“Müzik ve sinema dünyasının sevilen ismi Kamil Sönmez, beyin kanaması sonucu İstanbul’da 65 yaşında vefat etti. 1998’de Devlet Sanatçısı seçilen Sönmez, Karadeniz türküleriyle tanınıyordu.”

“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”
“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”

“Müzik ve sinema dünyasının sevilen ismi Kamil Sönmez, beyin kanaması sonucu İstanbul’da 65 yaşında vefat etti. 1998’de Devlet Sanatçısı seçilen Sönmez, Karadeniz türküleriyle tanınıyordu.”

İSTANBUL – 2 Ağustos 2008
Müzisyenlikten yapımcılığa, oyunculuktan milletvekilliğine uzanan çok yönlü bir kariyerin sahibi Osman Yağmurdereli’nin hayatı ve geride bıraktığı kültürel miras.
6 Şubat 1953 tarihinde Trabzon’da dünyaya gelen Osman Gazi Yağmurdereli, aslen Gümüşhane’nin Yağmurdere köyündendir. Demokrat Parti ve Adalet Partisi’nin kurucuları arasında yer alan, aynı zamanda 12. Dönem Trabzon Milletvekili Zeki Yağmurdereli’nin oğlu olan Osman Yağmurdereli’nin annesi Selma, abisi Faik Levent ve ablası Nesime Yasemen’di. İlkokul eğitimine Trabzon Kurtuluş İlkokulu’nda başlayıp üçüncü sınıfa kadar burada okuyan Yağmurdereli, babasının milletvekilliği görevi nedeniyle taşındıkları Ankara’da Kavaklıdere İlkokulu’nu tamamladı. Orta ve lise öğrenimini Namık Kemal Lisesi ile Yenişehir Koleji’nde sürdürdükten sonra, 1973 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü’nden mezun oldu ve bir süre öğretmenlik yaptı.
Sanat kariyerine 1975 yılında şarkıcılıkla adım atan Osman Yağmurdereli, Ankara gazinolarındaki kısa süreli deneyimlerinin ardından şarkıcı arkadaşı Faruk Tınaz’ın ısrarıyla İstanbul’a yerleşti. Şişli’de bir apartman dairesini türkücü Kâmil Sönmez, Faruk Tınaz ve daha sonra katılan Asım Ekren ile paylaştı. “Nişan Yüzüğü” ve “Sarışın” adlı iki albüm çıkaran sanatçı, özellikle Kıbrıs şarkısı “Bir bir biri birilerine” ve “Eller eller” ile geniş kitlelerce tanındı. Şarkıcılığın yanı sıra oyunculuk yeteneğiyle de adından söz ettiren Yağmurdereli, TRT’nin dönemine damga vuran dizilerinden “İz Peşinde”de canlandırdığı “Komiser Esat” karakteriyle büyük bir çıkış yakaladı. 1988 yılında “Yağmur Ajans” adıyla kendi film yapım şirketini kuran Yağmurdereli, Kerime Nadir’in “Samanyolu” eserini diziye uyarlayarak TRT’ye sattı. “Kınalı Kar”, “Marziye”, “Yılan Hikâyesi” ve “Bizim Mahalle” gibi yüksek prodüksiyonlu ve uzun soluklu birçok diziye imza attı. 2006 yılında Uğur Arslan’ın şiirinden senaryolaştırılan ve Hilal Saral yönetmenliğinde çekilen “Karagümrük Yanıyor” dizisinin de yapımcılığını üstlenen Yağmurdereli, bu projede Uğur Arslan, Sinem Öztufan, Özlem Yılmaz, Mesut Akusta ve Kâmil Sönmez gibi isimlerle çalıştı. Siyasi hayatında Anavatan Partisi’ne ve Özal ailesine yakınlığıyla bilinen Yağmurdereli, 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan seçimlerde AK Parti’den İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı olarak 23. dönem AK Parti İstanbul milletvekili sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Ayrıca bir dönem Trabzonspor yöneticiliği de yaptı.
Özel hayatında da dikkat çeken Osman Yağmurdereli, 1986 yılında Turgut Özal ve Semra Özal çifti tarafından tanıştırıldığı, dönemin Ulaştırma Bakanı Veysel Atasoy’un kız kardeşi ve İş Bankası müdürü Esin Atasoy ile 1987 yılında dünya evine girdi. Bu evlilikten bir oğlu oldu. Türk sanat ve siyaset dünyasının bu değerli ismi, 2 Ağustos 2008 tarihinde İstanbul’da, 55 yaşındayken kanser nedeniyle hayata veda etti. Cenazesi, Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi. “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görülen Yağmurdereli, yapımcılık alanındaki başarılarını 5 yıl üst üste “Altın Kelebek En İyi Yapımcı Ödülü”nü kazanarak taçlandırdı. Kariyeri boyunca genç yeteneklere de destek veren Yağmurdereli, “Küçük Gelin” olarak tanınan Çağla Şimşek’i tesadüfen keşfederek 2007 yılında yapımcılığını üstlendiği “Elveda Derken” dizisinde “Naz” karakteriyle oyunculuk hayatına başlamasına vesile oldu. Çağla Şimşek, bu keşfediliş hikayesini Bugün gazetesindeki bir röportajında detaylandırmıştır.
—
12 Kasım 2025 Gündem

