Stunning view of a historic mansion with lush gardens and palm trees in Galveston, Texas.

TEKSAS’TA DEHŞET EVİ

TEKSAS’TA DEHŞET EVİ: EVLATLIK ÇOCUKLARINI KAFESE KAPATAN CANİ ANNEYE 80 YIL HAPİS!

SON DAKİKA13.02.2026

Mutfaktan yemek aldıkları için çocuklarını ‘bebek kapılarından’ yaptığı kafeslere hapseden Susan Rae Helton, ‘kendi rahatım için yaptım’ itirafıyla dünyayı şoke etti.

ABD’nin Teksas eyaletine bağlı New Braunfels bölgesinde, evlat edindiği 8 çocuktan ikisine yıllarca sistematik işkence ve ağır ihmal uygulayan 53 yaşındaki Susan Rae Helton, yargılandığı mahkemece toplam 80 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kan donduran olayda Helton’ın, 13 ve 14 yaşlarındaki iki kardeşi ‘mutfaktan şeker çaldıkları’ ve ‘izinsiz yemek yedikleri’ gerekçesiyle bebek güvenlik kapılarından yaptığı derme çatma kafeslere kapattığı, haftalarca aç bıraktığı ve kemerle darp ettiği belgelendi.

2018 yılında Çocuk Koruma Hizmetleri (CPS) ve New Braunfels Polis Departmanı’nın (NBPD) ortak operasyonuyla kurtarılan çocukların durumu, deneyimli doktorları bile dehşete düşürdü. Kurtarıldıklarında 14 yaşındaki kız çocuğunun sadece 21 kilogram (48 lbs), 13 yaşındaki erkek çocuğunun ise 22 kilogram (50 lbs) olduğu tespit edildi. Tıbbi raporlar, çocukların 5 yıl boyunca sadece 6 kilo alabildiklerini ve ağır beslenme yetersizliği nedeniyle gelişimlerinin durduğunu ortaya koydu. Mağdur kız çocuğu mahkemedeki ifadesinde, toplamda 18 ay boyunca kafeslerde uyumaya, yemek yemeye ve ders çalışmaya zorlandığını anlattı.

Helton mahkemede suçunu itiraf ederken, çocukları kafeslere hapsetme nedenini ‘kendisine nefes alacak alan yaratmak ve kendi rahatını sağlamak’ olarak savundu. Savcılık, Helton’ın daha önce lisanslı bir çocuk bakıcısı olduğunu ve çocuk gelişimi konusunda eğitim aldığını hatırlatarak eylemlerinin kasti olduğunu vurguladı. Mahkeme heyeti, Helton’ı her bir suç maddesinden 20’şer yıl olmak üzere toplam 80 yıl hapse mahkum etti. Cani annenin şartlı tahliye talep edebilmesi için en az 40 yıl hapis yatması gerekecek.

Capture of Istanbul cityscape with the Bosphorus, showcasing historic architecture and bustling waterways at sunset.

Tutuklu Erden Timur’un Şirketi APA NEF’in Levent’teki Binasına Silahlı Saldırı Düzenlendi

Futbol dünyasındaki bahis ve şike soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Erden Timur’un sahibi olduğu APA NEF şirketinin Levent’teki ofis binasına gece saatlerinde silahlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda binanın camları kurşunlarla parçalandı.

Futbolda bahis oynama ve şike iddialarına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklu bulunan iş insanı Erden Timur’a ait APA NEF şirketinin İstanbul Levent’teki genel merkez binası, 27 Ocak 2026 tarihinde gece saatlerinde silahlı saldırının hedefi oldu. Gerçekleşen olayda, binanın bazı camları kimliği belirsiz kişi veya kişilerce açılan ateş sonucu parçalandı.

Saldırganların eylemi sırasında kullandığı aracın plakasını değiştirdiği polis tarafından yapılan ilk incelemelerde tespit edildi. Olay yerine gelen emniyet güçleri, çevre güvenliğini alarak detaylı bir soruşturma başlattı. Eski Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili olan Erden Timur, 29 Aralık 2025 tarihinde ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Cezaevinde bulunan Timur’un şirketine yönelik bu saldırının, devam eden yasal süreçle bağlantısı olup olmadığı araştırılıyor. Polis ekipleri, saldırıyı gerçekleştiren şüphelileri yakalamak ve olayın tüm yönlerini aydınlatmak amacıyla geniş çaplı soruşturmayı sürdürüyor.

