerine sağlık ve jandarma ekipleri hızla sevk edildi.
Kazada yaralanan traktör sürücüsü İ.Ç. ile hafif ticari araçta bulunan bir kişi, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Kurtalan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenilirken, hastanede tedavileri devam ediyor.
Jandarma ekipleri kaza yerinde güvenlik önlemleri alarak incelemelerde bulundu. Kazanın kesin nedenini belirlemek amacıyla detaylı bir soruşturma başlatıldığı bildirildi. Yetkililer, sürücüleri özellikle köy yollarında daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Karabük’ün Soğuksu Mahallesi’nde bulunan 9 katlı bir apartmanda çıkan elektrik panosu yangını, bölgede büyük paniğe neden oldu. Yangın sonucu dumandan etkilenen 5 kişi hastaneye kaldırılırken, binada mahsur kalan yaşlı bir kadın itfaiye ekiplerinin kahramanca müdahalesiyle kurtarıldı.
Bugün öğleden sonra Karabük’ün Soğuksu Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarında yer alan 9 katlı bir apartmanın zemin katındaki elektrik panosunda, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede apartman boşluğunu saran yoğun duman, bina sakinleri arasında büyük bir korku ve paniğe yol açtı.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Karabük Belediyesi itfaiye ekipleri, alevlere hızla müdahale ederek yangını büyümeden kontrol altına alıp söndürmeyi başardı.
Yangın sırasında apartmanda mahsur kalan bir yaşlı kadın, itfaiye ekipleri tarafından yangın merdiveni kullanılarak güvenli bir şekilde tahliye edildi. Olayda dumandan etkilenen toplam 5 kişi ise, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Sevindirici bir şekilde yangında can kaybı yaşanmazken, polis ekipleri yangının çıkış nedenini belirlemek üzere detaylı bir inceleme başlattı. Apartman sakinleri, itfaiye ekiplerinin hızlı ve etkili müdahalesi sayesinde daha büyük bir facianın önüne geçildiği için teşekkürlerini iletti. Yaşanan panik anları ve kurtarma operasyonu, çevredeki vatandaşlar tarafından endişeli gözlerle takip edildi.
İstanbul’un Küçükçekmece ilçesi Mehmet Akif Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde iki grup arasında çıkan, nedeni henüz bilinmeyen bir tartışma kanlı kavgaya dönüştü. Aşık Veysel Caddesi üzerinde yaşanan olayda taraflar, bir fırının önünden aldıkları odunlarla birbirine saldırdı, kavgada bıçak da kullanıldı. Dehşet anları cep telefonu kamerasına yansırken, toplam 5 kişi yaralandı.
Edinilen bilgilere göre, dün akşam saatlerinde Aşık Veysel Caddesi üzerinde iki grup veya iddiaya göre iki aile arasında bilinmeyen bir sebeple tartışma başladı. Kısa sürede büyüyen sözlü münakaşa, fiziksel bir kavgaya evrildi. Taraflar, caddede bulunan bir fırının önünde dizili duran odunları alarak birbirlerine saldırmaya başladı.
Kavga sırasında şiddet dozu artarken, bir kişi başına aldığı odun darbesiyle yere yığıldı. Yere düşen kişiye rağmen saldırının devam ettiği görüldü. Aynı esnada başka bir kişi de elindeki bıçakla saldırarak durumu daha da tehlikeli bir hale getirdi. Kavgada bir kişi bıçakla yaralanırken, toplamda 5 kişinin çeşitli yerlerinden darbe alarak yaralandığı belirtildi. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu ve hastaneye sevk edildikleri öğrenildi.
Yaşanan korku dolu anlar çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, grupların birbirine odun ve bıçaklarla saldırdığı, bir kişinin kafasına defalarca vurulduğu anlar yer aldı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen güvenlik güçleri soruşturma başlattı.
Mardin’in Mazıdağı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında bir kamyonetin tıra arkadan çarpması sonucu 15 kişi yaralandı. Kaza, Mardin-Diyarbakır karayolunun Mazıdağı Üçyolu mevkisinde sabah saatlerinde gerçekleşti. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.
Edinilen bilgilere göre, Diyarbakır istikametinden Mardin yönüne seyir halinde olan kamyonet, henüz belirlenemeyen bir nedenle önünde ilerleyen tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonette bulunan 15 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.
