Samsun’da 15 Yaşındaki Ehliyetsiz Sürücü Kaza Yaptı: Genç Sürücü Yaralandı

Samsun’un İlkadım ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazası, ehliyetsiz ve yaşı küçük sürücülerin trafikte oluşturduğu tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Anadolu Mahallesi Barış Bulvarı üzerinde 15 yaşındaki S.K. yönetimindeki otomobil, kavşakta başka bir araçla çarpıştı. Kazada yaralanan ehliyetsiz genç sürücü, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Edinilen bilgiye göre, olay İlkadım ilçesi Anadolu Mahallesi Barış Bulvarı’nda yaşandı. 15 yaşındaki S.K.’nin kullandığı 55 APV 184 plakalı otomobil, bir kavşakta 55 ANR 760 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle genç sürücü S.K. yaralandı. Olay yerine hızla ulaşan sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti. S.K.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Bu kaza, Samsun’da özellikle son yıllarda artış gösteren “yaşı küçük ve ehliyetsiz sürücüler” sorununu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar ve trafik yetkilileri, çocuk yaşta direksiyon başına geçen kişilerin hem kendi can güvenliklerini hem de trafikteki diğer sürücü ve yayaların hayatlarını büyük risk altına soktuğunu belirtiyor. Ailelerin araç anahtarlarını kontrolsüz bırakmaması ve gençlerin ehliyet yaşı altında araç kullanmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuluyor.

Kazayla ilgili olarak polis tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında kazanın detayları, ehliyetsiz sürücünün aracı nasıl temin ettiği ve kaza anındaki hız durumu gibi teknik detaylar inceleniyor.

Samsun’da Dehşet Veren Aile İçi Şiddet: Babasını Darbedip İş Yerini Yakmaya Çalışan Oğul Tutuklandı

Samsun’un İlkadım ilçesinde akıllara durgunluk veren bir aile içi şiddet olayı yaşandı. 33 yaşındaki Ş.A., babası Y.A.’yı hem darbetti hem de tehdit etti, ardından babasının iş yerinin camlarını kırıp benzinle yakmaya kalkıştı. Polis ekiplerinin zamanında müdahalesiyle yakalanan saldırgan oğul, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olay, Samsun’un İlkadım ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 51 yaşındaki Y.A., oğlu Ş.A.’nın kendisini darbedip hakaret ve tehditlerde bulunduğunu belirterek polise başvurdu. Baba Y.A., ayrıca oğlu Ş.A.’nın iş yerinin camlarını kırdığını ve benzinle yakmaya çalıştığını ifade etti.

İhbar üzerine harekete geçen İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği ekipleri, olay yerine intikal etti. Ş.A.’yı, elinde benzin bidonuyla iş yerini ateşe verme girişiminde bulunamadan yakaladı. Gözaltına alınan Ş.A., emniyetteki işlemlerinin ardından Samsun Adliyesi’ne sevk edildi.

Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye çıkarılan 33 yaşındaki Ş.A., “babaya şiddet uygulama,” “tehdit,” “hakaret” ve “mala zarar verme” gibi suçlamalarla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu olay, aile içi şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne sererken, kamuoyunda derin bir üzüntü ve endişe yarattı. Yetkililer, aile içi şiddetle mücadele konusunda kararlılıklarını sürdüreceklerini vurguladı.

Experience the thrill of speed on a motorcycle journey through lush, winding forest roads.

Kırıkkale’de Motosiklet Tamirhanesinde Korkutan Yangın ve Patlamalar

Kırıkkale’de, Gürler Mahallesi’nde bulunan bir motosiklet tamir dükkanında çıkan yangın, içerideki sprey tüplerinin art arda patlamasıyla büyük paniğe yol açtı. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde yangın kontrol altına alınırken, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması sevindirici bulundu. Mahalle sakinleri patlama sesleriyle kısa süreli bir korku yaşadı.

23 Eylül 2025 Salı günü akşam saatlerinde Kırıkkale’nin Gürler Mahallesi İstiklal Caddesi’nde faaliyet gösteren bir motosiklet tamir atölyesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, iş yerini tamamen sararak çevredekilere korku dolu anlar yaşattı.

Yangına Kırıkkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri ihbar üzerine hızla olay yerine gelerek müdahale etti. Ancak söndürme çalışmaları sırasında dükkan içerisinde bulunan sprey tüplerinin peş peşe patlaması, hem itfaiye erleri hem de çevrede toplanan vatandaşlar arasında büyük paniğe neden oldu. Patlama anları, bazı vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.