Diyarbakır Bağlar’da Kan Donduran Cinayet

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde, yüzleri maskeli iki şahıs, husumetli oldukları 35 yaşındaki Yasin Acun’u girdiği Kur’an kursu binasında pompalı tüfekle vurarak öldürdü; saldırıda bir güvenlik görevlisi de yaralandı.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde dehşet verici bir olay yaşandı. Husumetlilerinden kaçarak bir Kur’an kursu binasına sığınan 35 yaşındaki Yasin Acun, kendisini takip eden yüzleri maskeli iki saldırganın hedefi oldu. Akşam saatlerinde meydana gelen hadisede, saldırganlar Acun’u pompalı tüfekle vurarak hayatına son verdi.

Olay yerinde bulunan 34 yaşındaki güvenlik görevlisi O.Ç. de saldırganların silahlı hedefi haline gelerek yaralandı. İhbar üzerine hızla bölgeye intikal eden sağlık ve polis ekipleri, Yasin Acun’un olay yerinde yaşamını yitirdiğini tespit etti. Yaralı güvenlik görevlisi O.Ç., yapılan ilk müdahalenin ardından tedavi için derhal hastaneye sevk edildi.

Cinayetin ardından kaçan iki şüpheli, Yunus polisleri tarafından kısa sürede yakalandı. Zanlıların olayda kullandığı değerlendirilen pompalı tüfek de ele geçirildi. Yasin Acun’un cenazesi, otopsi işlemleri için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, emniyetteki sorguları devam eden şüpheliler hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.

Stunning mountain lake view in Gömbe, Antalya, with clear skies and natural beauty.

Aydın’daki Düğünde Yorgun Mermiyle Yaralanan Gencin Kurşunu Komiserden Çıktı

Koçarlı ilçesinde bir düğünde bacağına isabet eden yorgun mermiyle yaralanan Hilmi Bahar olayında, balistik inceleme sonucu merminin Komiser Ümit A.’ya ait tabancadan çıktığı belirlendi. Şüpheli komiser mahkemece tutuklandı.

Aydın’ın Koçarlı ilçesinde düzenlenen bir düğün töreninde bacağına yorgun mermi isabet etmesi sonucu yaralanan 27 yaşındaki Hilmi Bahar’ın tedavisi sonrası başlatılan balistik inceleme, olayın şaşırtıcı bir boyutunu ortaya çıkardı. Yapılan detaylı araştırmalar neticesinde, genç adamı yaralayan kurşunun, düğüne misafir olarak katılan istirahatteki Komiser Ümit A.’ya ait tabancadan ateşlendiği tespit edildi.

Olay, 11 Ekim 2025 tarihinde Koçarlı’nın Cincin Mahallesi’nde meydana geldi. Akrabasının düğününe katılan Hilmi Bahar, oturduğu sırada aniden bacağında bir acı hissetti ve kanama olduğunu fark etti. Hastaneye kaldırılan Bahar’ın bacağına yorgun mermi isabet ettiği belirlendi. Deri altında kalan mermi, iki gün sonra gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla çıkarılarak balistik inceleme için ilgili birimlere sevk edildi. Jandarma ekipleri, olayın aydınlatılması amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlatarak düğün anına ait kamera kayıtlarına el koydu ve havaya ateş ettiği belirlenen kişileri mercek altına aldı.

Balistik raporunun tamamlanmasıyla birlikte, Hilmi Bahar’ın bacağına isabet eden merminin, Aydın İl Emniyet Müdürlüğünde görevli olan ve o gün düğünde bulunan Komiser Ümit A.’nın kişisel tabancasından çıktığı kesinleşti. Gözaltına alınan Komiser Ümit A., çıkarıldığı mahkemece ‘geçen perşembe’ günü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaralı Hilmi Bahar’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili adli soruşturmanın titizlikle devam ettiği bildirildi.

Front view of Antalya Courthouse showcasing its Gothic windows and classical architecture in Antalya, Turkey.

