Muş – Bugün öğle saatlerinde Muş’ta meydana gelen trafik kazasında, asfalt yüklü bir kamyonun devrilmesi sonucu sürücüsü yaralandı. Kaza, havaalanı yolu üzerinde gerçekleşirken, olay yerine çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.
Edinilen bilgilere göre, Muş İl Özel İdaresi’ne ait olduğu öğrenilen asfalt yüklü kamyon, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yan yattı. Kazanın şiddetiyle kamyon yola devrilirken, sürücü araç içerisinde sıkışarak yaralandı.
Çevredekilerin ihbarı üzerine kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, yaralı sürücüye ilk müdahaleyi yaptı. Yaralı sürücü, ambulansla Muş Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk kontrollerde sürücünün sağlık durumunun stabil olduğu bildirildi.
Kaza nedeniyle havaalanı yolunun bir kısmı kısa süreliğine trafiğe kapatıldı. Güvenlik güçleri, olası başka kazaların önüne geçmek ve ekiplerin çalışmalarını güvenli bir şekilde sürdürmesi için bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı. Devrilen kamyonun yoldan kaldırılması için çalışmalar başlatılırken, yola saçılan asfalt malzemeleri de temizlendi.
Kazayla ilgili detaylı bir inceleme başlatıldığı ve soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
Eyüpsultan’da Yemek Sonrası Trajedi: İki Kardeş Hayatını Kaybetti, Anne Kalp Krizi Geçirdi
Eyüpsultan, İstanbul – 22 Eylül 2025 tarihinde Eyüpsultan Topçular Mahallesi’nde yaşanan ve tüm Türkiye’yi yasa boğan bir olayda, yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan Birkent ailesinden 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia hayatını kaybederken, anne Aleyna Birkent’in kalp krizi geçirdiği belirlendi. Yaşanan bu trajik olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
Olay, 22 Eylül Pazartesi günü akşam saatlerinde Yücel ve Aleyna Birkent çiftinin, çocukları Alparslan ve Melisa Rabia ile birlikte evlerinde yedikleri yemeğin ardından başladı. Yemek sonrası kusma ve mide bulantısı şikayetleri yaşayan aile fertleri, hızla hastaneye başvurdu.
Hastanede yapılan ilk müdahaleler sırasında anne Aleyna Birkent’in kalp krizi geçirdiği tespit edildi ve yoğun bakıma alındı. Tedavisi halen devam eden Aleyna Birkent’in sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Baba Yücel Birkent ve çocukları Alparslan ile Melisa Rabia ise yapılan ilk müdahalelerin ardından taburcu edilerek evlerine gönderildi.
Ancak aile için kabus ertesi sabah yeniden başladı. Taburcu edilen çocuklar, 23 Eylül Salı sabahı evde tekrar fenalaşınca baba Yücel Birkent tarafından acilen bir kez daha hastaneye götürüldü. Minik Alparslan ve Melisa Rabia, hastanede doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
İki küçük çocuğun peş peşe hayatını kaybetmesi, olayın bir gıda zehirlenmesi şüphesini güçlendirdi. Ailenin akşam yemeğinde salçalı makarna ve tavuk tükettiği öğrenildi. Polis ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında, İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri Birkent ailesinin evinde detaylı incelemelerde bulundu ve ailenin tükettiği yemeklerden 10 farklı gıda numunesi aldı. Bazı kaynaklar, evde alınan numuneler arasında bulunan salçanın yoğun bir kokuya sahip olduğunu ve bozulmuş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu belirtti. Çocukların yedikleri tavuktan zehirlenmiş olabileceği de öncelikli şüpheler arasında yer alıyor.
Hayatını kaybeden 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia, Arnavutköy Boğazköy Köyiçi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, ailenin yaşadığı bu derin acı tüm çevre sakinlerini ve kamuoyunu derinden etkiledi.
Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı Fevzi Çakmak Mahallesi’nde yaşanan korkunç olayda, evinde uyuyan küçük bir çocuk lağım faresi tarafından ısırılarak yaralandı. Olayın ardından hastaneye kaldırılan çocuğa kuduz aşısı yapıldı ve antibiyotik tedavisine başlandı. Bu dehşet verici hadise, bölgedeki kemirgen sorununu ve halk sağlığı endişelerini bir kez daha gündeme getirdi.