Türk sanat müziğinin duayen isimlerinden, “Diva” lakaplı efsanevi sanatçı Muazzez Abacı, 78’inci doğum gününde sevenlerini yasa boğarak hayatını kaybetti. Menajeri Taner Budak tarafından duyurulan acı haber, müzik camiasında ve tüm Türkiye’de derin üzüntüye yol açtı.
Kalp Krizinin Ardından Gelen Acı Son
Geçtiğimiz hafta kızı Saba Abacı’yı ziyaret etmek üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde kalp krizi geçiren Muazzez Abacı, acil olarak hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan müdahalede kalbine stent takılan sanatçı, bir süre normal odada tedavi görüyordu. Ancak anjiyo sırasında kullanılan kontrastlı sıvının böbreklerinde sorun yaratması üzerine durumu ağırlaşmış ve yoğun bakıma alınmıştı. Böbreklerinin işlevini tam anlamıyla yerine getirememesi nedeniyle ciğerlerinde su toplandığı ve nefes alma güçlüğü yaşadığı bildirilmişti. Tüm müdahalelere rağmen Muazzez Abacı, 12 Kasım 2025 tarihinde, 78’inci yaş gününde hayata gözlerini yumdu.
Muazzez Abacı’nın Sanat Dolu Bir Ömür
Hicran Muazzez Abacı, 12 Kasım 1947’de Ankara’da doğdu. Müzik kariyerine 1966 yılında Ankara Radyosu’nda adım atan Abacı, 1973’te “Bir Sen Kaldın İçimde” adlı ilk plağıyla geniş kitlelere ulaştı. Klasik Türk müziğine getirdiği kendine özgü yorumu ve güçlü sesiyle kısa sürede büyük bir hayran kitlesi edinen sanatçı, “Şakayık” ve 1990 yılında Cemal Safi’nin sözlerini yazdığı “Vurgun” gibi unutulmaz eserlerle adını Türk müzik tarihine altın harflerle yazdırdı. Dönüş, Yasemen, Felek ve Efendim gibi albümleriyle de büyük başarılar elde eden Abacı, 1998 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tavsiyesiyle verilen Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü.
Siyasilerden ve Sanat Camiasından Başsağlığı Mesajları
Muazzez Abacı’nın vefat haberi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından bir taziye mesajı yayımladı. Erdoğan mesajında, “Bu akşam vefat haberini aldığımız Türk sanat müziğimizin usta sesi, Devlet Sanatçısı Muazzez Abacı’ya Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı da yayımladığı mesajda, “Türk sanat müziğinin güçlü sesi, usta yorumcu Muazzez Abacı’nın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Sanatıyla gönüllerde silinmez izler bırakan değerli sanatçımıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz” denildi. Sanat camiasından pek çok isim ve sevenleri de sosyal medya üzerinden üzüntülerini ve başsağlığı dileklerini paylaştı.
Türk sanat müziğinin eşsiz seslerinden Muazzez Abacı, arkasında sayısız unutulmaz eser ve milyonlarca seven bırakarak aramızdan ayrıldı. Sanatıyla gönüllerde kurduğu taht, asla yıkılmayacak bir miras olarak yaşamaya devam edecek.