Patlamaların şiddetine rağmen itfaiye ekipleri yangına kahramanca müdahale etmeye devam etti. Yapılan yoğun çalışmalar sonucunda alevler kontrol altına alındı ve iş yerinde soğutma çalışmaları başlatıldı. Olayda en sevindirici gelişme ise, yangın ve patlamaların etkisiyle ortaya çıkan büyük tehlikeye rağmen herhangi bir yaralanma veya can kaybının yaşanmaması oldu.

Eğlence Mekanından Çıkan 62 Yaşındaki Adam, Aracının Arka Koltuğunda Ölü Bulundu

Antalya’da, bir eğlence mekanından ayrıldıktan sonra kayıplara karışan 62 yaşındaki Mukadder Şen, park halindeki otomobilinin arka koltuğunda ölü bulundu. Şen’in cansız bedeni üzerinde herhangi bir darp veya kesici alet izine rastlanmazken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.

Olay, dün öğleden sonra saat 14.30 sularında Konyaaltı ilçesine bağlı Molla Yusuf Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde meydana geldi. Yol kenarında park halinde bulunan 07 S 5576 plakalı Tofaş marka bir aracın arka koltuğunda hareketsiz yatan bir kişiyi gören vatandaşlar, durumu derhal 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine hızla polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, araçta bulunan kişinin 62 yaşındaki Mukadder Şen olduğu ve hayatını kaybettiği belirlendi.

Olay Yeri İnceleme Ekipleri Delil Topladı

Şen’in cansız bedeninin bulunmasının ardından, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri bölgeye yönlendirildi. Olay yeri inceleme ekipleri, araç üzerinde detaylı parmak izi ve delil çalışması gerçekleştirdi. Araç içerisinde bir bardakta bulunan ve alkol olduğu değerlendirilen sıvı, incelenmek üzere delil torbasına konularak Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Kamera Kayıtları Yeni Detayları Ortaya Çıkardı

Mukadder Şen’in eşi ve oğlu acı haberi alarak olay yerine geldi. Ekipler, Şen’in cansız bedeninin arka koltukta bulunması nedeniyle çevredeki güvenlik kameralarını titizlikle incelemeye aldı. Kamera kayıtlarında, Şen’e ait 07 S 5576 plakalı aracın, olay yerine gece saat 01.00 sularında başka bir kişi tarafından bırakıldığı tespit edildi. Aracın bırakıldığı sırada Mukadder Şen’in arka koltukta hareket halinde olduğu belirlendi.

Şen’in vücudunda herhangi bir darp ya da kesici veya delici alet izine rastlanmadığı ifade edildi. Kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Mukadder Şen’in cansız bedeni, Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan detaylı soruşturma sürüyor.

Sonsuzluğun Kısa Şairi: Nilgün Marmara’nın Ardından Kalan Miras

Türk şiirinin derin ve melankolik sesi Nilgün Marmara, kısa süren yaşamına sığdırdığı eşsiz dizeleri ve trajik sonuyla edebiyat dünyasında silinmez bir iz bıraktı. Henüz 29 yaşındayken aramızdan ayrılan Marmara, arkasında bıraktığı şiirler, günlükler ve metinlerle, özellikle genç kuşaklar için bir kült figür haline geldi. Onun şiiri, varoluşsal sancıları, yalnızlığı ve kadınlık deneyimini cesurca irdeleyen bir iç sesin yankısıdır.

Erken Yaşamı ve Şiire Açılan Kapı

Nilgün Marmara, 13 Şubat 1958’de İstanbul, Moda’da, Balkan göçmeni bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Orta ve lise eğitimini Kadıköy Maarif Koleji’nde tamamladı. Üniversite hayatına İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde başlamış olsa da, siyasi atmosfer nedeniyle buradan ayrılarak yeniden sınava girdi ve Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne kabul edildi. Bu süreç, onun edebi yolculuğunun temel taşlarından birini oluşturacaktı. 1985 yılında, hayatı ve şiirine derinden etki eden Sylvia Plath üzerine yazdığı “Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi” başlıklı teziyle mezun oldu.

Özgün Ses ve Derin Etkileşimler

Marmara’nın şiiri, kendine özgü bir melankoli, içe dönüklük ve yer yer sürrealist unsurlarla dikkat çeker. Varoluşsal sorgulamalar, yabancılaşma hissi ve toplumsal baskılara karşı kadının duruşu, dizelerinde sıkça işlediği temalar arasındadır. Şairin edebi kişiliğinde Sylvia Plath’ın etkisi yadsınamaz; tıpkı Plath gibi, o da hayatı “bir başka dünyanın bekleme odası” olarak görmekteydi. Bu derin etkileşim, onun eserlerine benzersiz bir yoğunluk katmıştır. Marmara’nın feminist bir bakış açısıyla kadın hakları ve cinsiyet eşitliği konularında da eserler verdiği belirtilmiştir.