İstanbul Adliyesi’nde Şok Eden Olay: Hakim Aslı Kahraman, Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan Tarafından Vuruldu

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 23. Ceza Dairesi’nde görevli kadın hakim Aslı Kahraman, odasında tartıştığı Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan tarafından silahla vuruldu. Kasığından yaralanan hakimin hayati tehlikesi bulunmuyor.

İstanbul’un Kartal ilçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi’nde şok edici bir olay meydana geldi. 13 Ocak 2026 tarihinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 23. Ceza Dairesi’nde görevli kadın hakim Aslı Kahraman, odasında tartıştığı Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan tarafından silahla vuruldu.

Olay yerine yapılan ihbar üzerine derhal polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kasığından yaralanan 45 yaşındaki Hakim Aslı Kahraman, ilk müdahalenin ardından hızla hastaneye kaldırıldı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, hakimin hayati tehlikesinin bulunmadığı ve ameliyata alınacağı öğrenildi. Olayın şüphelisi 33 yaşındaki Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan ise “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla gözaltına alınarak işlemleri için Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’ne götürüldü. Soruşturma kapsamında, şüpheli savcı ile yaralı hakimin geçmişte Anadolu Adliyesi’nde asliye ceza mahkemesinde birlikte görev yaptıkları tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma titizlikle sürdürülüyor. Gözaltındaki Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yarın İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor. Öte yandan, gazeteci Halil Sadri Yılmaz tarafından ortaya atılan dikkat çekici bir iddiaya göre, Savcı Kılıçarslan’ın 2022-2024 yılları arasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu’nda görev yaptığı belirtildi. Bu olay, adliye camiasında büyük yankı uyandırdı ve gelişmeler merakla bekleniyor.

Statue of Lady Justice in a sophisticated interior setting in İstanbul, Turkey.

İstanbul Adliyesi’nde Şok Eden Olay: Hakim Vuruldu

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 23. Ceza Dairesi’nde görevli kadın hakim Aslı Kahraman, odasında tartıştığı Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan tarafından silahla vuruldu. Kasığından yaralanan hakimin hayati tehlikesi bulunmuyor.

İstanbul’un Kartal ilçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi’nde şok edici bir olay meydana geldi. 13 Ocak 2026 tarihinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 23. Ceza Dairesi’nde görevli kadın hakim Aslı Kahraman, odasında tartıştığı Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan tarafından silahla vuruldu.

Olay yerine yapılan ihbar üzerine derhal polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kasığından yaralanan 45 yaşındaki Hakim Aslı Kahraman, ilk müdahalenin ardından hızla hastaneye kaldırıldı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, hakimin hayati tehlikesinin bulunmadığı ve ameliyata alınacağı öğrenildi. Olayın şüphelisi 33 yaşındaki Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan ise “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla gözaltına alınarak işlemleri için Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’ne götürüldü. Soruşturma kapsamında, şüpheli savcı ile yaralı hakimin geçmişte Anadolu Adliyesi’nde asliye ceza mahkemesinde birlikte görev yaptıkları tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma titizlikle sürdürülüyor. Gözaltındaki Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yarın İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor. Öte yandan, gazeteci Halil Sadri Yılmaz tarafından ortaya atılan dikkat çekici bir iddiaya göre, Savcı Kılıçarslan’ın 2022-2024 yılları arasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu’nda görev yaptığı belirtildi. Bu olay, adliye camiasında büyük yankı uyandırdı ve gelişmeler merakla bekleniyor.

Black and white photo of a busy street in Bodrum featuring a mosque and palm trees.

Bursa Adliyesi’ndeki Kanlı Saldırı Davasında Karar Çıktı: Katile Ağırlaştırılmış Müebbet

13 Aralık 2024’te Bursa Adliyesi’nde yaşanan ve bir jandarma uzman çavuşun şehit olduğu, iki kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının davasında mahkeme kararını açıkladı.

