Nev’in Başarı Dolu Hikayesi

Türk Rock Müziğinin Nev-i Şahsına Münhasır Sesi

SON DAKİKA2024-05-22

Mandolinden dev sahnelere uzanan, finans dünyasını terk edip müziğin zirvesine yerleşen Nevzat Doğansoy’un ilham veren yaşam öyküsü yeniden kaleme alındı.

Nevzat Doğansoy, müzik dünyasında bilinen adıyla Nev, 24 Aralık 1968 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Müziğe çocuk yaşlarda mandolin çalarak adım atan sanatçı, gençlik yıllarını yeni türler keşfedip geniş bir plak koleksiyonu oluşturarak müzikal kimliğinin temellerini atmakla geçirdi. Hayatının asıl dönüm noktası ise üniversite ikinci sınıfta eline aldığı elektro gitar oldu.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitim gördüğü sırada gitar eğitimine başlayan Nev, sadece beş ay gibi kısa bir sürede profesyonel sahne hayatına adım attı. Üniversite yılları boyunca yaz aylarını Ege ve Akdeniz kıyılarındaki tatil beldelerinde müzik yaparak geçiren sanatçı, bu süreci bugünkü duruşunu belirleyen en önemli deneyim alanı olarak tanımlıyor.

Mezuniyetinin ardından finans alanında yüksek lisans yapıp bir süre kurumsal dünyada ürün müdürlüğü gibi görevler üstlense de, içindeki müzik tutkusu onu 1995 yılında Chantage grubuyla gece hayatının merkezine taşıdı. 2000 yılında Teoman’ın davetiyle katıldığı büyük Türkiye turnesi, Nev’in on binlerce kişiye ulaşmasını sağlayan bir sıçrama tahtası oldu.

2001’de yayımlanan ‘Her Şeye Rağmen’ albümündeki ‘Zor’ parçasıyla ulusal çapta bir yıldıza dönüşen Nev, rock tınılarını Türk Sanat Müziği ve Alaturka öğelerle harmanladığı ‘Bir Nev-i Alaturka’ projesiyle müzik tarihinde kendine has, taklit edilemez bir ekol yarattı.

A woman lying on the floor reading a book surrounded by paintings and art supplies.

Sirk Sahnesinden Eurovision Kürsüsüne

Semiha Yankı’nın Dram ve Başarı Dolu Hayat Hikayesi

SON DAKİKA 4 Mart 2026

Trajik bir kayıpla yön değiştiren bir kariyer: Türkiye’nin Eurovision tarihindeki ilk temsilcisi Semiha Yankı, sanat hayatının 50. yılına yaklaşırken efsanevi kimliğini koruyor.

15 Ocak 1958 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Semiha Yankı, Türkiye’nin sanat tarihinde hem büyük bir trajedinin hem de unutulmaz bir başarının simgesi olarak yer alıyor. Ünlü ‘Yankı Kardeşler’ sirk grubunun bir üyesi olan Yankı, çocukluğunu trapezler ve ip cambazlarının arasında geçirdi. Ancak 18 Mart 1972’de Tepebaşı Cumhuriyet Gazinosu’nda yaşanan o korkunç kaza, her şeyi değiştirdi. Ağabeyi Metin Yankı, henüz 23 yaşındayken babasının başı üzerinde amuda kalktığı sırada tavana çarparak dengesini kaybetti ve seyircilerin gözü önünde düşerek hayatını kaybetti. Bu travmatik olay sonrası sirk hayatını noktalayan Semiha Yankı, 14 yaşında annesinin de teşvikiyle müziğe sığındı.

Kariyerinin dönüm noktası ise 1975 yılında gerçekleşti. Stockholm’de düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden ilk sanatçı olma unvanını kazandı. Kemal Ebcioğlu imzalı ‘Seninle Bir Dakika’ adlı şarkısı, yarışmada sadece 3 puan alarak sonuncu olsa da, Türk halkının gönlünde bir milli marş niteliği kazandı. Yarışma sürecinde ‘Cici Kızlar’ grubu ile kura çekimine giden ve boş zarfı çekerek elenen rakiplerinin ardından Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanan Yankı, bu başarısıyla adını altın harflerle tarihe yazdı. Günümüzde hala sahne disiplini ve güçlü yorumuyla anılan usta sanatçı, 1980’li yıllarda çıkardığı albümler ve televizyon projeleriyle popülerliğini her daim korumayı başardı.

Kişiler: Semiha Yankı – Metin Yankı – Hamiyet Yankı – İrfan Atasoy – Kemal Ebcioğlu – Ömer Haşhaşlı – Tebessüm Haşhaşlı