Kısa iş hayatı boyunca farklı pozisyonlarda bulunsa da, asıl kendini ait hissettiği yer edebiyat ve dost sohbetleriydi. 1982’de evlendiği Kağan Önal ile eşinin işi nedeniyle 16 ay Libya’da yaşadı. Libya’nın çöl atmosferinin psikolojisini olumsuz etkilediği ifade edilir. İstanbul’a döndükten sonra Kızıltoprak’taki evleri, dönemin önemli şairlerinin, aralarında Ece Ayhan, Cemal Süreya, Edip Cansever ve İlhan Berk gibi isimlerin de bulunduğu bir buluşma noktası haline geldi. Bu dostluk ortamları, onun şiir dünyasını besleyen önemli kaynaklardan biriydi.

Posthumous Miras ve Spekülasyonların Sonu

Nilgün Marmara, 13 Ekim 1987’de, 29 yaşındayken yaşadığı evin penceresinden atlayarak hayatına son verdi. Manik-depresif bozukluk tanısı konulmuş olmasına rağmen tedavi görmeyi reddettiği belirtilir. Erken ve trajik ölümü, ardında büyük bir boşluk ve pek çok spekülasyon bıraktı. İntiharı sonrasında Ece Ayhan’ın “Meçhul Öğrenci Anıtı” şiirindeki dizeleriyle ona seslenmesi de edebi çevrelerde yankı uyandırdı.

Hayattayken hiçbir kitabı yayımlanmayan Nilgün Marmara’nın eserleri, vefatının ardından okuyucuyla buluştu. En bilinen şiir derlemesi “Daktiloya Çekilmiş Şiirler” 1988’de, deneme ve düz yazılarından oluşan “Metinler” ise 1990’da yayımlandı. Onun iç dünyasını gözler önüne seren “Kırmızı Kahverengi Defter” adlı günlüğü 1993’te, notlarından oluşan “Defterler” (2016) ve “Kağıtlar” (2017) ise daha sonra okuyucuya sunuldu. Özellikle “Defterler”in yayımlanmasıyla birlikte, şairin hayatı ve ölümü etrafında dönen yanlış anlaşılmaların ve spekülasyonların önemli ölçüde sona erdiği, okuyuculara daha gerçekçi bir Nilgün Marmara portresi sunduğu ifade edilmektedir.

Edebiyatımızdaki Sonsuz Yankı

Nilgün Marmara, 80 kuşağı Türk şiirinin en özgün ve çarpıcı isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun şiiri, sadece kişisel acıların bir yansıması olmakla kalmayıp, aynı zamanda varoluşun evrensel sancılarına dokunan, zamanının ötesinde bir derinliğe sahiptir. Edebiyat araştırmalarında, şairin hayatıyla şiirinin sıkça iç içe ele alındığı, intiharının şiirlerinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulanmaktadır. Kısa yaşamına rağmen bıraktığı güçlü edebi mirasla Nilgün Marmara, Türk şiirinde “dünyayla yaralı” bir ruhun, zamana meydan okuyan sesidir ve gelecek nesillere ilham vermeye devam etmektedir.

Bismil’de Yürek Burkan Kaza: 2 Yaşındaki Meryem Şen Hayatını Kaybetti

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde meydana gelen trajik bir olayda, 2 yaşındaki Meryem Şen, manevra yapan bir kamyonetin altında kalarak yaşamını yitirdi. Kırsal Topraklı (Hillanê) Mahallesi’nde yaşanan kaza, tüm yurdu yasa boğdu.

Edinilen bilgilere göre olay, dün akşam saatlerinde Bismil’e bağlı Topraklı Mahallesi’nde meydana geldi. Köye seyyar satıcılık yapmak için gelen ve sürücüsünün kimliği ile plakası henüz öğrenilemeyen bir kamyonet, mahalle içinde manevra yaptığı sırada yolda bulunan Meryem Şen’e çarptı. Kamyonetin altında kalan talihsiz çocuk ağır yaralandı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Yakınları tarafından hemen Bismil Devlet Hastanesi’ne kaldırılan minik Meryem, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Meryem Şen’in vefat haberi, ailesini ve tüm mahalleyi derin bir üzüntüye boğdu.