Bursa Adliyesi’nde 13 Aralık 2024 tarihinde görülen bir duruşma sırasında meydana gelen ve büyük yankı uyandıran silahlı saldırı davası sonuçlandı. Olayda Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar şehit olmuş, Mertcan Akça (26) ve babası Köksal Akça (54) yaşamını yitirmişti. Mahkeme, saldırıyı gerçekleştiren Kemal Ergün’e ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte toplamda 2 kez 23 yıl ve 19 yıl hapis cezası verdi.

Saldırı, Nilüfer ilçesi Odunluk Mahallesi’ndeki bir alışveriş merkezinde 23 Eylül 2023’te yaşanan silahlı kavga davasının 2’nci duruşmasında gerçekleşti. Müştekilerden Tolga Ergün’ün (21) babası Kemal Ergün (52), oğlunun tekerlekli sandalyesinin altından çıkardığı kurusıkıdan dönüştürülmüş tabancayla tutuklu sanıklar Mertcan Akça ve Köksal Akça’ya yaklaşık 7-8 el ateş etti. Duruşma salonunda bulunan yaklaşık 30 kişinin büyük panik yaşadığı olayda, kurşunlar baba-oğul Akça’lar ile Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar ve Jandarma Uzman Çavuş Uğur Bulut’a isabet etti. Yaralılar Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, Uzman Çavuş Yaşar tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Olayın ardından geniş çaplı bir soruşturma başlatılarak, saldırgan Kemal Ergün ve yakınlarının da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmış, 6 şüpheli tutuklanmıştı. Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, Kemal Ergün ‘kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 19 yıl ve ‘haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 2 kez 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davada yargılanan diğer sanıklar Tolga E., Muhammet Ö., Kadir Can U., Murat K. ve Mehmet Ç. ise beraat etti.

Tranquil turquoise lake surrounded by lush greenery and rocky cliffs in a serene natural setting.

Aydın’da Aşk Vaadiyle 1.5 Milyon Liralık Dolandırıcılık: Genç Kadın Yakalanıp Tutuklandı

Aydın’da, 65 yaşındaki bir erkeği aşk vaadiyle kandırarak 1.5 milyon lirasını hesabına geçiren ve hakkında 3 yıl 7 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 22 yaşındaki Dilara A., polis ekiplerince yakalanarak cezaevine gönderildi.

Aydın’da yaşanan dikkat çekici bir dolandırıcılık olayında, 65 yaşındaki bir kişiyi “aşk” vaadiyle kandırarak 1.5 milyon Türk Lirası tutarında maddi zarara uğrattığı iddia edilen 22 yaşındaki Dilara A. isimli kadın, hakkında verilen 3 yıl 7 ay kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle aranıyordu. Polis ekiplerinin başarılı operasyonu sonucu yakalanan genç kadın, adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Edinilen bilgilere göre, Aydın’da ikamet eden Dilara A., kendisinden yaşça büyük olan 65 yaşındaki mağdur ile güven ilişkisi kurdu. İddialara göre, kurduğu bu “aşk vaadi” tuzağıyla mağdurun kimlik bilgilerini ve bankacılık şifrelerini ele geçirdi. Ardından, cep telefonu bankacılığı aracılığıyla mağdurun hesabında bulunan 1.5 milyon lirayı kendi banka hesabına aktararak dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdi. Bu eylem, bilişim suçları kapsamında değerlendirildi.

Mağdurun şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Dilara A. hakkında dava açıldı ve mahkeme tarafından bilişim suçları kapsamında 3 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hakkındaki kesinleşmiş hükmün ardından arama kararı çıkarılan Dilara A., Aydın Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan titiz çalışma sonucu yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen genç kadın, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Architectural detail of a modern parking structure featuring 'Otopark' sign.

Aftan Faydalanan Otoparkçıya Müşteriyi Silahla Yaralamaktan 14 Yıl Hapis Cezası

Samsun’da daha önce adam öldürme suçundan hüküm giyen ve aftan yararlanarak cezaevinden çıkan otoparkçı Hikmet Ulusal, tartıştığı müşterisi Murat Saraç’ı silahla yaralamaktan 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Samsun’da yaşanan dikkat çekici olayda, geçmişte “Rahşan Ecevit affı” ile cezaevinden çıkan otopark işletmecisi Hikmet Ulusal, müşterisi Murat Saraç’ı silahla yaralama suçundan toplam 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, olayın gerçekleştiği 19 Ağustos 2025 tarihli silahlı saldırıya ilişkin kararını 2 Ocak 2026 tarihinde açıkladı.

