“Bodrum Dirmil Mahallesi’nde geri kayan hafriyat kamyonu denize düştü. Arkadaki aracın son anda kurtulduğu kaza anı güvenlik kameralarına yansırken, 2 kişi yaralı olarak kurtarıldı.”

“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”
“Gerçek Hikâyeler, Doğru Kaynak”

“Bodrum Dirmil Mahallesi’nde geri kayan hafriyat kamyonu denize düştü. Arkadaki aracın son anda kurtulduğu kaza anı güvenlik kameralarına yansırken, 2 kişi yaralı olarak kurtarıldı.”
“Çekmeköy’de 35 yaşındaki S.H., kumar borçları ve ailevi husumet nedeniyle annesini ve ağabeyini silahla katletti, bir kardeşini ise ağır yaraladı. Cinnet getiren zanlı olay sonrası polisi arayarak suçunu itiraf etti ve gözaltına alındı.”
SON DAKİKA 03-04-2026
Afganistan’ın Hindukuş bölgesi, yerel saatle gece yarısı sularında 5.9 büyüklüğünde şiddetli bir depremle sarsıldı. Alman Yer Bilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) tarafından kaydedilen sarsıntı, yerin yaklaşık 177 kilometre derinliğinde meydana geldi.
Derin odaklı olmasına rağmen başkent Kabil başta olmak üzere bölgedeki birçok şehirde büyük paniğe neden olan depremden acı haberler gelmeye başladı. Afganistan Ulusal Afet Yönetim Kurumu’ndan yapılan açıklamaya göre, Kabil’de bir evin çökmesi sonucu aynı aileden 8 kişi yaşamını yitirdi, 1 çocuk ise enkaz altından yaralı olarak kurtarıldı. Sarsıntı sadece Afganistan ile sınırlı kalmayarak Pakistan’ın başkenti İslamabad ve Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi gibi metropollerde de güçlü şekilde hissedildi. Yetkililer, dağlık ve kırsal bölgelerdeki kerpiç yapıların hasar görmüş olabileceği ihtimali üzerine bölgeye arama kurtarma ekiplerini sevk etti.
Afganistan’ın sismik olarak oldukça aktif bir kuşakta yer alması ve yapı stokunun zayıflığı, bu tür orta ölçekli depremlerin bile yıkıcı sonuçlar doğurmasına neden oluyor.

SON DAKİKA1 Nisan 2026
Düzce’nin Akçakoca ilçesine bağlı Deredibi köyü Şifalısu mevkisinde yürütülen doğal gaz ana boru hattı döşeme çalışmaları sırasında korkunç bir iş kazası yaşandı. Edinilen bilgilere göre, çalışma sahasında aniden meydana gelen toprak kayması sonucunda 20 yaşındaki Deniz Köksal ve 22 yaşındaki İsmail Başer devasa toprak yığınının altında kaldı.
Olayın hemen ardından mesai arkadaşlarının ihbarıyla bölgeye AFAD, UMKE, sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin hummalı çalışmaları ve iş makinelerinin yardımıyla ilk olarak Deniz Köksal’a ulaşıldı. Yaralı olarak kurtarılan Köksal, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Düzce Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Ancak, ekiplerin ulaştığı İsmail Başer için acı haber geldi. Yapılan kontrollerde 22 yaşındaki Başer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Genç işçinin cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna nakledildi. Akçakoca Kaymakamı Hacı Arslan Uzan da bölgeye gelerek incelemelerde bulunurken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
SON DAKİKA1 Nisan 2026
Düzce’nin Akçakoca ilçesine bağlı Deredibi köyü Şifalısu mevkisinde yürütülen doğal gaz ana boru hattı döşeme çalışmaları sırasında korkunç bir iş kazası yaşandı. Edinilen bilgilere göre, çalışma sahasında aniden meydana gelen toprak kayması sonucunda 20 yaşındaki Deniz Köksal ve 22 yaşındaki İsmail Başer devasa toprak yığınının altında kaldı.
Olayın hemen ardından mesai arkadaşlarının ihbarıyla bölgeye AFAD, UMKE, sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin hummalı çalışmaları ve iş makinelerinin yardımıyla ilk olarak Deniz Köksal’a ulaşıldı. Yaralı olarak kurtarılan Köksal, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Düzce Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak, ekiplerin ulaştığı İsmail Başer için acı haber geldi. Yapılan kontrollerde 22 yaşındaki Başer’in hayatını kaybettiği belirlendi.
Genç işçinin cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna nakledildi. Akçakoca Kaymakamı Hacı Arslan Uzan da bölgeye gelerek incelemelerde bulunurken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
SON DAKİKA01.04.2026
Aydın-Denizli kara yolu üzerinde öğle saatlerinde meydana gelen korkunç kaza, tüm bölgeyi yasa boğdu. Edinilen bilgilere göre olay, Köşk ilçesi Ovaköy Mahallesi sınırları içerisindeki Şehit Hv. Ulş. Er Ahmet Hakan Uğur Kavşağı’nda yaşandı.
