A pregnant woman stands gracefully on a dock by a tranquil lake, surrounded by nature.

Huddersfield’da Kan Donduran Cinayet: Mülteci Genci Sokak Ortasında Bıçaklayan Alfie Franco Suçlu Bulundu

İngiltere’nin Huddersfield kentinde, 20 yaşındaki Alfie Franco’nun, hamile kız arkadaşına yanlışlıkla dokunduğu iddia edilen 16 yaşındaki Suriyeli mülteci Ahmad Mamdouh Al Ibrahim’i sokak ortasında vahşice bıçaklayarak öldürdüğü cinayet davası, tüm ülkenin nefesini tutarak izlediği bir sürecin ardından sonuçlandı. Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen davada, jüri Alfie Franco’yu cinayetten suçlu buldu. Olayın güvenlik kameralarına yansıyan ve ülkeyi derinden sarsan görüntüleri, toplumda derin bir şok ve infial yarattı.

Dehşet Veren Anlar ve Olayın Detayları

Trajik olay, 3 Nisan’da (2024) Huddersfield’ın Ramsden Caddesi’nde meydana geldi. Savcılık tarafından mahkemeye sunulan bilgilere göre, uyuşturucu etkisi altında olduğu belirtilen Alfie Franco (20), hamile kız arkadaşının mülteci genç Ahmad Al Ibrahim (16) ile “en fazla hafif bir temasta bulunmasını” bahane etti. Suriye’deki savaştan kaçarak İngiltere’ye sığınan ve Huddersfield’a yalnızca birkaç hafta önce taşınmış olan Ahmad Al Ibrahim’in, Franco tarafından geri çağrıldığı ve Franco’nun cebinden sustalı bir bıçak çıkararak gizlice açtığı belirtildi. Ahmad’ın silahsız olduğu ve herhangi bir şiddet eğilimi göstermediği vurgulanırken, Franco bıçağı sol elinde tutarak ileri atılmış ve bıçağı doğrudan gencin boynuna saplamıştır. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bıçaklama anının sansürlenmesine rağmen, Ahmad’ın boğazını tutarak sendelediği ve Franco’nun olay yerinden panik içinde kaçtığı anlar tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Yapılan otopsi raporunda, gencin şah damarı, soluk borusu ve gırtlağının kesilmesi sonucu kısa sürede kan kaybından hayatını kaybettiği tespit edildi.

Hukuki Süreç ve Şok Edici İtiraflar

Leeds Kraliyet Mahkemesi’nde görülen dava boyunca, Franco cinayeti reddetmişti. Ancak savcılık, Franco’nun esrar, kokain ve ketamin karışımı bir maddenin etkisi altında agresifleştiğini ve bu acımasız saldırıyı planlı bir şekilde gerçekleştirdiğini savundu. Duruşmada sunulan kanıtlar arasında, Franco’nun evinde geniş bir bıçak koleksiyonu bulunduğu ve cep telefonunda cinayet silahıyla çekilmiş videoların yer aldığı ortaya çıktı. Daha da dehşet verici olanı ise, Franco’nun saldırıdan bir gün önce arkadaşlarına bıçaklama yapmayı planladığını söylediği ve bıçağı “korunma amacıyla” taşıdığını iddia etmesiydi. Savcı Richard Wright, Franco’nun Ahmad’ın kız arkadaşına dokunmasını sadece bir bahane olarak kullandığını belirterek, “Ahmad’ın hiçbir şansı yoktu. Alfie Franco ona ikinci kez bile bakmadı” ifadelerini kullandı. Sorgusunda cinayeti itiraf eden Franco, “Onu ben öldürdüm. Keşke yapmasaydım ama artık geri alamam” diyerek suçunu kabul etti. Jüri, sunulan sarsıcı kanıtlar ve görüntüler ışığında sadece üç saatlik bir değerlendirmenin ardından Alfie Franco’yu cinayetten suçlu buldu. Ayrıca, Franco kamuya açık alanda bıçak taşımaktan da suçlu bulundu.