Samsun’un İlkadım ilçesi Hançerli Mahallesi’ndeki bir otoparkta 19 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen olayda, 73 yaşındaki otoparkçı Hikmet Ulusal ile 53 yaşındaki müşterisi Murat Saraç arasında çıkan sözlü tartışma kısa sürede fiziksel bir saldırıya dönüştü. Ulusal, aracından aldığı tabancayla Saraç’a ateş etti. Yapılan araştırmalar sonucunda, Hikmet Ulusal’ın 1994 yılında bir radyocuyu silahla öldürdüğü ve “Rahşan Ecevit affı” kapsamında serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Olay anında çekilen cep telefonu görüntüleri, dava dosyasında önemli bir kanıt olarak yer aldı.

Silahlı saldırı sonucunda Murat Saraç belinden yaralanırken, merminin koltuk altından çıktığı tespit edildi. Yaşanan arbede sırasında Hikmet Ulusal da silahın ateş almasıyla sağ elinden yaralandı; Saraç özel bir hastaneye, Ulusal ise Gazi Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Mahkeme sürecinde sanık Ulusal, öldürme kastı olmadığını savunurken, mağdur Saraç ise sanığın üçüncü kez ateş etmesi durumunda hayatını kaybedeceğini belirtti. Dava sonunda mahkeme heyeti, Hikmet Ulusal’ı “öldürmeye teşebbüs” suçundan 11 yıl, “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan ise 3 yıl olmak üzere toplam 14 yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Fatih’te Açlıktan Ölen Bebeğin Annesinden Şok İfade: “Dedesi Ölmesini İstedi”

İstanbul Fatih’te meydana gelen trajik olayda, iki aylık bebeğin açlıktan hayatını kaybetmesiyle ilgili tutuklanan anne Y.Y., dedenin bebeği bilerek aç bıraktığını ve ölümünü istediğini iddia etti.

İstanbul Fatih’te, 30 Aralık 2025 tarihinde yaşanan yürek burkan olayda, henüz iki aylık bir bebek hayatını kaybetti. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, bebeğin nefes almadığını ve hareketsiz olduğunu tespit etti. Olay yerinde yapılan incelemelerde, 5 Kasım’da 3,2 kilogram ağırlığında dünyaya gelen bebeğin, doğumundan 55 gün sonra ağırlığının 2 kilograma düştüğü ve karın bölgesinde belirgin bir içe çökme olduğu belirlendi. Bebeğin ölümünün şüpheli bulunması üzerine geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, bebeğin annesi Y.Y., nikahsız olarak birlikte yaşadığı bebeğin babası, annesi (bebeğin anneannesi) ve babası (bebeğin dedesi) gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen dört şüpheli, mahkemece ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ortaya çıkan anne Y.Y.’nin ifadesi kan dondurucu detaylar içeriyordu. Y.Y., ifadesinde, bebeğin dedesinin (kendi babası) bebeği bilerek aç bıraktığını, kendisi ve eşinin mama vermek istemesine rağmen 3 gün boyunca engellediğini öne sürdü. Annenin aktardığına göre dede, kendisine ‘mama verme bırak ölsün’ dedi ve bebeği en başından beri istemediğini belirtti.

Anne Y.Y., emniyetteki ifadesinde, 31 Aralık 2025 sabahı saat 11.00 sıralarında bebeği canlı gördüğünü, ancak mamayı içmeyi reddettiğini ve son 3 gündür zaten mama tüketmediğini belirtti. Aynı gün saat 14.00 sıralarında bebeğin nefes alışverişinin kesildiğini fark ettiklerini, ancak herhangi bir müdahalede bulunmadıklarını dile getirdi. Y.Y., ambulansın dedesi tarafından iftar vaktinden sonra saat 20.00 sıralarında eşinin telefonundan arandığını ifade etti. Ambulans ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildiklerini ancak bebeğin kurtarılamadığını belirtti. Bebeğin nüfusa kaydedilmediği ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının çıkarılmadığı da annenin beyanları arasında yer alırken, soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.