Kazanın ihbar edilmesi üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle yaralılara ilk yardım yapıldı. Ardından ambulanslarla bölgedeki hastanelere kaldırılan yaralıların tedavileri devam ediyor. Bazı kaynaklar yaralılardan 3’ünün durumunun ağır olduğunu bildirdi.
Kaza nedeniyle karayolunda kısa süreli trafik yoğunluğu yaşanırken, ekiplerin çalışması sonrasında ulaşım normale döndü. Kazayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı öğrenildi.
İstanbul Ataşehir’de Dün Meydana Gelen Olayda, İçerenköy Mahallesi’nde Bulunan Bir Oto Galerinin Motosikletli İki Şüpheli Tarafından Kurşunlanması Sonucu İki Kişi Hafif Yaralandı. Polis Ekipleri, Saldırganları Yakalamak İçin Geniş Çaplı Bir Çalışma Başlattı.
İSTANBUL – Ataşehir’in İçerenköy Mahallesi, Huzur Hoca Caddesi üzerinde dün öğle saatlerinde dehşet anları yaşandı. Edinilen bilgilere göre, saat 12.30 sıralarında motosikletli iki şüpheli, cadde üzerindeki bir oto galerinin önüne gelerek iş yerine rastgele ateş açtı. Saldırıda, iş yerinde bulunan iki kişi kırılan cam parçalarının isabet etmesi sonucu hafif şekilde yaralandı.
Olayın ardından hızla motosikletlerine binerek kaçan saldırganlar kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Hafif yaralanan iki kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, olay yerinde geniş çaplı incelemelerde bulundu. Çevredeki güvenlik kamera kayıtlarını detaylı bir şekilde incelemeye alan ekipler, kaçan şüphelilerin kimliklerini tespit ederek yakalamak için operasyon başlattı.
Öte yandan, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili olarak “nitelikli yağma” ve “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlarından soruşturma başlatıldığı bildirildi. Bu soruşturma kapsamında, saldırının nedeni ve varsa faillerin bağlantıları çok yönlü olarak araştırılıyor. Şüphelilerin yakalanması için çalışmalar titizlikle sürdürülüyor.
Mardin’in Artuklu ilçesinde, bir yolcu minibüsünde yaşanan “durak” tartışması kanlı bitti. Durak harici inmek isteyen bir yolcu ile minibüs şoförü arasında çıkan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek yumruklu kavgaya dönüştü. O anlar, diğer yolcular tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.
Olay, dün öğleden sonra Artuklu ilçesinde, otogar güzergahında seyir halinde olan bir yolcu minibüsünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, minibüste seyahat eden bir yolcu, şoförden kendisini belirlenen duraklar dışında bir noktada indirmesini talep etti. Ancak şoför, “Durak harici indiremiyorum” diyerek bu isteği reddetti.
Şoförün bu yanıtı üzerine yolcu ile şoför arasında sözlü bir tartışma başladı. Tartışmanın şiddeti, yolcunun şoföre hitaben sarf ettiği “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” şeklindeki sözlerle arttı. Minibüs şoförü ise bu sözlere “Kim olursan ol, durak harici yasak” şeklinde karşılık verdi.
Gerginliğin tırmanmasıyla birlikte minibüs yol kenarında durduruldu ve hem yolcu hem de şoför araçtan indi. Araç dışında devam eden tartışma esnasında yolcu, şoföre yumruk salladı. Yaşanan arbedeye diğer yolcular müdahale ederek tarafları ayırdı. Kavga sırasında minibüste bulunan bazı yolcuların tedirgin olarak araçtan indikleri gözlendi.
Tüm bu anlar, başka bir yolcu tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilerek anbean görüntülendi. Olayla ilgili herhangi bir yasal işlem yapılıp yapılmadığına dair bilgi edinilemezken, yaşanan bu gerginlik, toplu taşıma kurallarına uyulmaması durumunda ortaya çıkabilecek olumsuzlukları bir kez daha gözler önüne serdi.
Meksika’da son yılların en büyük sel felaketlerinden biri yaşanıyor. Ülkenin orta ve doğu kesimlerini etkisi altına alan şiddetli yağışlar, geniş çaplı sellere ve toprak kaymalarına neden oldu. Resmi açıklamalara göre, felakette hayatını kaybedenlerin sayısı 47’ye yükselirken, 38 kişi ise halen kayıp olarak aranıyor.