Toplumsal Yankılar ve Adalet Arayışı

Bu vahşi cinayet, İngiltere’de bıçaklı suçlar, uyuşturucu kullanımı ve mültecilerin topluma entegrasyonu konularında geniş çaplı tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle olayın görüntülerinin kamuoyuna yansıması, vicdanları derinden sarsarken, adaletin tecelli etmesi yönünde güçlü bir beklenti oluşturdu. Mülteci toplulukları, olayı endişeyle takip ederek, yetkililere mültecilerin güvenliğine yönelik daha fazla önlem alınması çağrısında bulundu. Ahmad Al Ibrahim’in ailesi ve sevenleri için Alfie Franco’nun cinayetten suçlu bulunmasıyla bir nebze olsun adalet sağlanmış oldu. Ancak bu trajik olay, genç yaşta hayatını kaybeden bir mülteci gencin hikayesi olarak İngiltere toplumunda uzun süre hafızalardan silinmeyecek derin bir iz bıraktı. Alfie Franco’nun alacağı ceza, önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Kocaeli’de Kanlı Kavga: Bir Kişi Hayatını Kaybetti, 3 Sanığın Yargılanması Başladı

Kocaeli, İzmit – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşanan silahlı bir kavga, 46 yaşındaki Özgür Ş.’nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanırken, olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüphelinin yargılanma süreci başladı. Olay, Yenidoğan Mahallesi Derince Caddesi’nde meydana geldi ve çevrede büyük infial yarattı.

Edinilen bilgilere göre, olay akşam saatlerinde Yenidoğan Mahallesi Derince Caddesi üzerinde yaşandı. İddialara göre, 46 yaşındaki Özgür Ş., elindeki jiletle sokakta taşkınlık yaparak kendisine zarar veriyor ve çevredekileri rahatsız ediyordu. Vatandaşlar, bu durumu görerek polis ve sağlık ekiplerine ihbarda bulundu.

Ancak ekipler olay yerine ulaşmadan önce, Özgür Ş. ile yoldan geçen üç kişi arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen sözlü tartışma, ne yazık ki silahlı bir kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada tabancayla açılan ateş sonucu Özgür Ş. ağır şekilde yaralandı ve yere yığıldı.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Özgür Ş., ambulansla Kocaeli Seka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlattı. Güvenlik şeridiyle çevrilen olay yerinde balistik ve delil incelemesi yapılırken, kavgaya karıştığı belirlenen 3 şüpheli kısa sürede gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildiği ve yargılanma süreçlerinin başladığı öğrenildi.

Bu kanlı olay, Kocaeli’de son dönemde artan asayiş olaylarına bir yenisini eklerken, bölge sakinlerini endişelendirdi. Olayla ilgili soruşturma ve 3 sanığın yargılaması devam ediyor.

Kartepe’deki Silahlı Kavgada Bir Kişi Hayatını Kaybetti: Sanık H.Ş. “Öldürme Kastım Yoktu” Diyerek Tahliyesini İstedi

KOCAELİ’NİN Kartepe ilçesinde yaşanan silahlı kavgada bir kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamada, tutuklu sanık H.Ş., olayın detaylarını anlatarak tahliyesini talep etti. Maktulün babasının “Oğlum bayrama gelecekti, tabutla geldi” sözleri yürekleri dağladı.

Kocaeli’nin Kartepe ilçesine bağlı Derbent Mahallesi’nde 29 Mart gecesi meydana gelen olayda, Hasan Hüseyin Osmanoğlu (34) silahlı kavga sonucu hayatını kaybetmişti. Bu acı olayın ardından biri tutuklu üç sanık hakkında yargılama süreci başladı.

İlk Duruşmada Sanık H.Ş. Savunmasını Yaptı

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında, tutuklu sanık H.Ş., tutuksuz sanıklar A.A. ve E.Ç. ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan tutuklu sanık H.Ş., olayın planlı olmadığını iddia ederek savunma yaptı.

H.Ş., maktul Hasan Hüseyin Osmanoğlu’nun eşiyle sosyal medya üzerinden görüştüğünü öğrendiğini ve o dönemde karısının kendisine ve çocuklarına kötü davrandığını öne sürdü. Olay günü iftardan sonra bir kamelyada oturduğunu belirten H.Ş., bir süre sonra Osmanoğlu ve ağabeyi H.İ.O.’nun yanına geldiğini söyledi. Konuşurlarken aralarında tartışma çıktığını ifade eden H.Ş., tartışmanın büyümesi üzerine belindeki silahı çıkardığını dile getirdi. H.Ş., “Ben ayağa kalkmaya çalışırken H.İ.O. kolumu tuttu ve silah 3 el ateş aldı. Ardından Hasan Hüseyin Osmanoğlu yere düştü. H.İ.O. ile boğuşmaya başladık. Maktulün üzerine düştük. H.İ.O. bana küfrederek olay yerinden koşarak ayrıldı. Ben de olay yerinden kaçtım” şeklinde konuştu.