Minik Meryem’in cenazesi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından gözyaşları arasında Topraklı (Hillanê) Köyü’nde toprağa verildi. Olayın ardından jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan kamyonet sürücüsü, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Kazayla ilgili detaylı soruşturma ise devam ediyor.

Siirt’te Feci Kaza: Anne ve Oğlu Aracın Altında Kalarak Yaralandı

SİİRT – Siirt-Kurtalan karayolunun Afetevleri Mahallesi mevkiinde meydana gelen korkunç trafik kazasında, yolun karşısına geçmeye çalışan bir anne ve oğlu, hızla gelen bir otomobilin çarpması sonucu yaralandı. Olay yerine hızla sevk edilen sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı.

Kaza, Siirt-Kurtalan kara yolu üzerindeki Afetevleri Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 43 yaşındaki Gülsen Eker ve 11 yaşındaki oğlu Muhammed Talha Eker, yolun karşısına geçmeye çalışırken, sürücüsünün kimliği ve plakası henüz öğrenilemeyen bir otomobilin çarpmasıyla yere yığıldı. Çarpmanın etkisiyle savrulan anne ve oğul, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapıldı.

Yaralı anne ve oğlu, sağlık ekiplerince yapılan ilk yardımın ardından ambulanslarla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan Gülsen Eker ve Muhammed Talha Eker’in sağlık durumlarına ilişkin detaylı bilgi verilmezken, yetkililer kazayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlattı. Görgü tanıkları, otomobilin süratli olduğunu belirtirken, kaza yerinde güvenlik önlemleri alındı.

Bu tür kazaların önlenmesi için sürücülerin daha dikkatli olması ve yaya geçitlerinin kullanımının önemine bir kez daha vurgu yapıldı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Close-up of hands gently holding a delicate pink flower symbolizing care and nature.

25 Yıllık Sır Perdesi Aralandı: Bebek Gülüzar Cinayetinin Zanlısı Ablası Çıktı

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 2000 yılında işlenen ve yıllardır aydınlatılamayan 2 aylık Gülüzar bebeğin cinayet dosyası, 25 yıl sonra Nazilli’de düzenlenen operasyonla çözüldü. Olayın şüphelisi olarak yakalanan kişinin, bebeğin ablası D.İ. (38) olduğu ve cinayeti itiraf ettiği öğrenildi.

Adeta bir polisiye roman senaryosunu andıran olay, Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 2000 yılında meydana geldi. Henüz 2 aylık olan Gülüzar bebek, evinde ölü bulunmuş ve bu trajik ölüm o dönemde sır perdesini aralayamamıştı. Dosya, 25 yıl boyunca faili meçhul olarak kalmış, ancak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yeniden açılan detaylı soruşturma sayesinde umut ışığı doğdu.

Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri, yaklaşık iki ay süren titiz ve gizli bir araştırma yürüttü. Bu sıkı çalışmalar sonucunda, 11 Ekim 2000 tarihinde işlenen cinayetin şüphelisinin, o dönemde 13 yaşında olan D.İ. olduğu tespit edildi. Zanlı D.İ., Aydın’ın Nazilli ilçesinde düzenlenen başarılı bir operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki sorgusunda D.İ., 25 yıl önce işlediği korkunç cinayeti itiraf etti. İfadesinde, annesinin kendisini sürekli azarlamasından ve bebeğe bakma sorumluluğunu kendisine bırakmasından dolayı duyduğu öfkeyle hareket ettiğini belirtti. Bebek ağlamaya başlayınca, annesine olan kızgınlığı nedeniyle 2 aylık kardeşi Gülüzar’ı yastıkla boğarak öldürdüğünü kabul etti.

Gözaltına alınan D.İ., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Bu olay, adaletin er ya da geç tecelli edeceği inancını bir kez daha pekiştirirken, yıllar sonra aydınlatılan cinayet, kamuoyunda derin yankı uyandırdı. Soğuk bir dosyanın 25 yıl sonra gün yüzüne çıkması, cinayet masası dedektiflerinin azim ve kararlılığının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

People in medical masks strolling on crosswalk near roadway with glowing buses on dark street during winter evening in city

Aydın’da Seyir Halindeki Yolcu Otobüsü Alev Alev Yandı: Büyük Panik Yaşandı

AYDIN – Aydın’ın Köşk ilçesi yakınlarında seyir halinde olan bir yolcu otobüsünde çıkan yangın, büyük paniğe neden oldu. Motor kısmından başladığı belirlenen alevler, kısa sürede tüm otobüsü sararken, 28 yolcu ve otobüs personeli hızla tahliye edildi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, otobüs tamamen kullanılamaz hale geldi. Yangınla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Olay, bugün (23 Eylül 2025) sabah saat 09.00 sıralarında Aydın-Denizli karayolu üzerinde, Köşk ilçesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 35 PK 956 plakalı yolcu otobüsü, Aydın’dan Denizli yönüne seyir halindeyken, henüz belirlenemeyen bir nedenle motor kısmından alevler yükselmeye başladı. Otobüsten dumanların çıktığını fark eden deneyimli şoför, aracı hemen güvenli bir şekilde yol kenarına çekerek durdurdu.