Geçtiğimiz hafta sonu Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bir evde meydana gelen olayda, hafta sonu evinde uyuyan küçük çocuk, yüzünden aldığı ısırıklarla dehşet içinde uyandı. Annesinin fark etmesiyle acilen hastaneye götürülen çocuğun yanağında ve göz kapağında derin ısırık ve tırmalama izleri tespit edildi. Çocuğun aynı zamanda epilepsi hastası olduğu öğrenilirken, ailesi büyük bir panik yaşadıklarını belirtti. Anne Hasret Ermiş, sabah ezanına yakın bir saatte oğlunun ağlama sesiyle uyandıklarını, yüzünden kanlar aktığını gördüklerinde şoke olduklarını ifade etti. Odaya girdiklerinde yatağın altından çıkan bir lağım faresini gördüklerini ve farenin banyoya kaçarak gözden kaybolduğunu anlattı. Aile, farenin açık bırakılan banyo veya balkon giderinden eve girmiş olabileceğini düşünüyor.
Acil Tedavi ve Süregelen Riskler
Bilkent Şehir Hastanesi’ne kaldırılan çocuğa, enfeksiyon riskine karşı özel bir ilaç enjekte edildi ve kuduz aşısı uygulandı. Tedavi sürecinin, ilerleyen günlerde yapılacak dört doz aşı ile devam edeceği ve yaralarının iyileşmesi için antibiyotik tedavisine başlandığı bildirildi.
Fare ısırıkları, insan sağlığı için çeşitli riskler taşımaktadır. Kemirgenler, kuduzun yanı sıra Sodoku (Fare Isırığı Ateşi), Leptospirosis (Veba Hastalığı), Hantavirüs ve Salmonella gibi farklı hastalıkları da bulaştırabilir. Uzmanlar, fare ısırığı sonrası tetanoz aşısının da yapılmasını önermektedir. Her ne kadar farelerden kuduz bulaşma olasılığı düşük olsa da, riskli durumlarda kuduz profilaksisi (önleyici tedavi) büyük önem taşımaktadır.
Belediyeye İlaçlama Çağrısı ve Kentsel Kemirgen Sorunu
Yaşanan bu korkutucu olayın ardından aile, Sincan Belediyesi’ne ilaçlama talebinde bulundu. Ancak annenin iddiasına göre, taleplerine rağmen günler geçmesine karşın herhangi bir ilaçlama çalışması yapılmadığı öğrenildi. Bu durum, mahalle sakinlerinin endişesini artırdı ve bölgedeki kemirgen sorununu bir kez daha gündeme taşıdı.
Sincan Belediyesi ise, Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin halk sağlığı zararlıları ile mücadele ve ilaçlama çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünü belirtmektedir. Açıklamalara göre, ilçedeki tüm mahallelerde rögarlarda fare ve hamam böceği çalışmaları yapılmakta, sivrisinek ve karasinek üremesi varsa rögar içi ilaçlanmaktadır. Ayrıca vaka olması halinde talep üzerine kamu kurum ve kuruluşları ile ortak kullanım alanları da dezenfekte edilmektedir.
Uzmanlar, kentsel alanlarda fare popülasyonlarının, özellikle yetersiz çöp toplama, açıkta bırakılan yiyecek atıkları ve uygun olmayan altyapı koşulları nedeniyle artış gösterebileceğine dikkat çekiyor. Son yıllarda küresel ısınmanın da farelerin yiyecek bulma ve yaşam koşullarını iyileştirerek şehirlerdeki popülasyonlarını artırdığı belirtilmektedir.
Bu tür olayların önüne geçilmesi için belediyelerin ilaçlama faaliyetlerinin düzenli ve etkili bir şekilde yürütülmesi, vatandaşların da ev ve çevre temizliğine özen göstermesi, çöp ve atıkların kapalı ve güvenli bir şekilde muhafaza edilmesi büyük önem taşımaktadır. Farelerin evlere girişini engellemek için gider boruları, delikler ve çatlaklar gibi potansiyel giriş noktalarının kapatılması da alınabilecek önlemler arasındadır.
Bartın’ın Kurucaşile ilçesine bağlı Başköy köyünde dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli yağışlar, heyelana yol açtı. Meryemler Mahallesi’nde meydana gelen toprak kayması nedeniyle 2 ev risk altına girerken, can güvenliği için 5 kişi tahliye edildi.
Bölgede metrekareye 33 kilogram yağışın düştüğü belirtilirken, heyelan Başköy köyünde yaşayan 51 yaşındaki Ersin Ketim’e ait iki evin önünde gerçekleşti. Durumun bildirilmesi üzerine AFAD İl Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi ekipleri hızla köye sevk edildi. Ekipler, tedbir amacıyla risk altındaki evlerde bulunan 5 vatandaşı güvenli alanlara tahliye etti.