H.Ş. ayrıca, olay yerinden ayrılmadan önce Osmanoğlu’nun son sözlerinin “Sen haklısın” olduğunu iddia etti. “Benim de çocuklarım var. Kimsenin çocuğunu yetim bırakmak istemedim. Öldürme amacım yoktu. Tahliyemi istiyorum” ifadeleriyle beraatini ve tahliyesini talep etti. Üzerinde silah taşıma nedenini ise kendisini takip eden bir arabadan şüphelenmesi olarak açıkladı.

Tutuksuz sanık E.Ç. ise, olay günü babasının kendisini aradığını ancak telefondaki kişinin babası olmadığını ve eve çağırdığını belirtti. Eve gittiğinde H.Ş.’yi gördüğünü söyleyen E.Ç., H.Ş.’nin kendisini ve tutuksuz sanık A.A.’yı alarak bir barakaya gitmeyi teklif ettiğini iddia etti. E.Ç., H.Ş.’yi barakaya, A.A.’yı ise evine bıraktığını söyledi.

Maktulün Babasından Yürek Burkan Sözler

Duruşmada maktul Hasan Hüseyin Osmanoğlu’nun babasının sözleri ise salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Baba, gözyaşları içinde, “Oğlum Trabzon’a bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi” diyerek acısını dile getirdi.

Mahkeme heyeti, ilk duruşmanın sonunda tutuklu sanık H.Ş.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, eksikliklerin giderilmesi ve tanık dinlenilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

Close-up of historical medieval helmets and armor in black and white.

Avukat Serdar Öktem’e İstanbul’da Silahlı Saldırı: Durumu Ciddiyetini Koruyor

İstanbul – 6 Ekim 2025 – İstanbul Şişli’de, özellikle eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasıyla tanınan Avukat Serdar Öktem, bu akşam saatlerinde aracında seyir halindeyken uzun namlulu silahlarla düzenlenen bir saldırının hedefi oldu. Saldırı sonucu ağır yaralanan Öktem’in sağlık durumu ciddiyetini korurken, bazı kaynaklar ise Avukat Öktem’in hayatını kaybettiğini iddia ediyor.

Olayın Detayları
Edinilen bilgilere göre, olay bugün 6 Ekim 2025 Pazartesi günü saat 16.00 sularında İstanbul Şişli Büyükdere Caddesi üzerinde, Zincirlikuyu’dan Beşiktaş yönüne seyreden Avukat Serdar Öktem’in kullandığı 34 MPG 499 plakalı Skoda marka otomobile düzenlendi. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü sapağı yakınlarında gerçekleşen saldırıda, kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce Öktem’in aracına kurşun yağdırıldı.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Öktem’in aracı seyir halindeyken başka bir araçtaki şahıslar tarafından hedef alındı. Saldırıda Kalaşnikof marka uzun namlulu silahların kullanıldığı belirtilirken, otomobilin özellikle sürücü tarafındaki camına çok sayıda kurşun isabet ettiği görüldü. Olay yerinde yapılan incelemelerde AK-47 tipi silaha ait 7.62 milimetre ve 9×19 milimetre çapında çok sayıda boş kovan bulundu. Saldırganların ise 34 KVJ 726 plakalı siyah renkli Cupra marka bir araçla olay yerinden kaçtıkları öğrenildi.

Sağlık Durumu Hakkında Çelişkili Bilgiler
Saldırı sonrası ağır yaralanan Avukat Serdar Öktem, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Florence Nightingale Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastaneden gelen ilk bilgiler çelişkili. Bazı kaynaklar Avukat Öktem’in durumunun ağır olduğunu, hayati tehlikesinin devam ettiğini belirtirken, Halk TV ve diğer bazı basın kuruluşları ise iki meslektaşının aktarımına dayanarak Öktem’in tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiğini iddia etti. Resmi makamlardan henüz net bir açıklama gelmedi.