Osman Faruk Şahan (49) idaresindeki 35 AIN 807 plakalı kamyon, iddiaya göre kırmızı ışık ihlali yaparak kontrolden çıktı. Kontrolsüz şekilde ilerleyen kamyon, önce Cemal Muharrem Yanardağ (64) yönetimindeki 45 AIG 691 plakalı otomobile, ardından yol kenarında bulunan devasa beton elektrik direğine büyük bir şiddetle çarptı.
Çarpmanın etkisiyle kökünden koparak devrilen tonlarca ağırlığındaki beton direk, o esnada bisikletiyle kavşaktan geçmekte olan 72 yaşındaki Niyazi Şen’in üzerine düştü. Talihsiz adam, ağır beton kütlesinin altında kalarak olay yerinde feci şekilde hayatını kaybetti. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, çevresinde sevilen bir isim ve eski bir köy bekçisi olduğu öğrenilen Niyazi Şen’in yaşamını yitirdiği kesinleşti. Kazadan yara almadan kurtulan araç sürücüleri hakkında soruşturma başlatılırken, Şen’in cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
SON DAKİKA 30 Mart 2026
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 9 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan trafik kazasında vicdanları yaralayan yeni bir gelişme yaşandı. Basketbol maçından evine dönen 16 yaşındaki lise öğrencisi Zeynep Naz Sarıkaya’ya, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinde yaya geçidinden geçtiği sırada 16 SYK 19 plakalı kamyonetiyle çarparak ölümüne neden olan ehliyetsiz sürücü Efe Şayık’ın (20) ailesi, akılalmaz bir tazminat talebinde bulundu. Kazada hasar gören kamyonetin kaportasında oluşan 300 bin 3 kuruşluk masrafı, geçen süredeki faizleriyle birlikte hayatını kaybeden genç kızın ailesinden istedi.
Adli Trafik Bilirkişi Raporu’na göre, hız sınırının 30 kilometre olduğu kavşakta 82,8 kilometre hızla seyrettiği ve olay yerinden kaçtığı belirlenen ehliyetsiz sürücü Efe Şayık, yargılandığı davada ‘bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek’ suçundan yalnızca 2 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararın ardından acılı aile hukuk mücadelesini istinafa taşırken, karşı tarafın açtığı ‘alacak davası’ şoke etkisi yarattı. Hazırlanan hasar tespit raporunda, 56 liralık cıvata bedelinden 1489 liralık köpük dolguya kadar 48 farklı kalemin tek tek fatura edildiği görüldü.
Kızının kemiklerini kıran demir yığınının parasının kendilerinden istenmesine isyan eden baba Yetkin Sarıkaya, ‘Kızımın ciğerlerini patlatan kaportanın parasını benden istiyorlar. Bu nasıl bir vicdansızlıktır?’ dedi. Anne Ümmügülsüm Sarıkaya ise kızının polis olma hayalleri kurduğunu belirterek, ‘Evladımızı bizden koparanlar şimdi demir parçasının peşine düşmüşler’ ifadelerini kullandı. Olayla ilgili hukuki süreç devam ederken, bu talep kamuoyunda büyük tepki topladı.
Kişiler: Zeynep Naz Sarıkaya – Efe Şayık – Yetkin Sarıkaya – Ümmügülsüm Sarıkaya
SON DAKİKA 31 Mart 2026
Türkiye’nin alışılagelmiş gassal profilinin dışındaki görünümüyle sosyal medyada dikkatleri üzerine çeken genç gassal Melike, mesleki yolculuğuna nokta koyduğunu açıkladı. Bir süredir maruz kaldığı yoğun siber zorbalık ve çevre baskısının dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirten Melike, istifa kararının arkasındaki çarpıcı nedenleri kamuoyuyla paylaştı. Gasilhanedeki görevi sırasında sergilediği profesyonellikten ziyade, özel hayatındaki giyim tarzı ve makyajıyla yargılandığını ifade eden genç kadın, ‘Bana sürekli ‘Nasıl gassalsın, makyajlısın, başın açık’ gibi sözler söylendi. İnsanlar yaptığım işin kutsallığını değil, saçımın telini ve yüzümdeki makyajı tartışır hale geldi’ dedi.
Psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşadığını vurgulayan genç gassal, toplumun ‘geleneksel gassal’ kalıplarına uymadığı için mobbinge maruz kaldığını belirtti. Ölüm gibi soğuk ve ağır bir gerçekle her gün yüzleşirken, bir de yaşayanların ön yargılarıyla savaşmak zorunda kaldığını dile getiren Melike’nin bu kararı, sosyal medyada yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Bir kesim, gassallık mesleğinin belirli bir dini temsil gerektirdiğini savunurken; diğer bir kesim ise liyakat ve profesyonelliğin dış görünüşten bağımsız olması gerektiğini vurgulayarak genç kadına destek verdi. Yaşanan bu olay, modern iş dünyasında bireysel özgürlükler ile geleneksel mesleki beklentiler arasındaki çatışmayı bir kez daha gözler önüne serdi.