Ev sahibi Ersin Ketim, yaşadıkları korku dolu anları gazetecilere anlattı. Ketim, “Dün gece saatlerinde aşırı yağıştan sonra bir anda gürültü geldi. Dışarı çıktığımızda duvarın çöktüğünü gördük. Korktuk, hemen yetkililere haber verdik” dedi. Yoğun yağışlar nedeniyle yaklaşık bir saat arayla iki kez toprak kayması yaşandığını belirten Ketim, AFAD, jandarma ve İl Özel İdaresi ekiplerine hızlı müdahaleleri ve yardımları için teşekkür etti.
Bölgede çalışmalarını sürdüren AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri, aynı bölgede risk taşıyan başka bir evle ilgili teknik incelemelerine devam ediyor. Yetkililer, olası yeni heyelan risklerine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Bartın genelinde devam eden yağışların toprak zemin üzerindeki baskıyı artırması nedeniyle bölgedeki jeolojik hareketlilik yakından takip ediliyor.
İngiltere’nin Huddersfield kentinde, 20 yaşındaki Alfie Franco’nun, hamile kız arkadaşına yanlışlıkla dokunduğu iddia edilen 16 yaşındaki Suriyeli mülteci Ahmad Mamdouh Al Ibrahim’i sokak ortasında vahşice bıçaklayarak öldürdüğü cinayet davası, tüm ülkenin nefesini tutarak izlediği bir sürecin ardından sonuçlandı. Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen davada, jüri Alfie Franco’yu cinayetten suçlu buldu. Olayın güvenlik kameralarına yansıyan ve ülkeyi derinden sarsan görüntüleri, toplumda derin bir şok ve infial yarattı.
Dehşet Veren Anlar ve Olayın Detayları
Trajik olay, 3 Nisan’da (2024) Huddersfield’ın Ramsden Caddesi’nde meydana geldi. Savcılık tarafından mahkemeye sunulan bilgilere göre, uyuşturucu etkisi altında olduğu belirtilen Alfie Franco (20), hamile kız arkadaşının mülteci genç Ahmad Al Ibrahim (16) ile “en fazla hafif bir temasta bulunmasını” bahane etti. Suriye’deki savaştan kaçarak İngiltere’ye sığınan ve Huddersfield’a yalnızca birkaç hafta önce taşınmış olan Ahmad Al Ibrahim’in, Franco tarafından geri çağrıldığı ve Franco’nun cebinden sustalı bir bıçak çıkararak gizlice açtığı belirtildi. Ahmad’ın silahsız olduğu ve herhangi bir şiddet eğilimi göstermediği vurgulanırken, Franco bıçağı sol elinde tutarak ileri atılmış ve bıçağı doğrudan gencin boynuna saplamıştır. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bıçaklama anının sansürlenmesine rağmen, Ahmad’ın boğazını tutarak sendelediği ve Franco’nun olay yerinden panik içinde kaçtığı anlar tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Yapılan otopsi raporunda, gencin şah damarı, soluk borusu ve gırtlağının kesilmesi sonucu kısa sürede kan kaybından hayatını kaybettiği tespit edildi.
Hukuki Süreç ve Şok Edici İtiraflar
Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen dava boyunca, Franco cinayeti reddetmişti. Ancak savcılık, Franco’nun esrar, kokain ve ketamin karışımı bir maddenin etkisi altında agresifleştiğini ve bu acımasız saldırıyı planlı bir şekilde gerçekleştirdiğini savundu. Duruşmada sunulan kanıtlar arasında, Franco’nun evinde geniş bir bıçak koleksiyonu bulunduğu ve cep telefonunda cinayet silahıyla çekilmiş videoların yer aldığı ortaya çıktı. Daha da dehşet verici olanı ise, Franco’nun saldırıdan bir gün önce arkadaşlarına bıçaklama yapmayı planladığını söylediği ve bıçağı “korunma amacıyla” taşıdığını iddia etmesiydi. Savcı Richard Wright, Franco’nun Ahmad’ın kız arkadaşına dokunmasını sadece bir bahane olarak kullandığını belirterek, “Ahmad’ın hiçbir şansı yoktu. Alfie Franco ona ikinci kez bile bakmadı” ifadelerini kullandı. Sorgusunda cinayeti itiraf eden Franco, “Onu ben öldürdüm. Keşke yapmasaydım ama artık geri alamam” diyerek suçunu kabul etti. Jüri, sunulan sarsıcı kanıtlar ve görüntüler ışığında sadece üç saatlik bir değerlendirmenin ardından Alfie Franco’yu cinayetten suçlu buldu. Ayrıca, Franco kamuya açık alanda bıçak taşımaktan da suçlu bulundu.