Serdar Öktem Kimdir? Sinan Ateş Davası Bağlantısı
Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Avukat Serdar Öktem, 2010 yılında kendi hukuk bürosunu kurarak ceza hukuku, icra ve iflas hukuku, şirketler hukuku gibi çeşitli alanlarda çalışmalar yürütmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile yakın ilişkileriyle bilinen Öktem, geçmişte MHP İstanbul milletvekili adayı da olmuştur.

Ancak Öktem’in adı kamuoyunda en çok, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti soruşturmasıyla duyulmuştu. Sinan Ateş davasında “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” suçundan yargılanan Serdar Öktem, bir süre tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Ayrıca, Sinan Ateş cinayeti davasında azmettirici olarak müebbet hapis cezası alan Doğukan Çep’in Gülsuyu davasında avukatlığını üstlendiği de biliniyordu. Bu bağlantı, saldırının arkasındaki nedenlere ilişkin çeşitli spekülasyonlara yol açmaktadır.

Soruşturma Devam Ediyor
Polis ekipleri, olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alarak detaylı incelemelerde bulundu. Kaçan şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, saldırganları ve olayın arkasındaki azmettiricileri tespit etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Kamuoyu, bu vahim saldırının aydınlatılması ve Avukat Serdar Öktem’in sağlık durumuna ilişkin net bir açıklama bekliyor.
Türk müziğinin güçlü sesi ve yorumcusu Nükhet Duru’ya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşarak sevenleriyle yeniden buluşmasını temenni ediyoruz.

Smiling adult man in a hoodie outdoors, enjoying a sunny day.

⚖️ SUSTURULMAYAN SESLER | Türkiye İnsan Hakları Dosyası: 2015’ten Günümüze Kayıplar

Türkiye’de 2015 yılında yaşanan insan hakları ihlalleri, adalet arayanların ve temel hakları savunanların mücadelelerini gözler önüne seriyor. Bu yazı dizisi, korku ikliminde bile sesini yükseltmekten vazgeçmeyenlerin hikayelerini, olgulara ve tanıklıklara dayanarak aktarıyor.

Demokrasinin Sınavı: 2015 Türkiye İnsan Hakları Karnesi ” https://olaynewshapisu.com/demokrasinin-sinavi-2015-turkiye-insan-haklari-karnesi/ 

Türkiye’nin sınır bölgelerinin engebeli güzelliği, daha karanlık bir gerçeği – şiddet, insan hakları ihlalleri ve yürek burkan kayıplarla gölgelenmiş bir gerçeği – gizliyor.

Susturulamayanlar-1 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası

Bir Baskı ve Korku İklimi: Türkiye’de İnsan Hakları İhlalleri Tırmanıyor https://olaynewshapisu.com/turkiyenin-susturulan-sesleri-bir-baski-ve-korku-ikliminin-anatomisi/ )

Susturulamayanlar-2 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası

Polis Vahşetinin Gölgesinde: Türkiye’de Sivillere Yönelik Şiddet ( https://olaynewshapisu.com/leylanin-cigligi-ve-unutulan-hayatlar-turkiyenin-guneydogusunda-adaletsizlik/ )

Susturulamayanlar-3 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası

Haklıdan Haksıza: Türkiye’de İnsan Hakları Mücadelesinin Yeni Yüzü ( https://olaynewshapisu.com/karanlik-bir-golge-turkiyenin-uzerinde-adaletsizlik-hikayeleri/ )

Susturulamayanlar-4 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası

Ankara Üzerinde Kara Bulutlar: Türkiye’de Artan Baskı ve Misilleme https://olaynewshapisu.com/masumiyetin-susturuldugu-an-cemil-kurt-ve-van-golu-lisesi-ogrencilerinin-hikayesi/ )

Susturulamayanlar-5 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası

Koruyanların Vahşeti: Türkiye’de Sivil Ölümler ve Kayıplar ( https://olaynewshapisu.com/bir-toplumun-gercek-olcusu-turkiyede-insan-haklari-mucadelesi/ )

Bu bölgelerdeki devam eden mücadeleler yalnızca Türkiye’ye özgü değil, dünya çapında sayısız toplumu etkileyen daha büyük bir küresel sınır ihlali sorununun bir parçası.

