Black and white photo of a busy street in Bodrum featuring a mosque and palm trees.

Bursa Adliyesi’ndeki Kanlı Saldırı Davasında Karar Çıktı: Katile Ağırlaştırılmış Müebbet

13 Aralık 2024’te Bursa Adliyesi’nde yaşanan ve bir jandarma uzman çavuşun şehit olduğu, iki kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının davasında mahkeme kararını açıkladı.

Bursa Adliyesi’nde 13 Aralık 2024 tarihinde görülen bir duruşma sırasında meydana gelen ve büyük yankı uyandıran silahlı saldırı davası sonuçlandı. Olayda Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar şehit olmuş, Mertcan Akça (26) ve babası Köksal Akça (54) yaşamını yitirmişti. Mahkeme, saldırıyı gerçekleştiren Kemal Ergün’e ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte toplamda 2 kez 23 yıl ve 19 yıl hapis cezası verdi.

Saldırı, Nilüfer ilçesi Odunluk Mahallesi’ndeki bir alışveriş merkezinde 23 Eylül 2023’te yaşanan silahlı kavga davasının 2’nci duruşmasında gerçekleşti. Müştekilerden Tolga Ergün’ün (21) babası Kemal Ergün (52), oğlunun tekerlekli sandalyesinin altından çıkardığı kurusıkıdan dönüştürülmüş tabancayla tutuklu sanıklar Mertcan Akça ve Köksal Akça’ya yaklaşık 7-8 el ateş etti. Duruşma salonunda bulunan yaklaşık 30 kişinin büyük panik yaşadığı olayda, kurşunlar baba-oğul Akça’lar ile Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar ve Jandarma Uzman Çavuş Uğur Bulut’a isabet etti. Yaralılar Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, Uzman Çavuş Yaşar tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Olayın ardından geniş çaplı bir soruşturma başlatılarak, saldırgan Kemal Ergün ve yakınlarının da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmış, 6 şüpheli tutuklanmıştı. Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, Kemal Ergün ‘kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 19 yıl ve ‘haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 2 kez 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davada yargılanan diğer sanıklar Tolga E., Muhammet Ö., Kadir Can U., Murat K. ve Mehmet Ç. ise beraat etti.

monastery, architecture, church, religion, historical, building, religion, building, building, building, building, building

Antalya’daki İşkence Davasında Karar: Genç Kurbanın Avukatı İstinafa Gidiyor

Antalya’da çalıştığı iş yerinde üç gün boyunca işkence gördüğünü iddia eden Vedat Kurt davasında mahkeme kararını açıkladı. Dört sanık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza alırken, Vedat Kurt’un avukatı kararı istinafa taşıyacaklarını belirtti.

Antalya’da kamuoyunu sarsan bir olayla ilgili yargı süreci sona erdi. Çalıştığı iş yerinde üç gün süreyle işkenceye maruz kaldığını öne süren 23 yaşındaki Vedat Kurt’un davasında mahkeme, dört sanık hakkında kararını duyurdu. Yargılama sonucunda sanıklar, yağma suçundan beraat ederken, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan her biri 6 yıl 12 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca sanıklardan S.T.’ye, silahla tehdit suçundan ek olarak 3 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Mağdur Vedat Kurt’un avukatı, kararı istinafa taşıyacaklarını açıkladı.

Olayın geçmişine bakıldığında, Vedat Kurt’un 2020 yılında Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden çalışmak üzere Antalya’nın Kepez ilçesindeki bir sanayi sitesine geldiği belirtildi. Yaklaşık 10 ay aynı iş yerinde görev yapan Kurt, iddialara göre maaşını eksik almaya başlayınca, birikmiş 70 bin liralık alacağına karşılık iş yerindeki masadan patronuna ait 15 bin lirayı alarak İstanbul’a gitti. Ailesi aracılığıyla iş yeri sahiplerinin kendisine ulaşması üzerine, Vedat Kurt parayı iade etmek için Antalya’ya geri döndü. Kurt’un iddiasına göre, iş yerine döndüğünde A.T., O.T., S.T. ve A.A. tarafından depoya kilitlenerek sandalyeye bağlandı ve üç gün boyunca işkenceye maruz kaldı. Genç adamın dişleri kırıldığı, vücudunda kesikler oluştuğu, elleri ve kollarının bağlandığı ve hamam böceği yedirildiği öne sürüldü. Şüphelilerin bu işkence anlarını cep telefonuyla kaydettiği de belirtildi. Kurt’un kaçtıktan sonra bu görüntülere ulaşarak şikayetçi olmasıyla dava süreci başladı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sanık S.T.’ye ait cep telefonu ve kopya disklerde yapılan incelemede, 13-14 Ekim 2020 tarihli 19 fotoğraf ve bir video kaydının bulunduğu, bu görüntülerin konum bilgilerinin de Kurt’un çalıştığı iş yeriyle örtüştüğü tespit edildi. Raporda ayrıca videoda Kurt’a ‘Hırsızlık yaptım, uyuşturucu içtim’ gibi ifadelerin zorla söylettirildiği ve seslerin S.T.’nin WhatsApp yazışmalarındaki seslerle benzerlik gösterdiği kaydedildi.

Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, başka bir suçtan tutuklu sanık S.T. SEGBİS aracılığıyla katılım sağlarken, diğer sanıklar A.T., O.T. ve A.A.’nın avukatları hazır bulundu. Savunmasında suçlamaları reddeden sanık S.T., önceki itirafının O.T. ve A.T.’nin yönlendirmesiyle yapıldığını, “Sen suçu üstüne al, bizim işimiz gücümüz var, sana bakarız” denildiğini iddia etti. Vedat Kurt’un fotoğraflarını kendisinin çekmiş olabileceğini ancak işkenceye katılmadığını savundu. Sanık avukatları da müvekkillerinin suçlamalarla ilgisi olmadığını belirterek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, tüm delilleri ve savunmaları değerlendirerek, sanıklar A.T., O.T., S.T. ve A.A. hakkında yağma suçundan beraat kararı verirken, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 12 ay hapis cezası verdi. Sanık S.T. hakkında ise ‘silahla tehdit’ suçundan ek olarak 3 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildi. Kararın istinaf yoluna açık olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı belirtildi. Duruşma sonrası açıklama yapan Vedat Kurt, yağma suçundan beraat kararının hukuka aykırı olduğunu düşündüğünü ve adaletin tecelli etmesi için kararı istinafa taşıyacaklarını ifade etti.