Toplumsal Yankılar ve Adalet Arayışı
Bu vahşi cinayet, İngiltere’de bıçaklı suçlar, uyuşturucu kullanımı ve mültecilerin topluma entegrasyonu konularında geniş çaplı tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle olayın görüntülerinin kamuoyuna yansıması, vicdanları derinden sarsarken, adaletin tecelli etmesi yönünde güçlü bir beklenti oluşturdu. Mülteci toplulukları, olayı endişeyle takip ederek, yetkililere mültecilerin güvenliğine yönelik daha fazla önlem alınması çağrısında bulundu. Ahmad Al Ibrahim’in ailesi ve sevenleri için Alfie Franco’nun cinayetten suçlu bulunmasıyla bir nebze olsun adalet sağlanmış oldu. Ancak bu trajik olay, genç yaşta hayatını kaybeden bir mülteci gencin hikayesi olarak İngiltere toplumunda uzun süre hafızalardan silinmeyecek derin bir iz bıraktı. Alfie Franco’nun alacağı ceza, önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yürekleri dağlayan bir trafik kazası yaşandı. Kızıltepe Belediyesi’ne ait bir sulama tankerinin çarpması sonucu 10 yaşındaki Hamza D. olay yerinde hayatını kaybetti. Kaza, İpek Mahallesi Ali Ertaş Caddesi üzerinde meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, dün akşam saatlerinde Kızıltepe ilçesi İpek Mahallesi Ali Ertaş Caddesi üzerinde seyir halinde olan Kızıltepe Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ait sulama tankeri, sokakta bulunan 10 yaşındaki Hamza D.’ye çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan talihsiz çocuk için çevredekiler tarafından hemen 112 Acil Sağlık ve polis ekiplerine haber verildi.
Olay yerine kısa sürede ulaşan sağlık ekipleri, yaptıkları ilk incelemede Hamza D.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Çocuğun cansız bedeni, otopsi işlemleri için Kızıltepe Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, olay yerine gelen yakınları sinir krizi geçirdi.
Kazanın ardından tanker şoförü gözaltına alındı ve olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı.
Kızıltepe Belediyesi’nden Taziye Mesajı
Yaşanan elim kaza sonrası Kızıltepe Belediyesi’nden yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Belediyemize ait sulama aracının çarpması sonucu bir evladımızın hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendik. Bir çocuğun kaybının tarifi yok, hepimizin yüreğine ateş düştü. Küçük yavrumuza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz. Bu acı hepimizin acısıdır” ifadelerine yer verildi.
Bu kaza, kentte büyük üzüntü yaratırken, trafikteki denetimlerin ve özellikle çocukların oyun alanlarındaki güvenliğin artırılması çağrılarını da beraberinde getirdi.
Ankara’nın Elmadağ ilçesinde, Hasanoğlan Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir geri dönüşüm fabrikasında dün gece saatlerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık dört saatlik yoğun müdahalesinin ardından kontrol altına alındı. Facianın eşiğinden dönülen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması teselli kaynağı oldu. Soğutma çalışmaları ise halen devam ediyor.
Edinilen bilgilere göre, yangın Elmadağ Hasanoğlan Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan bir geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle gece saatlerinde başladı. Kısa sürede büyüyen alevler, fabrikanın büyük bir bölümünü etkisi altına alarak gökyüzünü siyah dumanlarla kapladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, yaklaşık 20 itfaiye aracı ve iş makineleriyle yangına dört bir yandan müdahale etti. Geri dönüşüm malzemelerinin yanıcı özelliği nedeniyle zaman zaman güçlükle ilerleyen söndürme çalışmaları, ekiplerin üstün gayretleri sayesinde yaklaşık 4 saat sonunda alevlerin kontrol altına alınmasını sağladı.
Yangında tesiste büyük çapta maddi hasar meydana geldiği belirtilirken, sevindirici haber ise herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmamasıydı. Ekipler, yangının tamamen söndürülmesi ve olası yeniden alevlenmelerin önüne geçmek amacıyla fabrikadaki soğutma çalışmalarını titizlikle sürdürüyor.