Şoförün hızlı müdahalesi sayesinde otobüste bulunan 28 yolcu, büyük bir panik yaşamadan, zamanında ve eksiksiz bir şekilde tahliye edildi. Yolcuların otobüsten indirilmesinin ardından alevler kısa sürede büyüyerek tüm aracı sardı ve otobüs adeta bir ateş topuna döndü. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Jandarma ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken, Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına hızla müdahale etti. Yaklaşık 30 dakikalık yoğun çabanın ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

Ne var ki, yangın otobüsü tamamen kullanılmaz hale getirdi. Yangında herhangi bir can kaybı ya da yaralanma olmaması büyük bir teselli kaynağı olurken, yolcular başka bir otobüsle gidecekleri yere gönderilerek mağduriyetlerinin önüne geçildi. Yangının çıkış nedenine ilişkin detaylı bir soruşturma başlatıldı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerin ardından, yangının kesin çıkış nedeni belirlenmeye çalışılacak.

saint john's eve, bonfire, night, evening, catholic celebration

Bursa’da Yangın Faciası-Karacabey Tv Kablosunun Erimesinden Çıkan Yangın

Bursa’nın Karacabey ilçesinde dün gece meydana gelen korkunç yangında, aynı aileden 1’i bebek olmak üzere 3 kişi hayatını kaybetti. Saadet Mahallesi’nde bir apartmanın üçüncü katında çıkan yangında alevlerin arasında kalan yaşlı kadınlar ve torunları Hasan Emir Efe Çorapçı’nın (2) cansız bedenlerine ulaşıldı. Faciaya ilişkin yürek burkan detaylar ise mağdur yakınlarının anlatımıyla gün yüzüne çıktı.

Karacabey ilçesine bağlı Saadet Mahallesi Atılgan Sokak’ta bulunan 4 katlı Emek Apartmanı’nın 3. katındaki dairede, dün gece saat 23.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İddialara göre, yangının televizyon fişinin kaçak yapıp erimesi sonucu başladığı düşünülüyor. Kısa sürede büyüyen alevler, tüm daireyi sararken, yangın diğer katlara da sıçradı.

Komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Ancak yangın sonrası dairede yapılan incelemelerde acı tablo ortaya çıktı. İtfaiye ekipleri, dairede Berguzer Kaplan (81), Müyesser Ar (88) ve Hasan Emir Efe Çorapçı (2) isimli kişilerin cansız bedenleriyle karşılaştı. Hayatını kaybeden 1’i bebek 3 kişinin cenazeleri, savcılık incelemesinin ardından otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

“Straforlar Yanarak Annemin Üzerine Damlamış, Saçları Tutuşmuş”

Yangında hayatını kaybeden Berguzer Kaplan’ın oğlu Mikail Kaplan, Adli Tıp Kurumu önünde beklerken yaşanan faciayı gözyaşları içinde anlattı. Kaplan’ın açıklamaları, yangının dehşet verici boyutlarını ve acı detaylarını gözler önüne serdi. Mikail Kaplan, “Tavanların strafor olması sebebiyle, damlayan plastiklerin, annemin üzerine damlaması sonucu saçları tutuşuyor. Kız kardeşim o esnada mutfaktaymış. Havluyu ıslatıp, yangına müdahale etmek için yanlarına gidiyor. Annem balkona çıkıp, çaresizce yardım beklemiş. Fakat kurtulamamış. Küçük yeğenimi ise balkondan, annem verememiş. Yeğenim de onlarla beraber vefat etmiş. Biz gittiğimizde her şey bitmişti. Kız kardeşim sadece evdeki 2 kişiyi kurtarabilmiş. Diğerlerinin hepsi yandı.” ifadelerini kullandı.

Bu elim olay, apartman sakinlerini ve tüm Bursa’yı derin bir üzüntüye boğarken, yangının çıkış nedeni ve faciaya sebep olan ihmaller hakkında başlatılan soruşturma devam ediyor.