Sivil Koruma Ulusal Koordinatörlüğü’nden (CNPC) yapılan açıklamaya göre, Veracruz, Puebla, Hidalgo, Queretaro ve San Luis Potosi eyaletleri sel felaketinden en çok etkilenen bölgeler oldu. Aşırı yağışlar nedeniyle nehirler taştı, dağlık alanlarda toprak kaymaları meydana geldi ve yerleşim yerleri sular altında kaldı.
Felaket, yaklaşık 200 binden fazla kişiyi doğrudan etkiledi ve 50 bine yakın evde hasara yol açtı. Birçok kasabada elektrik kesintileri yaşanırken, ana otoyolların kapanması nedeniyle ulaşımda ciddi aksaklıklar meydana geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, evlerin tamamen sular altında kaldığı ve bazı vatandaşların çatılara çıkarak yardım beklediği anlar durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, selden etkilenen Veracruz, Puebla ve Hidalgo eyaletlerinde incelemelerde bulundu. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Sheinbaum, hükümetin tüm imkanlarıyla halkın yanında olduğunu ve kimsenin yalnız bırakılmayacağını belirtti. Meksika Savunma Bakanlığı, arama-kurtarma, tahliye ve temizlik çalışmaları için 5 bin 400’den fazla personeli görevlendirdi. Eyaletlerde arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Yetkililer, şiddetli yağışların önümüzdeki günlerde de devam edebileceği konusunda uyarılarda bulunarak, halkı yüksek riskli bölgelerden uzak durmaya ve güvenli alanlara geçmeye çağırdı. Meksika, bu büyük doğal afetin yaralarını sarmak için ulusal çapta bir seferberlik başlattı.
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ – Amerika Birleşik Devletleri’nde yürüyüşe çıkan bir çift ve köpekleri, üzerlerine aniden devrilen devasa bir ağacın altında kalmaktan saniyelerle kurtuldu. Güvenlik kameralarına yansıyan korku dolu anlar, izleyenleri dehşete düşürürken, çiftin ve dört ayaklı dostlarının yaşadığı mucizevi kurtuluş geniş yankı uyandırdı.
Olay, sakin bir şekilde çimenlerde yürüyüş yapan bir çift ve yanlarında gezen köpeklerinin üzerine, aniden dev bir ağacın düşmesiyle yaşandı. Görüntülerde, çiftin huzurlu yürüyüşleri devam ederken, yanlarında duran ağacın beklenmedik bir şekilde devrilmeye başlaması dikkat çekiyor. Her şey bir anda gelişti ve tonlarca ağırlığındaki ağaç doğrudan çiftin üzerine doğru gelmeye başladı.
Ağacın devrildiğini fark eden kadının panikle “Aman Tanrım!” diye bağırdığı duyuldu. Ağaç yere çarptığı sırada, devasa dallardan biri kadının hemen arkasına düşerken, diğeri ise yüzünün sadece birkaç santim önünde durdu. Kadın, iki büyük dalın arasında kalmasına rağmen mucizevi bir şekilde yara almadan kurtuldu. O anların şokunu yaşayan kadın, eliyle ağzını kapatarak donup kaldı. Çiftin köpeği ise şans eseri ağacın devrildiği alanın diğer tarafında yürüdüğü için hiçbir zarar görmedi.
Olayın ardından şoku atlatan adamın, “Az kalsın ölüyorduk!” diyerek yaşadığı dehşeti dile getirdiği duyuldu. Görüntülerde adamın da devrilen ağacı fark edip son anda eğilerek kurtulduğu açıkça görülüyor. Neyse ki bu korkunç kazada kimse fiziksel olarak yaralanmazken, olayın psikolojik etkisi büyük oldu.
Güvenlik kamerasına yansıyan bu çarpıcı görüntüler, bir felaketin bazen sadece birkaç santim veya saniyelerle nasıl önlenebildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Dev ağacın neden aniden devrildiği ve olayın ABD’nin tam olarak hangi bölgesinde meydana geldiği henüz açıklanmazken, bu olay, doğanın gücü ve insan yaşamının kırılganlığı konusunda ibret verici bir ders niteliği taşıyor.