SON DAKİKA 20 Mart 2024
Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Üçkuyu Mahallesi’nde 20 Mart akşamı meydana gelen ve başlangıçta ‘intihar’ olarak ihbar edilen olayda, kan donduran gerçekler gün yüzüne çıktı. 20 yaşındaki Aleyna Yağar’ın ateşli silahla vurularak hayatını kaybetmesinin ardından, olay yerinde bulunan erkek arkadaşı Cafer Başeğmez’in (22) kurguladığı senaryo, polisin titiz incelemesiyle bozuldu.
Başeğmez, emniyetteki ifadesinde “Banyodayken silah sesi geldi, çıktığımda intihar etmişti” iddiasında bulunsa da, olayda kullanılan tabanca cesedin yanında değil, mutfak lavabosunun altına gizlenmiş halde bulundu. Bu somut delil üzerine ‘kasten öldürme’ şüphesiyle tutuklanan Başeğmez’in ailesine dair detaylar ise dehşetin boyutunu artırdı. Katil zanlısı Cafer Başeğmez’in ağabeyi Emrah Başeğmez’in de 2022 yılında boşandığı eşi Esma Başeğmez’i katlettiği ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı belirlendi.
Kızının ölümünün ardından sessizliğini bozan anne Ziynet Yağar, Aleyna’nın bir cinayete kurban gittiğini haykırdı. Kızını takıntılı sevgiliden kurtarmak için iki kez İstanbul’a, teyzesinin yanına kaçırdığını belirten acılı anne, “O cani peşini bırakmadı. Kızım ölmeden sadece iki saat önce ‘Anne, bu pisliği her yerden engelledim’ demişti. İntihar edecek birisi neden bayram için kilo alma ilacı ve kozmetik ürünleri sipariş etsin?” diyerek olayın planlı bir infaz olduğunu öne sürdü. Aleyna’nın daha önce de darp edildiği ve yaklaşık 1,5 yıldır sistematik olarak tehdit edildiği öğrenilirken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.
Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Üçkuyu Mahallesi’nde 20 Mart 2026 akşamı meydana gelen ve ‘intihar’ ihbarıyla başlayan olayda, kan donduran gerçekler gün yüzüne çıktı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kız arkadaşı Aleyna Yağar’ın intihar ettiğini öne süren Cafer Başeğmez, polisin titiz çalışmasıyla köşeye sıkıştı. Olay yerinde yapılan incelemede, intihar iddiasını çürüten en büyük delil banyo lavabosunun altında gizlenmiş halde bulunan tabanca oldu. Gözaltına alınan Başeğmez, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma derinleştirildikçe, katil zanlısı Cafer Başeğmez’in ailesindeki ‘şiddet sarmalı’ dehşete düşürdü. Zanlının ağabeyi Emrah Başeğmez’in de 15 Temmuz 2022 tarihinde, Diyarbakır-Elazığ kara yolunda boşandığı eşi Esma Başeğmez’i bıçaklayıp tabancayla vurarak katlettiği ortaya çıktı. Firar ettikten 3 ay sonra bir barakada yakalanan ağabey Başeğmez’in, yargılandığı davada ‘indirimsiz’ ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı öğrenildi.
Kızının katledilmesinin ardından sessizliğini bozan anne Ziynet Yağar, Cafer Başeğmez’in kızını 1,5 yıldır saplantı haline getirdiğini ve uyuşturucuya alıştırdığını iddia etti. Yağar, “Yavrumu kurtarmak için iki kez İstanbul’a kaçırdım ama o cani her seferinde ulaşıp tehdit etti. Olay günü görgü tanıkları, Aleyna’ya ‘kristal’ denilen uyuşturucuyu zorla vermeye çalıştığını görmüş. ‘Uyuşturucu ekip ağabeyimi cezaevinden çıkaracağım’ diyerek baskı kuruyordu. Benim kızım intihar etmedi, planlı bir şekilde katledildi” sözleriyle adalet çağrısında bulundu.
SON DAKİKA20 Mart 2026
İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 tarihinde Türkiye gündemini sarsan feci kazanın üzerinden tam iki yıl geçti. Ehliyetsiz kullandığı lüks ciple yol kenarındaki ATV grubuna çarparak Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden olan ve annesi yazar Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından ABD’ye kaçırılan Timur Cihantimur davasında hukuk mücadelesi sürerken, acılı baba Özer Aci evladının kabrini ziyaret etti. Ramazan Bayramı vesilesiyle oğlunun mezarı başında dua eden Özer Aci, yaşadığı tarifsiz acıyı şu sözlerle dile getirdi: ‘Bu beşinci bayram. Asıl biz sağken öldük. Bizim elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın başından iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim.’ Olayın ardından ABD’nin Boston kentinde yakalanan ve iade süreci devam eden Timur Cihantimur hakkında hazırlanan son iddianamede, ‘bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur için ise ‘suçluyu kayırma’ suçlarından hapis isteniyor. Acılı baba Aci, suçluların Türkiye’de hakim karşısına çıkacağı günü beklerken, davanın sonuna kadar takipçisi olacağını bir kez daha vurguladı.