Yangının çıkış nedeni hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, yetkililer olayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlattı. Geri dönüşüm tesislerinde meydana gelen yangınlar, özellikle atık malzemelerin doğası gereği hızla yayılan ve kontrol altına alınması zor olaylar olarak biliniyor. Bu nedenle yangının çıkış nedeninin belirlenmesi ve benzer olayların önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşıyor.
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, Bostanlı Vapur İskelesi yakınlarında denizde 34 yaşındaki engelli İbrahim Aslan’ın cansız bedeni bulundu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler, Aslan’ın cenazesini denizden çıkarırken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Edinilen bilgilere göre, üzücü olay dün Karşıyaka ilçesi Bostanlı Mahallesi’nde meydana geldi. Bostanlı Vapur İskelesi civarında denizde hareketsiz bir kişinin olduğunu fark eden vatandaşlar, durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarın ardından olay yerine hızla Sahil Güvenlik ve polis ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin yaptığı titiz çalışmalar sonucunda, denizden çıkarılan cansız bedenin 34 yaşındaki engelli İbrahim Aslan’a ait olduğu tespit edildi. Aslan’ın cenazesi, olay yerindeki ilk incelemelerin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve detaylı otopsi yapılması amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili olarak yetkililer tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında Aslan’ın denize nasıl düştüğü, ölüm nedeni ve olayın gerçekleştiği ana dair tüm detayların aydınlatılması hedefleniyor. Kamuoyu, engelli bir bireyin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bu olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını bekliyor.
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bir bakkalda çıkan ve “yan bakma” meselesi yüzünden büyüdüğü iddia edilen bıçaklı kavgada bir kişi yaralandı. Olay, akşam saatlerinde Anbar Mahallesi’nde yaşandı ve kısa sürede şiddete dönüşerek mahalle sakinlerini tedirgin etti.
Edinilen bilgiye göre olay, dün saat 18.30 sıralarında Melikgazi ilçesi Anbar Mahallesi Gemlik Sokak üzerinde bulunan bir bakkalda meydana geldi. İddialara göre, iki grup arasında “yan bakma” nedeniyle çıkan sözlü tartışma, kısa sürede büyüyerek bıçaklı kavgaya dönüştü.
Yaşanan arbede sırasında, T.S.M. isimli şahıs, Ü.A.’yı bıçakla yaraladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı Ü.A., ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Olay yerinden kaçan şüpheli T.S.M. ise polis ekiplerinin kısa süren çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
Bodrum’da Kan Donduran Olay: Genç Kadın Doğum Yaptığı Bebeğini Terasta Ölüme Terk Etti
Muğla’nın gözde turizm merkezlerinden Bodrum’da yürek burkan bir olay yaşandı. İçmeler bölgesinde bulunan bir otelin lojmanında 19 yaşındaki Kırgızistan uyruklu bir kadın, dünyaya getirdiği erkek bebeğini havluya sarılı halde terasta bırakarak hayatını kaybetmesine neden oldu. Olay, genç kadının şiddetli kan kaybı şikayetiyle hastaneye başvurmasıyla ortaya çıktı.
Edinilen bilgiye göre, yaklaşık beş ay önce Bodrum’a çalışmak üzere gelen ve bir otelde kat görevlisi olarak çalışan Zhanetta Ulukbek Kyzy (19), kaldığı lojmanda tek başına doğum yaptı. Doğum sonrası durmayan kanaması nedeniyle Bodrum Devlet Hastanesi’ne başvuran genç kadının, sağlık görevlileri tarafından doğum yaptığı tespit edildi. Durumun polise bildirilmesi üzerine hastaneye gelen ekipler, Kyzy’nin ifadesini aldı.
Yapılan sorgulamada genç kadın, otel lojmanında doğum yaptığını ve bebeğini havluya sararak lojmanın terasına bıraktığını itiraf etti. Bu bilgi üzerine hızla harekete geçen polis ve sağlık ekipleri, belirtilen lojmana gitti. Lojmanın terasında yapılan aramalarda, havluya sarılı halde bir bebekle karşılaşıldı. Sağlık ekiplerinin kontrolünde, bebeğin hayatını kaybettiği belirlendi.
Olay yerinde yapılan detaylı incelemelerin ardından cansız bebek, otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Tedavisi devam eden Zhanetta Ulukbek Kyzy’nin, hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından gözaltına alınacağı bildirildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.