Susturulamayanlar-6 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası

Sınır İhlalleri ve Ölümler: Türkiye Sınırlarında Bir Gölge ” https://olaynewshapisu.com/sinir-ihlalleri-ve-olumler-turkiye-sinirlarinda-bir-golge/ ”

Susturulamayanlar-7 I 2015 İnsan Hakları İhlalleri Baharı

”Yara ve İsim: Türkiye’de Protesto ve Gözaltı Şiddeti ” ( https://olaynewshapisu.com/protesto-ve-pasif-direnis-vakalari-ile-sinir-ihlalleri-ve-olumler/ )

Susturulamayanlar- 8 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası ;

Van’dan Elazığ’a: Güvenlik Güçlerinin Aşırı Güç Kullanımı ( https://olaynewshapisu.com/turkiyede-gozalti-ve-otopside-kalan-soru-isaretleri/ )

Susturulamayanlar-9 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası ;

Otorite ve Sivil Çatışması: 2015 Mayıs’ı Olayları ( https://olaynewshapisu.com/hak-ihlalleri-zinciri-mayistan-iki-ornek-olay/ )

Susturulamayanlar-10 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası
Temmuz 2015: Unutulmuş Hukuksuzluk Vakaları ( https://olaynewshapisu.com/hak-ihlalleri-zinciri-mayistan-iki-ornek-olay/ )

Susturulamayanlar-11 | Olaynews İnsan Hakları Dosyası
Koruyanların Vahşeti: Türkiye’de Sivil Ölümler ve Kayıplar (https://olaynewshapisu.com/temmuz-2015-suruc-katliami-ve-ifade-ozgurlugune-saldiri/ )

Türkiye’de Demokrasinin Durumu: Suruç ve Basına Baskı – Basın Özgürlüğü Krizi: Gazeteciler Hedefte

Otorite ve Sivil Çatışması: 2015 Olayları ( https://olaynewshapisu.com/2015ten-gunumuze-turkiyede-unutulmayan-insan-haklari-ihlalleri/ )

İnsan Hakları İhlalleri Raporu Arşivi – 2015 ( https://olaynewshapisu.com/turkiyede-korku-iklimi-gazetecilerden-aktivistlere-uzanan-kirilma-noktasi/ )

Eye-catching low angle shot of a neon hotel sign illuminating a brick building facade at dusk.

Antalya’nın Muratpaşa butik otelde çıkan yangında Lübnanlı 2 turistin ölmesi -yargılaNMA

Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki bir butik otelde meydana gelen yangında iki Lübnanlı turistin hayatını kaybetmesi ve 10 kişinin yaralanmasıyla ilgili yargı süreci sürüyor. Duruşmada sanıklar, yangınla ilgili suça karıştıklarını kabul etmiyorlar.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde butik otelde çıkan yangında Lübnanlı 2 turistin ölmesi ve 10 kişinin yaralanmasıyla ilgili 3 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklar Ali A, Mehmet A. ile müşteki ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanık Mehmet A, suça konu yangının çıktığı otelin sahibi olduğunu söyledi.

Otelin bulunduğu yerin sit alanı olması sebebiyle Anıtlar Yüksek Kurulu’na sunulan ve onaylanan projeye uygun şekilde gerekli denetimler yapılarak iskan ve işletme ruhsatı aldıklarını belirten Mehmet A, “Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz. Özellikle klimaların düzenli olarak bakımını yaptırıyoruz. Yangın önlemleri noktasında anlaşmalı olduğumuz firma tarafından düzenli olarak elektrik ve yangın bakımları yapılmıştı.” dedi.

Bunlara ilişkin belgeleri de dosyaya sunduklarını kaydeden Mehmet A, söz konusu otelin, yangının çıktığı haliyle durduğunu, faaliyete açmadıklarını ve konuyla ilgili atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade etti.

Sanık Ali A. ise suça konu yangının çıktığı şirketin firma yetkilisi olduğunu ve üzerine atılı suçu kabul etmediğini söyledi.

Olayda yaralanan ve vefat eden kişilerin hem kendileriyle hem aileleriyle iletişime geçip maddi ve manevi her yönden destek olduğunu belirten Ali A, beraatine karar verilmesini talep etti.

Müşteki Aslı Tokalak da Alman vatandaşı olduğunu ve olay günü müşteri olarak otelde kaldığını belirtti.

Çıkan yangında yaralandığını anlatan Tokalak, “Ben yaşanan olayla ilgili Almanya’dan bir tazminat falan almadım, bana vicdan azabı yaptırmaya çalışıyorlar. Bana çalıştığım zamanlarda ödediğim sağlık sigortası ödendi. Ben çalışmadığım için işsizlik parası aldım. Olayla ilgili maddi ve manevi zarara uğradım, sanıkların cezalandırılmasını istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, bilirkişi ve dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Olay

Muratpaşa ilçesi tarihi Kaleiçi’ndeki bir butik otelde 22 Temmuz 2023’te çıkan yangında yabancı uyruklu 2 kişi ölmüş, 10 kişi yaralanmıştı. Yaşanan olayla ilgili 3 kişi gözaltına alınmış ve haklarında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açılmıştı.

Tekirdağ’daki Dehşet Veren Aile Cinayetinde Yargılama Süreci Devam Ediyor: Genç Sanık İlk Duruşmada Savunmasını Yaptı

Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde, 2024 yılının sonlarına doğru yaşanan ve tüm Türkiye’yi sarsan aile katliamı davasında yargılama süreci devam ediyor. 17 yaşındaki A.Ç.’nin annesi ve babasını bıçaklayarak öldürüp, amcası, yengesi ve dedesini de yaraladığı olayın ilk duruşması geçtiğimiz aylarda gerçekleşti. Sanık A.Ç., duruşmada pişmanlığını dile getirirken, olayın aile içindeki altın tartışmaları ve kendi psikolojik sorunları nedeniyle yaşandığını öne sürdü.

Olayın Detayları: Gece Yarısı Dehşeti

Olay, Tekirdağ’ın Muratlı ilçesi Fatih Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanda sabaha karşı meydana gelmişti. İddiaya göre, psikolojik sorunlar yaşadığı belirtilen 17 yaşındaki A.Ç., mutfaktan aldığı bıçakla uyku halindeki annesi Nilay Ç.’yi bıçaklayarak öldürdü. Ardından babası Murat Ç.’yi de yaralayan A.Ç., cinnet halini sürdürerek alt katta oturan amcası Gürcan Ç., yengesi Fatma Ç. ve dedesi Celil Ç.’yi de bıçakla yaralamıştı. Anne Nilay Ç.’nin Muratlı Hasan Orhan İlk-Ortaokulu Müdürü olduğu öğrenilmişti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ve emniyet ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaparak hastaneye sevk etmiş, anne Nilay Ç.’nin cansız bedeni ise otopsi için morga kaldırılmıştı.

Yargılama Süreci Başladı: Sanık Pişman Olduğunu Belirtti

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan A.Ç. hakkında “üst soydan akrabayı tasarlayarak kasten öldürme” ve “yakın akrabayı tasarlayarak öldürmek” suçlarından dava açıldı. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması 4 Temmuz 2025 tarihinde yapıldı. Sanık A.Ç., duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Savunmasında olaydan büyük pişmanlık duyduğunu ifade eden A.Ç., aile içinde yaşanan altın meselesi yüzünden çıkan tartışmaların olaya zemin hazırladığını belirtti. A.Ç., ifadesinde “Olay günü annemle babamla altın meselesi yüzünden tartıştık. Ardından annemi ve babamı bıçakladım. Amcama, yengeme ve dedeme karşı da aynı şeyi yaptım; bu anlık bir sinir patlamasıydı” dedi.

Psikolojik Sorunlar ve Dava Delilleri

Sanık A.Ç., ayrıca kendi psikolojik sıkıntılarını ailesiyle paylaştığını ancak ailenin kendisine yeterli desteği sağlamadığını iddia etti. Bilgisayarında bulunan fare zehri, bıçak ve silah aramalarıyla ilgili ise ailenin herhangi bir etkisi olmadığını savundu. Olayda yaralanan amca G.Ç., yenge F.Ç. ve dede C.Ç. da duruşmada tanık olarak yer alırken, sanıktan şikayetçi olduklarını dile getirdiler.

Mahkeme heyeti, ilk duruşmanın ardından bir sonraki duruşmayı 18 Eylül 2025 tarihine ertelemişti. Dava dosyasındaki delillerin toplanması ve tanık ifadelerinin dinlenmesinin ardından davanın nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.